AktüelEkolojiYaşam’15 Mart iklim grevi’ne doğru: Belçikalı iklim aktivistleriyle söyleşi – Açık Radyo

Gazedda Kıbrıs Gazedda KıbrısMart 14, 2019
Djumba Hotel & Cafe

(13 Mart 2019 tarihinde Açık Gazete’de yayınlanmıştır.)

Ömer Madra: Merhaba. Ben Açık Radyo`dan Ömer Madra ve partnerim Can Tonbil. İkinizle de telefonla konuştuğumuz için çok mutluyuz. İkinizle de 15`er dakika mülakat yapmak isteriz eğer mümkünse. Zanna Vanrenterghem ile başlamak, ikinci kısımda da Wendel Trio ile konuşmak isteriz. Özellikle Belçika’da çok radikal bir şekilde başlayan, bütün Avrupa’ya yayılan ve umarız yakın zamanda bütün dünyaya yayılacak olan gençlerin protesto yürüyüşleri hakkında konuşmak çok isteriz. Sizin için de uygun mudur?

Wendel Trio: Tabii. Sadece, benim 25 dakika sonra bir başka toplantım var.

Ömer Madra: O zaman isterseniz sizinle başlayalım, sonrasında gidersiniz.

Wendel Trio: Bana uyar.

Ömer Madra: Eski dostumuz Gökçen size konuşacağımız konularla alakalı notlar vermiş olmalı, ben de bunları takip edeceğim. Aslında Belçika iklim bakanının istifası ile alakalı da soru sormak isterim. Dinleyicilerimiz için Türkçe bir giriş yaptıktan sonra başlarız.

Merhaba Wendel Trio. Bizimle mülakat yapmayı kabul ettiniz için teşekkür ederim. Öncelikle size şunu sormak isteriz: İklim hareketi her zaman büyük kuruluşlardan ve hareketlerden daha önce iklim yürüyüşleri organize etti. Bugünlerde ise bu iklim hareketlerin sıradan gençlere ve çok küçük yaştaki okul çocuklarına yayıldığını görüyoruz, onların geleneksel aktivist olmadığını da görüyoruz. Yine de sokağa çıkıp iklim hareketi talep etme ihtiyacını duyuyorlar ve baskı artıyor. İklim biliminin yapmamızı söyledikleri ile politikacıların yaptıkları ya da yapmadıkları arasındaki büyüyen farkı nasıl yorumluyorsunuz, ki bu fark vatandaşların, birçok genç bireyin, kendilerini harekete geçirmesine yol açtı.

Wendel Trio: Söylediğiniz gibi büyük bir fark var. Daha fazla insan da bu büyüyen farkın ve olası etkilerinin farkında. Birleşmiş Milletlerin bilimsel kanadı International Panel on Climate Change (IPCC) (uluslararası iklim değişikliği paneli) 1,5 derecelik küresel ısınma ile alakalı raporunu yayınladı. Bence bütün bu meseleler, geçen yaz tanıklık ettiğimiz etkiler genç insanların farkındalıklarını arttırmak da yardımcı oldu. Yaşananların onların geleceği ile alakalı olduğunu ve şimdiki daha yaşlı jenerasyonun onların geleceğini ciddiye almadığını gösterdi. Bütün bunlar insanların hareketlenmesine ve kendilerini dışa vurmalarına yol açtı. Hepsi, İsveç parlamentosu önünde grev yapmak isteyen İsveçli bir kızdan esinleniyor. Dünyanın her yerindeki gençler buna bakıp neler yapabileceklerini gördüler. Belçika’da da her şey bir araya geldi ve güçlü bir hareketi eyleme geçirdi. Bu, medyanın inanılmaz ölçüde ilgisini gördü ve büyümeye devam etti, önümüzdeki haftalarda ve aylarda da büyümeye devam edebilir.

Ömer Madra: Bu hareket aynı zamanda küreselleşiyor. Okul kırmalar dünya çapında en azından 270 şehre sıçradı; bunlara Avustralya, Birleşik Krallık, İsviçre, Almanya, Amerika, Kanada ve Japonya da dahil. Avustralya’daki binlerce öğrencinin yaptıklarını programımızda kapsamaya çalıştık. Ama buna geçmeden önce size Belçika Flaman Bölgesi Çevre Bakanı Joke Schauvliege`nin istifasını sormak isterim. Bu gençlerin arkasındaki karanlık güçler kim diye sorması neredeyse büyük bir skandala yol açtı. Bunun hakkında da konuşabilir misiniz?

