Birbirimizi Kandırmayalım; Din Dersleri Halen Zorunlu

Din derslerinin seçmeli ders yapılacağı dörtlü koalisyon hükümetinin ortağı TDP’nin vaadiydi.

Eğitim ve Kültür Bakanı Cemal Özyiğit 6 Nisan 2018’te bir gazeteye verdiği demeçte temel hedefimiz orta öğrenimde zorunlu din dersi kavramının geri çekilmesi ve seçmeli din dersinin de belirli bir program kapsamında geliştirilmesidir” diyordu. Özyiğit’in benzer açıklaması 5 Haziran 2018’te “yeni ders yılında ortaokullarda din dersi seçmeli olacak” ifadeleriyle bir başka gazetede yer almıştı.

Eğitim ve Kültür Bakanı Cemal Özyiğit bugün düzenlediği basın toplantısında ise “işin başında nasıl yola çıktıysak oradayız… İlkokullarda din dersleri zorunlu devam edecek. Ortaokullarda da olacak ama istemeyen ancak farklı dine, inanca mensup, bu dersi almak istemeyen öğrenciler, veliler aracılığıyla okula başvuracak, yerine alacağı dersi seçecek” ifadelerini kullandı.

Peki gerçekten Sn. Özyiğit’in dediği gibi Eğitim ve Kültür Bakanlığı yola çıktığı noktada mıdır?

Okullarda iki farklı kategoride dersler vardır. Bunlar zorunlu dersler ile seçmeli derslerdir.

Zorunlu dersler bazı durumlar dışında zorunlu alınması gereken derslerdir. Bazı durumlara örnek verecek olursak, örneğin beden eğitimi dersi zorunlu bir derstir. Fakat herhangi bir öğrencinin sağlık ve/veya başka bir nedenden dolayı doktor raporu getirmesi durumunda ilgili öğrenci o dersten muaf sayılmaktadır.

Seçmeli dersler ise adı üstünde seçmeli derstir. Herhangi bir izin, rapor veya onay gerekmeksizin öğrencinin seçimine bırakılmaktadır. Örnek verecek olursak İngilizce dışındaki dil dersleri ve/veya beceri veya teknik dersleri seçmeli dersler kapsamındadır. Bir öğrenci Almanca dersi ve/veya Tarım dersi almak istiyorsa, bunu kendi tercihiyle belirler, bunun için herhangi bir rapor/onay/izin/yazı şartı gerekmez.

Dolayısıyla Eğitim ve Kültür Bakanı Cemal Özyiğit’in “başladığımız noktadayız” söylemi gerçeği yansıtmamaktadır. Din dersler ilkokullarda olduğu gibi ortaokullarda da zorunlu olmaya devam etmekte, sadece “muafiyet” getirilmektedir.

Anlaşılan o ki Eğitim ve Kültür Bakanlığı, din derslerini “seçmeli ders” yapma girişiminin ardından, Ankara tarafından eğitime ayrılan bütçenin kesilmesi bir baskı unsuru olarak görevini yerine getirmiş ve Sn. Özyiğit bu konuda geri adım atarak, basiretsizlik örneğine imza atmıştır. Bugün basın toplantısında söyledikleri ise bu geri adıma kılıf arama girişimidir.

Özetleyecek olursak;

Rapor/onay/izin yoluyla zorunlu derslerden muaf olunur. Seçmeli dersler ise adı üstünde, öğrencinin kendi tercihi ile seçtiği derslerdir.

Birbirimizi kandırmaya, akıl oyunları oynamaya gerek yok; din dersleri halen zorunlu derstir.

Eğitim ve Kültür Bakanı Cemal Özyiğit’i deneyimli bir eğitimci olarak doğruları söylemeye davet ederiz.

Gazeddakıbrıs Editoryal Kolektifi