• Künye
  • Dayanışma
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
Çarşamba, Ekim 21, 2026
Bulamadık
Tümünü Gör
Gazedda
24 °c
Vizakia
22 ° Per
22 ° Cum
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV
Bulamadık
Tümünü Gör
Gazedda
Bulamadık
Tümünü Gör

Soykırımı Hesaplamak: NAZA 

HASAN YIKICI HASAN YIKICI
21 Ekim 2026
Okuma Süresi: 6 dk
A A
0
https://bsky.app/profile/gazeddakibris.bsky.socialhttps://www.threads.net/@gazeddakibris

Geçtiğimiz hafta NAZA belgeselini İrish Film İnstitute (IFI)’de seyrettim. Belgeselin uluslararası gösterim gününde 50’den fazla ülkede seyirci ile buluştu. Belgesel gösterime girmeden önce birbirinden bağımsız gibi görünen fakat aslında çok da içiçe geçmiş iki gelişme yaşandı. Bunlardan ilki benim de favori irlandalı grublarından biri olan ve konserlerinde “İsrail soykırım yapıyor” ifadelerini büyük ekranda yansıtan Fontaines D.C’nin İngiltere’nin Manchester kentinde gelecek yıl vereceği konserin iptali için şehirdeki İsrailli organizasyonların harekete geçmesiydi. Bir diğer gelişme ise edebiyat dünyasında yaşandı. Normal İnsanlar kitabı ile tanınan İrlandalı yazar Sally Rooney’in kitaplarının İngiltere’deki kitapçılarda satılmamasına yönelik bir karar alarak, Birleşik Krallık genelindeki tüm kitapçılardan kitaplarını geri çekti. Yazar geçtiğimiz yıl İngiltere’de yasaklanan Palestine Action grubuna doğrudan destek vermişti. Yazar bu tavrının bir sonucu olarak yasaklı bir harekete destek verdiği için İngiltere’de satılan kitaplarından gelir elde edemeyeceği bir duruma düştü. Bunun ardından ise Rooney kitaplarını Birleşik Krallık genelindeki tüm satış noktalarından geri çekti.  

Bu iki gelişme bir yandan İsrail’in İngiltere üzerinde nasıl bir nufüz sahibi olduğunu; diğer yandan ise irlandalılara yönelik tarihsel kolonyalizm histerisinin İngiliz elitleri tarafından hala taşındığını gösteriyor.  Neyseki İrlanda ve İrlandalılar tarihin doğru tarafında tavır almaya devam ediyorlar. 

NAZA belgeseline giderken neyle karşılaşacağımı tam olarak bilmiyordum. Öncesinde herhangi bir makale okumadım. NAZA’nın ne anlama geldiğini bile bilmiyordum. Belgeselin ilk gösteriminin biletleri satışa çıktığında neredeyse saatler içerisinde tükendi. İlk gösterime bilet bulabildiğim için kendimi şanslı sayıyorum. İrlanda’da birçok konser veya önemli etkinliklere bilet bulmak çok zor. Biletler bazen günler içinde değil, saatler içinde tükenebiliyor. Bu da İrlanda’daki kültürel yaşamla ilgili sembolik bir gösterge. 

*** 

Belgeselin başladığı an salonu bir sessizlik dalgası kaplıyor. Bu sessizlik dalgası belgeselin bitiminde izleyicilerin “free palestine” sloganı atacağı ana kadar hiç kesilmeden sürecekti. 

İsrailli istihbarat görevlileri ile yapılan röportajlardan oluşan belgesel bizlere İsrail’in sadece şeytani bir savaş makinesi olmadığını; aynı zamanda inanılmaz teknik ve istihbarat becerileri olan, her türlü insani empatiden yoksun distopik bir mekanizma olduğunu gösteriyor. İsrail gibi şeytani ve yobaz bir toplumun içerisinden çıkan NAZA belgeselinin yapımcıları canlarını riski atma pahasına böyle bir belgeseli yaparak hakiki bir aydın; dahası insan olma sorumluluğunun ne olduğunu bizlere gösterdiler. Ne kadar acımısız bir toplumun içerisinde olursanız olun, hakikati dile getirmenin her zaman yolları vardır. Bunun için ilk önce o hakikati dile getirme cesaretine sahip olmanız lazım NAZA’nın yapımcıları hakikati söylemenin her şeyden öte bir cesaret meselesi olduğunu gösteriyor. 

