Kıbrıslı Rumlar, 1974’te Mağusa’nın Maraş/Varoşa kentini kısa süre içinde terk etmek zorunda bırakıldı. Bir çok Kıbrıslı göçmen gibi onlar da evinden çıkarken geri döneceğini sanıyordu. Kapılar kapatıldı; eşyalar, fotoğraflar, kitaplar, aile albümleri ve gündelik hayatın bütün küçük izleri içeride kaldı.
Maraş’ın kaybı Kıbrıs için büyük bir travmadır. Bir zamanların en modern ve gelişmiş kentlerinden biri, yıllarca kapalı bir kent olarak tutuldu. Mağusa göçmeni Kıbrıslıların acısı ise hâlâ canlı. Bugün kentin bir bölümünün kontrollü girişe açılması da bu acıyı hafifletmiyor; aksine, yerinden edilmiş bir hayatı seyirlik hale getirerek yeni bir yara açıyor.
Dimitrios N. Marangos’un Mağusa’da kurduğu Kıbrıs araştırmaları kütüphanesi de Maraş/Varoşa’nın kayıpları arasındadır; fakat bu kayıp, çoğu zaman boş evlerin, kapalı sokakların ve çürüyen binaların gölgesinde kaldı. Çünkü 1974’te yaşanan talan ve istila yalnızca evleri, sokakları ve mülkleri değil; kitapları, belgeleri, haritaları, el yazmalarını ve Kıbrıs’ın kültürel hafızasını da dağıttı.

Marangos’un kütüphanesinin akıbeti bugün bilinmiyor. Yeğeni ve aynı zamanda vaftiz kızı olan Marina Marangou’nun aktardığına göre kütüphane savaş sırasında yağmalandı; kitapların çoğu satıldı. Geriye birkaç kayıt, müzayedelerde ortaya çıkan kimi kitaplar ve dağılmış bir koleksiyonun izleri kaldı.
Bu hikâye, İngiliz kolonyalizminin adada bıraktığı bölünmüş mirasın, ardından Türk ve Yunan milliyetçiliklerinin Kıbrıs’a nelere mal olduğunun küçük ama çarpıcı kayıtlarından biridir.
Mağusalı bir aydın ve kitapsever
Dimitrios N. Marangos 1909’da Mağusa’da doğdu. Atina Dil ve Ticaret Okulu’nda ve Paris Yüksek Ticaret Okulu’nda öğrenim gördü. Ticaretle uğraştı; Ticaret Odası Konseyi’nde ve Kıbrıs Bankası Yönetim Kurulu’nda görev aldı.
1933’ten 1974’te yaşanan talan ve istilaya kadar Mağusa Rum Eğitim Kurumları’nda mütevelli ve başkan yardımcısı olarak hizmet verdi. Dergilerde öyküler yayımladı; düzyazı ve tiyatro eserlerinden çeviriler yaptı.
Onu Kıbrıs’ın kültürel hafızasında özel kılan ise kitaplara duyduğu tutkuydu. Mağusa’da, Kıbrıs’a dair nadir kitaplardan, belgelerden, haritalardan ve yazılı kaynaklardan oluşan önemli bir araştırma kütüphanesi kurdu.

Kostas P. Kyrris’in 1969’da Eleftheria gazetesinde yayımladığı “Mitsos N. G. Marangos’un Kıbrıs Araştırmaları Kütüphanesi” başlıklı yazısına göre kütüphanede yaklaşık 3.500 kitap ve basılı eser vardı. Bunların bazıları son derece nadir, hatta tek örnek niteliğindeydi. Koleksiyonda tarihî belgeler, mektuplar, hukuki evraklar ve başka materyaller de bulunuyordu. Ortaçağ ve Yeniçağ Kıbrıs’ına ilişkin eserler ise koleksiyon içinde önemli bir yer tutuyordu.
Kütüphanenin açılışı 23 Nisan 1950’de yapılmış ve dönemin basınında yer almıştı. Açılışa Salamis Korepiskoposu Gennadios, Yunanistan Başkonsolosu Al. Liatis, lise müdürü Dimitrakopoulos, Okul Encümeni Başkanı G. Emfietzis ve çok sayıda davetli katılmıştı. Davetliler için “Savoy” Oteli’nde bir resepsiyon düzenlenmişti.
O gün açılışı yapılan kütüphane, Kıbrıs’ın geçmişine açılan önemli bir kapıydı. Bugün ise o kapının ardındaki koleksiyonun nerede olduğunu bilmiyoruz.

Bir kütüphanenin içinden kalan tanıklık
Sevgül Uludağ’ın Politis gazetesindeki yazısında aktardığı Marina Marangou tanıklığı, kütüphaneyi yalnızca bir koleksiyon olarak değil, bir oda, bir çocukluk hatırası ve bir kültür dünyası olarak anlatır:
“Babamla amcamın konuştuğu, bizim de koyu yeşil, düğmeli ve pirinç detaylı deri sandalyelerde oturduğumuz o kütüphaneyi hâlâ hatırlıyorum. Kütüphane, onun kendine ait özel ve kutsal mekânıydı; evin sağ tarafında yer alıyor, zeminden tavana kadar meşe kaplamayla çevriliyordu. Çalışma masası ve çeşitli aydınlatmalar da oradaydı. Duvarlarda paha biçilmez Bizans ikonaları ve sanat eserleri vardı. Kız kardeşim Anna, Profumo skandalıyla ünlenen osteopat ve usta çizer Stephen Ward’ın tablolarını da hatırlıyor.
Topladığı el yazmaları, haritalar ve başka belgeler dolaplarda dururdu. Kitaplar yeşil ve altın renkli kaplamalarla ciltlenmişti ve üzerlerinde DNM harfleri bulunurdu. Bu harfler sayesinde kız kardeşim ve ailemiz, Marcel Brion’un Catherina Cornaro adlı Fransızca kitabını bir müzayedede ortaya çıktıktan sonra Kıbrıs’a geri getirebildi. Çünkü kütüphanesi savaş sırasında yağmalanmış ve kitaplarının çoğu satılmıştı. Kitap bugün, Mağusa’ya geri dönene kadar geçici olarak Lefkoşa Leventis Belediye Müzesi’nde bulunuyor.

