AktüelGazedda'nın GündemiRöportaj“KKTC Türkiye’nin arka bahçesidir, mesele Kıbrıslı Türkler’in bağımsızlık meselesidir”

“Bütünlüklü çözüm tükenmiştir. Atalet üreten, indirgemeci bir yöntemdir. Toplumların bir birine güven duyacağı ilişkileri üretmemiz lazım.” Kitle siyaseti yapmanın verili zorlukları vardır. Bu zorluklar sizi zamanla teslim alabilir. Belirli şartlar her zaman statükoyu yeniden üretiyor. Ya verili şartların kurbanı olacaksınız ya da onları dönüştüreceksiniz. İki devletliliğin olmayacağını Türkiye hariciyesinin çok çok iyi bildiğini düşünüyorum. Bunun olmayacağını biliyorlar ve şu an bunu ortaya atarak çözüme hazır olmadıklarını söylüyorlar dolaylı olarak. İki devletlilik meselesi gayri ciddi ve...
Gazedda Kıbrıs Gazedda KıbrısHaziran 14, 2019
Djumba Hotel & Cafe

“Bütünlüklü çözüm tükenmiştir. Atalet üreten, indirgemeci bir yöntemdir. Toplumların bir birine güven duyacağı ilişkileri üretmemiz lazım.”

Kitle siyaseti yapmanın verili zorlukları vardır. Bu zorluklar sizi zamanla teslim alabilir. Belirli şartlar her zaman statükoyu yeniden üretiyor. Ya verili şartların kurbanı olacaksınız ya da onları dönüştüreceksiniz.

İki devletliliğin olmayacağını Türkiye hariciyesinin çok çok iyi bildiğini düşünüyorum. Bunun olmayacağını biliyorlar ve şu an bunu ortaya atarak çözüme hazır olmadıklarını söylüyorlar dolaylı olarak. İki devletlilik meselesi gayri ciddi ve zaman kaybı. 

KKTC Türkiye’nin arka bahçesidir. Türkiye burada kendinden ayrı bağımsız üreten ve yöneten bir yapı istemiyor. İstemediğini her dönem bize hatırlatıyor. Biz bu gerçekle karşı karşıyayız. Bunu konuşacak mıyız konuşmayacak mıyız. Yardım Heyeti gibi bir paralel devlet vardır burada. Yardım heyeti gibi paralel bir devlet olduğu sürece bu ülkede demokrasi olmaz.

“Biz eğer içinde bulunduğumuz rejimi iyi tanımlamaz ve ona göre somut hedefler oraya koymazsak ve “mış” gibi yaparız, buradan bütün toplum kaybeder. Toplum her şeyi biliyor. Kimin kime bağlı olduğunu. Dolayısıyla bizim gerçekleri tanımlamamız lazım.”

“Şu veya bu etkenden dolayı genel olarak siyasiler bunu açık yüreklilikle konuşmaktan kaçınıyor. Ve siyaset itibar kaybediyor. Siyasetin itibar kaybetmesinin nedeni siyasetçilerin açık ve gerçekleri konuşmamasından yatıyor.”

***

CTP milletvekili Asım Akansoy ile yaptığımız podcast programında öne çıkanları sizler için yazıya döktük.

Programı dinlemek için tıklayabilirsiniz:

Asım Akansoy: TC Koordinasyon Ofisi paralel devlet gibi – Hiçbir yerden haberler

CTP milletvekili Asım Akansoy ile gündemde olan siyasal gelişmeler, federasyon meselesi ve Kıbrıs’ın kuzeyin hal-i pür meali üzerine sohbet.

 

İşte Hiçbir Yerden Haberler’de Akansoy ile Hasan Yıkıcı’nın yaptığı sohbette öne çıkanlar:

Podcast sansürün tamamen ortadan kalktığı özgür bir alan vaat ediyor. Çok az teknolojik imkanlarla çok büyük etki yaratılabiliyor. Dünyanın dört yanında insanlar istedikleri an istedikleri yerde dinleyebiliyorlar. Ben özellikle yolda dinliyorum. Çok rahatlatıcı ve verimli oluyor.

