• Künye
  • Dayanışma
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
Pazar, Ağustos 16, 2026
Bulamadık
Tümünü Gör
Gazedda
31 °c
Nicosia
27 ° Pts
28 ° Sal
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV
Bulamadık
Tümünü Gör
Gazedda
Bulamadık
Tümünü Gör

Dokuz Aylıkken Kaybettiği Babasını 47 Yıl Sonra Toprağa Verdi

2006’da bir toplu mezarda bulunan kemikler, 15 yıl sonra Mirto’ya geri döndü.

NURİ SILAY NURİ SILAY
16 Ağustos 2026
Okuma Süresi: 10 dk
A A
0
https://bsky.app/profile/gazeddakibris.bsky.socialhttps://www.threads.net/@gazeddakibris

Mirto Georgiadou henüz dokuz aylıkken babası Vasileios Georgiadis 6 Ağustos 1974’te kayboldu. Kalıntıları 2006’da bir toplu mezarda bulundu, kimliği ise ancak 2021’de belirlendi. Babasına ait hiçbir anısı olmayan Mirto, onu önce fotoğraflardan ve başkalarının anlattıklarından tanıdı. Kırk yedi yıl sonra ise babasını toprağa verdi.

Mirto Georgiadou babasının sesini hatırlamıyor.

Bir bakış, bir dokunuş, birlikte geçirilmiş günlerine dair bir anısı da yok.

Vasileios Georgiadis kaybolduğunda Mirto henüz dokuz aylıktı. Babasını annesinin anlattıklarından, aile albümündeki fotoğraflardan ve yıllar sonra karşısına çıkan tanıklıklardan tanımaya çalıştı.

Çocukluğu boyunca babası hem vardı hem yoktu.

Fotoğraflarda genç bir insan olarak duruyordu. Aile içinde ondan söz ediliyor, insanlar ona benzediğini söylüyordu. Fakat Vasileios’un 6 Ağustos 1974’ten sonra ne olduğu yıllarca bilinmedi.

2006’da bir toplu mezarda bulunan kemikler, 15 yıl sonra Mirto’ya geri döndü.

Babasıyla vedalaşabildiğinde 48 yaşındaydı.

Babası ise hâlâ 30 yaşındaydı.

Dokuz aylıkken başlayan yokluk

Mirto Georgiadou 28 Ekim 1973’te doğdu.

Annesi Fotini Doxastaki ile babası Vasileios Georgiadis öğrencilik yıllarında Atina’da tanışmıştı. Vasileios inşaat mühendisliği, Giritli Fotini ise İngiliz Dili ve Edebiyatı okuyordu.

Evlendikten sonra Lefkoşa’ya yerleştiler. Fotini, Lapta-Lapithos ve Lefkoşa’da İngilizce öğretmenliği yapıyordu.

15 Temmuz 1974’te Yunanistan’daki askerî cuntanın yönlendirdiği darbe gerçekleşti. Beş gün sonra Türkiye’nin askerî müdahalesiyle ada şiddet sarmalına yuvarlandı.

Vasileios Georgiadis yedek onbaşı olarak 70. İstihkâm Taburu’na katıldı.

Fotini ve küçük Mirto bir süre sonra Leymosun’a gitti.

2 Ağustos’ta Vasileios kısa süreli izin alarak ailesini ziyaret etti. Fotini’nin yıllar sonra anlattığına göre, eşini ve ailesini sakinleştirmeye çalışıyordu. Devam eden diplomatik görüşmelerin sonuç vereceğine, savaşın sona ereceğine ve kısa süre sonra yeniden yanlarında olacağına inanmak istiyordu.

Ailesi onu son kez o günlerde gördü.

6 Ağustos

5 Ağustos’ta 70. İstihkâm Taburu’na bağlı bir birlik Lapta ve Garava bölgesinde mayın döşemekle görevlendirildi.

Ertesi sabah bölgede yeniden ağır çatışmalar başladı.

Vasileios Georgiadis 6 Ağustos 1974’te kayboldu.

Sonrasında ailesine ulaşan bilgiler farklıydı. Savaşın karmaşası içinde kimi neyin gördüğü, kimin nerede kaldığı ve kimin geri döndüğü uzun süre tam olarak anlaşılamadı.