*** 

Belgesel boyunca İsrail istihbaratının Gaza’ya yönelik soykırımı nasıl planladığını, tek tek saldırıları ve hedefleri nasıl belirlediklerini ve bu süreçleri nasıl yürüttüklerini bizzat istihbaratçıların ağzından dinliyoruz. Telefonların ve evlerin içinin nasıl dinlendiğini, tek tek Gaza’daki tüm evlerin İsrail istihbaratı tarafından sistemde nasıl numaralandırıldığını, saldırıların akşam saatlerinde herkes evdeyken organize edildiğini tüm ayrıntılarıyla İsrailli istihbaratçıların ağzından dinliyoruz. Örneğin İsrail istihbaratı hava saldırılarını başlatmak için telefon dinlemelerinde bazı kelimelerin kullanılmasını yeterli görüyor. Dinlemelerde çocukların “baba” veya “eve geliyor” kelimelerinin geçmesi  saldırıların başlatılması bir işaret sayılıyor. NAZA kelimesi de buradan geliyor. NAZA herhangi bir saldırıda öldürülebilecek sivilleri ifade ediyor. İsrail istihbaratı tarafından kullanılan bu ifade sadece tek bir hedef için onlarca sivilin canından olmasının ne kadar önemsiz olduğunu da gösteriyor. İsrail istihbaratçılarının anlatmasına göre her bir saldıradan önce NAZA sayısı tahmini olarak belirleniyor.  5 NAZA, 10 NAZA veya 50 NAZA. Burada bahsedilen çocuklar, kadınlar, siviller… Fakat tüm canlar ve hedefler sadece sayılara indirgenmiş, kodlanmış durumda. Gaza’daki her ev ve apartman aynı zamanda numaralandırılmış. Tüm hava saldırıları ev numaralarını temel olarak organize ediliyor. İsrail’in tüm Gaza’daki tüm yaşamı rakamlara ve kodlara indirgediğini görüyoruz. Tüm bir soykırım sadece teknik görevden ibaret. Günlük bir rutin gibi, yanına tik atılan günlük görevlerin bir parçası gibi. 

İstihbarat görevlilerinden biri sivilleri hedef alan saldırılarda sadece talimatları yerine getirdiğini ifade ediyor. Bir diğeri ise sistemde sadece bir yer kapladığını, kendisi olmasa başkasının tüm bunları yapacağını söylüyor. Bunun gibi daha birçok örnek var. Ne kadar ironik. Hannah Arendt’in yıllar önce nazilerin yahudi katliamlarındaki ifadelerini irdelediği çalışmalarında bizzat naziler neredeyse aynı ifadeleri kullanmışlardı. “Sadece talimatları yerine getirdim” Belgeselin sonuna doğru istihbarat görevlilerinden biri artık nazileri anlayabildiğini dahi söyleyebiliyor! 

Belgeseldeki röportajlar apartman damlarından gerçekleştirildi. Yüksek bir mesafeden Tel Aviv’in binalarını, ışıklarını, trafiğini, insanların evlerindeki konforlu yaşamlarını ve normal hayatı görebiliyoruz. Gaza’daki operasyonların nasıl organize edildiği anlatılırken sık sık apartman pencerelerinden insanların evlerindeki rahat hayatını ekrana yansıtıyor yönetmenler. Burada çok güçlü bir contrast ve metafor ortaya çıkıyor. Bir yandan dinlediğiniz ses size yıkımın ve soykırım nasıl oranize edildiğini anlatıyor, sivillerin nasıl öldürüldüğü, evlerin ve mahallelerin nasıl yerle bir edildiğini.. Diğer yandan ise Tel Aviv’deki lüks apartmanlarda yaşayan insanların anlık görüntülerini izliyorsunuz. Sadece bu bile bize İsrail’in günümüzün en dehşet distopyasını temsil ettiğini ifade ediyor.   

*** 

Belgesel boyunca ifade edilen tüm ayrıntıları burada yazmayacağım. İsrailli istihbarat yetkililerini dinlerken onların yaptıklarından hiçbir şekilde pişmanlık duymadıkları izlemine kapılıyorsunuz. Anlatılanlar bir günah çıkartma psikolojisi ile yapılmadı. Daha çok adeta ne olduğunun çıplak bir göstergesi. NAZA belgeseli günümüzde yapılan en iyi belgesellerden ve hakikati yüksek sesle dillendirmeden hiçbir şekilde tereddüt etmeyen çalışmalardan biri. Tüm röportajlarda soykırımın İsrail toplumunda, İsrail elitlerinde ve ordusunda nasıl normalleştirildiğini, neredeyse bir bilgisayar oyununa indirgendiğini anlıyorsunuz. Her adımı hesaplanarak yapılan ve hala süren bir soykırım! 

NAZA bugün dünyanın her yerinde tekrar tekrar gösterilmesi gereken günümüzün distoptik gerçekliğini hiç tereddütsüz sergileyen önemli bir belgesel. 

Etiketler: belgeselFilistingazzeİsrailNAZAsavaşsoykırım
HASAN YIKICI

HASAN YIKICI

Yersiz, yurtsuz...

Dağılan Kütüphanenin Hikâyesi!
HASAN YIKICI

Dağılan Kütüphanenin Hikâyesi!

HASAN YIKICI
23 Ağustos 2026
Yaşamın Ölüme Direndiği Kent: Kyiv!
HASAN YIKICI

Yaşamın Ölüme Direndiği Kent: Kyiv!

HASAN YIKICI
5 Ağustos 2026
Dublin’den Kyiv’e Bir Yolculuk 
HASAN YIKICI

Dublin’den Kyiv’e Bir Yolculuk 

HASAN YIKICI
24 Haziran 2026
Miles Davis ile Yürümek, Miles Davis’i Yürümek
HASAN YIKICI

Miles Davis ile Yürümek, Miles Davis’i Yürümek

HASAN YIKICI
8 Haziran 2026
Devam Et
Gazedda

© 2026 Gazedda - Copyleft

  • Künye
  • Dayanışma
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

Bulamadık
Tümünü Gör
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV

© 2026 Gazedda - Copyleft