• Künye
  • Dayanışma
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
Salı, Mayıs 19, 2026
Bulamadık
Tümünü Gör
Gazedda
26 °c
Nicosia
20 ° Çar
20 ° Per
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV
Bulamadık
Tümünü Gör
Gazedda
Bulamadık
Tümünü Gör

Beyaz Yakalının Özgürlük Hikâyesi Dağılıyor

Vasıf, bireysel bir niteliktir. Sınıfsal konum ise üretim ilişkileri içindeki yerle belirlenir.

ÇAĞDAŞ ÖĞÜÇ ÇAĞDAŞ ÖĞÜÇ
19 Mayıs 2026
Okuma Süresi: 4 dk
A A
0
https://bsky.app/profile/gazeddakibris.bsky.socialhttps://www.threads.net/@gazeddakibris

Emek tartışmalarında en büyük ideolojik müdahalelerden biri, “işçi” kavramının daraltılarak etkisizleştirilmesidir. İşçi, uzun yıllar boyunca “vasıfsız”, “beden gücüne dayalı” ve “alt statüde” bir kategori olarak tanımlandı. Bu tanım, yıllar içinde sınıfsal ayrışmayı derinleştiren ve ortak çıkarların görülmesini engelleyen bir araç haline dönüştü.

Öte yandan beyaz yakalı emek, sistematik olarak bu kategorinin dışında konumlandırılarak, yapay bir ayrıcalık anlatısının parçası haline getirildi. Eğitim, diploma, ofis ortamı ve görece yüksek ücretler… Bu anlatının işlevi yalnızca “moral vermek” ya da bir kariyer vaadi sunmak değildi. Bu anlatı çok daha yapısal bir rol oynadı. Beyaz yakalı emeğin, üretim ilişkileri içindeki konumu ile algısı arasına bilinçli bir mesafe yerleştirdi. 

Peki ama, bu mesafe nasıl kuruldu?

Beyaz yakalı emeğe sınıfsal değil, bireysel bir kimlik atfedildi. “Profesyonel”, “uzman”, “lider”, “danışman”, “kariyer sahibi” gibi kavramlar, emek ilişkisinin üzerini örten ideolojik kategoriler olarak işlev gördü. Böylece kişi kendini bir sınıfın parçası olmaktan çok, bireysel bir başarı hikâyesinin öznesi olarak görmeye başladı.

Rekabet merkezli bir özne kurgusu üretildi. Beyaz yakalı, diğer çalışanlarla aynı koşulları paylaşan bir kolektif özne olarak değil, sürekli kendini kanıtlamak zorunda olan bireysel bir aktör olarak konumlandırıldı. Performans değerlendirmeleri, terfi mekanizmaları ve sürekli ölçüm pratikleri bu rekabeti kurumsallaştırdı. 

Risk ise bireyselleştirildi. İş güvencesinin zayıflaması, esnek çalışma modellerinin yaygınlaşması ve proje bazlı istihdam biçimleri, yapısal güvencesizliği bireysel yetersizlik olarak kodladı. İşini kaybeden ya da tükenen birey, bunu sistemsel bir sorun olarak değil, kendi eksikliği olarak algılamaya yönlendirildi.

Sonuç?

“İşçi” kavramı beyaz yakalı için yalnızca uzak bir kategoriye değil, aynı zamanda kaçınılması gereken bir kimliğe dönüştürüldü. Kendi sınıfsal konumunu adlandırmaktan kaçınan, hatta bundan rahatsızlık duyan bir emek biçimi ortaya çıktı. 

Beyaz yakalı emek nesnel olarak işçi sınıfının koşullarını yaşarken, öznel olarak kendini o sınıfın dışında konumlandıran bir bilinç üretti. Bu yabancılaşma sürdükçe, ortak deneyimler ortak bir dile, ortak bir dil ise kolektif bir eyleme dönüşemez.

Bugün beyaz yakalılara vaat edilen ayrıcalıkların maddi karşılığı ortadan kalkmış durumdadır. İş güvencesi neredeyse yok olmuş, çalışma saatleri ‘esneklik’ zırvasıyla belirsizleşmiş, performans ölçüm mekanizmaları yoğunlaşmış ve üretim süreçleri üzerindeki özerklik ciddi biçimde daralmıştır. Çalışan, karar alan bir özne olmaktan çıkarılarak, belirlenen hedefleri yerine getiren bir araca indirgenmiştir.