Kitaplarına çocuklarıymış gibi bakardı; onları onartmak ve en iyi deri kapaklarla yeniden ciltletmek için para harcardı. Bu, Kıbrıs’a ilişkin uluslararası ve yerel yazarların farklı dönemlerden eserlerini barındıran ilk ve en önemli Kıbrıs araştırmaları kütüphanesiydi. Tutkulu bir koleksiyonerdi; Avrupa’nın en iyi müzayede evlerinden eser alabiliyor ve kısa sürede Cypriana alanında, yani Kıbrıs’a dair kitaplar, belgeler, haritalar ve yazılı kaynaklar alanında, saygın ve ciddi bir koleksiyoncu olarak kabul görüyordu.

Bütün kitaplar kataloğa geçirilmişti. Birinci Kıbrıs Araştırmaları Kongresi’nde bu konuda bir yayın da yer aldı ve Kyrris kütüphanenin bir kataloğunu hazırladı. Kitapların sayısı yaklaşık 3.500’dü. Seyahat kitapları, tarih eserleri, romanlar, şiir koleksiyonları, akademik çalışmalar ve haritalar vardı; hepsi ada ile bağlantılıydı. Rafları süsleyen yazarlar arasında B. Karageorgis, R. Gunnis, Hill, J. Hackett, Paul Ricaut, Cornelis Le Brun, Sir Samuel Baker, Louis Palma de Cesnola, Lacrymae Nicosiensis Paris 1894 eseriyle Tankerville Chamberlayne ve 1346-1350 döneminden Fra Niccolò da Roggibonai bulunuyordu.

Kıbrıs için paha biçilmez değerde, zengin ve eşsiz bir koleksiyondu. Büyük çalışma masasının üzerinde sürekli açık bir kitap bulunan bir kitap rahlesi dururdu. Kız kardeşim Anna bunun Keşişler Kitabı olduğunu hatırlıyor; en özenli ve değerli biçimde hazırlanmış bir el yazmasıydı. Masanın yanında yuvarlak bir masa vardı ve üzerinde önemli bir yer tutan bir dünya küresi dururdu. Büyük olasılıkla bir dünya küresiyle ilk karşılaşmam buydu ve coğrafi bilgileri oradan edinirdim.”

Bir kitabı bulmak, bir kütüphaneyi geri getirmez
Marangou’nun anlattığı DNM harfleri, bu hikâyenin en güçlü ayrıntılarından biridir. Bir kitabın kapağına işlenmiş üç harf, yıllar sonra müzayedede ortaya çıkan bir eserin nereden geldiğini ispatlamaya yetmiştir. Marcel Brion’un Catherina Cornaro kitabı böyle tanınmış ve Kıbrıs’a geri getirilmiştir.
Ama bir kitabı bulmak, bir kütüphaneyi geri getirmek değildir.

Bir koleksiyon dağıldığında, kitapların yan yana gelişinden doğan anlam da kaybolur. Hangi haritanın hangi seyahat kitabıyla, hangi el yazmasının hangi belgeyle birlikte durduğu artık bilinmez. Bir araştırmacının yıllar içinde kurduğu bağlar, izler ve düşünce düzeni parçalanır.
Marangos’un kütüphanesi bu yüzden sadece 3.500 kitaptan oluşan bir koleksiyon değildi. Kıbrıs’a dair farklı dillerde, farklı dönemlerde üretilmiş bilgiyi bir araya getiren bir hafıza alanıydı.

Maraş/Varoşa’nın görünmeyen kaybı
Maraş/Varoşa’nın kaybı çoğu zaman kapalı oteller, boş sokaklar ve çürüyen evlerle anlatılır. Oysa geride kalan yalnızca binalar değildi; aile albümleri, kişisel eşyalar, okul kayıtları, belgeler, kitaplar ve Marangos’un kütüphanesi gibi kültürel miraslar da yerinden edildi.
Kıbrıs’ın modern tarihini belirleyen kolonyal miras, milliyetçilikler, savaş ve zorunlu göçler yalnızca insanları değil; bilgiyi ve belleği de parçaladı. Marangos’un kütüphanesinin başına gelenler, bu parçalanmanın kitaplar ve belgeler üzerindeki izidir.
Dimitrios N. Marangos 1978’de, göçmen olarak hayatını kaybetti. Maraş/Varoşa’da kurduğu kütüphane ise bugün hâlâ kayıp.
Geriye, bir kitabın kapağındaki DNM harfleri ve şu soru kalıyor:
Bir kütüphane yağmalandığında, yalnızca kitaplar mı kaybolur; yoksa bir toplumun geçmişiyle kuracağı bağ da mı eksilir?
Kaynaklar
Büyük Kıbrıs Ansiklopedisi
Polignosi
Protevousa gazetesi, 24 Nisan 1950
Kostas P. Kyrris, “Mitsos N. G. Marangos’un Kıbrıs Araştırmaları Kütüphanesi”, Eleftheria, 1969
Sevgül Uludağ’ın Politis gazetesindeki yazısı




