14 yıldır sınırların ötesine bakıyoruz.
29 Ekim 2012’den bugüne tam 14 yıl geçti.
Bu 14 yılda çok şey değişti. Biz de değiştik, öğrendik, bazen durduk, yeniden başladık. Ama başka türlü bir Kıbrıs’ın, başka türlü bir dünyanın mümkün olduğuna dair umudumuzu ve o ihtimal üzerine birlikte düşünme isteğimizi koruduk.
Sınırların ayırdığı insanların ortak hikâyelerine, duyulmayan seslere, sorgulanmadan kabul edilen doğrulara bakmaya çalıştık.
Bu adanın hafızası tek bir kimliğe sığmaz.
Kıbrıs’ın geçmişi, bize öğretilen tek bir tarihten ibaret değil. Farklı kimliklerin, kuşakların ve hayatların taşıdığı anılar; susturulan tanıklıklar, unutulan acılar ve anlatılmamış hikâyeler de bu adanın hafızasının bir parçası.
Gazedda olarak 14 yıldır, geçmişe yalnızca anlatılanlardan değil, anlatılmayanlardan da bakmaya çalışıyoruz.
En aşılması zor sınırlar, zihinlerimize çizilenlerdir.
Kıbrıs’ta sınırlar yalnızca toprağa, yollara ve kentlere çizilmedi.
Asıl derin izlerini insanların zihinlerinde bıraktı. Birbirimizi nasıl gördüğümüzü, kimden korktuğumuzu, kime güvendiğimizi, kimin hikâyesini dinleyip kimin sesine kulaklarımızı kapattığımızı da bu sınırlar belirledi.
Gazedda olarak 14 yıldır, bize öğretilen bu ayrımları sorgulamaya, önyargıların ötesine bakmaya ve birbirimizi yeniden tanımanın yollarını aramaya çalışıyoruz.
Bazen en çok, katılmadığımız söz düşündürür.
Gazedda, 14 yıldır tek bir sesin değil, farklı seslerin buluştuğu bir alan olmaya çalışıyor.
Yazarlarımıza, çeviri metinlere, tanıklıklara ve alışılmış doğruları sorgulayan düşüncelere yer açıyoruz.
Hepsinin aynı şeyi söylemesini beklemiyoruz. Bazen bir yazı inandığımız bir doğruyu sorgulatıyor, bazen bir başkasının hikâyesi görmezden geldiğimiz bir hayatı önümüze koyuyor.
Zaten sözün kıymeti biraz da burada:
Bizi yalnızca haklı çıkardığında değil, durup yeniden düşünmeye zorladığında.
İyi ki bu yolu yalnız yürümedik.
Editörler, yazarlar, okuyanlar, paylaşanlar, eleştirenler ve en zor zamanlarda dayanışmaktan vazgeçmeyenler… Gazedda’nın 14 yıllık hikâyesinde hepsinin emeği, izi ve sözü var.
Bu dünyada barışın, özgürlüğün ve eşitliğin söyleyecek çok sözü var. Biz de o sözün bir parçası olmaya devam edeceğiz.
İyi ki varsınız. ❤️