Federasyon

“Ada içerisinde insanların haklarının en iyi şekilde edinecekleri yöntem federasyondur. 

Şu anda o süreç çözüldü. Annan Planı ile başlayan süreç. Bir öz eleştiri yapmamız gerekiyor. 2000’li yıllardan bugüne gelene kadar neden çözüme ulaşamadık yönünde bir değerlendirme yapılmadan ileriye gidebilmek mümkün değil. 

Kapsamlı çözüm

Talat’ın son döneminde bir BM diplomatı federasyonun aşağıdan yularıya kurgulanması gerektiğini savunuyordu. Ama her iki taraftaki pozisyon buna müsait değildi. Güneyde sivil toplum güçlü değildi, kuzeyde ise federalizmin inşasının idrak edecek bir siyasal elitin olmaması. Yularıdan imza atarak çözüme ulaşılacağı sanılıyordu.

“Bütünlüklü çözüm anlayışı tükenmiştir.”

“Bütünlüklü çözüm tükenmiştir. Atalet üreten, indirgemeci bir yöntemdir. Toplumların bir birine güven duyacağı ilişkileri üretmemiz lazım. Çözüm güçleri inanılmaz bir biçimde bir birinden uzaklaşmış durumda. Birlikte hareket etme dürtüsü zayıfladı. 

“Çeşitli siyasi aktörlerin çözümü erteleyici bir rol oynadığını görüyoruz.”

CTP federasyondan uzaklaşıyor mu?

İlkesel olarak baktığımızda herahngi bir değişiklik yok. Herkes federasyon olsun diyor. Ama bunu demekle federasyon olmayacağını da biliyoruz. Federasyon bir inşa süreci. Bu inşa sürecini kurgulama anlamında farklılıklar vardır. Artık herkesin feerasyon demesinin bir anlamı yok. Pratikte ne yaptığın önemli. 

CTP liderliğindeki KKTC vurgusu güçleniyor mu?

Çözüme ulaşma süreciyle ilgili bir farklılık var. Federal inşa süreci bir dinamizme mi dönüştürecek? Yoksa “hayır çözüm görülürse o noktada hep birlikte çizmeleri giyeriz ve gideriz” görüşü var şu an. Godot’u beklemek gibi. Godot gelmeyeceği gibi çözümü getirecek olan da biziz. Çözüm unsurlarıdır. Bir şeyi beklemek süreci ters yüz etmekdir. 

Kitle siyaseti yapmanın verili zorlukları vardır. Bu zorluklar sizi zamanla teslim alabilir. Belirli şartlar her zaman statükoyu yeniden üretiyor. Ya verili şartların kurbanı olacaksınız ya da onları dönüştüreceksiniz. 

Verili şartlara bağlı kaldığın anda onu yeniden üretmek durumunda kalıyorsun. Bunu kırabilmek lazım. Daha dönüştürücü bir siayset ortaya koymak lazım. Parti ile ilgili biraz da bazı arkadaşlarımızda güneyden beklenen toplumsal kabulu hissetmemiş olmaları var. 

Ancak benim değerlendirmem federasyonun bir inşa süreci olduğudur. Ortak yurt kurgusu olduğuna inanıyorm. Bunun için de mücadele edilmesi lazım. Hazır gelecek bir şey değil. Beklenecek bir şey değildir. 

Mademki federasyon bir inşa meselesidir ve odağında insan vardır bu adada yaşayan insanların birlikteliğini ve ortak değerler, ilişkiler üretmesini nasıl sağlayacağız. Mesele budur. Nasıl her iki taraftaki statükonun kırarak yeni bir dinamik ortaya koyacağız. Biraz da mesele budur. Yapabilceğimiz çok şey vardır. 

