• Künye
  • Dayanışma
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
Çarşamba, Temmuz 8, 2026
Bulamadık
Tümünü Gör
Gazedda
34 °c
Nicosia
28 ° Per
28 ° Cum
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV
Bulamadık
Tümünü Gör
Gazedda
Bulamadık
Tümünü Gör

Melis Karabulutoğlu: Artık Ev Kavramını Tek Bir Yerle Tanımlamıyorum

Kıbrıs’tan İngiltere’ye uzanan bir yaşam, Hyrox’la gelen dayanıklılık, kariyerle kurulan yeni ilişki ve aidiyet üzerine samimi bir söyleşi.

HAKAN ÇOBAN HAKAN ÇOBAN
8 Temmuz 2026
Okuma Süresi: 12 dk
A A
0
https://bsky.app/profile/gazeddakibris.bsky.socialhttps://www.threads.net/@gazeddakibris

Melis Karabulut hayatıma ilkokul 4. sınıfta girdi.

Esmer, güler yüzlü ve sempatik bir kızdı Melis.

İki yıl üst üste birlikte dans ettik, birbirimizin elini tuttuk.

Sonra okul hayatı bizi farklı yollara sürükledi.

Liseyi bitirdikten sonra Melis adadan ayrıldı. Aradan geçen yıllar boyunca zaman zaman yazıştık.

Ne zaman birbirimize ihtiyaç duysak, elimizi uzatıp dostluğumuzu canlı tutmaya devam ettik.

Ruhlarımız, sanki yıllar önce başladığı gibi, hâlâ birlikte dans ediyor.

Şimdi gelin, ilkokuldaki dans arkadaşımı sizlere tanıtayım: Melis Karabulutoğlu

Melis Karabulutoğlu kimdir? Seni tanımayan biri için kendini nasıl anlatırsın?

Merak etmeyi, öğrenmeyi ve insanlarla bağ kurmayı seven biri olduğumu söylerdim.

Kıbrıs’ta doğup büyüdüm ve 18 yaşımda eğitim için İngiltere’ye taşındım. O zamandan beri farklı şehirlerde, farklı çevrelerde ve hatta farklı kariyer yollarında kendimi keşfetmeye devam ediyorum. Yolculuğum beni Oxford Üniversitesi’nde kanser araştırmaları yapmaktan teknoloji sektöründe iş geliştirme alanında çalışmaya kadar oldukça farklı deneyimlerle buluşturdu.

Ancak bugün geriye dönüp baktığımda, bu yolculukta en çok değer verdiğim şeyin sadece akademik veya profesyonel başarılar değil, tanıştığım insanlar ve kurduğum ilişkiler olduğunu görüyorum. Farklı kültürlerden, farklı bakış açılarından insanlarla bir araya gelmek dünyaya bakışımı şekillendirdi ve bana sürekli öğrenmenin sadece kitaplardan değil, insanlardan da geçtiğini öğretti.

Yıllardır ülkemin dışında yaşıyor olmak ise bana aile bağlarının, dostlukların ve küçük jestlerin ne kadar kıymetli olduğunu gösterdi. Bu yüzden hayatımda başarı kadar insan ilişkilerine de değer veriyorum.

Hayatın en güzel fırsatlarının çoğu, bazen konfor alanının dışına çıkıp bilinmeyene adım attığınızda karşınıza çıkıyor.


Takip ettiğim kadarıyla sürekli şehir değiştiriyorsun. Sürekli değişim yaşayan biri olarak adapte olmak için hangi yöntemleri uyguluyorsun? 

Hayatım boyunca yeni deneyimlere açık olmaya çalıştım. Çoğu insanın risk olarak gördüğü durumlara ben genellikle bir öğrenme fırsatı olarak bakıyorum. Benim için bir yolun kolay ya da zor olması hiçbir zaman belirleyici olmadı; asıl önemli olan o deneyimin bana ne katacağı, hangi insanlarla yollarımı kesiştireceği ve beni nasıl geliştireceğidir. Çünkü her yeni deneyim, hem kendimizi hem de hayattan ne istediğimizi daha iyi anlamamıza yardımcı oluyor.

Şehir ve hatta ülke değiştirmek de akademik yolculuğumun doğal bir parçası oldu. Elbette her başlangıç beraberinde bazı belirsizlikler getiriyor, ancak üniversitelerin sunduğu kulüpler, topluluklar ve öğrenci birlikleri sayesinde yeni insanlarla tanışmak benim için her zaman daha kolay oldu. Salsa topluluğuna katıldım, farklı spor aktivitelerinde yer aldım ve bu sayede hem yeni arkadaşlıklar kurdum hem de bulunduğum ortama daha hızlı adapte oldum. Özellikle spor, farklı ülke ve şehirlerde kendime ait bir topluluk bulmamı sağlayan en güçlü araçlardan biri oldu.

