EkolojiGazedda'nın GündemiYorumKıbrıs’ta iklimi kim değiştiriyor? – Önder Algedik

Kıbrıs’ın iklimini kimin değiştirdiği çok açık. Bu politikaları kimin uyguladığı, kimin finanse ettiği de çok net. Bu sürece çözüm üretmeyerek halkın da payının olduğunu söyleyebiliriz. Dolayısıyla Kıbrıslıların “amman bizim enerjimiz zaten var,  petrole ne gerek var?” diyeceği bir planı zorlaması elzem.
Gazedda Kıbrıs Gazedda KıbrısMayıs 3, 2019
Djumba Hotel & Cafe

İklim meselesi altı aydır Kıbrıslıların da meselesi. Tabii ki önceden de bilinen, konuşulan bir şeydi. Ama geçen Aralık ayında yaşanan şiddetli yağış ve  sonucunda sel sularının dereye sürüklediği araçtaki dört gencin hayatını kaybetmesi ada halkının yüreğine ateş gibi düşünce konu başka bir boyuta taşındı.

İklim değişikliği Kuzey Kıbrıs için iki büyük sorundan oluşuyor: Birincisi elektrik ve ulaşımda aşırı fosil yakıt bağımlılığı. Ülkede hiçbir belediyenin toplu taşıma hizmeti yok ve üniversiteler kendi ulaşım hizmetlerini uygulamak zorunda kalmış. Elektrik ise %99,9 oranında fuel-oil ve dizel yakan termik santrallerden geliyor. Bu santrallerin Türkiye’nin üretiminde payı binde üçün altında.[1]İkincisi ise adada asfalt ve beton politikalarının dayanılmaz noktaya gelmesi.

Tabii ki böylesi bir resim bir günde olmadı. Geçen yüzyılın başında tren ulaşımı olan adanın şimdi ne tren ulaşımı, ne de toplu taşıma sistemi var. 1974’ten önce önemli bir sanayisi olan adanın kuzeyinde şimdi çok az şey var. Adanın 2018 yılı ihracatı sadece 100,85 milyon dolar.[2]

Kıbrıs İklim Değişikliğini İthal Ediyor

Kuzey Kıbrıs arabaların deposunu benzin, dizel ve LPG ile doldurmak için 2018 yılında 192,8 milyon dolarlık ithalat yaptı.[3]Yetmedi, 117,5 milyon doları da araba satın almak için ödedi. Yani bütün üretimini sattı ve bundan elde ettiği gelirin 3 katına araba almaya ve onun deposunu doldurmaya harcadı.

Benzer şekilde elektrik üretiminde %99,9 fosil yakıtlara bağımlı olan Kuzey Kıbrıs 2017 yılında 130,8 milyon doları fuel oil ithalatına ödedi. Bu durumda yakıtlar ve arabalara harcanan paralar bir araya getirildiğinde ortaya yarım milyar dolarlık bir ithalat rakamı çıkıyor ki bu da Kuzey Kıbrıs’ın ana ithalatının iklim değişikliği olduğunu gösteriyor.

Meşhur Kıbrıs Asfaltı

Kuzey Kıbrıs’ta birbirine en uzak iki yerleşimi Lefke ile Dipkarpaz. Aralarındaki mesafe ise 189 km. Girne ile Lefkoşa arası yaklaşık 24 km. Ama Kıbrıs’ın kuzeyinde 204 bin kayıtlı araç var. Yani tek sıra halinde park edilse Girne’den Kars’a kadar bir sıra oluyor. Kuzey Kıbrıs’ta toplam 1657 km karayolu var. Bu yolları tek şerit olarak düşünsek Akdeniz’in ortasından İspanya kadar tek şerit yol oluyor.

Bu kadar fosil yakıtlara bağımlı olunca karşımıza asfalt ile kaplı bir ada çıkıyor. Bu durumda yağışların sel felaketine dönüşmesi kaçınılmaz oluyor.

Portakal Bahçelerine Beton

Kuzey Kıbrıs sadece fosil yakıt bağımlılığı ve ona bağlı asfalt politikaları dışında bir de beton bağımlılığına sahip. 2018 yılında 18,3 milyon dolar narenciye satan KKTC karşılığında 25 milyon dolardan fazla para verip çimento ve çimento hammaddesi satın almış. 43,6 milyon dolarlık süt ürünleri ihracatına karşılık inşaat demirine 2018’de 63,2 milyon dolar harcamış.

Bu alışveriş daha çok Türkiye ile arasında oldu. Böylece Türkiye bir tonu 40-45 dolar olan çimento verdi ve karşılığında bir tonu 300 dolar olan narenciye, bir tonu 3800 dolar olan hellim gibi süt ürünleri aldı. Kuzey Kıbrıs ise tam tersini yaptı. Bir ton narenciyeden 300 dolar kazandığı, bir ton hellimden 3800 dolar kazandığı arazilere bir tonu 40 dolar olan çimento döktü ve o bahçelere ve mandıralara verimsiz evler, tesisler yaptı. Yani Kıbrıs Türkiye’den daha fazla iklimi değiştirme politikası ithal etti.

Çözümsüzlük Süreci

Kıbrıslılar Türkiye’den iklim değişikliğini satın alıyor. Üstüne bunun vergisini devlete veriyor. Elektrik fiyatı neredeyse Türkiye’nin iki katı. 1 kilowatt saatlik enerji için devlete yaklaşık 1 TL öderken bunun 56 kuruşu yakıta gidiyor.[4]Sadece yakıt parası Türkiye’deki vergiler ve TRT payı dâhil toplam elektrik fiyatından pahalı.

