• Künye
  • Dayanışma
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
Pazartesi, Ekim 5, 2026
Bulamadık
Tümünü Gör
Gazedda
20 °c
Vizakia
21 ° Sal
22 ° Çar
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV
Bulamadık
Tümünü Gör
Gazedda
Bulamadık
Tümünü Gör

Ulusal Bayramlar: Bölünmeyi Derinleştiriyor, Milliyetçiliği Güçlendiriyor

Yorgos Kumullis, Kıbrıs’taki ulusal bayramların ortak hafıza yaratmak yerine milliyetçiliği ve iki toplum arasındaki siyasi güvensizliği yeniden ürettiğini yazıyor.

KONUK YAZAR KONUK YAZAR
5 Ekim 2026
Okuma Süresi: 5 dk
A A
0
https://bsky.app/profile/gazeddakibris.bsky.socialhttps://www.threads.net/@gazeddakibris

Yorgos Kumullis | Politis

Her yıl 1 Ekim geçit töreni, “ulusal birlik” gösterisi olarak sunuluyor. Oysa gerçekte birleştirmiyor. Yalnızca bölünmeyi ve iki toplum arasındaki siyasi güvensizliği sürdüren aynı ayrım çizgilerini yeniden üretiyor.

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bağımsızlık yıldönümü dolayısıyla önceki gün düzenlenen geçit töreni, kaçınılmaz olarak diyebilirim ki, bende olumsuz çağrışımlar yarattı. Öncelikle aklıma Kıbrıs’ın ulusal bayramlar konusunda elinde tuttuğu dünya rekoru geldi: Toplam dokuz (!); Kıbrıslı Rumların dört, Kıbrıslı Türklerin ise beş ulusal bayramı var (23 Nisan-Türkiye’nin ulusal bayramı, 19 Mayıs-Atatürk Günü, 20 Temmuz-Özgürlük Günü, 1 Ağustos-TMT’nin kuruluşu, 15 Kasım-KKTC’nin kuruluşu). Ülkelerin çoğunun bir ulusal bayramı var, bazılarının ise hiç yok. Koskoca İngiltere’nin, onca zengin tarihine rağmen, tek bir resmî ulusal bayramı bile yok. Vah zavallı! İngilizler açısından denizlerde bir yüzyılı aşkın süre Britanya üstünlüğünü güvence altına alan mutlak deniz zaferi sayılan Trafalgar’ı kutlayabilirdi. Ya da Napolyon’un emellerine kesin olarak son veren ve Britanya’yı Avrupa’nın hâkim gücü konumuna yükselten belirleyici an kabul edilen Waterloo Muharebesi’ni kutlayabilirdi. Ya da, yalnızca üç örnekle yetinecek olursam, RAF’ın Luftwaffe’yi püskürterek Alman işgalini engellediği ve Britanya’nın bağımsızlığını koruduğu, ülkenin “finest hour”ı sayılan 1940 Britanya Muharebesi’ni.

Bu kadar çok ulusal bayramımız olması, iki toplum arasında yeni bir ulusal trajediye yol açabilecek bir çatışmaya yatkınlığı artırmasalar ve sürdürülebilir bir çözümün önünde engel oluşturmasalardı, per se bir sorun olmazdı. Ulusal bayramlar, sağcı milliyetçi gruplara harekete geçme ve güç gösterisinde bulunma fırsatı sunarak gerilimi çoğaltan unsurlar olarak işlev görüyor. (Bkz. Security Studies’in “Dangerous Days: The impact of Nationalism on Interstate Conflict” çalışması). Kıbrıs örneğinde bu, “işgal altındaki bölgelerin kurtarılması” yönünde sürekli tekrarlanan bir söyleme, yani Türk askerlerinin askerî yollarla adadan çıkarılabileceği düşüncesine dönüşüyor. Bu tutum yalnızca siyasi açıdan tehlikeli değil, stratejik açıdan da gerçek dışıdır; güç yanılsamalarını besliyor ve barışçıl bir çözüm ihtimalini baltalıyor. Kısacası, Kıbrıslı Rumlar ile Kıbrıslı Türkler bir kısır döngüye girmiş durumda: Daha fazla bayram, daha fazla milliyetçi duyguya; bu da kendi içinde daha da fazla bayrama yol açıyor. Eğer gerçekten bu kısır döngü bizi yutmadan onu kırmak istiyorsak, yılın bir gününü ortak bir Kıbrıs anma günü olarak belirleyelim. Böyle bir günde Kıbrıslı Rumlar ve Kıbrıslı Türkler, her iki toplumun kurbanlarını, çatışmanın insani bedelini ve barış ile uzlaşma ihtiyacını anacaklardır. Bu, tarihi silmezdi; aksine onu mitlerden arındırır ve bir çatışma alanı olmaktan çıkarıp ortak bir zemine dönüştürürdü. Bu, bütün ulusal bayramları kaldırmamız gerektiği anlamına gelmiyor. Onlara başka bir anlam vermemiz gerektiği anlamına geliyor. Çatışmanın yeniden üretiminden, birlikte yaşamın hafızasına. Ulusal güç gösterisinden ortak travmanın tanınmasına. Ritüelleşmiş kutuplaşmadan siyasi olgunluğa. Şimdi bazıları çıkıp “Lafla peynir gemisi yürümez” diyecek olursa, ben de başka bir atasözüyle cevap vereceğim: “Gelinle damat istedikten sonra, kayınpeder vız gelir.”

