AktüelEkolojiToprak çökmesi küresel nüfusun beşte birini etkileyebilir

Nüfus artışı ve kuraklık nedeniyle tarım için gereken büyük miktardaki su için yeraltı sularının aşırı kullanımı ve akiferlerin boşaltılması, toprak çökmesinin en önemli nedenlerinden. Uzmanlar önlemlerin bir an önce uygulanması gerektiğine vurgu yapıyor.
Gazedda Kıbrıs Gazedda KıbrısOcak 4, 2021
Gazedda_Patreon
Muzakere_CDF
Music will never ends..

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü‘nün (UNESCO) yaptığı yeni bir araştırmaya göre, toprağın çökmesi ya da kademeli olarak toprak çökmesi 2040 yılına kadar dünya nüfusunun yüzde 19’unu etkileyebilir.

Eğer hiçbir önlem alınmazsa, kuraklık, küresel ısınma ve insani faaliyetler sebebiyle yükselen deniz seviyeleri dünyanın birçok sahil kentini şiddetli sel riskiyle karşı karşıya bırakabilir. Bu da toprak çökmesi için yeterli bir sebep.

Örneğin, Endonezya‘nın başkenti Cakarta‘da son 10 yılda toprak 2,5 metreden fazla battı. Hükümet ise başkenti Borneo Adası‘na taşıma planları yapıyor.

The Guardian’ın haberine göre, Avrupa’da ise düz kıyı bölgeleri ile kuru iklimlerdeki kentsel ve tarım merkezleri en çok risk altında olan bölgeler.

İspanya Jeoloji ve Madencilik Enstitüsü‘ne bağlı olan projenin baş araştırmacısı Gerardo Herrera-García konuyla ilgili şunları söyledi:

Yoğun nüfuslu alanlar veya uzun süre kuraklık yaşayan yerlerde tarım için sulamaya ihtiyaç duyulan alanlarda zamanla suyu yer altından pompalamak gerekir. Su pompalandığında akiferlere yeniden dolacak su hacmi dışarı pompalanan su hacminden daha azdır.”

İnsan nüfusunun artması da çökme oranlarını artıran faktörlerden. İran’da nüfus son 50 yılda iki katından fazla arttı. Ülkenin şehirleri şu anda dünyanın en hızlı batan şehir merkezleri arasında yer alıyor ve her yıl 25 santimetre kadar batıyor. 

Küresel bir sorun

Toprak çökmesinin küresel ısınmanın yanında sürdürülebilirliği olmayan tarım uygulamalarıyla bağlantılı küresel bir sorun olduğuna da dikkat çekildi. Herrera-García, “Dünyanın en büyük akiferleri tarımsal amaçlarla tüketiliyor” dedi.

Herrera-García’ya göre, Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Meksika, Çin ve Hindistan‘daki yeraltı suları küresel gıda talebini karşılamak için hızla boşlatılıyor. Bu alanlarda devam eden çökme ise dünya nüfusunu etkileyecek.

Herrera-García küresel gıda üretimini sürdürülebilir hale getirmenin mümkün olduğunu, ancak sorunun hemen çözülmesi gerektiğini söyledi.

Bunun yanında küresel ısınmanın uzun süreli kuraklıklara neden olacağı için yer altından daha fazla su pompalandıkça çökme oranlarının daha da artacağı tahmin ediliyor. Öte yandan, önümüzdeki yüzyılda deniz seviyesinin bir metre yükselmesi bekleniyor. Bu da daha fazla alanın batacağı anlamına geliyor.

Çözüm var

Ancak, Herrera-García çökmenin büyük bir tehdit olsa da iklim değişikliğinden çok daha kolay çözülebileceği görüşünde. Uydular ve radarlar çökme alanlarını hızlı bir şekilde belirleyebilir ve sorunu çözmek için yerel yetkililer basit politikalar uygulayabilir.

Örneğin, Japonya‘nın başkenti Tokyo‘da çok büyük bir toprak çökmesi problemi yaşandı. Bu sorun, yer altı suyu yönetmelikleri uygulanarak çözüldü.

Çökmeye karşı alternatif su kaynakları bulmak, verimli tarım uygulamak ve suyu akiferlere geri enjekte etmek de çözümler arasında.

Gazedda Kıbrıs

Gazedda Kıbrıs

Gazedda'yı hem yaşatabilmek hem de içeriklerini daha da zenginleştirebilmek için okuyucu katkısına ihtiyacımız var. Bağımsız ve özgür olmak, öyle kalmak ve bu sesi yaygınlaştırmak, daha fazla paylaşmak istiyoruz. Bunun da yolu sizlerin desteğinden, yani yurttaşların, Gazedda’yı sahiplenen insanların gönüllü oluşturacakları fondan geçmektedir. Gazedda’ya patreon üzerinden destek olabilirsiniz. https://www.patreon.com/gazedda

LGBT kitapcık