Bunun yanında, tek başıma vakit geçirmekten ve yeni yerler keşfetmekten de büyük keyif alıyorum. Her şeyin hemen yerine oturmasını beklememek ve kendine zaman tanımak bence çok önemli. Yeni bir ortama uyum sağlamada en değerli özelliklerin ise iletişime açık olmak, merak duygusunu kaybetmemek, samimi davranmak ve her zaman alçakgönüllü kalabilmek olduğuna inanıyorum.

Akdenizli, adalı ve Türkçe konuşan Kıbrıslı bir kadın olarak kendini nereye ait hissediyorsun? Doğduğun topraklar seni hâlâ arkandan çağırıyor mu? 

Açıkçası, Kıbrıs’tan ayrılalı 15 yıl oldu ve hâlâ bazen kendime aynı soruyu soruyorum: Benim evim neresi?

Köklerim Kıbrıs’ta, ailem Kıbrıs’ta. O yüzden ne kadar zaman geçerse geçsin, orayla olan bağım hiç kopmuyor. Ama bir yandan da yıllar geçtikçe Kıbrıs bana biraz yabancılaşmaya başladı. Geri gittiğimde çok tanıdık geliyor, sevdiklerimle olmak çok iyi geliyor ama şöyle de bir gerçek var ki orada artik misafirim gercegini degistirmiyor. 

Şu an İngiltere’yi evim olarak görüyorum çünkü burada kurduğum bir hayat, dostlarım ve çok sevdiğim insanlar var. Belki biraz klişe gelecek ama benim için ev, sevdiklerinizin olduğu yer. Bunu öğrenmem ve benimsemem zaman aldi. Kıbrıs’a gittiğimde kendimi evimde hissediyorum, İngiltere’ye döndüğümde de “eve geldim” diyorum. O yüzden artık ev kavramını tek bir yerle tanımlamıyorum.

Bu biraz hassas bir konu çünkü aidiyet duygusu herkes için farklı. Ben Kıbrıs’tan ayrıldığımda öğrenmek, gelişmek ve keşfetmek istiyordum. Geriye dönüp baktığımda hiçbir pişmanlığım yok. Tam tersine, bana ve kız kardeşime bu fırsatı veren aileme karşı büyük bir minnettarlık hissediyorum. Sanırım bugün geldiğim noktada şunu öğrendim: Nerede olursam olayım, mutluluğu küçük şeylerde bulabiliyorsam ve sevdiklerim yanımdaysa, kendimi evimde hissedebiliyorum. 

Spor daha spesifik olark Hyrox hayatına nasıl girdi? Hyrox nedir?  Hayatına kattıklarından biraz bahseder misin? 

Yıllar içinde tenis, basketbol, bisiklet ve kürek gibi birçok sporun içinde oldum. Doktoramı tamamlayıp yoğun geçen kürek dönemini kapattıktan sonra yeni bir hedef, yeni bir heyecan ararken Hyrox’la tanıştım.

Haziran 2024’ten beri de büyük bir keyifle devam ediyorum. Farklı ülkelerde yarışlara katıldım ama benim için işin en güzel yanı sadece performans değil; yeni yerler görmek, yeni insanlarla tanışmak ve bu topluluğun bir parçası olmak.

İster ilk yarışın olsun ister ellincisi, herkes aynı heyecanı yaşıyor. Bitiş çizgisini geçmenin verdiği his ise bambaşka.

Spor benim için hiçbir zaman bir zorunluluk olmadı. Benim rutinim, tutkum ve enerji kaynağım. O yüzden insanlara hep şunu söylüyorum; başlamak için profesyonel olmanıza gerek yok. İster Hyrox, ister koşu, yürüyüş ya da yoga… Önemli olan kendimize vakit ayırmak ve sağlığımıza yatırım yapmak.

Özellikle yarışmalara katılmayı düşünüp de çekinenlere tek tavsiyem var: Bir deneyin. Eminim hem kendinizle gurur duyacak, hem de düşündüğünüzden çok daha fazlasını yapabildiğinizi göreceksiniz. 

Son yıllarda seramik dersleri almaya başladın. Çamurla çalışmak sana ne hissettiriyor? Ürettiklerini nasıl değerlendiriyorsun?