Wendel Trio: Açıkça görülüyor ki Belçika’da böylesine güçlü bir hareketlenmenin olmasının en önemli sebeplerinden biri de hükümetin sağlam iklim politikaları öne sürmekte başarısız olması. Bunun nedenlerinden biri de Belçika’daki federal yapı. Enerji politikası federal hükümetin değil, yerel hükümetlerin sorumluluğunda; Flaman bölgesi, Wallon bölgesi ve Brüksel bölgesi ayrı karar alıyorlar. Bu da Belçika’da bir bakıma dört tane çevre ve enerji bakanı olmasına yol açıyor ve ilerleme olması için hepsinin onay vermesi gerekiyor. Süregelen sorunlardan biri bu.

İkinci olarak federal seviyede ya da Flaman bölgesindeki birçok siyasi parti çok tutucular, iklim değişikliği tartışmalarına katılmıyorlar ve ileri adım atmakta isteksizler. Bayan Schauvliege’in dahil olduğu parti de bunlardan biri. İklim hareketine destek vermesi ile ünlü bir parti değil.Bir açıdan bazı gösterilerde insanlar onun politikasını ve bireysel olarak onu sertçe eleştirmeye odaklandı. Bu onu çok üzdü ve o da çok aptalca ve anlaşılmaz bir hata yaptı. Çiftçilerden oluşan dinleyicilerin önünde, gençlerin yaptıkları gösterilerin yeşiller partisi ya da solcu partiler tarafından organize edildiğini ve bu gençlerin hangi amaç için toplandıklarını farkında olmadıklarını söyledi. Ayrıca söylemlerinin federal hükümetin istihbarat teşkilatı tarafından doğrulandığını da öne sürdü. Bu apaçık bir yalandı. İstihbarat servisi bunu hemen yalanladı ve ona böyle bir bilgilendirmede bulunduğunu reddetti.

Bu komplo teorisi gençlere yapılmış büyük bir hakaret olduğu gibi ve iklim değişikliği kaygılarının doğru olmadığını söylemek de büyük saçmalık. Söylemleri bir iklim aktivisti tarafından kaydedilmiş ve açıklamaları başta Flaman basınında olmak üzere bütün Belçika basınında ve parlamentosunda da büyük hüsrana yol açtı. Aslında kendisi istifa etmek istememişti ama partisi tarafından buna zorlandı. Mayıs ayındaki seçimlerden dolayı partisi endişeliydi. Gençlerin iklim tartışmasına olan güçlü bağlılığı göz önünde bulundurulduğunda, şimdi hareketsiz kalırlarsa ileride bir jenerasyon seçmeni toptan kaybedeceklerini düşündüler.

Bir bakıma bütün bu olay, bazı siyasi partiler ve iklim eylemcileri arasındaki uçurumun ne kadar büyük olduğunu gösteriyor. Belçika’da bazı partiler hala iklim değişikliğinin önemli bir konu olduğunu düşünmüyorlar. Onlar için bu, ikincil hatta üçüncül derecede önem taşıyan ve herkesin kaygılanmasını gerektirmeyen, öncelik arz etmeyen bir sorun. Bir tarafta bu tutucu politik partiler varken, diğer tarafta sokağa çıkmak isteyen, okul kırmak isteyen büyük bir kalabalık var. Bu olayla iki grup arasındaki fark açıkça sergilenmiş oldu.

Ömer Madra: Son olarak çok yakın gelecekle ile ilgi soru sormak isterim. Önümüzdeki Cuma dünyanın bazı yerlerinde iklim için gençlik isyanı olacak, bunlara İsviçre, Avustralya, Amerika, Hindistan hatta Türkiye, Almanya ve Kanada da dahil. Bundan sonraki önemli tarih ise 15 Mart 2019 Cuma, evrensel bir eylem planlanıyor. Bu iki eylemin nasıl ilerleyeceğini düşünüyorsunuz?

Wendel Trio: İsviçre, Avusturalya, Belçika gibi ülkelerde inanılmaz derecede olan hareketlenmenin birçok başka ülkede de tekrarlanmasını umuyoruz, tabi sadece batı Avrupa`da değil aynı zamanda Doğu Avrupa`da ve güneydeki ülkelerde de. Gelişmekte olan ülkelerdeki öğrenciler de kuzeydeki gençler ile aynı endişelere sahipler ve onların da iklim hareketlerini, endişelerini ifade edebilecekleri bir yol olarak görmelerinin çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Böylelikle bu hareketler iklim için küresel bir haykırışa dönebilir ve bu çok önemli. Söylediğim gibi mayıs ortasında Avrupa Parlamentosu seçimleri var. Bu seçimler için iklimin gündemde kalması çok önemli, böylelikle seçmenler bu seçimleri iklim değişikliği ile alakalı kaygılarını ifade edebilecekleri bir yol olarak görebilsinler.

