Kıbrıs’ta hemen hemen herkesin bir teorisi var.
Neden bu kadar çok kanser görüyoruz?
Neden Alzheimer ve demans vakalarının bu kadar arttığını konuşuyoruz?
Kimi toprağı suçluyor.
Kimi suyu.
Kimi genetik faktörleri.
Kimi ise beslenmeyi…
Fakat kendimize çok basit bir soruyu neredeyse hiç sormuyoruz:
Her gün soluduğumuz hava gerçekten ne kadar temiz?
Dünya Sağlık Örgütü’ne göre hava kirliliği, dünyadaki en büyük çevresel sağlık risklerinden biridir ve her yıl milyonlarca insanın erken ölümüne neden olmaktadır. Hava kirliliği yalnızca akciğerleri etkilemez; kalp-damar hastalıkları, felç, akciğer kanseri ve birçok kronik hastalıkla da ilişkilidir.
Ancak son yıllarda dikkatimi çeken başka bir konu oldu.
Yıllardır grip, soğuk algınlığı ve diğer solunum yolu enfeksiyonlarını birkaç gün süren basit hastalıklar olarak gördük. Fakat bugün bilimsel literatür bize bunun düşündüğümüz kadar masum olmayabileceğini söylüyor.
Intercept Fund’ın yayımladığı ve birçok bilimsel çalışmayı bir araya getiren değerlendirmede, çocuklukta ve yaşamın erken dönemlerinde geçirilen bazı solunum yolu enfeksiyonlarının ileriki yaşlarda demans, Alzheimer, kalp hastalıkları ve diğer ciddi sağlık sorunlarının riskini artırabileceğine dair giderek güçlenen kanıtlar olduğu gösteriliyor (Intercept). Bu çalışmaların tamamı henüz kesin bir neden-sonuç ilişkisi ortaya koymasa da, ortak mesajları oldukça açık:
Çocukların daha az hastalanması, yalnızca bugünkü sağlıkları için değil, gelecekteki sağlıkları için de önemlidir.
İşte tam da bu yüzden okul havası yalnızca konfor meselesi değildir.
Bu bir halk sağlığı meselesidir!
İnsanların nefesiyle ortama yayılan bakteri, virüs ve diğer solunabilir parçacıklar da aynı havanın içinde daha uzun süre kalmaya başlar.
Bu yüzden iyi havalandırma yalnızca daha temiz hava anlamına gelmez.
Daha az bulaşıcı hastalık.
Daha sağlıklı öğretmenler.
Daha sağlıklı çocuklar.
Ve belki de uzun vadede daha sağlıklı bir toplum.
Prof. Richard Sear da yakın zamanda yayımladığı yazısında çok önemli bir noktaya dikkat çekiyor. Okullarda daha iyi havalandırma ve temiz hava sağlayarak çocukların daha az grip ve solunum yolu enfeksiyonu geçirmesinin maliyetinin, çocuk başına yılda yaklaşık 15 sterlin civarında olabileceğini ifade ediyor. Kıbrıs’ta bu daha da az olur… (Fewer children sick with flu: Cheap at £15 per child per year – Chance & Necessity)
Şimdi asıl soru şu:
Bunu yapmanın maliyeti değil… yapmamanın maliyeti nedir?
Araştırmalarım sırasında beni en çok şaşırtan konulardan biri ise dış ortam hava kalitesiydi.
Verilere baktığımda, bazı dönemlerde Kıbrıs’ın hava kirliliğinin Londra’dan daha yüksek olduğunu gördüm.
Londra yaklaşık on milyon nüfuslu dev bir metropol.
Kıbrıs ise küçük bir ada.
Buna rağmen bazı günlerde daha kirli havaya sahip olmamız sizce de sorgulanması gereken bir durum değil mi?
Üstelik bu konu bizim için yeni de değil.
Teknecik Elektrik Santrali’nin filtre sistemleri yıllardır tartışılıyor.
Filtrelerin zamanında takılmadığı, emisyonların yeterince denetlenmediği ve bunun kamuoyunda defalarca gündeme geldiği biliniyor.
Peki bugün gerçekten her şey olması gerektiği gibi denetleniyor mu?
Bunu biliyor muyuz?
Yoksa yalnızca öyle olduğunu mu varsayıyoruz?
Benim amacım kimseyi suçlamak değil.
Benim amacım bir sorumluluğu hatırlatmak.
Okulları yöneten herkesin yalnızca eğitim vermek gibi bir görevi yoktur.
Aynı zamanda öğretmenlerine, çalışanlarına ve çocuklara sağlıklı bir çalışma ve öğrenme ortamı sağlamak gibi önemli bir sorumluluğu vardır.
Bugün yangın çıkışlarını denetliyoruz.
Elektrik tesisatını denetliyoruz.
İçme suyunu denetliyoruz.
Peki çocuklarımızın her gün yaklaşık sekiz saat boyunca soludukları havayı neden aynı ciddiyetle denetlemiyoruz?
Temiz hava bir lüks değildir.
Temiz hava, temiz su kadar temel bir ihtiyaçtır.
Bu nedenle doktora araştırmam kapsamında University of Surrey’de okulların havalandırma performansını değerlendirebilen ücretsiz bir dijital hesaplama aracı geliştirdim.
Bu araç sayesinde yalnızca iki veya üç haftalık karbondioksit ölçüm verisini kullanarak sınıfınızın havalandırmasının yeterli olup olmadığını görebiliyorsunuz.
Ne kadar uzun süre veri toplarsanız, sonuçlar o kadar güvenilir olacaktır.
https://scientific-equations.replit.app
Belki de artık kendimize şu soruyu sormanın zamanı gelmiştir.
Çocuklarımızın okulda ne öğrendiğini sürekli takip ediyoruz.
Peki her gün ne soluduklarını da aynı ciddiyetle takip ediyor muyuz?




