AktüelGazeddablogİstanbul’da ırki temizlik: 6-7 Eylül – Nevzat Onaran

Londra’da Yunanistan, İngiltere ve Türkiye’nin müzakere konusu Kıbrıs’tı. Görüşme 29 Ağustos’ta başladı ve 6 Eylül, İngiltere teklifinin reddedilmesiyle konferansın çıkmaza girdiği gündür. Fırsat kollanıyordu, Kıbrıs bahanesi yani böylesi görüşme olmasa da ırki temizliğin hedefindeydi, İstanbul!
Gazedda Kıbrıs Gazedda KıbrısEylül 6, 2021
“insan_ticareti"
Gazedda_Patreon

Bu makale ilk kez 6 Eylül 2021’de Evrensel Gazetesi’nde Nevzat Onaran tarafından yayımlanmıştır.


6-7 Eylül 1955… İstanbul, Hristiyanların tasfiyesinde Anadolu ve Trakya’dan sonraki hedefti. Bindirilmiş kıtaların saldırı ve yağmasıyla insanlar öldürüldü, can ve mal güvenliği imha edildi. İnsanlık tarihinin kara günüydü. Kontracılar içinse “Muhteşem bir örgütlenmeydi.” 

Londra’da Yunanistan, İngiltere ve Türkiye’nin müzakere konusu Kıbrıs’tı. Görüşme 29 Ağustos’ta başladı ve 6 Eylül, İngiltere teklifinin reddedilmesiyle konferansın çıkmaza girdiği gündür.(1) Fırsat kollanıyordu, Kıbrıs bahanesi yani böylesi görüşme olmasa da ırki temizliğin hedefindeydi, İstanbul!

Niyet 1930’lardan beri dillendiriliyordu. 

Böylesi kitlesel saldırı ve yağmanın üç aktörü vardı: Devlet yani hükümetle sokağı teşkilatlandıran kontrgerilla, basın ve sokaktaki güruhtu. Hükümet ve ilgili teşkilatı, planladı. Basın, Selanik’te Atatürk’ün evine bomba atılması haberi dahil kitlesel hazırlığın propaganda-ajitasyon ajanıydı. Güruh da saldıran yağmalayan sendikalı-sendikasız işçilerdi ve işsizlerdi… Ortalıktaki legal teşkilat Kıbrıs Türktür Cemiyeti’ydi. Cemiyet Başkanı Hikmet Bil de Hürriyet gazetesi çalışanıydı. 

Bir gün öncesinde 5 Eylül’de Hikmet Bil, özel görüşmesini yaptı, düğmeye basıldı artık dönüş yoktu. Hikmet Bil, 1976’da kaleme aldığı kitabında bu anı detaylı yazıyor. Hikmet Bil’in direktif aldığı kişi Başbakan Adnan Menderes’tir. Hikmet Bil’e göre, evdeki hesap çarşıya uymamış[mış] ve İstanbul sokaklarında olaylar çığ gibi büyümüş[müş]. Yassıada yargılamasında da tanık olarak dinlenen Hikmet Bil, “Ne var ki, tertiplerini kontrol edemediler” diyecektir.(2) Edemeyen kim mi? 5 Eylül’de görüştüğü Başbakan Menderes’le diğerleri.

Kontrgerillanın parmak izi yıllar sonra 1999’da itiraf edildi: “6-7 Eylül, muhteşem bir örgütlenmeydi.” Özel Harpçi Sabri Yirmibeşoğlu, sonradan dedim-demedim derse de anılarında kabulü vardır ve yine itiraf etmekten de geri kalmadı: “Özel Harp’te bir kural vardır; halkın mukavemetini artırmak için düşman yapmış gibi bazı değerlere sabotaj yapılır. Bir cami yakılır. Kıbrıs’ta cami yaktık biz.”(3) Cami bombalamayı Rauf Denktaş da itiraf edecektir.(4) Elbette Sabri Yirmibeşoğlu, o kadar “Başarılı bulunur” ki, 1971’de Özel Harp Dairesi Kurmay Başkanı ve 1988-1990’da MGK Genel Sekreteridir. Reklam