Ömer Madra: Yani umutlusunuz. Peki, son bir soru. Liberation gazetesine verdiğiniz mülakatta bu eyleme katılan vatandaş gruplarının bütün sorunları çözmek zorunda ve niyetinde olmadığını, onların karınca yuvasına tekme atıp güç dengesini değiştirdiğini söylemişsiniz. Sonrasında ise şunu eklemişsiniz: Bundan sonra tepki verme ve harekete geçme sırası kuruluşlarda. Bu sözlerle ne demeye çalıştınız? Bunu nasıl yorumlamalıyız?

Wendel Trio: Doğrusu ben röportajı daha okumadım, nasıl yayınlandı bilmiyorum. Sonuç olarak değişimin yaşanması için karar verici makamların, siyasetçilerin kurallar koymaları; politikalar ve hedefler belirlemeleri gerektiği açık. Sokağa çıkan insanların kendilerinin ne yaptığı, nasıl bir katkıda bulundukları konusunda çok tartışma oluyor.

Bence inanışlarını kendi yaşam biçimlerine nasıl yansıtıyorlar diye sormak adil olurdu.

Sonunda ise iklim değişikliği sorunu ile nasıl başa çıkılacağı üstünde anlaşması gereken, siyasetçiler dünyası. Onlar uygun kurallar koymak zorundalar ki, değişim sağlanabilsin ve olması gereken hızda yaşansın. Ayrıca bu değişim adil bir şekilde yaşansın ki bütün insanlar bu değişimin bir parçası olsunlar ve kimse arkada kalmasın. Benim için bu çok kritik. İnsanlar tabii ki seslerini duyurmalılar ve baskı yapmalılar ama onlardan bu sorunu çözmelerini bekleyemeyiz. Şimdiki gibi bir siyasi düzene sahip oluşumuz da bu sebepten dolayı aslında!

Ömer Madra: Wendel Trio röportaj için çok teşekkür ederiz. Türkiye gençliği için özel bir mesajınız var mı?

Wendel Trio: Türkiye’nin gençleri için mesajım, dünyadaki diğer gençlerin yaptıklarını yapmaları, herkesin çıkarı ve geleceği için. Türk gençlerinin de bu harekete katılmasını ve iklim adaleti için yapılan genel çağrıya destek vermelerini umuyoruz.

Ömer Madra: Çok teşekkür ederiz.

Wendel Trio: Benim için bir zevkti.

 

Devamı için tıklayınız:

’15 Mart iklim grevi’ne doğru: Belçikalı iklim aktivistleriyle söyleşi

Ömer Madra: Merhaba. Ben Açık Radyo`dan Ömer Madra ve partnerim Can Tonbil. İkinizle de telefonla konuştuğumuz için çok mutluyuz. İkinizle de 15`er dakika mülakat yapmak isteriz eğer mümkünse. Zanna Vanrenterghem ile başlamak, ikinci kısımda da Wendel Trio ile konuşmak isteriz.

 

Gazedda Kıbrıs

Gazedda Kıbrıs

Gazeddakıbrıs yurttaş gazeteciliği anlayışı ile yayın yapan, yurttaştan yana taraf olan ve gazetecilikte meslek etiği ilkelerine inanan bir yayın organıdır. Gazeddakıbrıs unutulanları, unutturanlara inat hatırlatandır. Gazeddakıbrıs her koşulda barıştan yanadır. Gazeddakıbrıs yurttaşın kendisi, O’nun sözüdür.

Destek Olun!İlkeli yayınlarımızın
sürdürülebilirliği için bize destek ol.
Reklam vermek için tıklayın

Gazeddakıbrıs yurttaş gazeteciliği anlayışı ile yayın yapan, yurttaştan yana taraf olan ve gazetecilikte meslek etiği ilkelerine inanan bir yayın organıdır.
Gazeddakıbrıs unutulanları, unutturanlara inat hatırlatandır.
Gazeddakıbrıs her koşulda barıştan yanadır.
Gazeddakıbrıs yurttaşın kendisi, O’nun sözüdür.

Gazeddakıbrıs, 2019©