EditoryalMedya OdasıMutluyakalı’nın yanıtına yanıtımızdır

GazeddaKıbrıs, sizlerin de pekala bildiği üzere kolektif yayıncılık modelini benimsemiş, editoryal kolektif aracılığı ile yayın yapan bir yapıya sahiptir ve başka türlü bir gazeteciliği hedeflemektedir.
Editoryal Kolektif Editoryal KolektifAralık 22, 2019
Nadir Görülen Hastalıklar Ağı

YENİDÜZEN Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Cenk Mutluyakalı’ya, demokratik teamüller çerçevesinde, gazetemizde yayımlanan “Medya – Patron çelişkileri gölgesinde basın özgürlüğü” başlıklı yazımıza yönelik vermiş olduğu yanıttan dolayı teşekkür ederiz.

Bahsi geçen yanıtınızda basın özgürlüğünün en önemli koşullarından birinin ‘açıklık ve şeffaflık’ olduğunu belirterek, ‘imzasız’ yorumların hem “gizlenme ihtiyacı” kaynaklı bir basın özgürlüğü sorunu, hem de soğuk savaş dönemlerine ait eskimiş bir gelenek olduğunu düşündüğünüzü yazdınız.

Öncelikle belirtmek isteriz ki, tarafımızca yapılan bir hata ile haberin başına “Gazedda Editoryal Kolektifi” yazmayı unutmuşuz. Sizlerin bu konuya bu kadar çok takılacağını ve tüm yanıtınızı “gizlenme ihtiyacı” üzerine kurgulayacağınızı düşünebilseydik daha dikkatli davranırdık. Affedin. Bu noktada, Editoryal Kolektif’in kim olduğunu bilmeyenler, buraya tıklayarak bizlerin kim olduğunu kolaylıkla tespit edebilirler…

GazeddaKıbrıs, sizlerin de pekala bildiği üzere kolektif yayıncılık modelini benimsemiş, editoryal kolektif aracılığı ile yayın yapan bir yapıya sahiptir ve başka türlü bir gazeteciliği hedeflemektedir.

Bilmeyen okurlarımız için bilgi verelim; GazeddaKıbrıs tarafından üretilen içeriklerin tamamı kolektif tarafından seçiliyor ve/veya üretiliyor. Gazetemiz politikaları gereği, üretilen tüm haberler, -köşe yazıları hariç- kolektif tarafından hazırlandığından, haberlerin bir kısmı veya tamamı,  haberciliğin kamu yararı güttüğü bilinciyle; kaynak gösterilerek paylaşıma açıktır.

Bu noktadan hareketle, haberlerimiz, klasik habercilik anlayışından öte; telif hakkı yaratmak yerine, kolektif olarak üretilen bir ürün olarak künyede ismi bulunan herkese aittir.

Bahsettiğimiz konuyu bir diğer şekliyle aktarmak gerekirse, GazeddaKıbrıs, tek kişilik ‘fikir sahipliği’ üzerinden bir üretim sürecinden beslenmiyor. Bizler, yayın ilkelerimiz ve toplumsal duruşumuz gereği, kolektif yayıncılık modelinden yanayız; yayınlarımızı da bu prensiple hazırlama gayreti içindeyiz.

Bizim tarafımızdan üretilmeyen ancak Gazedda üzerinden paylaşılan içeriklerde ise kaynak belirtilmekte, dahası bizlere ait olmayan her haberin alındığı web sitesi tıklanabilir link olarak (hyperlink) olarak haber içinde görülebilir şekilde paylaşılmaktadır.

Şimdi konumuza dönelim:

İmzasız olduğunu belirttiğiniz yazı, yukarıda bahsettiğimiz nedenlerle Gazedda Editoryal Kolektifi imzası taşımaktadır. Ancak metin, yayın aşamasına hazırlandığı sırada; -bizlerce çok da önemli olmamasından kaynaklı olarak- “Gazedda Editoryal Kolektifi” imzasını eklemeyi unuttuk. Bu da bizim dikkatsizliğimiz olsun. Gazetemizi takip eden kitle, siz de dahil olmak üzere, zaten bizlerin kimler olduğunu gayet iyi biliyorsunuz…

Gazedda edityoryal kolektifin iddia ettiğiniz gibi bir gizlenme ihtiyacı yoktur, olmamıştır. Aksine düşüncelerini özgürce ve gizlenmeden kamuoyunda dile getirebilme ihtiyacından doğmuş bir kolektiften söz ediyoruz.

GazeddaKıbrıs örneğindeki kolektif yayıncılık modeli sadece içerik üretim sürecini değil, okurlarının da sürece ve yapıya dahil olabildiği bir süreci işaret etmektedir. Bugün için 58 kişinin ekonomik desteği ile yolculuğuna devam eden GazeddaKıbrıs, belli aralıklarla gelir ve gider raporlarını açıklık ve şeffaflıkla kamuoyu ile paylaşmaktadır.