Evet, Kıbrıs Cumhuriyeti önceki gün bağımsızlık bayramını “görkemli” biçimde kutladı. Ancak bizzat devletin varlığı, iki toplumun tarihsel hafızasının önemli bir bölümünde hâlâ tartışmalıdır. Kıbrıslı Rumlar için 1960 bağımsızlığı hiçbir zaman ideal hedef olmadı. Aksine, Enosis talebini frenleyen bir uzlaşmaydı. Bağımsızlık hiçbir zaman hedefimiz olmadı! Daha doğrusu, bağımsızlığımız EOKA yenilgiye uğradığı için “kazanıldı”; ancak bunu liderlerimizin söylemesi siyaseten doğru sayılmıyor ve elbette tarih ders kitaplarında da buna yer verilmiyor. Kıbrıslı Türkler açısından ise 1963-1974 bağımsızlık dönemi korku, güvensizlik ve şiddetle ilişkilendiriliyor. Ayrıca Kıbrıslı Rum tarafının devleti “ele geçirdiği” ve onu tek toplumlu bir devlete dönüştürdüğü yönünde bir algı hâkim. Bu anlatı bugün Kıbrıslı Türk kamu söyleminde baskın durumda ve Kıbrıslı Türklerin 1963’ten itibaren kenara itilen “eşit kurucu ortaklar” olduğunu vurgulayan siyasi liderlik tarafından da güçlendiriliyor. Böylece Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ulusal bayramı ortak bir hafıza zemini işlevi görmüyor; aksine Kıbrıs’ın hiçbir zaman ortak bir ulusal anlatıya sahip olamadığını hatırlatıyor. Bu boşluğu başka bayramlar dolduruyor: 25 Mart, 28 Ekim, 20 Temmuz, 15 Kasım. Bunların her biri yalnızca tarihsel değil, aynı zamanda siyasi bir yük taşıyor. Geçit törenleri, konuşmalar, semboller, marşlar, bayraklar, “kahramanlara” ve “düşmanlara” yapılan göndermeler, her toplumun ulusal anlatısının ritüel bir temsili olarak işlev görüyor. Bu anlatılar birbirleriyle rekabet hâlinde olduğu için de bayramlar birleştirmiyor, aksine bölüyor.

Kısacası, bağımsızlığımızı sanki hiçbir zaman sorgulanmamış, hiç yara almamış, bütün yurttaşlarını korumakta hiç başarısız olmamış gibi kutluyoruz. Bu ritüel katılık olumsuz çağrışımlar yaratıyor, çünkü tarihsel deneyimle tamamen çelişiyor: Bölünmeyi engellemeyi başaramamış, ortak (Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum) bir siyasi kimlik inşa edememiş, iki paralel hafıza ve iki paralel anlatıyla işlemeye devam eden bir devlet.

Yine de her yıl 1 Ekim geçit töreni, “ulusal birlik” gösterisi olarak sunuluyor. Oysa gerçekte birleştirmiyor. Yalnızca bölünmeyi ve iki toplum arasındaki siyasi güvensizliği sürdüren aynı ayrım çizgilerini yeniden üretiyor. Yıldönümü, yeniden düşünme anı olmak yerine, hiçbir şeyin değişmesini istemeyenlerin işine gelen bir anlatının teyidi işlevini görüyor. Bu nedenle olumsuz çağrışımlar tesadüf değil.

Kaynak: Politis
Etiketler: 1 Ekimbarışkıbrıskıbrıs cumhuriyetimilliyetçilikUlusal Bayramlar
KONUK YAZAR

KONUK YAZAR

Gazedda'ya konuk olarak yazan ve/veya yazıları başka mecralarda yayınlanan yazarlar.

Kıbrıs Sorunu: Öz ve Retorik
GÜNEYDEN YAZARLAR

Kıbrıs Sorunu: Öz ve Retorik

KONUK YAZAR
1 Ekim 2026
Kıbrıs Sorunu… Psikoterapiye Gitseydi
GÜNEYDEN YAZARLAR

Kıbrıs Sorunu… Psikoterapiye Gitseydi

GÜNEYDEN YAZARLAR
15 Eylül 2026
Kıbrıs–İsrail: Tam Olarak Hangi Konuda “Hemfikiriz”?
GÜNEYDEN YAZARLAR

Kıbrıs–İsrail: Tam Olarak Hangi Konuda “Hemfikiriz”?

GÜNEYDEN YAZARLAR
13 Eylül 2026
Not Defterimden: O Kapıdan Bir Daha İçeri Giremeyeceğimi Biliyorum
GÜNEYDEN YAZARLAR

Not Defterimden: O Kapıdan Bir Daha İçeri Giremeyeceğimi Biliyorum

GÜNEYDEN YAZARLAR
20 Ağustos 2026
Devam Et
Gazedda

© 2026 Gazedda - Copyleft

  • Künye
  • Dayanışma
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

Bulamadık
Tümünü Gör
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV

© 2026 Gazedda - Copyleft