koronavirus“Hükümetler, koronavirüsü hak ihlallerini meşrulaştırmak için kullanıyor”

İnsan Hakları İzleme Örgütü'nden Gerry Simpson, "Eleştiride bulunan kişilere şiddet uygulamak, onları tutuklayıp yargılamak ve onlara sansür uygulamak bunların salgını durdurmaya hiçbir faydası yok" dedi.
Gazedda Kıbrıs Gazedda KıbrısŞubat 12, 2021
Gazedda_Patreon
Muzakere_CDF
Music will never ends..

İnsan Hakları İzleme Örgütü, yaptığı açıklamada dünyada en az 83 hükümetin koronavirüs salgınını ifade özgürlüğü ve barışçıl toplanma özgürlüğü ihlallerini meşrulaştırmak için kullandığını söyledi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü’nun raporuna göre, salgın sırasında hükümetler tarafından mağdur edilenler arasında gazeteciler, aktivistler, sağlık çalışanları, siyasi muhalefet grupları ve hükümetlerin koronavirüse ilişkin uygulamalarını eleştiren kişiler yer aldı.

Koronavirüs pandemisi sırasında bazı barışçıl gösteriler dağıtılmış, medya kuruluşları kapatılmış ve halk sağlığını tehdit eden belirsiz hükümler içeren yasalar çıkarılmıştı.

‘Salgını durdurmaya bir faydası yok’

İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün Kriz ve Çatışma Birimi Yardımcı Direktörü Gerry Simpson, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

Hükümetler, insanları susturmak yerine maske takmaya teşvik ederek Covid-19 ile mücadele etmelidir.

Eleştiride bulunan barışçıl kişileri dövmek, onları tutuklayıp yargılamak ve onlara sansür uygulamak ifade özgürlüğü de dahil olmak üzere birçok temel hakkı ihlal ediyor, bunların salgını durdurmaya hiçbir faydası da yok.”

 ‘Derhal son verilmeli’

İnsan Hakları İzleme Örgütü, hükümetlerin ve diğer devlet makamlarının koronavirüs salgınının yayılmasını önlemek adına uyguladıkları ifade özgürlüğü üzerindeki aşırı kısıtlamalara derhal son vermeleri ve kötüye kullanımlara sebebiyet veren kişilerin sorumlu tutulması gerektiğini söyledi.

Örgüt, ifade özgürlüğüne yönelik yasadışı müdahalelerin en yaygın tepki olduğu belirledi. Çin, Küba, Mısır, Hindistan, Rusya, Türkiye, Venezuela ve Vietnam gibi bazı ülkelerde ise hükümet ihlalleri binlerce insanı etkiledi.

‘Neden gerçekleri gösteremiyorum?’

Çin, Mısır ve Bangladeş gibi bazı ülkelerde insanlar yalnızca koronavirüs salgını sırasında hükümet icraatlarını eleştirdikleri için halen gözaltında tutuluyor.

Bu isimlerden bir tanesi de gazeteci Zhang Zhan. 37 yaşındaki Zhan, Vuhan’a giderek koronavirüs salgını hakkında haber yaptığı için aralık ayında dört yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

Zhan’ın avukatı, Zhang Zhan’ın mayıs ayında tutuklanmasından kısa bir süre sonra açlık grevine başladığını, yetkililerin kendisini zorla beslediğini ve sağlığının gittikçe kötüleştiğini aktardı.

Gazeteci Zhan, tutuklanmadan önce “Her günümü korku içinde geçiriyorum. Bir asker beni tehdit ettiğinde ya da bir polis beni öldüresiye döveceğini söylediğinde veya bir arkadaşım Ulusal Güvenlik Departmanı tarafından takip edildiğimi söyleyerek beni uyardığında korkuyorum. Ben sadece gerçekleri belgeliyorum. Neden gerçekleri gösteremiyorum?” demişti.

Yaygın hak ihlalleri

İnsan Hakları İzleme Örgütü tarafından tespit edilen hükümetler tarafından gerçekleştirilen yaygın hak ihlalleri ise şöyle:

En az 18 ülkede asker veya polis güçleri, yetersiz sağlık bütçesi, sokağa çıkma yasakları, sağlık çalışanları için maske ve eldiven tedariğinde eksiklikler gibi konularda salgına ilişkin hükümet tedbirlerini eleştirenlerin de aralarında olduğu gazeteciler, blog yazarları ve protestoculara fiziksel saldırılarda bulundu. Gücün kötüye kullanıldığı örnekler arasında, barışçıl protestoculara gerçek mermilerle ateş etmek, gözaltı sırasında saldırmak gibi cezasızlıkla sonuçlanan ihlaller yer alıyor. Uganda’da güvenlik güçleri onlarca protestocuyu öldürmüştü.