“Çözüm iradesini devre dışı bırakma adına 4’lü koalisyona müdahale yapıldı ve düşürüldüğü”

İki devletliliğin olmayacağını Türkiye hariciyesinin çok çok iyi bildiğini düşünüyorum. Bunun olmayacağını biliyorlar ve şu an bunu ortaya atarak çözüme hazır olmadıklarını söylüyorlar dolaylı olarak. İki devletlilik meselesi gayri ciddi ve zaman kaybı.

Çözüm iradesini devre dışı bırakma adına 4’lü koalisyona müdahale yapıldığını ve düşürüldüğünü düşünüyorum. Bu müdahale özelde Kıbrıs sorunudur diye düşünüyoru. Kıbrıs sorunu yanında başka nedenler de  var. Afrika olayları, protokol, eğitim meseleleri. Ama ana mesele Kıbrıs sorunudur ve federasyondur. Federasyon tezini gerileterek dünyaya bir mesaj vermeye çalışıyorlar ve Cumhurbaşkanı’nı zayıflatmaya çalışıyorlar. 

Buna rağmen iki ayrı devletin tanıtılması AB çatısı altına girmesi mümkün değildir. Bunu biliyorlar. 

Burada çözüm modelini Doğu Akdeniz’deki büyük ve derin kavganın bir diplomatik unsuru haline getiriyorlar.

 

“Yardım heyeti gibi paralel bir devlet olduğu sürece bu ülkede demokrasi olmaz”

Bu (KKTC) mekanizma zaten mekanizma değil. Türkiye’nin buraya bir şey yapmasına gerek yok. Kurumsal yapı adanın Kuzeyi’nde çözülmüş durumdadır. Yanlış kurulmuş ve çözülmüş. Kendi kendine yetemeyen idaresi, siyasi ve ekonomik bir yapı var. Bugün Meclis’te “iyiki polis sivile bağlı değil” diye konuşma yapılıyor. Kısacası “ben kendime güvenmiyorum o yüzden bana bağlı olmasın” diyor. Kime olsun? militer unsurlara. 21.yy’da böyle bir akıl yok. 

Burada esas mesele şu: KKTC Türkiye’nin arka bahçesidir. Türkiye burada kendinden ayrı bağımsız üreten ve yöneten bir yapı istemiyor. İstemediğini her dönem bize hatırlatıyor. Biz bu gerçekle karşı karşıyayız. Bunu konuşacak mıyız konuşmayacak mıyız. Yardım Heyeti gibi bir paralel devlet vardır burada. Yardım heyeti gibi paralel bir devlet olduğu sürece bu ülkede demokrasi olmaz. 

“Bunları aşmamız lazım ki kendi kendimizi yönetme iddiasını ortaya koyalım. zemin o kadar bozuk ki bu zemini düzeltmeden bahçe kurmak imkansız.”

Süpüreceksinizi güzel çiçekler ekmek istiyorsunuz ama zemin kötü. bu aslında Kıbrıslı Türkler’in bağımsızlık meselesidir. Böyle bir mevzu vardır. kendi kendini yönetme iddiasının arkasında Kıbrıslı Türker’in ayrı bir varlık olarak kabul edilmesi var. 

Biz eğer içinde bulunduğumuz rejimi iyi tanımlamaz ve ona göre somut hedefler oraya koymazsak ve “mış” gibi yaparız, buradan bütün toplum kaybeder. Toplum her şeyi biliyor. Kimin kime bağlı olduğunu. Adam mandırasına elektrik bağlamak için Elçiliğe gidiyor. Herekesin bunu bildiği bir ortamda senin bunu saklaman ya da bundan imtina etmen anlaşılır gibi bir şey değildir. Dolayısıyla bizim gerçekleri tanımlamamız lazım.

