AktüelDünyaABD Hükümeti kapanacak mı?

ABD Kongresi'nin borçlanma tavanını yükseltme çabaları sonuç vermezse, ABD hükümetinin harcama yapma yetkisi, 30 Eylül Perşembe gece yarısından sonra sona erecek.
Gazedda Kıbrıs Gazedda KıbrısEylül 29, 2021
“insan_ticareti"
Gazedda_Patreon

ABD Kongresi’nin borçlanma tavanını yükseltme çabaları sonuç vermezse, ABD hükümetinin harcama yapma yetkisi, 30 Eylül Perşembe gece yarısından sonra sona erecek. Bu durum, 1 milyondan fazla federal hükümet çalışanının ve çok sayıda sözleşmeli federal elemanın zorunlu izne ayrılması anlamına geliyor. Binlerce kişiyse maaşlarını ne zaman alacaklarını bilmeden çalışmaya devam edecek.

Federal hükümetin daha etkili işlemesini teşvik eden ve kar amacı gütmeyen Partnership for Public Service (Kamu Hizmeti İçin Ortaklık) adlı örgütün başkanı Mac Stier, “ABD hükümeti ülke olarak karşı karşıya olduğumuz birçok zorluğa yanıt verebiliyor mu? Esas soru bu” şeklinde konuşuyor.

Stier’a göre kapandıktan sonra hükümeti yeniden açmak, şalteri kaldırmak kadar kolay bir iş değil.

Amerika’nın Sesi’ne (VOA) konuşan Max Stier, hükümetin “trilyonlarca dolarlık, son derece karmaşık bir yapı” olduğunu söylüyor. Stier, “Hükümeti kapatmak ve açmak çok fazla enerji ve zaman gerektiriyor. Bu, milyarlarca dolarlık maliyeti olan bir iş. Hükümet uzun süre kapalı kalmasa da herhangi bir kapanma sürecinin maliyeti çok yüksek oluyor” diyor.

ABD hükümetinin kapanmalar tarihçesi

ABD hükümeti, 1980 yılından bu yana fon yetersizliği nedeniyle 21 kez kapandı.
Kongre’nin gerekli harcama yasasını çıkaramaması durumunda bu, Başkan Joe Biden’ın görev başındaki ilk hükümet kapanma süreci olacak. 1977 ile 1981 yılları arasında tek dönem başkanlık yapan Jimmy Carter’dan başlayarak George W. Bush hariç tüm başkanlar, en az bir kez fon krizi yaşadı. Bu krizlerin çoğu sadece birkaç gün sürerken ABD’nin yakın tarihinde birkaç saatlik kapanmalar bile oldu.

ABD hükümeti en son 2018 yılında, Kongre’deki Demokrat Partililer’in, dönemin başkanı Donald Trump’ın ABD-Meksika sınırına duvar inşa etme önerisine karşı çıkması sırasında kapanmıştı. 35 gün süren kısmi kapanma süreci, 2019’un Ocak ayına da sarkmıştı.

Tam değil kısmi kapanma

“Hükümetin kapanması” aslında yanlış bir tanımlama. Mevcut kurallar altında hükümet fonlarının süresinin dolması durumunda federal dairelerde “öncelikli” olmayan tüm çalışanlar zorunlu olarak ücretsiz izne çıkarılıyor. Savaş Muharipleri Bakanlığı’na bağlı hastanelerde görev yapan tüm doktor ve hemşireler, Ulaştırma Güvenliği Dairesi çalışanları, ordunun aktif görevdeki mensupları ve federal emniyet teşkilatlarında görevli memurların çoğu, çalışmaya devam ediyor.

Ancak zorunlu görevdeki federal çalışanlar, hükümet yeniden açılana kadar çalışmaya devam etseler de maaş alamıyor.

Hükümet kapanmalarının Washington’un işleyişinin rutin bir parçası haline gelmesinin bir işareti, eski Başkan Donald Trump döneminde gelmişti. Trump’ın 2019 yılında imzaladığı bir yasa, öncelikli işlerde görevli olan ya da olmayan tüm federal çalışanların, gelecekteki kapanma süreçleri boyunca alamadıkları maaşlarının ödenmesini garanti altına almıştı.

Amerikan Hükümet Çalışanları Federasyonu Başkanı Everett Kelley’ye göre kirasını ödeyemeyen bir federal çalışana kapanma süreci sonunda maaşını ödeme taahhüdü, çok da fazla anlam ifade etmiyor.

Amerika’nın Sesi’ne (VOA) konuşan Kelley, “Üyelerimizin çoğu maaştan maaşa geçimini sağlıyor. Kredi aldıkları finans kuruluşları ya da ev sahipleri anlayışlı olmazlarsa çok kötü bir duruma düşebilirler” dedi.

Kelley, maddi zorlukların zorunlu izne çıkarılan bir federal hükümet çalışanının bankalardaki kredi notuna olumsuz şekilde yansımasının ve yaşayacağı mali hasarın kariyeri boyunca sürebileceği uyarısında bulunuyor. Federal hükümette çalışmanın gereği olarak çalışanların güvenlik taramasından geçirildiğini hatırlayan Kelley, “Çalışanların güvenlik taramalarından geçip geçmemesi, kredi puanlarının iyi olup olmamasına bağlı” diyor ve kredi notu düşen çalışanların işlerini kaybetme riskiyle karşı karşıya olabilecekleri uyarısında bulunuyor.

