AktüelGazeddablogMertkan HamitKoronavirüse karşı dirençli olmak – Mertkan Hamit

Bireysel olarak Corona virüsüne karşı dirençli olmak istiyorsak ellerinizi sıkça yıkamak yetmiyor. Toplumsal bir salgının ekonomik anlamda yaratacağı olumsuzluklar, uzun süreli olursa, çoğu hizmetlerin sağlanması da mümkün olmayabilir.
Mertkan Hamit Mertkan HamitMart 5, 2020
Şiddete Karşı Yan Yana - LTB

Eğer başlığa bakıp, sağlıklı yaşam önerileri vereceğim düşüncesindeyseniz, hiç yanlış beklentiniz olmasın. Buradaki esas tartışma mevzusu ekonomik kalkınma penceresinden olacak.

Çin’de görüldükten sonra dünyanın birçok bölgesine yayılan Coronavirus’ün yayılma hızına yetişemeyeceğimiz anlaşıldı. Bu doğal olarak insanların kendilerini korumak için daha güvenilir alanlarda bulunması ve özellikle topluluk halinde bulunmasına yönelik kaygıların artmasına neden olmaktadır. Bu da temel bir noktayı ortaya çıkarıyor. Bu süreçte insanlar daha az hareket edecek. Daha az yolculuk yapacak.

Tahmin edebileceğiniz gibi bu noktada krizin ilk vuracağı sektörlerin arasında ulaştırma olacak. Ulaştırma etrafında mal dolaşımlarında gecikmelerin yaşandığı biliniyor. Koşullar gereği çeşitli kaynaklar Çin’den ithal edilen ürünlerin 2 ile 4 hafta arasında gecikmelerle ülkeden ayrıldığını söylüyor. Bu ticaret hacminde bir daralmaya, doğal olarak da ithalata dayalı ekonomilerde ciddi dengesizliklere neden olabilir.

Bir diğer konu ise turizm ile ilgili. Özellikle havayolu ile seyahatin çok daha riskli hale gelmesinden ötürü, havayolu firmalarının ciddi  bir daralma yaşayacağını öngörebiliriz. Bugün, Guardian’da bununla ilgili ilk gelişme ortaya çıktı. Avrupa’nın en büyük bölgesel havayolu şirketi olan, Exeter merkezli FlyBe isimli şirket, 2 ay önce kurtarma paketi açıklanmasına rağmen çöktü.

Bu önümüzdeki dönemlerde daha az uçuş ve daha az turizm anlamına geliyor. Bu bölgesel olarak da Kıbrıs’ın kuzeyi ve güneyinde turizm gelirlerinde bir azalma olacağına işaret ediyor. Bununla beraber hali hazırda belli geçiş noktalarının kapatılması, ada içi turizmde de kuzey Kıbrıs aleyhine bir durum yaratacağı aşikar.

Bu gelişmeler hem günübirlik turlarda hem de paket  tur opsiyonlarını satın alan turistlerin, hangi oranda paket turlarını iptal ettiğinin bilinmesini son derece gerekli kılmaktadır. Ancak, bununla ilgili kamusal bir bilgi henüz yok.

Turizmde, bir süredir yaşanan AirBnb gibi platformlardaki kuzey Kıbrıs’a yönelik kısıtlama konusunda gerek Otelciler Birliği gerekse de Turizm bakanlığının sessizliği de soru işaretleri yaratıyor. Mevcut trend tur operatörlerini aleyhine gelişirken, kendi tercihi ile kuzey Kıbrıs’ta konaklamaktan yana sorunu olmayan kişilere olanak sağlanmasını gerekli kılıyor. Ancak bununla ilgili olarak da seçenek bolluğu yaratılması mümkün olmadığı ve turizm bakanlığının konuyu görmezden geldiği için ilerlemek pek mümkün olmayacak.

Peki turizm neden bu kadar önemli diye soruyorsanız, temel ekonomi tablolarında biri olan ödemeler dengesine bir göz atmanın yararlı olacağına inanıyorum. Elimizde 2019 yılında paylaşılan ve 2018 yılında hesaplanan ödemeler dengesi tablosuna bakarsanız, şu noktaları ön plana çıkarabiliriz.

  1. Dış ticaret dengesi ithalata aşırı bağımlılık durumunu göstermektedir. 2018 yılı içinde 1,8 milyar dolarlık dışalıma karşılık, 100 milyon dolarlık satış gerçekleşti. Dış ticaret dengemiz -1,7 milyar dolar seviyesinde.
  2. Buna rağmen net turizm gelirleri 912 milyon dolar, yüksek öğretim gelirleri 786,9 milyon dolar ve diğer görünmeyen kalemler de 935 milyon dolar olmaktadır ve cari işlemler dengesi pozitif bir rakama dönmektedir.
  3. Cari işlemler dengesinin pozitif olması, ülkede değer kaybeden para birimine karşı, hali hazırda dolar cinsinden hesaplanmış halinde 131 milyon dolar fazla vermesi ekonominin sürdürebilirliği açısından son derece önemlidir.
  4. Sermaye hareketlerine baktığımızda ise TC kredileri ve diğer sermaye hareketlerinin girişi ile 289 milyon dolarlık bir sermaye akışı olduğunu ve bunun genel dengeye katkı yaptığını görüyoruz.
  5. Ancak 2016, 2017, 2018 yıllarına karşılaştırmalı olarak baktığımızda genel dengenin azaldığını, 2017 yılında net denge 425 milyon dolar olmasına rağmen, 2018 yılında bu rakamın 289 milyon dolara gerilediğini görüyoruz.