Hükümet de itiraf etti. 6-7 Eylül saldırı ve yağması, 12 Eylül 1955’te TBMM gündemindedir. Başvekil Adnan Menderes, meydanlarda gurühun harekete geçmesinden haberdar olduğunu ve “düşman hareketi” olmadığı için silah kullanılmadığını söyledi. Yardımcısı Fuad Köprülü de hadisenin İstanbul, Ankara ve İzmir’de aynı anda olması “bunun tam bir tertip” olduğunu gösterdiğini ifade etti.(5)

Hükümetin “oluru” ve bindirilmiş kıtların seferberliğiyle 6-7 Eylül’de İstanbul’da, Ankara’da ve İzmir’de Hristiyanlara saldırıldı, Museviler de azade değildi. İstanbul’daki saldırı ve yağmanın bilançosu:

  1. Türk basınına göre 11 kişi ve Helsinki Watch’e göre 15 kişi öldürüldü.(6) 
  2. Tahminen 300’le 600 arasında kişi yaralandı.(7)
  3. Evlerde kadınlara tecavüz edildi ve bunlardan 60 kadın tedavi gördü.(8)
  4. İstanbul’un 12 ilçesinde 4 bin 214 mağaza-dükkan, 1004 ev, 73 kilise, 26 mektep, 1 havra, 8 ayazma, 2 manastır, 1 mezarlık, 21 fabrika, 2 sinema, 10 kuyumcu vesaire toplam 5 bin 622 mekan saldırıya uğradı.(9) Mallar yağmalandı.
  5. Almanya Dışişleri Bakanlığı Arşivi’ne göre, tahrip edilen işyerlerinin dağılımı şöyledir: 2 bin 200’ü Rumların, 900’ü Ermenilerin, 400’ü Musevilerin ve 400’ü İslamlarındır.(10)
  6. Amerikan Dışişleri Arşivine göre, tahrip edilen 4 bin 400 işyerinin yüzde 59’u (2 bin 500) Rumların, yüzde 17’si Ermenilerin, yüzde 12’si Musevilerin ve yüzde 10’u İslamlarındır. Saldırılan 885 evin yüzde 80’i Rumlara, yüzde 9’u Ermenilere, yüzde 3’ü Musevilere ve yüzde 5’i İslamlara aittir.(11)
  7. İstanbul’un 12 ilçesinde 5 bin 104 kişi tutuklandı. Bunların önemli bir kısmı sendikalı işçidir.(12)
  8. Almanya Başkonsolosluğu verilerine göre, bildirilen hasar 150 milyon lira olup, bunun 28 milyonu Yunanistan vatandaşı Rumlara, 68 milyonu Türkiye vatandaşı Rumlara aittir. Bildirilmeyenler dahil hasar toplamı 1 milyar liradır.(13) 
  9. İlgili komiteye 4 bin 433 kişinin bildirdiği hasar toplamı 79.5 milyon liradır. 1957 yılı sonuna kadar 3 bin 247 gerçek ve tüzel kişiye yapılan ödeme toplamı 6.5 milyon liradır. Yassıada yargılaması kararında belirtilen zarar toplamı 35 milyon liradır.(14)
  10. 6-7 Eylül’de can ve mal güvenliğinin imhası, ‘güvercin tedirginliği’ yaşayan Rumların, Ermenilerin, Yahudilerin ve diğer Türk-Sünni İslam olmayanların Türkiye’den kaçışını hızlandırdı. 1955’te yüzde 12’ye yaklaşan Hristiyan ve Musevi nüfus payı 1960’ta yüzde 10’a ve 1965’te yüzde 7’ye geriledi.(15) Nüfustaki erimenin arkası geldi. 

