AktüelPolitika“Mültecilerin sağlığa erişim hakkı engellenemez”

Evrensel Hasta Hakları Derneği Ercan havaalanında alıkonulan 50 mültecinin durumuna yönelik basın açıklaması yayınladı. İşte tam metin: Yaklaşık bir aydır aralarında 8 aylık hamile bir kadının ve 4 çocuğun da bulunduğu 51 mülteci Ercan Havalalanında, sağlığa erişim hakkı ve diğer temel insan haklarından yoksun bir şekilde alıkonulmaktadır. Ülkelerindeki savaş ve zulümden kaçan ve yaşam haklarının garanti altına alınabilmesi için ülkemize gelen mültecilerin sağlıksız koşullarda, uzun süreler boyunca, özgürlüklerinden yoksun bırakılmaları asla kabul edilebilir değildir. Bireyin...
Gazedda Kıbrıs Gazedda KıbrısTemmuz 9, 2019
Djumba Hotel & Cafe

Evrensel Hasta Hakları Derneği Ercan havaalanında alıkonulan 50 mültecinin durumuna yönelik basın açıklaması yayınladı.

İşte tam metin:

Yaklaşık bir aydır aralarında 8 aylık hamile bir kadının ve 4 çocuğun da bulunduğu 51 mülteci Ercan Havalalanında, sağlığa erişim hakkı ve diğer temel insan haklarından yoksun bir şekilde alıkonulmaktadır.

Ülkelerindeki savaş ve zulümden kaçan ve yaşam haklarının garanti altına alınabilmesi için ülkemize gelen mültecilerin sağlıksız koşullarda, uzun süreler boyunca, özgürlüklerinden yoksun bırakılmaları asla kabul edilebilir değildir.

Bireyin en temel haklarından biri olan sağlıklı yaşam hakkı doğuştan kazanılan devredilemez haklar arasında sayılmaktadır. Keza, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi 25. Maddesinde sağlık hakkı temel insan haklarından biri olarak kabul edilmiştir. İç hukukumuzun da parçası olan Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklarla ilgili Uluslar arası Sözleşme’nin 12(1) Maddesi “Bu Sözleşme’ye Taraf Devletler, herkesin, mümkün olan en yüksek fiziksel ve ruhsal sağlık standartlarına sahip olma hakkını tanır” diye belirtmektedir. KKTC Anayasası’nın 45. Maddesi’nde de “Devlet, herkesin beden ve ruh sağlığı içinde yaşayabilmesini ve tıbbi bakım görmesini sağlamakla ödevlidir” denmektedir. Tüm bu hukuki düzenlemelerde hakkın öznesi “herkes” olarak ifade etmektedir.

Ne var ki, Ercan Havalanında özgürlüklerinden yoksun bir biçimde, insani olmayan, onur kırıcı koşullarda alıkonulan mültecilerin sağlık hakları ihlal edilmektedir.

Alıkonulma, tüm göçmenlerde, özellikle de savaşlardan ve zulümden kaçan kişilerde aşırı kaygı ve güvensizlik yaratabilmekte ve incinebilirliklerini daha da derinleştirebilmektedir. Bu sebeple muhaceret temelli havaalanında alıkonulan kişilerin alıkonuldukları zaman, toplumun tüm üyelerinin gördüğü nitelik ve standartlarda, sağlık personeli tarafından özel bir alanda ve gerekli olduğu durumda, bir çevirmen eşliğinde tıbbi muayeneden geçirilmesi zorunlu kılınmalıdır.

Bunun yanı sıra, hele de şu an karşılaşılan örnekteki gibi uzun süre alıkonmanın kendisinin fiziksel ve zihinsel sağlığa zararlı etkileri de bulunabilmektedir. Özellikle de çocukların ve hamile kadınlar gibi diğer incinebilir grupların bu ilk muayenenin yanı sıra düzenli sağlık kontrolü hakkı uygulamada tanınmalıdır.