Ancak buradaki en önemli nokta, dış ticaretten kaynaklı cari açığın kapatılması için en önemli gelirlerin yükseköğrenim ve turizm sektörleri üzerinden geldiği gerçeğidir.

Başka bir deyişle, ekonomik modelimizin temelini oluşturan ithalata dayalı hayatımızı sürdürebilmemiz için turizm ve yükseköğretim sektöründeki insan hareketlerinin devamlılığına bağımlıyız.

Ancak Coronavirüsü bu insan hareketlerini sınırlayacak bir durum yaratmaktadır. Bu yüzden de, ödemeler dengesinde açık yaşanmakta, muhtemelen 2020 yılında ödemeler dengesi negatif olarak hesaplanacaktır.

Bu ekonomik modelin gümbür gümbür yaklaşan ekonomik şoka karşı hızlı reform ihtiyacını ortaya koymaktadır.

Türk lirasının değer kaybı, kktcnin uluslararası anlamdaki problemleri, kuzey kıbrıs hükümetlerindeki istikrarsızlık ve tüm bunların yanında da acil hareket etme kabiliyeti ve ekonomi yönetimi konusunda başarılı bir performans sergileyemeyen kamu sektörü hızlı hareket edilebilme şansını azaltıyor.

Ancak yaklaşan şok, cesur politikalar uygulamak isteyenler için hala daha bir olanak yaratmaktadır. Günübirlik politikaların ötesinde, dirençli bir ekonomik yapı kurmak için kısa, orta ve uzun dönemli politikaların belirlenerek, hızlı bir reform süreci gerekmektedir.

Bunun için özellikle sosyal adaletin korunarak, toplumda yeni kutuplaşmaların önlenmesi için sosyal yardım kapsamındaki dar gelirliler, işsizler gibi gruplara yapılacak ekonomik katkının çok önemli olacağı açıktır. Bu anlamda yeniden bölüşüm üzerine gidilerek, kamu bütçesindeki gereksiz harcamalardan vazgeçerken, sosyal yardım konusunda bütçenin ve hizmetlerin geliştirilmesi gerekiyor.

Bir diğeri ise işgücü verimlilik ve etkinliğini arttırmak. Bunun için de becerilere odaklanabilecek bir eğitim sistemini de hedefe koymak gerekir. Bir taraftan emek gücünün becerilerinin ve pazardaki ihtiyaçlara göre daha verimli olmasını sağlamak diğer tarafta hayat becerilerini arttırarak ekonomik kararlarını verirken daha etkin çözümler bulmasını sağlamak gereklidir.

İş gücüne dahil olamayan kadınların katılımını sağlamak, bunu yine refah devleti modeli ile birlikte düşünerek makul fiyatlı gündüz bakım merkezlerinin yaratılması son derece önemlidir. Bunun kaynağı için toplu sözleşme hakkının genişletilerek, sektörel hale gelmesi. Böylelikle aynı sektördeki insanların oluşturacağı havuz üzerinden çeşitli hizmetlerin sağlanabilmesi mümkün olabilir. Daha fazla kadının iş gücüne dahil olması, vergi gelirlerine de üretime de, tüketime de olumlu etkisi olur.

Son olarak, geçişlerle ilgili kısıtlamaların sonlanması, ekonominin genişlemesi için yeşil hat ticaretinin genişlemesi ve ekonomik yakınlaşma için uyumlaştırıcı politikalar gereklidir. Bu anlamda da, iki toplum arasındaki ilişkilerin sağlıklı biçimde devam ettiğinden emin olmak gerekir.

Bireysel olarak Corona virüsüne karşı dirençli olmak istiyorsak ellerinizi sıkça yıkamak yetmiyor. Toplumsal bir salgının ekonomik anlamda yaratacağı olumsuzluklar, uzun süreli olursa, çoğu hizmetlerin sağlanması da mümkün olmayabilir. Bu durumda ekonomik modelin salgın hastalık riskine karşı çözümlere sahip olması ve kuvvetle muhtemelen yaşanacak ekonomik daralmanın yönetilmesi için şimdiden bir  yol haritasının oluşturulmuş olması gerekiyor. Gecikmenin maliyeti, statükoyu korumanın huzurundan çok daha pahalı olacağı kesin.

Mertkan Hamit

Mertkan Hamit

Ekonomist, Araştırmacı. İnsan Hakları üzerine Doktora adayı. Mağusa İnisiyatifi ve MAGEM aktivisti.

Music will never ends..

Gazeddakıbrıs yurttaş gazeteciliği anlayışı ile yayın yapan, yurttaştan yana taraf olan ve gazetecilikte meslek etiği ilkelerine inanan bir yayın organıdır.
Gazeddakıbrıs unutulanları, unutturanlara inat hatırlatandır.
Gazeddakıbrıs her koşulda barıştan yanadır.
Gazeddakıbrıs yurttaşın kendisi, O’nun sözüdür.

Gazeddakıbrıs, 2020 ↄ⃝ copyleft