• Künye
  • Dayanışma
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
Pazartesi, Eylül 28, 2026
Bulamadık
Tümünü Gör
Gazedda
25 °c
Vizakia
23 ° Sal
22 ° Çar
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV
Bulamadık
Tümünü Gör
Gazedda
Bulamadık
Tümünü Gör

Otonomist Marksizm Gündemi -Ulus Baker

Gazedda Gazedda
12 Temmuz 2021
Okuma Süresi: 3 dk
A A
0
https://bsky.app/profile/gazeddakibris.bsky.socialhttps://www.threads.net/@gazeddakibris

Kıbrıslıtürk sosyolog, yazar, çevirmen ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde (ODTÜ) öğretim üyesi olan Ulus Baker, ondört yıldır aramızda yok. Ulus Baker İstanbul’da doğan, kalp ve böbrek yetmezliği nedeni ile yaşama gözlerini yuman, kendi gibi yaşayan önemli bir düşünürdü. 14 Temmuz 1960 doğumlu olan Ulus Baker 12 Temmuz 2007’de hayata gözlerini yumdu. Ulus Baker doğduğu gün olan 14 Temmuz’da Lefkoşa’da toprağa verildi. Ardında onlarca kitap, yüzlerce çevri ve aslında dünyayı anlamak için çok farklı pencereler bırakarak göçtü…


İnsanlar, özellikle felsefi düşünmeye pek alışık olmayanlar en kolay bir zamanlar sanki bir inanç sistemi söz konusuymuş gibi bağlandıkları düşüncelerden ve onlara tekabül eden arzulardan koparlar. Marx’ın ve düşüncesinin kaderi, böylece başka filozofların ve düşünürlerin, sözgelimi bir Kant’ın ya da Hegel’in düşüncesinin kaderinden farklılaşır. “Reel sosyalizm” yaşantısı içinde vurgulanmış bir “uygulaması”nın bulunuşu, bu düşünceden kopuşun, ona yönelik reddiyenin aşırı kolay olmasını şartlandırır. Özellikle aşırı-bağlı bir psikolojiye sahip olanlar açısından.

Reel-sosyalizm adı verilen şeyin çöküşü (Sovyet sistemi ve çevresi) Marx düşüncesinden kopuşu gerçek anlamında temellendirebilir mi? Aynı kopuşu Descartes’ın, Kant’ın, Hegel’in düşüncesinden ayrılma çerçevesinde yapmaya kalkışmayanlara sormak gerekir böyle bir soruyu. Oysa biz, artık emin olabiliriz ki, Marx üstüne şimdi daha üretken düşünceler üretilebilir. Ancak bu üretimin, şimdiden görebildiğimiz en az iki koşulu var –birincisi Kant’ın Marx-öncesi bir formülünde yer alır ve tümüyle Marx’ın ve modern düşüncenin genel ruh haline uyar: Sapere aude … Cesaret et! Hiçbir düşünür gerçekten Kant kadar büyük bir güçle düşünmek eylemiyle cesareti özdeşleştirmiş değildir. Kısaca yorumlamak gerekirse, Kant’tan başlayarak “düşünmek” artık bir cesaret işidir. Bu koşul “otonomluğun” olanağını kurar. İkinci koşul ise, Spinoza ile Kant’ın yine tam anlamıyla farkettikleri bir gereksinimdir ve en iyi formülünü sonradan Nietzsche’nin “kaybedenin haksız olduğunu nereden çıkarıyorsunuz” şeklindeki çıkışmasında bulur. Bu asla yenilginin ve kurban vermenin arzulanabilir bir şey olduğu anlamına gelmez. Felsefenin modern çağlarda temel işleyiş tarzının ne olduğunu açıklar: Varolanları düşünmek yetmez –bir filozofun çoğu zaman yalnızca önünde varolanları, halihazırdaki durumu düşünmeyi bırakarak, “mümkün olanı”, dolayısıyla varolmayanı düşünme ihtiyacı hissettiği olur. Bir filozofun herhangi bir şeyi düşünmesini istemek, onu “hakikat” ya da “gerçeklik” adı verilen ve çoğu zaman önyargılı kalabalıkların talepleriyle birbirine karışan bir nesneler dünyasına mahküm etmek anlamına gelir –sanki düşünmenin derdi yalnızca bundan ibaretmiş gibi. Oysa, tarih boyunca insanların varolmayan şeyleri düşünmeye daha büyük bir arzu duyduğu dönemler ve ortamlar vardır –ütopyalar bundan başka nedir ki?

Demek ki, önce “düşünmeye cesaret edilecek”, ondan sonra da “varolmayanları düşünmeye” girişilecek. Birincisi otonomluğu, ötekisi “kurucu” düşünceyi anlatır. Düşünmenin gücüne inanmak idealizm ya da spiritualizm filan değildir. Althusser’in işaret ettiği gibi Marx “gedanken konkretum”dan, “düşünce somutu”ndan bahsetmeye giriştiği zaman bu yanlış anlama ortadan kalkacaktır.

Gazedda

Gazedda

Gazeddakıbrıs yurttaş gazeteciliği anlayışı ile yayın yapan, yurttaştan yana taraf olan ve gazetecilikte meslek etiği ilkelerine inanan bir yayın organıdır. Gazeddakıbrıs her koşulda barıştan yanadır.

Af Yetkisi ve Hukuki Niteliği
Mehmet Öner Ekinci

Af Yetkisi ve Hukuki Niteliği

MEHMET ÖNER EKİNCİ
28 Eylül 2026
“Alpler’in Venedik’i” Annecy 
Filiz Uzun

“Alpler’in Venedik’i” Annecy 

Filiz Uzun
27 Eylül 2026
 “Son Kale İnsan” Düştüğünde Ne Olacak?
Konuk Yazar

 “Son Kale İnsan” Düştüğünde Ne Olacak?

KONUK YAZAR
25 Eylül 2026
Bir Toplumun Hafızası Sadece Acılarından Oluşmaz
Hakan Çoban

Bir Toplumun Hafızası Sadece Acılarından Oluşmaz

HAKAN ÇOBAN
24 Eylül 2026
Devam Et
Gazedda

© 2026 Gazedda - Copyleft

  • Künye
  • Dayanışma
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

Bulamadık
Tümünü Gör
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV

© 2026 Gazedda - Copyleft