Fotini bekledi.

Vasileios’un anne ve babası bekledi.

Mirto ise daha babasının ne demek olduğunu anlayacak yaşa gelmeden bir kayıp yakını olmuştu.

Savaş sona ermişti ama onların hayatındaki belirsizlik yeni başlıyordu.

Bir babayı başkalarının hafızasından tanımak

Fotini ve Mirto, 1977’ye kadar Leymosun’da Vasileios’un anne ve babasıyla birlikte yaşadı. Daha sonra Girit’e döndüler.

Mirto büyüdükçe babasının hikâyesi de onunla birlikte büyüdü.

Annesinden dinledikleri vardı. Akrabalarının anlattıkları vardı. Fotoğraflar vardı.

Bazen kendi yüzünde babasının yüzünü görüyordu.

Ama yıllar geçtikçe bunun yetmediğini fark etti.

Bir insanın kim olduğunu yalnızca bir fotoğraftan öğrenemezsiniz. Nasıl konuştuğunu, neye güldüğünü, neye öfkelendiğini, korktuğunda ne yaptığını, arkadaşlarının onu nasıl hatırladığını bilmek istersiniz.

Mirto da babasının izini bu küçük ayrıntılarda aradı.

Yıllar sonra onunla birlikte görev yapan insanlara ulaştı. Arkadaşlarının anlattıkları, zihnindeki eksik baba portresine yeni parçalar ekledi.

Başka insanların hafızasında kalan Vasileios’u toplamaya başladı.

Bu yüzden onun arayışı yalnızca “babam nerede?” sorusundan ibaret değildi.

Bir başka soru da hep oradaydı:

Babam nasıl bir insandı?

Bitmeyen başvurular

Fotini Georgiadou için 1974’ten sonraki yıllar yalnızca eşinin yasını tutmakla geçmedi.

Önce ne olduğunu öğrenmesi gerekiyordu.

Resmî makamlarla görüştü, başvurular yaptı, bilgi istedi. Fakat kesin bir cevaba ulaşmak yıllar sürdü.

Kayıp yakınlarının yaşadığı en ağır şeylerden biri de buydu.

Ölüm haberi yoktu.

Geri dönüş yoktu.

Mezar yoktu.

Bir hayatın nerede ve nasıl sona erdiğine dair kesin bir bilgi olmadığı için, geride kalanlar yaslarını bile yaşayamıyordu.

Mirto yıllar sonra, babasının birlikte görev yaptığı insanların bildiklerinin ailelere çok daha erken aktarılabileceğini düşündüğünü anlatacaktı.

Çünkü bazı insanlar bir şeyler biliyordu.

Aileler ise bekliyordu.

Yıllar geçtikçe bekleyiş, hayatın kendisine dönüşüyordu.

Kalıntılar bulundu

2006 yılında bir toplu mezarda insan kalıntıları bulundu.

Aralarında Vasileios Georgiadis’e ait olanlar da vardı.

Fakat Mirto ile Fotini için bekleyiş o gün sona ermedi.

Kimlik tespiti yıllar sonra tamamlandı.

2021’de haber geldiğinde anne ile kızı İraklio’daydı.

Mirto yıllardır fotoğraflarda gördüğü, hakkında yüzlerce kez konuştuğu, ama hiçbir zaman gerçekten hatırlamadığı babasının kalıntılarıyla karşı karşıya kaldı.

Kalıntılara bakarken dikkati kol kemiğindeki bir işarete takıldı.

Yıllardır zihninde kurduğu insan artık yalnızca bir fotoğraf değildi.

Karşısında babasından geriye kalanlar vardı.

Bu, Mirto’nun belleğinde babasıyla ilk gerçek buluşmalardan biri olarak kaldı.

Vasileios’un anne ve babası Georgios ile Anastasia ise bu günü göremedi.

Anastasia 1999’da, Georgios 2002’de hayatını kaybetti.

Oğullarının akıbetini öğrenemeden öldüler.

Bir madeni para

Vasileios’un kalıntılarıyla birlikte bulunan küçük bir madeni para daha sonra Mirto’ya verildi.

Bir insanın hayatından geriye bazen çok az şey kalır.

Bir fotoğraf.

Bir kemikteki iz.