En az 10 ülkede yetkililer, salgını ya da bazı durumlarda sosyal mesafe tedbirlerini gerekçe göstererek, Covid-19 salgınının yönetilmesine yönelik protestoları ve koronavirüsle ilgisi olmayan ancak hükümet politikalarını eleştiren toplantıları keyfi olarak yasakladı ve dağıttı.

2020 yılının ocak ayından beri, en az 24 ülkenin hükümeti, halk sağlığının tehdit edildiğini iddia ederek koronavirüs salgınına veya bir başka halk sağlığı sorununa ilişkin yanlış bilgilendirme olduğu iddia edilen yayınların yapılmasını suç ilan eden belirsiz yasalar ve kurallar çıkardı.  En az beş ülke, halk sağlığının da aralarında bulunduğu başka konularda yanlış olduğu iddia edilen bilgilerin yayınlanmasını da suç olarak tanımladı.

En az 51 ülkede, çıkarılan yasa ve yönetmeliklerin Covid-19 salgınını önlemenin yanı sıra terörle mücadelede ve hükümetin salgına yönelik tutumunu ya da salgın ile ilgisi olmayan politikalarını eleştirenlere para cezası veya hapis cezası uyguladı.

En az 33 hükümet, yeni yasaları veya salgın öncesinden kalan yasaları kullanarak ya da herhangi bir yasayı gerekçe göstermeksizin, eleştiride bulunan kişileri tehditlere maruz bıraktı. Bazı vakalarda salgın tedbirlerini eleştirdikleri takdirde onları yargılamakla tehdit etti. Bu ülkelerden sekizinde yetkililer salgına yönelik tutumlarını halka açık bir şekilde eleştirdikleri için sağlık personellerine soruşturma açtı, onları tehdit etti veya görevden aldı. En az sekiz ülkede, halk sağlığı konuları da dahil olmak üzere yetkililerden bilgi talep etme ve bilgi edinme hakkı askıya alındı veya kısıtlandı. En az 12 ülkede, Covid-19 ile ilgili bazı haber yayınları engellendi veya salgın hakkında yayın yapan medya kuruluşları kapatıldı.

Kısıtlamalar şartlara bağlı olmalı

Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi (MSHS) de dahil insan hakları sözleşmeleri, ifade ve toplanma özgürlüğüne yönelik kısıtlamalara, bu kısıtlamalar ancak yasal olduğunda, milli güvenliğin, kamu düzeninin, kamu sağlığı ve ahlakının korunması gibi meşru amaçların gerçekleştirilmesi için zorunlu, bu amaçlarla orantılı ve ayrımcı olmadığında izin veriyor.

Diğer meşru amaçlar arasında ise ifade özgürlüğüne ilişkin olarak başkalarının haklarının veya itibarının korunması, toplanma özgürlüğüne ilişkin olarak başkalarının “hak ve özgürlüklerinin” korunması yer alıyor.

İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün ifade veya toplanma özgürlüğünü ihlal ettiğini tespit ettiği 83 ülkeden sadece 44’ü olağanüstü hal ilan etti. Ancak, bu ülkelerin hiçbiri ifade özgürlüğünü askıya almadı. Toplanma özgürlüğü ise sadece sekiz ülke tarafından askıya alındı. Askıya alma bildiriminde bulunmamak hükümetlerin olağanüstü hal yetkilerini kısıtlayacak uluslararası denetimden kaçmasını kolaylaştırıyor.

Gazedda Kıbrıs

Gazedda Kıbrıs

Gazedda'yı hem yaşatabilmek hem de içeriklerini daha da zenginleştirebilmek için okuyucu katkısına ihtiyacımız var. Bağımsız ve özgür olmak, öyle kalmak ve bu sesi yaygınlaştırmak, daha fazla paylaşmak istiyoruz. Bunun da yolu sizlerin desteğinden, yani yurttaşların, Gazedda’yı sahiplenen insanların gönüllü oluşturacakları fondan geçmektedir. Gazedda’ya patreon üzerinden destek olabilirsiniz. https://www.patreon.com/gazedda

LGBT kitapcık