Sonuç olarak, 6-7 Eylül’ün arkasından 1964’teki Rumları kovalama can güvenliği kaygısını artırdığı oranda kaçışı hızlandırdı ve malın-mülkün yağmasıyla demografik ve iktisadi yapıdaki tasfiye birleştirildi. Bugün resmi 16 milyon gayriresmi 20 milyonun yaşadığı İstanbul’da tüm Hristiyan ve Musevi’yle diğerlerinin toplamı tahminen 100 bin civarındadır. Oysa 1955’te 1.5 milyonun yaşadığı İstanbul nüfusunun 142 bin 424’ü Hıristiyan ve 36 bin 914’ü Musevi’ydi. 1955’ten 2021’e İstanbul nüfusu 1.5 milyondan resmen 16 milyona çıkarken, 179 bin 338 Hristiyan ve Musevi toplamı 100 bine indi. Diğer bir deyişle 66 yılda İstanbul nüfusu 10.6 misli artarken, Hıristiyan ve Musevi nüfusu yüzde 44.2 oranında azaldı. Böylesi ‘hoşgörüyle’ Anadolu ve Trakya’dan sonra İstanbul da yüzde 99.9 İslam’a ulaştı.

1- Baskın Oran (editör), Türk Dış Politikası (1919-1980), cilt: 1, 4. Baskı, İletişim Yayınları. İstanbul-2002, s. 600-602.
2- Hikmet Bil, Kıbrıs Olayı ve İçyüzü, Belde Yayınları, İstanbul-1976, s. 100-105, 127-128
3- Fatih Güllapoğlu, Tanksız Topsuz Harekat, Tekin Yayınevi, İstanbul-1991, s. 102-105; 23 Eylül 2010, http://www.haberturk.com/gundem/haber/554417-kibrista-cami-bile-yaktik; Sabri Yirmibeşoğlu, Askeri ve Siyasi Anılarım, cilt: 1, Kastaş Yayınevi, İstanbul-1999, s. 153-154.
4- Niyazi Kızılyürek, Milliyetçilik Kıskacında Kıbrıs, İletişim Yayınları, İstanbul-2002, s. 251, 271.
5- TBMM ZC, devre: X, cilt: 7, 12.9.1955, s. 684-690.
6- Aktaran Dilek Güven, 6-7 Eylül Olayları, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, İstanbul-2005, s. 40.
7- Gazetelerden aktaran Dilek Güven, age, s. 39.
8- Aktaran Dilek Güven, age, s. 39.
9-  6-7 Eylül Olayları, Fahri Çoker Arşivi, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, İstanbul-2005, s. 260.
10- Aktaran Dilek Güven, age, s. 34.
11- Aktaran Dilek Güven, age, s. 35.
12- 6-7 Eylül Olayları, Fahri Çoker Arşivi, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, İstanbul-2005, s. 260.
13- Aktaran Dilek Güven, age, s. 36-37.
14- 6-7 Eylül Olayları Davası, Esas No: 1960/3, Yüksek Adalet Divanı Kararları-Yassıada, 1960-1961, II Bölüm, s. 9; Aktaran Dilek Güven, age, s. 44.
15- İstatistik Genel Müdürlüğü, Gene Nüfus Sayımı 1955, Yayın No: 399, İstanbul-1961, s. 115; 
Devlet İstatistik Enstitüsü, Genel Nüfus Sayımı, 1960, Yayın No: 452, s. 171; Devlet İstatistik Enstitüsü, Genel Nüfus Sayımı, 1965, Yayın No: 568, Ankara-1969, s. 230.

Gazedda Kıbrıs

Gazedda Kıbrıs

Gazedda'yı hem yaşatabilmek hem de içeriklerini daha da zenginleştirebilmek için okuyucu katkısına ihtiyacımız var. Bağımsız ve özgür olmak, öyle kalmak ve bu sesi yaygınlaştırmak, daha fazla paylaşmak istiyoruz. Bunun da yolu sizlerin desteğinden, yani yurttaşların, Gazedda’yı sahiplenen insanların gönüllü oluşturacakları fondan geçmektedir. Gazedda’ya patreon üzerinden destek olabilirsiniz. https://www.patreon.com/gazedda

LGBT kitapcık