***

Beyaz yakalıya yıllarca şunu söylediler: Eğitim alırsan kurtulursun. Kendini geliştirirsen yükselirsin. Yeterince çalışırsan özgürleşirsin. Bugün bu söylemlerin hiçbiri gerçeklikle örtüşmemektedir.

Vasıf, bireysel bir niteliktir. Sınıfsal konum ise üretim ilişkileri içindeki yerle belirlenir. Bir bireyin eğitim düzeyi ne olursa olsun, eğer üretim araçları üzerinde mülkiyet ve karar hakkına sahip değilse ve emeğini satarak yaşamını sürdürüyorsa, o kişi işçi sınıfının bir parçasıdır.

Bu durum soyut değil, son derece somuttur. Akademide güvencesizlik, medyada düşük ücret ve uzun çalışma saatleri, teknoloji sektöründe yoğun performans baskısı ve sürekli izleme pratikleri… Bu örnekler çoğaltılabilir. Kendi çalıştığın sektörü de kolaylıkla düşünebilirsin. 

Tüm bu örnekler, emek sürecinin sermaye lehine yeniden örgütlendiğini göstermektedir. Emeğin vasfından bağımsız olarak, üretim süreci üzerindeki denetim işçiden koparak sermayede yoğunlaşmaktadır.

Yanlış anlaşılmak istemem. Beyaz yakalı emeğin, kendine özgü bir kriz yaşadığını söylemiyorum. Aksine, tarihsel olarak işçi sınıfının deneyimlediği koşulların, daha geniş bir kesime yayıldığını söylemeye çalışıyorum. 

Beyaz yakalının vasfı artmış olabilir ama emeğini satma zorunluluğu azalmadı. Statüsü yükselmiş olabilir ama karar süreçleri üzerindeki söz hakkı artmadı. Geliri artmış olabilir ama kime çalıştığı, kimin için ürettiği değişmedi.

İşin özü; beyaz yakalı emek ya kendisine öğretilen ayrıcalık anlatısını terk edecek ve sınıfsal konumunu yeniden tanımlayacak ya da bu anlatının içinde kalarak giderek derinleşen güvencesizliği bireysel bir başarısızlık olarak yaşamaya devam edecektir. İnsanlar kendilerini işçi olarak görmeden, işçi gibi davranmazlar. Ve kendini ayrıcalıklı sanan bir emek, örgütlenemez.

Etiketler: beyaz yakalıemekişçi
ÇAĞDAŞ ÖĞÜÇ

ÇAĞDAŞ ÖĞÜÇ

Koskoca dünyada, doğmak için bölünmüş bir kara parçasını buldu. Çeşitli eğitim süreçleri geçirdi. Uzun yıllar Kıbrıs'ın kuzeyinde bulunan gazetelerin internet servislerinde gece gündüz demedi; hizmet verdi. Maddi/manevi hiçbir hakkı alamadı. Sektör değişti, gazeteci olmak isteyen bireylere bir şeyler anlatıyor.

Etik İhlalin Cezası Hapis Olamaz
ÇAĞDAŞ ÖĞÜÇ

Etik İhlalin Cezası Hapis Olamaz

ÇAĞDAŞ ÖĞÜÇ
11 Mayıs 2026
Medya Etiğinden Ceza Rejimine
ÇAĞDAŞ ÖĞÜÇ

Medya Etiğinden Ceza Rejimine

ÇAĞDAŞ ÖĞÜÇ
6 Mayıs 2026
Haber Sizinse, Neden Görünmüyor?
ÇAĞDAŞ ÖĞÜÇ

Haber Sizinse, Neden Görünmüyor?

ÇAĞDAŞ ÖĞÜÇ
17 Nisan 2026
Özel Sektör Emekçisinin Hakkını Gasp Eden Kamu Çalışanı Değil
ÇAĞDAŞ ÖĞÜÇ

Özel Sektör Emekçisinin Hakkını Gasp Eden Kamu Çalışanı Değil

ÇAĞDAŞ ÖĞÜÇ
9 Nisan 2026
Devam Et
Gazedda

© 2026 Gazedda - Copyleft

  • Künye
  • Dayanışma
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

Bulamadık
Tümünü Gör
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV

© 2026 Gazedda - Copyleft

Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, bunu kabul ettiğinizi varsayarız. Gizlilik ve Çerezler Politikası sayfamızı ziyaret edin.