• Künye
  • Dayanışma
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
Salı, Ağustos 18, 2026
Bulamadık
Tümünü Gör
Gazedda
24 °c
Nicosia
27 ° Çar
28 ° Per
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV
Bulamadık
Tümünü Gör
Gazedda
Bulamadık
Tümünü Gör

Barışın Ortak Dili

Barış, ideolojik bir arzu ya da siyasi bir slogan değil, bütün Kıbrıslıların ortak stratejik çıkarıdır.

Gazedda Gazedda
18 Ağustos 2026
Okuma Süresi: 5 dk
A A
0
https://bsky.app/profile/gazeddakibris.bsky.socialhttps://www.threads.net/@gazeddakibris

Nikos Mesaritis | Politis

Kıbrıs sorunu onlarca yıldır, esas olarak iki toplumu birbirinden ayıran ve müzakerecilerin çözmeye çalıştığı varsayılan meseleler üzerinden tartışılıyor. Kamuoyundaki tartışmalar anlaşmazlıklar, sorumluluklar, başarısızlıklar ve karşılıklı güvensizlik etrafında dönüp duruyor. Geçmişin sorunlarını yeniden üreten bu tartışma, geleceğe ışık tutmayı ise başaramıyor.

Liderler sürekli duvarlar örüyor. Bu da bir çözüm inşa etmek konusunda uzlaşamadıkları anlamına geliyor. İki toplumu ayıran konulara odaklanıyor, herhangi bir konuda anlaşmak için karşılık talep ediyor, adanın dört bir yanındaki insanların hayatını kolaylaştıracak ve onlara mutluluk verecek ne varsa bu pazarlıkların içinde örseliyorlar. Kamuoyuna yaptıkları açıklamalarda siyasi bedel ödeme korkusu ağır basıyor. Milliyetçi oyları kaybetme korkusu, onları ciddiyet ile ulusal zafer söylemi arasında gidip gelen bir dille konuşmaya itiyor. Böylece uzlaşmaya karşıymış gibi görünüyor ve rahat ediyorlar.

Sonuç vermeyen bu müzakere anlayışına yönelik eleştiri de sınırlı. Müzakerenin böylesine yozlaştığı bir ortamda Crans-Montana’da Türkiye’ye “iki devlet” armağanı sunuldu; gerekçe olarak da sözüm ona Kıbrıslı Rumların hastanelerde Kıbrıslı Türklerin bulunmasını istemediği ileri sürüldü. Müzakerelerdeki bu kaotik tutum hiçbir zaman istikrar ve güvenlik içinde bir gelecek getirmeyecek. Üstelik aynı zamanda bir hakarettir.

Ancak başka bir mesaj daha var. Üstelik adanın yalnızca bir tarafından gelmiyor. Onlarca yıldır her iki toplumun da yaşadığı bir deneyime dönüşmüş durumda. Barışın ideolojik bir arzu ya da siyasi bir slogan değil, bütün Kıbrıslıların ortak stratejik çıkarı olduğu gerçeğinden söz ediyoruz.

Bu tespit özellikle önemli. Uzun yıllar süren çatışmaların üstesinden gelmeyi başaran toplumlar bunu bütün anlaşmazlıklar ortadan kalktığı için başarmadı. Gelecek için ortak bir dil geliştirdiklerinde başardılar. İşbirliğinin çatışmadan daha fazla yarar sağladığını anladıklarında. Kayıplar ve öldürülen insanlar değil; mülk kayıpları değil.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin kısa süre önceki girişimi de tam olarak bu yönde. Kıbrıs, Atina, Ankara ve Londra’da temaslarda bulunan temsilcisi María Ángela Holguín’in yaklaşımı da aynı doğrultuda. Güven artırıcı önlemlere verdikleri ağırlık yalnızca görüşmelerdeki havayı iyileştirmekle ilgili değil. İnsanların gündelik hayatıyla da doğrudan ilgili. Barış, yurttaşların işbirliğinin yaşam kalitelerini somut biçimde iyileştirdiğini gördükleri zaman başlar.

Uluslararası ilişkiler bilimi, kalıcı anlaşmaların yalnızca anlaşmazlıkların giderilmesi üzerine değil, ortak çıkarlar üzerine kurulduğunu öğretir. Kıbrıs söz konusu olduğunda bu ortak çıkarlar artık açıkça ortada.

