“Ne yersek oyuz” derken neyi kastediyoruz? – Seliz Bağcılar

Gerçekten ne yediğimizi ya da şöyle diyelim, yediğimiz besinlerin içeriğini tam olan biliyor muyuz? Cevabınız, hayır ya da tam olarak değil ise, bu sorunun cevabı tam da yemeği düşündüğünüz besinin etiketinde saklı ve cevaba ulaşmak için sadece birkaç dakikanızı ayırıp etiketi okumanız yeterli olacaktır.

Besin paketinin arkasına baktığınızda öncelikle gözünüze aşağıdaki tabloya benzer bir besin ögeleri tablosu takılacaktır. Bu tablo, tüketicilere hızlı bilgi verme amacıyla hazırlanmış ve genellikle 100 gramlık veya bir porsiyonluk besinin (bu örnekte besinin porsiyonu 40 gramdır) enerji, yağ, karbonhidrat, protein ve bunun gibi besin ögesi içeriğini belirtmektedir. 

Bunun haricinde, besinin paketinin üzerinde içindekiler listesini göreceksiniz. Bu liste, üretilen besinin içerisinde tam olarak hangi ürünlerin kullanıldığını tüketicilere göstermektedir. Birçok  besinin içindekiler listesinde koyu harflerle yazılan yazıları görebilirsiniz. Özellikle alerjiye sahip bireyleri uyarmak amacıyla besinin içerinde bulunan bazı alerjenler koyu harflerle yazılmıştır. Örneğin bazı bireylerin süte ve süt ürünlerine karşı alerjisi bulunmaktadır. Doğal olarak bu bireyler, besinin içindekiler listesine dikkat edip, süt tozu, peynir altı tozu vb. gibi sütten elde edilen maddelere dikkat etmelidirler. 

Eğer herhangi bir alerjiye sahip değilseniz, besinin içindekiler listesinde koyu harflerle yazılmış sözcüklere rağmen besini gönül rahatlığıyla tüketebilirsiniz. Fakat, daha önce tanısı konmuş bir alerjiniz yoksa ve buna rağmen alerjik reaksiyon gösteriyorsanız, lütfen alerji uzmanı olan bir hekime ve ardından diyetisyene başvurunuz.

Peki, tüm bunlara dikkat etmemiz bize ne kazandırır? Öncelikle etiket okuma alışkanlığıyla besin tüketim bilincimizi geliştirebiliriz:  Eğer okuduğumuz paketlenmiş besinin içindekiler listesinde, ismini bile duymadığımız bir içerik varsa bununla alakalı küçük bir Google araştırmasıyla o maddenin ne olduğunu öğrenebilirsiniz. Eğer, bu maddenin sizin için sakıncalı olduğunu düşünürseniz, tüketmek istediğiniz besinin muadilleriyle karşılaştırarak sizin için en uygun içeriğe sahip besini seçebilirsiniz.

 
Ayrıca etiket okuma alışkanlığıyla daha az kalori içeriğine sahip besinleri tercih ederek, günlük kalori tüketiminizi azaltabilirsiniz. Özellikle kalori içeriği yüksek içeceklere dikkat edilmelidir. Örneğin, limonlu maden suyu ile sade maden suyunu karşılaştırdığınızda, limonlu maden suyunun içeriğindeki şeker miktarının sade maden suyuna göre oldukça fazla olduğunu fark edebilirsiniz. Yüksek kalorili limonlu maden suyunu tercih etmek yerine, sade maden suyu ve bir adet limonla şekersiz limonlu maden suyunun tüketilmesi çok daha sağlıklı bir alternatif olacaktır.

Yine ayni şekilde besinin paketinin arkasında bulunan besin ögesi tablosundan faydalanarak diyetinizi gözden geçirebilir ve daha sağlıklı kararlar verilebilirsiniz.   Örneğin, diyabet hastalığı gibi özel bir durumunuz varsa ve tüketmeniz gereken karbonhidrat miktarı diyetisyeniniz tarafından önerilmiş ise, tüketmek istediğiniz besinin karbonhidrat içeriği hakkında diyetisyeninizle iletişime geçerek o besini nasıl diyetinize ekleyebileceğiniz konusunda bilgi alabilirsiniz.

Bu yazının konusu etiket okuma alışkanlığının önemi olduğundan, günlük hayatımızda sıkça duyduğumuz bazı popüler besinlerin besin ögeleri ve içindekiler listesiyle alakalı detaylı incelemesi bir sonraki yazıda ele alınacaktır.

Etiket okuma alışkanlığının sadece özel bir sağlık sorununa sahip bireyler tarafından edinilmesi gerekmez, sağlıklı bir birey olarak vücudumuza aldığımız besinlerin içeriklerini bilmemiz, hayatımızın sonraki dönemlerinde karşılaşabileceğimiz sağlık sorunlarının önüne geçebilmemiz için önemli bir etkendir.