Birinin hatırladığı birkaç cümle.

Ve cepten çıkmış küçük bir madeni para.

Mirto için o para sıradan bir eşya değildi.

Babasının bedenine, onun son günlerine ve yıllarca ulaşamadığı hayatına dokunabilen nadir şeylerden biriydi.

Onu yanında taşımaya başladı.

47 yıl sonra aynı gün

Vasileios Georgiadis’in cenazesi 6 Ağustos 2021’de Limasol’daki Agios Kosmas Aitolos Kilisesi’nde yapıldı.

Kaybolduğu günün üzerinden tam 47 yıl geçmişti.

Mirto, dokuz aylıkken kaybettiği babasını 48 yaşında toprağa verdi.

Cenazede babasına bir Girit mantinadasıyla (Girit geleneğine ait mani) seslendi:

“Babacığım, gözlerini bana armağan ettin / dünyaya senin yerine de bakıp sevineyim diye.”

Bu cümlede 47 yılın bütün ağırlığı vardı.

Babasının gözlerini taşıdığı söylenen bir çocuk, artık orta yaşlı bir kadındı.

Babasıysa aile fotoğraflarında hep aynı yaşta kalmıştı.

“Gönderilmemiş Mektup”

Cenazeden sonra Mirto, yıllardır içinde taşıdığı hikâyeyi sahneye taşımaya karar verdi.

Kostas Montis’in (Mağusa doğumlu Kıbrıslı şair ve yazar; modern Kıbrıs edebiyatının en önemli isimlerinden biri kabul edilir) “Anneye Üçüncü Mektup” şiirinden hareketle hazırladığı müzikli anlatıya “Gönderilmemiş Mektup” adını verdi.

Gösteri ilk kez 22 Temmuz 2024’te İraklio’da sahnelendi. 27 Temmuz 2026’da ise Lefkoşa’daki Başpiskopos Makarios III Vakfı’nda izleyiciyle buluştu.

Mirto sahneye çıktığında yanında babasının fotoğrafını ve ondan kalan madeni parayı taşıdı.

Çünkü onun babasıyla ilişkisi çocukluk anılarından kurulmadı.

Anlatılardan kuruldu.

Fotoğraflardan.

Başka insanların hafızasından.

Bir toplu mezardan çıkan kalıntılardan.

Ve yıllarca cevapsız bırakılan sorulardan.

1974’te dokuz aylık bir bebeğin hayatında açılan boşluk, 47 yıl sonra yapılan bir cenazeyle kapanmadı.

Ama artık Vasileios Georgiadis yalnızca “kayıp” değildi.

Bir mezarı vardı.

Kızı ona dokunabilmişti.

Ve yarım yüzyıla yakın süre boyunca başkalarının hafızasında aradığı babasına sonunda kendi vedasını edebilmişti.


Bu yazı Philenews’de yayınlanan Sotiroula Vasileiou’nun Myrto Georgiadou ve ailesinin anlatılarına dayanan çalışmasından derlenmiştir.

Etiketler: bellekkayıplarKıbrıs 1974Kıbrıs Tarihi
NURİ SILAY

NURİ SILAY

Aktivist/Vicdani Retçi

Ateşkesin İçinde Büyüyen İşgal
BELLEK & TARİH

Ateşkesin İçinde Büyüyen İşgal

NURİ SILAY
11 Ağustos 2026
Kıbrıs 1974: Herkes Her Şeyi Biliyordu
BELLEK & TARİH

Kıbrıs 1974: Herkes Her Şeyi Biliyordu

NURİ SILAY
19 Temmuz 2026
Kıbrıs Cumhuriyeti Seçimlerinin Anatomisi
NURİ SILAY

Kıbrıs Cumhuriyeti Seçimlerinin Anatomisi

NURİ SILAY
26 Mayıs 2026
Ankara’nın Kodları, Kuzeyin Gerçeği
NURİ SILAY

Ankara’nın Kodları, Kuzeyin Gerçeği

NURİ SILAY
24 Nisan 2026
Devam Et
Gazedda

© 2026 Gazedda - Copyleft

  • Künye
  • Dayanışma
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

Bulamadık
Tümünü Gör
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV

© 2026 Gazedda - Copyleft