İnsan hakkı aktivistlerinin ve derneklerinin kendi çabalarıyla yardım götürmeye çalıştıkları mülteciler için geç de olsa girişim başlatan Cumhurbaşkanlığı inisiyatifinde müdahele edilmeye çalışılan bu vahim durum sürdürülebilir değildir.

Sağlıksız koşullar nedeniyle uyuz salgını ile karşı karşıya kalan 51 mülteci 14 temel hasta hakkının birincisi olan koruyucu tedbirlerin alınması hakkından mahrum bırakılmış ve diğer tüm hasta haklarının da ihlal edilmesiyle karşı karşıya kalmışlardır. “Sağlığa Erişim Hakkı”, “Güvenlik Hakkı”, “Acı ve Ağrıdan Sakınma hakkı”, “Kişisel Tedavi Hakkı” gibi hasta haklarının hiçbirinden faydalanamayan mülteciler için Sağlık Bakanlığı’nın görevlendirdiği hekim ile birlikte gönüllü yardım veren bazı özel işletmeler, LTB Paylaşım Mutfağı, Mülteci Hakları Derneği, Evrensel Çocuk Hakları Derneği ve derneğimiz Evrensel Hasta Hakları Derneği’nin girişimleri mevcuttur ancak asla yeterli değildir

EHHD olarak başta sağlık ve muhaceret yetkilileri olmak üzere tüm ilgili kurum ve kuluşlarını derhal bu insanlık onuruna aykırı durumu sonlandırmaya ve sağlık hakkı da dahil insan haklarına, kişilerin muhaceret statüleri veya vatandaşı oldukları ülke temelinde ayrımcılık yapmadan saygı göstermeye çağırırız!

Gazedda Kıbrıs

Gazedda Kıbrıs

Gazedda ne şirketlerin reklamlarıyla ne de siyasi partilerin katkılarıyla yaşıyor. Gönüllülerin emeği ve okuyucuların katkılarıyla üretmeye devam ediyoruz. Gazedda'yı hem yaşatabilmek hem de içeriklerini daha da zenginleştirebilmek için okuyucu katkısına ihtiyacımız var. Gazedda’nın daha da güçlenerek yoluna devam etmesi okuyucularının onu sahiplenmesinden geçmektedir. Kolektif yayıncılık ilkesiyle yayınlarını sürdüren Gazedda, yine aynı kolektif anlayış ile ihtiyaçlarını karşılamak, dayanışma kültürünü geliştirmek istemektedir. Gazedda’nın kazanç uğruna ne diğer tüm gazetelerin sahip olduğu şekliyle reklam piyasasına girmesi, ne de kendisine bir güç odağı bulup yamanması düşünülebilir. Kısacası bağımsız ve özgür olmak, öyle kalmak ve bu sesi yaygınlaştırmak, daha fazla paylaşmak istiyoruz. Bunun da yolu sizlerin desteğinden, yani yurttaşların, Gazedda’yı sahiplenen insanların gönüllü oluşturacakları fondan geçmektedir. Gelin Gazedda için, Gazedda’nın okuyucularının dayanışma katkılarıyla bir fon oluşturalım. Tamamen müşterek, katılımcı ve demokratik bir şekilde Gazedda’ya, barış gazeteciliğine, kolektif yayıncılığa sahip çıkalım. Gazedda’ya patreon üzerinden destek olabilirsiniz. https://www.patreon.com/gazedda

Music will never ends..

Gazeddakıbrıs yurttaş gazeteciliği anlayışı ile yayın yapan, yurttaştan yana taraf olan ve gazetecilikte meslek etiği ilkelerine inanan bir yayın organıdır.
Gazeddakıbrıs unutulanları, unutturanlara inat hatırlatandır.
Gazeddakıbrıs her koşulda barıştan yanadır.
Gazeddakıbrıs yurttaşın kendisi, O’nun sözüdür.

Gazeddakıbrıs, 2019©