“Siyasiler açık yüreklilikle konuşmuyor”

Şu veya bu etkenden dolayı genel olarak siyasiler bunu açık yüreklilikle konuşmaktan kaçınıyor. Ve siyaset itibar kaybediyor. Siyasetin itibar kaybetmesinin nedeni siyasetçilerin açık ve gerçekleri konuşmamasından yatıyor. 

“Başkanlık rejimini dayatmaları çok kolay değil.”

Ayar çekme meselesi yeni bir şey değil. 74’den beri sürekli ayar çekilen bir toplumuz. Ayar çekmenin de çeşitli yöntemleri vardır.

Bu mücadeledir. Bitmeyecek de. Nereden gelirse gelsin herhangi bir tahakkümcü yaklaşımı reddettiğimiz dönemleri özlüyoruz. Bunu daha da yüksek sesle dile getirmenin zamanıdır. Demokrasiye zarar veren unsurlar çok nettir.

Sol siyasetin ittifak politikasına ihtiyaç vardır. Bu olursa müthiş bir dinamizm doğar diye düşünüyoruz.

Biz ürettikçe bizim başarılı olma kapasiyemizin onlardan daha fazla olduğunu düşünüyorum. 

Niyazi Kızılyürek…
Niyazinin görevi çok zor

Niyazi’nin adaylığına baştan beri destek oldum, bireysel olarak açıkası destek olan milletvekili hatırlamıyorum. Kazanması her iki tarafın statükosuna saplanmış bir bıçak. 

Somut çalışması gerken ve özellikle güneydeki devlet yapısının dışına çıkması lazım. Niyazi’nin artık Niyazi olması lazım. Eğer denge politikası güderse bu ona zarar verecektir. KT’lerin AB ile ilişkilerini geliştirecek projeler ortaya koymalı. 

Gazedda Kıbrıs

Gazedda Kıbrıs

Gazedda ne şirketlerin reklamlarıyla ne de siyasi partilerin katkılarıyla yaşıyor. Gönüllülerin emeği ve okuyucuların katkılarıyla üretmeye devam ediyoruz. Gazedda'yı hem yaşatabilmek hem de içeriklerini daha da zenginleştirebilmek için okuyucu katkısına ihtiyacımız var. Gazedda’nın daha da güçlenerek yoluna devam etmesi okuyucularının onu sahiplenmesinden geçmektedir. Kolektif yayıncılık ilkesiyle yayınlarını sürdüren Gazedda, yine aynı kolektif anlayış ile ihtiyaçlarını karşılamak, dayanışma kültürünü geliştirmek istemektedir. Gazedda’nın kazanç uğruna ne diğer tüm gazetelerin sahip olduğu şekliyle reklam piyasasına girmesi, ne de kendisine bir güç odağı bulup yamanması düşünülebilir. Kısacası bağımsız ve özgür olmak, öyle kalmak ve bu sesi yaygınlaştırmak, daha fazla paylaşmak istiyoruz. Bunun da yolu sizlerin desteğinden, yani yurttaşların, Gazedda’yı sahiplenen insanların gönüllü oluşturacakları fondan geçmektedir. Gelin Gazedda için, Gazedda’nın okuyucularının dayanışma katkılarıyla bir fon oluşturalım. Tamamen müşterek, katılımcı ve demokratik bir şekilde Gazedda’ya, barış gazeteciliğine, kolektif yayıncılığa sahip çıkalım. Gazedda’ya patreon üzerinden destek olabilirsiniz. https://www.patreon.com/gazedda

Music will never ends..

Gazeddakıbrıs yurttaş gazeteciliği anlayışı ile yayın yapan, yurttaştan yana taraf olan ve gazetecilikte meslek etiği ilkelerine inanan bir yayın organıdır.
Gazeddakıbrıs unutulanları, unutturanlara inat hatırlatandır.
Gazeddakıbrıs her koşulda barıştan yanadır.
Gazeddakıbrıs yurttaşın kendisi, O’nun sözüdür.

Gazeddakıbrıs, 2019©