Beklentiler ne?

Geçmişteki kapanma süreçlerinin kamuoyu önündeki en belirgin etkilerinden biri, ülke çapındaki milli parkların ve başkent Washington’da Smithsonian Vakfı’na bağlı olan ve ziyaretçilere ücretsiz hizmet veren müzelerin kapılarını kapatmasıydı. Ancak kapanma süreçleri, arka planda çok daha ciddi karmaşaya yol açabiliyor.

Hükümet çalışanlarının yüzde 60’ı, kapanma süreçleri boyunca çalışamıyor. Bu da sıradan işlerin yapılamaması anlamına geliyor. Örneğin pasaport başvuruları yapılamıyor, küçük işletmelerin kredi başvuruları işlemden geçirilemiyor, federal emeklilik başvuruları işleme konamıyor.

Hükümetteki işlerin aksaması, Amerikalılar’ın çoğunu doğrudan ilgilendirmiyor. Ancak pasaport almayı, kredi çekmeyi ya da emekli maaşı ödemesini bekleyen vatandaşlar, hafif aksaklıklardan ciddi ekonomik sorunlara kadar çok farklı şekillerde etkilenebiliyor.

Federal hükümet taşeronlarının sözleşmeli elemanlarıysa kapanma süreçlerinde en olumsuz etkilenen çalışanların başında geliyor. Kongre’nin yemek ve temizlik hizmetlerini yerine getiren çalışanlar, sözleşmeli özel firmalara bağlı olduğu için kapanma süreçleri sırasında işe gidemiyor. Maaş yerine saatli ücret alan bu çalışanlar, kapanma süreçlerinde kaybettikleri ücretlerini nadiren geri alabiliyor.

Ekonomik hasar kısıtlı ve sınırlı

Eski Başkan Trump dönemindeki 35 günlük kapanma kısmiydi çünkü Kongre, başta Savunma Bakanlığı olmak üzere bazı hükümet daireleri ve bakanlıkların fonlanması için gereken yasaları geçirmişti.

Kongre Bütçe Dairesi, daha sonraysa kapanmanın “18 milyar dolarlık zorunlu olmayan federal harcamanın gecikmesine neden olduğunu” açıklamıştı.
Daire, kapanmanın gayrisafi milli hasıla üzerindeki etkisinin de küçük olduğu sonucuna varmıştı. Kapanma süreci ve hemen sonrasında ekonomik faaliyetlerde gerileme kaydedilmiş, verimlilikteki bu “kayıp” yılın ilerleyen aylarında geri kazanılmıştı.

Kongre Bütçe Dairesi, 35 günlük kapanma sürecinin ABD’nin 2019 yılı gayrisafi milli geliri üzerinde sadece onbinde 2’lik bir kesintiye yol açtığını hesaplamıştı.
Ancak Kongre Bütçe Dairesi, kapanmanın verdiği hasarın eşit dağılmadığının altını çizmişti.

Daire raporunda, “Kapanma sürecinin şirketler ve çalışanlar üzerindeki etkileri, genel ekonomiye kıyasla çok daha ciddi. En büyük ve en doğrudan olumsuz etkilere maruz kalanlar, maaşları geciken federal çalışanlar ve özel sektörde iş kaybına uğrayanlar. Özel sektördeki bazı şirketler kaybettikleri geliri asla geri kazanamayacak” ifadelerine yer verilmişti.

‘Büyük sorumsuzluk’

Amerikan Hükümet Çalışanları Federasyonu Başkanı Everett Kelley, hükümetin bir pandeminin ortasında kapanması gibi bir durumla şimdiye kadar hiç karşı karşıya kalınmadığının altını çiziyor ve Corona virüsü ile mücadele eden hükümet dairelerinin işleyişini kadro sıkıntısıyla aksatmanın ‘büyük sorumsuzluk’ olduğunu kaydediyor.

Kelley, “Böyle kritik bir dönemeçte, Delta varyantına karşı verilen mücadelenin ortasında hükümeti kapatmak akla hayale bile getirilemez” diyor.

Hükümet dairelerinin kapanma süreçlerini iyi yönetmesi için ayrıntılı kılavuzlar hazırlayan Partnership for Public Service örgütünden Max Stier da bu çalışmanın da uzaktan çalışan elemanları da içerecek şekilde yeniden yazılması gerektiğini vurguluyor.

Gazedda Kıbrıs

Gazedda Kıbrıs

Gazedda'yı hem yaşatabilmek hem de içeriklerini daha da zenginleştirebilmek için okuyucu katkısına ihtiyacımız var. Bağımsız ve özgür olmak, öyle kalmak ve bu sesi yaygınlaştırmak, daha fazla paylaşmak istiyoruz. Bunun da yolu sizlerin desteğinden, yani yurttaşların, Gazedda’yı sahiplenen insanların gönüllü oluşturacakları fondan geçmektedir. Gazedda’ya patreon üzerinden destek olabilirsiniz. https://www.patreon.com/gazedda

LGBT kitapcık