Durum böyle iken Kuzey Kıbrıs’ın elektrik kurumu, Kıbtek geçtiğimiz Kasım ayında “Elektrik Enerjisi Üretim Senaryoları Raporu” yayımladı. Raporda şebekenin %20’sinden fazla güneş bağlamanın mümkün olmadığını, daha fazlası için elektrik sisteminin büyük bir sisteme, Türkiye ile bağlanması gerektiğini ve güneş enerjinin depolanma sıkıntısından bahsediyordu. Tıpkı Türkiye’de yapıldığı gibi. Konu hep eksik anlatılıyor. Çünkü rapor güneşe gerekçe getirirken neden hâlen binde bir güneşten enerji elde edildiğini söylemiyor. Ya da sistemin zaten Güney Kıbrıs’a bağlı olduğunu da söylemiyor. Söylese Güney’de güneşin dışında rüzgâr ve biyogaz tesisleri de olduğunu, 2017 yılında ihtiyacın %8,4’ünün bunlardan karşılandığını[5]da söyleyecek. Ama tabi bunlar hep bahane. Yoksa Girit gibi kapalı bir ada 2002’de %7,5 olan güneş ve rüzgâr payını 2017’de %21,6’ya çıkmışken[6]Kıbrıs neden yapamasın? Zaten yapmak isteseydi koca raporda rüzgâr enerjisinin adı geçmez miydi?

Kıbrıs’ta Amman Planı

Kuzey Kıbrıs eskiden yeşil bir ada idi. Şimdi asfalt ve beton kaplı ama ne yaya ulaşımına ne de toplu taşımaya uygun bir yer değil. İnşaat sektörü yüzünden ülkede 90 kadar taş ocağı var ve Beşparmak dağları artık eskisi kadar güzel değil. Kıbrıs halkı “Amman petrole ne gerek var, güneşimiz, rüzgârımız var” diyen bir plana ihtiyaç duyuyor.

Amman planı çok basit bir plan. Ülkenin portakal ve hellim satıp çimento alıp bunu bahçelere dökmeyeceği bir plan. Bu plan adanın enerjisini kullanacak, tüketmeyecek bir plan. Bugün Kıbrıs doğasını yok etmesi için çimento döküyor ve bunun için portakal ve hellim satıyor. İklimi değiştirmesi için elektrik üretiminde petrol, ulaşımda otomobil kullanıyor. Sonucunda iklimi değiştirenler para kazanacak diye dört genç hayatını kaybediyor.

Kıbrıs’ın iklimini kimin değiştirdiği çok açık. Bu politikaları kimin uyguladığı, kimin finanse ettiği de çok net. Bu sürece çözüm üretmeyerek halkın da payının olduğunu söyleyebiliriz. Dolayısıyla Kıbrıslıların “amman bizim enerjimiz zaten var,  petrole ne gerek var?” diyeceği bir planı zorlaması elzem.

Adanın ve adalının enerjisi bolken  iklimi daha fazla değiştirmeye ne gerek var?

*Geçtiğimiz hafta Kıbrıs’ta bulunan ve iklim değişikliğiyle ilgili Biyologlar Derneği-Girne İnsiyatifi’nin ortak düzenlediği konferansa katılan Önder Algedik’in makalesini, Gazeteduvar ile eş zamanlı olarak Gazeddakıbrıs’ta da yayınlıyoruz. 

[1]Teaiş’ın verileri için: https://www.teias.gov.tr/sites/default/files/2019-02/kurulu_guc_ocak_2019.pdf

[2]İhracat detayları: https://ticaret.gov.ct.tr/Portals/44/Raporlar/%C4%B0statistik/01%20Gdtr/01-ihr/Ocak-Aralk-2018-ihr.pdf?ver=2019-03-25-145913-990

[3]İthalat verileri için: https://ticaret.gov.ct.tr/Portals/44/Raporlar/%C4%B0statistik/01%20Gdtr/01-ith/Ocak-Aralk2018-ith.pdf?ver=2019-04-19-155439-333

[4]Kıbtek’in elektrik faturası bilgileri: https://www.kibtek.com/tarifeler/

[5]Güney Kıbrıs’ın 2017 yılı üretim verileri için: https://www.dsm.org.cy/en/cyprus-electrical-system/electrical-energy-generation/energy-generation-records/yearly/res-penetration

[6]Girit’in enerji stratejisi için: http://www.esru.strath.ac.uk/Documents/MSc_2018/Marinos.pdf

Gazedda Kıbrıs

Gazedda Kıbrıs

Gazeddakıbrıs yurttaş gazeteciliği anlayışı ile yayın yapan, yurttaştan yana taraf olan ve gazetecilikte meslek etiği ilkelerine inanan bir yayın organıdır. Gazeddakıbrıs unutulanları, unutturanlara inat hatırlatandır. Gazeddakıbrıs her koşulda barıştan yanadır. Gazeddakıbrıs yurttaşın kendisi, O’nun sözüdür.

Music will never ends..

Gazeddakıbrıs yurttaş gazeteciliği anlayışı ile yayın yapan, yurttaştan yana taraf olan ve gazetecilikte meslek etiği ilkelerine inanan bir yayın organıdır.
Gazeddakıbrıs unutulanları, unutturanlara inat hatırlatandır.
Gazeddakıbrıs her koşulda barıştan yanadır.
Gazeddakıbrıs yurttaşın kendisi, O’nun sözüdür.

Gazeddakıbrıs, 2019©