Goncolozlar Kıbrıs, Yunan, Bulgar, Anadolu ve daha geniş alanda Akdeniz halk kültürlerinde kışları ortaya çıktığına inanılan, tüylerle kaplı hayali yaratıklardır.
Karakoncul, Koncolos ve Congolos olarak da bilinirler. Bazı görüşe göre ise adın Latince caligatus kelimesinden geldiği savunulur. Kıbrıs Rumcasında “Kalikancari” (καλικάντζαροι) ve Türkçesinde “Goncoloz” olarak bilinen bu hayali yaratıkların kara renkte çok çirkin olduklarına inanılır. Kıbrıs’ta goncolozların On İki Günler dönemi olarak anılan Noel’den Epifani’ye (Işık Bayramı’na) kadar süren on iki günde ortaya çıktığına inanılır.
Kıbrıs’taki halk inanışına göre goncolozlar rahatsız edici veya zararlı kötü ruhlardır ve insan, hayvan ya da pamuk yumağına benzeyen şekillerle görünebilirler. Goncolozların yeyip içtiğine, keman ve tambur çalarak eğlendiklerine inanılır. Goncolozların Kıbrıs’ta bilinen bir şarkıları da vardır. Bilinen şarkıları Rumca şöyledir:
Polyánitos tç’ allónas
tç’ ai daphnúlla tç’ ai eliá
na to xéran oi kopélles
pos felún eis ta malliá.
Kıbrıslırum kadınlar, goncolozları yatıştırmak ve uzaklaştırmak için, Kalandon suyunun kutsandığı gün yani Epifani günü olan 6 Ocak’ta evlerin damlarına lokma veya bazı yerlerde gollifa atarlar. Kıbrslıtürkler arasında ise bazı bölgelerde yılbaşı gecesi evlerin damlarına gollifa atılırdı.

Goncolozlarin ise Kıbrıs Rumcasındaki şu şarkıyı söyleyerek uzaklaştıklarına inanılır:
Titsin titsin loukánikon
mas’airin mavrománikon
kommatin xerotíanon
na fan oi Kallikantzaroi
na pásin eis ton tópon tous.
Halk inancına göre, Goncolozlar dağlardan, ıssız yerlerden ya da yeraltı dünyasından gelerek dünyamızı ziyaret edip, eğlenirler, insanları rahatsız ederek tam da yıl değişirken her şeyi kirletirler. Derelere, nehir kenarlarına, değirmenlere, ıssız yapılar ve harman yerlerine, köprülere, çeşmelere ve kuyulara, evlerin damlarına ve bacalarına takılmayı severler. Yaşlı birçok Kıbrıslı, onları gördüğünü, kendilerini aldattıklarını ya da korkuttuklarını anlatırdı. Yaygın bir hikâyede, eğlenen Goncolozlar, gece yol alan yalnız bir yolcuyu sofralarına davet eder, ona altın bir kadehte şarap sunar, fakat sonunda kadehin aslında bir eşek tırnağı olduğu ortaya çıkar.
Kıbrıs’ta Goncolozlarla ilgili daha pek çok inanış vardır; bazıları onları gök cisimleri ve burçlarla ilişkilendirir. Bu yüzden sık sık evlerin damlarında bulunurlar ve bacadan içeri girerek ocağı kirletirler.
Sonuç olarak Goncolozlar, halkın hayal gücünün yarattığı, sinsi ve zararlı varlıklar olduklarına inanılsa da bir başka inanca göre bir Goncolozun bacağına kırmızı bir ip bağlamayı başaran kişi, onu sadık hizmetkârı yaptığına inanılır.

Kıbrıs’ta bilinen Goncoloz Masalı
Kıbrıs’ta Türkçe konuşan Kıbrıslılar arasında antılan Goncolozlarla ilgili bir de masal mevcuttur. Masal şöyledir:
“Bir varmış, bir yokmuş evvel zaman içinde bir köy varmış. Bu köyde fakir bir gocagarı yaşarmış. Gocagarı bir gün ovaya çalışmaya gitmiş. Ancak eve dönmeye geç kalmış.
Ortalık da iyice kararmış, yağmur yağmaya başlamış. Aceleyle evine dönmeye çalışan gocakarı, köye yanaşınca ortalıkta bir şangırtı şungurtu duymuş. Etrafına bakınınca bir da ne görsün! Goncolozlar olukların altında yıkanmazlar mı… Gocagarı onlara görünmemeye çalışarak yavaş yavaş evine yaklaşıp açmaya çalışırken ağlayan bir çocuk görmüş. Gocagarı çocuğu kucağına almış, içeri girmiş. Girmesiyle beraber çocuk büyümeye başlamış… Gocagarı korkusundan oracıkta düşüp ölmüş. Ben da bıraktım da geldim…”
Farklı Kültürlerde Benzer İnanış
Kıbrıs’ta olduğu kadar Yunanistan, Türkiye ve Anadolu coğrafyası ile Bulgaristan’da da benzer bir inanış mevcuttur. Goncolozlara Bulgarcada “караконджул”, Sırpça’da “караконџула / karakondžula” adı verilir. Yunan, Bulgar, Türk ve Anadolu halk kültürlerinde Kıbrıs’ta olduğu gibi goncolozların kışları ortaya çıktığına inanılır.
Bulgar halk edebiyatında “Karakonjul”adıyla yer alır. Kara kelimesi geceyle ilişkili olarak değerlendirilir. Zemheride (kışın en soğuk zamanı) sokaklarda dolaşır, rastladığına “Nereden geliyorsun, Nereye gidiyorsun? gibi sorular sorar. Verilecek yanıtların içinde mutlaka “kara” kelimesi olmalıdır (Karasu’dan geliyorum, Karakışla’ya gidiyorum gibi). Böyle yapılmadığında goncoloz elindeki kocaman bir tarakla vurarak karşısındaki insanı yaralar. Kendisinden korunmak için kış günleri evlerdeki taraklar ortada bırakılmaz, saklanır.
Türk mitolojisinde goncoloz, ‘kara renkte ve çirkin olarak hayal edilen bir umacı, bir kötülük cini’dir. Özellikle Kuzeydoğu Anadolu Türk kültüründe yer alan goncolozların zaman zaman gerçek anlamda şeytanî bir şekilde betimlendiği de olmuştur.
Bu hayali yeraltı varlığının Yunan denizcilik geleneği nedeniyle Akdeniz ülkelerine yayılıp onların folkloruna girerek bir deniz cinine dönüştüğüne de inanılır. Cezayir Arapçasında “qârâqendlûz” şeklinde, bir tür vampir görünümünde yer alır. Karadeniz’in bazı bölgelerinde koncala, koncoloz, karakancala, kancala; Yozgat yöresinde congalaz ve Gaziantep yöresinde gancoloz veya garagancoloz biçimlerinde söylenir.