Bunların başında güvenlik geliyor. İki toplumdan hiçbirinin, jeopolitik istikrarsızlığın giderek arttığı bir bölgede yaşamakta çıkarı yok. Doğu Akdeniz ve Orta Doğu yoğun değişimlerin yaşandığı bir dönemden geçiyor. Böyle bir ortamda mevcut çıkmazın sürmesi bir güvenlik garantisi değil. Aksine, Kıbrıs’ı son derece değişken olmaya devam eden bir bölgedeki gelişmelere karşı daha savunmasız bırakıyor.

İkinci ortak çıkar ekonomi. Barış yalnızca bir topluma yarar sağlamaz. Daha büyük bir pazar, daha fazla yatırım, daha iyi altyapı, daha yüksek verimlilik ve herkes için daha fazla iş olanağı yaratır. Ekonomik kalkınmanın milliyeti yoktur. Yalnızca istikrarı ve güveni tanır.

Üçüncü ortak çıkar ise gençler. Yeni kuşak Kıbrıslı Rumlar ile Kıbrıslı Türklerin önünde aynı sorunlar var: eğitim, iş, insanca ücretler, konut, teknoloji, çevre ve yaşam kalitesi. Barış onlardan tarihi unutmalarını istemiyor. Onlara bir gelecek kurma imkânı veriyor.

Giderek daha fazla önem kazanan bir başka unsur daha var. Her iki toplumda da Kıbrıs sorununun çözümünü adanın bütünü için istikrarın, kalkınmanın ve refahın önkoşulu olarak gören sesler giderek daha fazla duyuluyor. Herkesin her konuda anlaşması gerekmiyor. Ortak geleceğin, bölünmenin sürüp gitmesinden daha değerli olduğunu kabul etmek yeterli.

Bir barış sürecinin belki de en büyük kazanımı bir anlaşmanın imzalanması değildir. Asıl kazanım, işbirliğinin artık taviz olarak görülmediği, ortak bir yatırım olarak kabul edildiği yeni bir siyasi kültürün oluşmasıdır.

Kıbrıs’ın önünde ender rastlanan bir fırsat var. Uluslararası toplum üzerinde uzlaşılmış bir çözümü desteklemeye devam ediyor. Avrupa Birliği, bütün Kıbrıslıların ortak kurumsal çerçevesini oluşturuyor ve BM’nin siyasi köprülerine destek veriyor. Giderek daha fazla yurttaş, refahın kalıcı bir bölünme üzerine kurulamayacağını anlıyor.

Tarih bilinmeyi, saygı görmeyi ve sürekli incelenmeyi hak eder. Ama geleceğin hapishanesi olamaz.

Barışın ortak dili hiç kimseden kimliğinden vazgeçmesini istemiyor. Yalnızca basit ama derin bir gerçeğin kabul edilmesini istiyor: Güvenlik, kalkınma ve gelecek imkânı yalnızca bir toplumun ayrıcalığı olamaz. Bunlar hepimizin ortak iyileridir. Tam da bu nedenle, yeniden birleşmiş, çağdaş ve Avrupalı bir Kıbrıs’ın en güçlü temelini oluşturabilirler.

Etiketler: barışçözümkıbrıs sorunumüzakereOrtak Gelecekuzlaşma
Gazedda

Gazedda

Sınırların ötesine bakan özgür bir kolektif. | A free collective looking beyond borders. | Μια ελεύθερη συλλογικότητα που κοιτάζει πέρα από τα σύνορα.

Kıbrıs, Akdeniz Yaşam Biçimini Yitiriyor mu?
GÜNEYDEN YAZARLAR

Kıbrıs, Akdeniz Yaşam Biçimini Yitiriyor mu?

GÜNEYDEN YAZARLAR
4 Ağustos 2026
Statükonun Pazarlamacıları
GÜNEYDEN YAZARLAR

Statükonun Pazarlamacıları

GÜNEYDEN YAZARLAR
4 Ağustos 2026
Şovenizm Tekil Konuşur
GÜNEYDEN YAZARLAR

Şovenizm Tekil Konuşur

GÜNEYDEN YAZARLAR
2 Ağustos 2026
1974’e Dair Mitler ve Guterres
GÜNEYDEN YAZARLAR

1974’e Dair Mitler ve Guterres

GÜNEYDEN YAZARLAR
26 Temmuz 2026
Devam Et
Gazedda

© 2026 Gazedda - Copyleft

  • Künye
  • Dayanışma
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

Bulamadık
Tümünü Gör
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV

© 2026 Gazedda - Copyleft