Yeni aktiviteler ve hobiler denemeye karşı doğal karşı doğal bir merakım var. Belki de çabuk sıkılıyorum ya da sürekli yeni şeyler öğrenmek istiyorum! Aynı zamanda bu, arkadaşlarımla farklı ve keyifli ortamlarda vakit geçirmenin de bir yolu. Kahve sohbetlerini, yürüyüşleri çok seviyorum ama insanlarla bağ kurmanın hep yeni ve eğlenceli yollarını arıyorum.

Evde seramik yapmak ve boyakı aslında bir DIY (kendin yap) aktivitesi olarak başladı. Hâlâ bunlarla vakit geçirmekten keyif alıyorum. Cok iyi olduğumu söyleyemem ama bana yavaşlamayı, anda kalmayı ve zihnimi sakinleştirmeyi gerçekten öğretiyor. Ellerimi ve zihnimi kullanarak yeni bir şeyler üretmek hoşuma gidiyor. Gerçi itiraf etmeliyim ki ortaya çıkan tasarımlar her zaman çok estetik olmuyor; hatta oldukça başarısız denemelerim de oldu! Ama bence işin güzelliği tam da burada. Mükemmel olmak zorunda değiliz, ben de mükemmelliğin peşinde değilim. Asıl önemli olan denemek, heves duymak ve o anın tadını arkadaşlarımla birlikte çıkarabilmek.

Şimdiye kadar kupa, kâse, saksı ve takılık gibi parçalar yaptım. Bunları günlük hayatta kullanmak ve sevdiklerime hediye etmek bana ayrı bir keyif veriyor. 🙂 

Arada sırada buz banyosu yaptığını görüyorum. Bunu yapmandaki amacın nedir? Sana ne gibi katkılar sağlıyor? 

Son yıllarda sauna ve buz banyosunun faydalarıyla ilgili çok fazla haber, makale ve bilgi duyuyoruz. Açıkçası ben de yıllarca buz banyosunu denemeye cesaret edemedim! Oxford’da yeni bir sauna merkezine gittiğimde, Avrupa’da oldukça yaygın olan sauna ve buz banyosu konseptiyle karşılaştım ve sonunda “neden olmasın?” dedim.

İlk deneyimim hiç kolay değildi. Hatta ilk birkaç saniyede “Ben burada ne yapıyorum?” diye düşündüğümü hatırlıyorum. Vücudun soğukla karşılaştığında yaşadığı o ilk şok gerçekten çok yoğun. Ama tam da bu noktada buz banyosunun beni en çok etkileyen tarafını keşfettim. Soğuğun içinde kalırken nefesine odaklanmayı, sakin kalmayı ve zihnini kontrol etmeyi öğreniyorsun. Bir anlamda, rahatsızlık hissiyle savaşmak yerine onunla barışmayı öğreniyorsun

Bugün hâlâ düzenli olarak yapmaya çalışıyorum. Özellikle spor yapan insanlar için kaslardaki gerginliği azaltmak, yoğun antrenmanlardan sonra toparlanmaya destek olmak ve bedenle zihnin bağlantısını güçlendirmek açısından çok değerli olduğunu düşünüyorum.

Her zaman kendimi yeni deneyimlere ve konfor alanımın dışına çıkmaya teşvik etmeyi sevmişimdir. Buz banyosu da benim için biraz öyle başladı. Şimdi ise hem bedenimi hem de zihnimi zorlayıp geliştiren keyifli bir rutine dönüştü. Her seferinde bana düşündüğümüzden çok daha dayanıklı olduğumuzu hatırlatıyor.

Kıbrıs’a dair en çok özlediğin üç şeyi, nedenleriyle birlikte paylaşır mısın?

İster 20’lerimde olayım, ister 30’larımda, ister 50’lerimde… Galiba bazı özlemler hiç değişmiyor. En çok özlediğim şeylerden biri, çat kapı annemle babamın evine gidip o sıcacık sarılmayı alabilmek.

Pazar günleri aileyle içilen Türk kahveleri… Uzayıp giden sohbetler… Kalabalık sofralar… Bitmeyen kahkahalar…

Bir de tabii memleketimin o uzun yazları… Gurbette yaşayanlar bilir; denizin, kumun, o tuzlu havanın, yaz akşamlarının özlemi bir başka olur.

Anneannemin elinden çıkan bamya yemeğini bile özlüyorum. Aslında sadece bamyayı değil… Onun elinin lezzetini, mutfaktan gelen kokuları, hep birlikte sofranın etrafında toplanmayı özlüyorum.

