AktüelEkolojiEmisyon azaltımı küresel ısıtmayı 20 yıl içerisinde yavaşlatabilir

Leeds Üniversitesinden akademisyenler tarafından yapılan çalışmaya göre emisyon azaltımının hızla ve keskin şekilde gerçekleştirildiği senaryo, fosil yakıtların devam ettiği senaryoya kıyasla 13 kat daha risksiz.
Gazedda Kıbrıs Gazedda KıbrısAralık 9, 2020
Muzakere_CDF
LGBT kitapcık

Nature Climate Change‘de yayınlanan yeni bir çalışma kapsamında, farklı ölçeklerde gerçekleştirilecek emisyon azaltımının, önümüzdeki yirmi yıl içerisinde küresel ısınmanın hızını ne şekilde etkileyebileceği araştırıldı.

Bu kapsamda, gözlemlenen doğal iklim değişkenliğine ilişkin tahminlerin yanı sıra, farklı iklim modellerinde yer alan binlerce simülasyon kullanıldı.

bianet’te yer alan habere göre Leeds Üniversitesi‘nden araştırmacılar tarafından yapılan çalışmanın sonuçları Paris İklim Anlaşması’nın hedefleriyle uyumlu olarak emisyon azaltımına yönelik güçlü ve hızlı şekilde atılacak adımların, önümüzdeki 20 yıl içerisinde küresel ısınmayı önemli ölçüde yavaşlatabileceğini ortaya koydu.

Hızlı şekilde etki edebilir

Daha önce gerçekleştirilen araştırmalar, emisyon azaltımının küresel ısınmayı yavaşlatma etkisinin yüzyılın ikinci yarısına kadar başlamayacağını öne sürüyordu.

Ancak bu çalışmaya göre, iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik acilen hayata geçirilecek faaliyetler, yalnızca uzak bir gelecekte değil, önümüzdeki on yıllar içerisinde de etki edebilecek.

Riski 13 kat azaltabilir

Araştırmanın bulguları, emisyon azaltımının Paris Anlaşması hedefleriyle uyumlu olmasının, özellikle küresel ısınma artışını sanayi öncesi seviyelere kıyasla 1,5°C ile sınırlandırmaya yönelik çabaların sürdürülmesi sayesinde, önümüzdeki 20 yıl içerisinde ısınmanın kontrol altına alınmasında önemli etkiye sahip olduğunu gösteriyor.

Bu sonuca, insan kaynaklı olmayan ve doğal gerçekleşen değişkenlerin dikkate alınmasından sonra dahi ulaşılıyor.

Emisyon azaltımının hızla ve keskin şekilde gerçekleştirildiği senaryo, fosil yakıtlara bağımlı olan ve “ortalama” olarak değerlendirilebilecek gelecek senaryosuyla kıyaslandığında, yaşanan ısınma seviyesinden daha fazlasını yaşama riskini 13 kat azaltıyor.

‘Sadece gelecek nesli değil bizi de kurtarabilir’

Fosil yakıtların yoğun şekilde sürdüğü gelecek senaryosu ise, önümüzdeki 20 yıl içerisinde sıcaklıkların 1 ila 1,5°C artabileceğini gösteriyor. Bu durum, Paris Anlaşması’nda belirlenen sıcaklık artışı sınırlandırmasının 2050 yılından çok önce aşılması anlamına geliyor.

Çalışmanın baş yazarlığını yapan Leeds Üniversitesi’nde Doktora Sonrası Araştırma Görevlisi ve AB tarafından finanse edilen CONSTRAIN projesinde görevli Dr. Christine McKenna’nın sonuçlara ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

Sonuçlarımız, emisyonlardaki hızlı ve keskin azaltımın faydalarının yalnızca gelecek nesillerle sınırlı olmadığını gösteriyor. Hemen harekete geçmek, önümüzdeki on yıllar içerisinde küresel ısınmanın hızlanmasını önleyebileceğimizi gösteriyor.”

‘Yeşil iyileşmeyi gerekli’

Günümüzde küresel sıcaklıkların her on yıllık süreçte yaklaşık 0,2˚C arttığını belirten McKenna “Bu durum bizi, iklim değişikliği konusunda acilen önlem alınmadığı durumda, Paris Anlaşması’nın ihlal edilme tehlikesiyle karşı karşıya bırakıyor” ifadelerini kullandı.

Araştırmanın sonuçları, sera gazı azaltım hedeflerinin belirlenmesi konusunda, hükümetler ve karar verme süreçlerindeki diğer paydaşlara, koronavirüs sonucu oluşan ekonomik etkilerin, yeşil iyileşmeyi mümkün kılacak şekilde gerçekleşmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Çalışma aynı zamanda bu iyileşmenin net sıfır emisyon hedefiyle bir arada ele alınması gerektiğini öne sürüyor.

Atılan adımlar yeterli değil

BM Çevre Programı ile IISD, Denizaşırı Kalkınma Enstitüsü, İklim Analitiği ve CICERO gibi diğer büyük araştırmacılar tarafından hazırlanan “Üretim Açığı Raporu”nun 2020 verilerine göre, dünyadaki toplam fosil yakıt üretimi küresel ısınmayı 1,5°C sınırının altında tutmak için gereken seviyeye yakın değil.

Paris Anlaşması hedeflerini karşılamak ve küresel ısınmayı 1,5°C ile sınırlandırabilmek için, ülkelerin kolektif bir şekilde on yıl içinde fosil yakıt üretimini (kömür- yüzde 11, petrol- yüzde 4, doğalgaz-yüzde 3) küresel ölçekte yıllık yüzde 6 azaltması gerekiyor. Suudi Arabistan, Rusya ve ABD gibi önde gelen ihracatçıların üretimi daha da hızlı bir şekilde azaltması gerek. Ancak bunun yerine ülkeler, fosil yakıt üretiminde yıllık yüzde 2’lik bir artışa doğru ilerliyor.

Kurtarma paketlerinde iklim öncelikli değil

Öte yandan Covid-19 kurtarma fonları da temiz enerji endüstrisinin gelişmesi yerine orantısız bir şekilde fosil yakıt geliştirmeye tahsis edildi. 14 Ekim 2020 itibarıyla, G20 hükümetleri fosil yakıt üretimi ve ilgili faaliyetler için 206 milyar dolar taahhüt etmişken, temiz yakıtlar için sadece 136 milyar dolarlık taahhütte bulundular.

Covid-19 toparlanma planları, genel olarak salgın öncesinde var olan hükümet stratejileriyle aynı yönde. Fosil yakıt ekonomisi ağırlıklı hükümetlerin, petrol ve doğalgaz üretimine desteğinin artması ve daha yeşil ekonomilerin salgını daha fazla reform için bir fırsat olarak görmesi, toparlanma planlarının önceki seyirden farklı olmadığını gösteriyor.

Gazedda Kıbrıs

Gazedda Kıbrıs

Gazedda'yı hem yaşatabilmek hem de içeriklerini daha da zenginleştirebilmek için okuyucu katkısına ihtiyacımız var. Bağımsız ve özgür olmak, öyle kalmak ve bu sesi yaygınlaştırmak, daha fazla paylaşmak istiyoruz. Bunun da yolu sizlerin desteğinden, yani yurttaşların, Gazedda’yı sahiplenen insanların gönüllü oluşturacakları fondan geçmektedir. Gazedda’ya patreon üzerinden destek olabilirsiniz. https://www.patreon.com/gazedda

Nadir Görülen Hastalıklar Ağı
Music will never ends..