Gelir ve gider raporlarımızın tamamına sayfamızdaki arama kısmından ulaşmanız mümkündür…

***

Devam edelim…

‘Açıklık ve şeffaflık’ üzerine yoğunlaştığınız yazınızda Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile ilgili bir hassasiyet üzerinden hareket eden ‘belli çevreler’den söz ettiniz ve Mustafa Akıncı’nın eleştirilmesi durumunda karşı eleştiri olarak CTP ve Tufan Erhürman’ın eleştirildiğini belirttiniz. Keşke bu çevrelerin kimler olduğunu da belirtseydiniz. Böylece aynı yazı içerisinde sözünü ettiğiniz açıklık ve şeffaflık konusunda güzel bir örnek oluşturmuş olurdunuz.

Eğer GazeddaKıbrıs’ın Cumhurbaşkanlığı seçimlerine referansla gelişmeleri değerlendirdiğini veya GazeddaKıbrıs’ın seçimlere yönelik bir adaydan taraf olacağını ima ediyorsanız, sizleri gazetemizin yayınlarını daha yakından takip etmeye davet ederiz.

Bizler ‘açıklık ve şeffaflık’ konusunda sizin gibi düşünüyor ve tam da bu nedenle örneğin sizin ‘Dipsiz Kuyu’ isimli yazınızda, kamusal yararı gözetmediğiniz ve Kıbrıs’ın kuzeyinde yayın yapan 20’ye yakın günlük gazeteyi zan altında bıraktığınız için, ‘peki ama kim bu medya patronu’ sorusunu yanıtsız bırakmamak adına ‘KIBRIS Gazetesi, TC’nin istediği adayı destekleyecek!’ başlıklı haberi üretme ihtiyacı hissettik.

Çünkü sizin gibi her gün binlerce insan tarafından okunan bir gazeteci, kamusal yarar gözetmesi gereken bir yazısında, bu bilgiyi gizlememeliydi. Üstelik bahsi geçen yazıda bu bilginin doğrulanmış bir bilgi olduğu, iddia olmadığı sizin tarafınızdan belirtilmiş olmasına rağmen bu bilgi gizli tutularak tüm medya kuruluşları da zan altında bırakılmamalıydı.

Bizlere yanıt verdiğiniz değerlendirme yazımızda da açıkça belirttiğimiz gibi bizler de sizin gibi bu yemeğin gizli tutulmasını doğru bulmuyoruz ve orada konuşulanların kamuoyu tarafından bilinmesi gerektiğine inanıyoruz. Sorduğunuz soruları bizler de soruyor ve tarafların bu sorulara cevaplar vermesi gerektiğinin altını çiziyoruz.

Bizler ‘Medya – Patron çelişkileri gölgesinde basın özgürlüğü’ isimli değerlendirme yazısında sizin isim vermeden gündeme getirdiğiniz Akıncı-Asil Nadir yemeğine ilişkin yürüttüğünüz tartışmaya katıldığımızı açıkça belirttik ancak bunun ötesinde tartışılması gereken başka bir konunun da olduğunu hatırlatmak istedik. Evet haklısınız, medya patronları ile siyasilerin aralarındaki gizli ilişki basın özgürlüğü ve demokrasi önünde engeldir.

Peki ama sahiplik yapısının basın özgürlüğüne giden yoldaki en büyük engellerden biri olduğunu kim reddedebilir ki? Nitekim üzerinizde bir ‘mahalle baskısı’ olduğunu siz kendiniz söylediniz… Yazımıza son verirken, sizi; açıklık ve şeffaflık gereği YENİDÜZEN üzerindeki “mahalle baskısının” kimler tarafından yapıldığını da açıklamaya davet ediyoruz. Böyle bir açıklamayı yaptığınız anda, emin olun tarafınıza ilk destek Editoryal Kolektifimiz tarafından verilecektir.

***

Son olarak belirtmekte fayda var. YENİDÜZEN ile KIBRIS Gazetesi’ni yan yana getirerek, gazetenizin demokrasi mücadelesine verdiği emeğe saygısızlık ve haksızlık ettiğimizi iddia ederek üzgün olduğunuzu belirttiniz. Bilmenizde fayda var ki biz de üzüldük…

Oysa biz sizi eleştiri kültürüne sahip biri olarak düşünüyorduk. YENİDÜZEN’in CTP kadroları öncülüğünde geçmişte verdiği ve bizce de çok değerli olan mücadelelerin varlığı, bugün onun/onların eleştirilemez olduğu anlamına gelemez. Gelmemelidir…

Yazımızda, basın özgürlüğünü tartışmaya açmanızla birlikte, başka bir çağın ürünü olan “parti gazetesi” veya “parti sahipliği” anlayışının da basın özgürlüğü önündeki engellerden biri olduğunu hatırlatma ihtiyacı hissetmiştik; hepsi bu…

Saygılarımızla

GAZEDDAKIBRIS EDİTORYAL KOLEKTİFİ

Editoryal Kolektif

Editoryal Kolektif

Gazeddakıbrıs Editoryal Kolektifi tarafından kaleme alınan değerlendirme yazıları...

Music will never ends..