AktüelKitapPolitikaNiyazi Kızılyürek’in ‘Bir Hınç ve Şiddet Tarihi’ isimli kitabı Yunanca olarak da yayınlandı

Avrupa Parlamentosu üyesi Prof. Dr. Niyazi Kızılyürek’in ilk olarak 2016 yılında Türkçe yayınladığı başyapıt niteliğindeki “Bir Hınç ve Şiddet Tarihi - Kıbrıs'ta Statü Kavgası ve Etnik Çalışma” 3 yıllık zahmetli çeviri sonrasında geçtiğimiz haftadan itibaren Yunanca olarak raflarda yerini aldı.
Gazedda Kıbrıs Gazedda KıbrısKasım 4, 2019
Djumba Hotel & Cafe

Avrupa Parlamentosu üyesi Prof. Dr. Niyazi Kızılyürek’in ilk olarak 2016 yılında Türkçe yayınladığı başyapıt niteliğindeki “Bir Hınç ve Şiddet Tarihi – Kıbrıs’ta Statü Kavgası ve Etnik Çalışma” 3 yıllık zahmetli çeviri sonrasında geçtiğimiz haftadan itibaren Yunanca olarak raflarda yerini aldı. 

Kızılyürek bu çalışmasında ilk defa yayınlanan belgeler ve bulgular ışığında Kıbrıs’ta etnik ve siyasal şiddet olgusunu incelemekte, birlikte yaşayan, birbirlerinin düğününe, cenaze törenine katılan insanların, etnik şiddetin baş göstermesiyle birlikte nasıl çatışan kamplara ayrıldıklarını, “Helenizm” ve “Türklük” adına tutuştukları kavgada nasıl nefret kokan “ölümcül kimlikler” edindiklerini değişik bir yöntemle ele almaktadır. Kızılyürek, yöntem olarak “etnik nefret” ve “etnik farklılık” temelinde yapılan primordialist okumaları reddederek iki toplum arasında var olan “amaç uyuşmazlığı” ve “statü kavgasına” dikkat çekmekte ve aslında etnik şiddeti tetikleyen en temel faktörlerin bunlar olduğunu ileri sürmektedir. 

Aynı zamanda Kızılyürek, bu süreç içinde tarafların, hak ettiklerini düşündükleri “statüye erişme” veya kendilerini layık görmedikleri bir “statüden kurtulma” gayreti içine girdikleri için şiddete başvurduklarını savunmaktadır.

Niyazi Kızılyürek bu başyapıtta yeterince konuşulmayan, hatta tabu olan meseleleri incelemiş ve okuyucalarını kültürünün en önemli unsuru olan geçmişle yüzleşmeye davet etmiştir. Aynı zamanda o dönemde toplumları kontrol etmek amacıyla etnik şiddete paralel olarak uygulanan siyasal şiddete, “faili meçhul” cinayetlere dikkat çekerek, Kıbrıs Türk ve Rum toplumlarında anti-komünist örgütlerin işlediği cinayetleri ayrıntılı bir şekilde irdelemiştir.

Gazedda Kıbrıs

Gazedda Kıbrıs

Gazedda ne şirketlerin reklamlarıyla ne de siyasi partilerin katkılarıyla yaşıyor. Gönüllülerin emeği ve okuyucuların katkılarıyla üretmeye devam ediyoruz. Gazedda'yı hem yaşatabilmek hem de içeriklerini daha da zenginleştirebilmek için okuyucu katkısına ihtiyacımız var. Gazedda’nın daha da güçlenerek yoluna devam etmesi okuyucularının onu sahiplenmesinden geçmektedir. Kolektif yayıncılık ilkesiyle yayınlarını sürdüren Gazedda, yine aynı kolektif anlayış ile ihtiyaçlarını karşılamak, dayanışma kültürünü geliştirmek istemektedir. Gazedda’nın kazanç uğruna ne diğer tüm gazetelerin sahip olduğu şekliyle reklam piyasasına girmesi, ne de kendisine bir güç odağı bulup yamanması düşünülebilir. Kısacası bağımsız ve özgür olmak, öyle kalmak ve bu sesi yaygınlaştırmak, daha fazla paylaşmak istiyoruz. Bunun da yolu sizlerin desteğinden, yani yurttaşların, Gazedda’yı sahiplenen insanların gönüllü oluşturacakları fondan geçmektedir. Gelin Gazedda için, Gazedda’nın okuyucularının dayanışma katkılarıyla bir fon oluşturalım. Tamamen müşterek, katılımcı ve demokratik bir şekilde Gazedda’ya, barış gazeteciliğine, kolektif yayıncılığa sahip çıkalım. Gazedda’ya patreon üzerinden destek olabilirsiniz. https://www.patreon.com/gazedda

Music will never ends..

Gazeddakıbrıs yurttaş gazeteciliği anlayışı ile yayın yapan, yurttaştan yana taraf olan ve gazetecilikte meslek etiği ilkelerine inanan bir yayın organıdır.
Gazeddakıbrıs unutulanları, unutturanlara inat hatırlatandır.
Gazeddakıbrıs her koşulda barıştan yanadır.
Gazeddakıbrıs yurttaşın kendisi, O’nun sözüdür.

Gazeddakıbrıs, 2019©