Sanırım yıllar geçtikçe insan şunu daha iyi anlıyor; hayatımıza birçok insan girip çıkıyor ama aile, köklerin, ait olduğun yer hep orada kalıyor. Belki de bu yüzden, bir zamanlar düşünmeden yaşayıp geçtiğimiz o küçük anlar var ya… Meğer en kıymetlileri onlarmış.

Gelecekte seni neler bekliyor? Hedeflerin var mi ? 

Bu soru benim için en zor sorulardan biri sanırım. Çünkü açıkçası kendimi tam olarak nerede yaşayacağımı, nereye yerleşeceğimi yüzde yüz biliyor gibi hissetmiyorum.

Sevdiğim bir işim var ve uzaktan çalışmanın getirdiği özgürlüğün kıymetini biliyorum. Daha çok seyahat etmek, dünyanın dört bir yanına dağılmış arkadaşlarımla daha fazla vakit geçirmek ve doğayla iç içe, denize yakın; sevdiklerimle bir hayat kurmayı hayal ediyorum.

Tabii ki kariyerim, hedeflerim ve hayallerim benimle birlikte büyümeye devam edecek. Ama zamanla şunu öğrendim; kariyerim benim yaptığım şey, kim olduğum değil. Unvanlar ve başarılar tabiki önemli, ama değerimi belirleyen şeyler değiller.

Bir de şunu öğreniyorum; her şeyi biliyor olmamak ya da belirsizlik içinde olmak, geride kaldığım anlamına gelmiyor.

Belki de artık hedefim, her şeyi planlamak değil; hayatın akışına biraz daha güvenip, bulunduğum anın tadını çıkarabilmek… 

Sınırsız bir bütçen olsa ve Kıbrıs’ta bir proje gerçekleştirecek olsan, nasıl bir proje yapardın?

Sınırsız bir bütçem olsaydı, Kıbrıs’ta gerçekleştirmek isteyeceğim iki hayal projem olurdu.

Birincisi, uzaktan çalışanlar, girişimciler ve yaratıcı zihinler için bir çekim merkezi yaratmak. İnsanların birlikte çalışabileceği, üretebileceği ve parlak fikirleri Kıbrıs’a taşıyabileceği bir ortak yaşam ve inovasyon merkezi…

Ama kalbime en yakın olan proje ise, kanser deneyimi yaşamış bireyler için bir iyileşme ve dayanışma retreat merkezi kurmak olurdu. Benzer yollardan geçmiş insanların bir araya gelip birbirlerine destek olabilecekleri, spor yapabilecekleri, sağlıklı yaşamı destekleyen aktivitelerle güç bulabilecekleri, yeni beceriler öğrenebilecekleri ve kendilerini yalnız hissetmeyecekleri kapsayıcı bir alan hayal ediyorum.

Iyileşmek sadece fiziksel değil; bazen en çok ihtiyacımız olan şey, anlaşılmak, paylaşmak ve yeniden hayata bağlanmak. Ve bence bunu herkes hak ediyor.

Etiketler: Diasporagöçİngilterekadın
HAKAN ÇOBAN

HAKAN ÇOBAN

Aktivizmi, yaratıcılığı ve edindiği küresel deneyimleri bir araya getirerek toplulukları birbirine yakınlaştırmayı amaçlayan yazar, aktivist ve stand-up komedyen | A writer, activist, and stand-up comedian who brings together activism, creativity, and global experiences with the aim of bringing communities closer together.

Mustafa Mıstıki Araz: “Dinlemezsek Birbirimizi, Anlayamayız” 
SÖYLEŞİ

Mustafa Mıstıki Araz: “Dinlemezsek Birbirimizi, Anlayamayız” 

HAKAN ÇOBAN
17 Mayıs 2026
Ardel Biran: Kıbrıs’tan Avrupa Sahnelerine Uzanan Bir Yolculuk
SÖYLEŞİ

Ardel Biran: Kıbrıs’tan Avrupa Sahnelerine Uzanan Bir Yolculuk

HAKAN ÇOBAN
13 Mayıs 2026
Prag’da Bir Mimar: Yusuf İkinci
SÖYLEŞİ

Prag’da Bir Mimar: Yusuf İkinci

HAKAN ÇOBAN
28 Nisan 2026
Belçika’da Bir Uçak Mühendisi: Yağmur Kalfaoğlu
SÖYLEŞİ

Belçika’da Bir Uçak Mühendisi: Yağmur Kalfaoğlu

HAKAN ÇOBAN
16 Mart 2026
Devam Et
Gazedda

© 2026 Gazedda - Copyleft

  • Künye
  • Dayanışma
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

Bulamadık
Tümünü Gör
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV

© 2026 Gazedda - Copyleft