• Künye
  • Dayanışma
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
Çarşamba, Eylül 23, 2026
Bulamadık
Tümünü Gör
Gazedda
23 °c
Vizakia
23 ° Per
22 ° Cum
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV
Bulamadık
Tümünü Gör
Gazedda
Bulamadık
Tümünü Gör

‘Imagine’ Barış Eğitimi Neden Hâlâ Askıda?

NURİ SILAY NURİ SILAY
23 Eylül 2026
Okuma Süresi: 10 dk
A A
0
https://bsky.app/profile/gazeddakibris.bsky.socialhttps://www.threads.net/@gazeddakibris

Imagine, Kıbrıs’ta belki de en basit ama aynı zamanda en zor şeyi yapmaya çalışan bir program: Çocukların birbirlerini tanımaları ve önyargıları aşmaları. 2015’te temelleri atılan ve 2016’da Tarihsel Diyalog ve Araştırma Derneği (AHDR) tarafından uygulanmaya başlanan program, ırkçılık karşıtlığını, barış kültürünü ve iki toplum arasında karşılıklı anlayışı güçlendirmeyi amaçlıyor.

Aylar süren çalışmaların ardından Imagine, Ekim 2017’de iki toplum liderinin ortak kararıyla İki Toplumlu Eğitim Teknik Komitesi’nin çalışmalarına dahil edildi. Birleşmiş Milletler Barış Gücü’nün ve BM Genel Sekreteri’nin de desteklediği program, böylece yalnızca bir sivil toplum girişimi olmaktan çıkıp iki toplumun ortaklaşa sahiplendiği bir barış eğitimi projesine dönüştü.

Program yalnızca öğrencileri bir araya getirmekle sınırlı değildi. İlkokuldan liseye kadar farklı yaş gruplarındaki öğrenciler barış eğitimi atölyelerinde ve ortak etkinliklerde buluşurken, öğretmenlere de barış kültürü, şiddetsizlik, karşılıklı anlayış ve diğer toplumdan meslektaşlarıyla temas üzerine eğitimler verildi. Amaç yalnızca çocukların aynı mekânda bulunması değil; birbirlerini tanımaları, önyargıları sorgulamaları ve barış içinde bir arada yaşamanın dilini daha küçük yaşlardan itibaren öğrenmeleriydi.

Imagine, yıllar içinde binlerce öğrenci ve öğretmene ulaştı. Program kapsamında 8 bin 811 öğrenci iki toplumlu barış eğitimi atölyelerine ve spor etkinliklerine katıldı; 3 bin 658 öğretmen barış eğitimi üzerine düzenlenen eğitim ve konferanslarda yer aldı. 851 öğretmen ise Tarihsel Diyalog ve Araştırma Derneği’nin hazırladığı eğitim materyalleri ile çalıştı. Yani Imagine, kâğıt üzerinde kalmış sembolik bir proje değil; yıllar boyunca temasın, diyaloğun ve barış eğitiminin somut olarak yaşandığı bir alan oldu.

Ancak bu tablo 2022’de ağır bir darbe aldı. Ersin Tatar’ın 2020’de göreve getirilmesinden iki yıl sonra, Kıbrıslıtürk toplumunun Imagine programına katılımı askıya alındı ve okullara gönderilen bir genelgeyle öğrencilerin programa katılması engellendi. Böylece yıllardır iki toplumdan çocukları aynı ortamda buluşturan bir barış eğitimi programının kapısı, Kıbrıslıtürk öğrencilerin yüzüne kapatıldı.

Imagine buna rağmen ortadan kalkmadı. Program, okul saatleri dışında düzenlenen çalışmalar ve Öğretmen Akademisi üzerinden, ağırlıklı olarak öğretmenlere yönelik eğitimlerle yoluna devam etti. Ancak Kıbrıslıtürk öğrencilerin okulları aracılığıyla programa katılmasının önü kapalı kaldı; iki toplumdan çocukların barış eğitimi temelinde düzenli biçimde bir araya gelmesini sağlayan asıl mekanizma ise işlemez hale getirildi.

Bu karara Kıbrıslıtürk eğitim örgütlerinden de güçlü itiraz geldi. KTÖS, askıya alma kararını “sorumsuz bir davranış” olarak nitelendirirken, programın siyasi gerekçelerle durdurulmasını kabul edilemez buldu. KTÖS, KTOEÖS ve DAÜSEN daha sonra yaptıkları ortak açıklamada da hem kuzeyde Imagine’ın askıya alınmasına hem de güneyde programa yönelik milliyetçi tepkilere karşı çıkarak, programın iki toplumun eşit katılımıyla sürdürülmesi çağrısı yaptı. 

Imagine’ın karşılaştığı engeller yalnızca yalnızca adanın kuzeyiyle de sınırlı değil. 2025’te Kıbrıslırum öğrencilerin Girne’ye yaptıkları ziyaret güneyde milliyetçi çevrelerin ve bazı siyasi aktörlerin tepkisini çekti; konu Eğitim Bakanlığı’nın incelemesine kadar taşındı. Barış eğitimi, adanın iki tarafında da çocukların birbirlerini tanımasından rahatsız olan anlayışlarla karşı karşıya kaldı.

Mesele bununla da bitmedi. Kıbrıs Cumhuriyeti yönetiminin Imagine karşısındaki tutumu da zaman zaman çelişkiliydi. Eğitim Bakanı Athina Michaelidou bir yandan Imagine’ın karşılıklı anlayış, barış ve saygıyı geliştiren amaçlarını savunurken, diğer yandan okulların kuzeye yönelik öğrenci ziyaretlerini düzenlememesi veya kolaylaştırmaması gerektiğini açıkladı. Ardından 2025-2026 eğitim yılı için Imagine genelgesinin aylarca yayımlanmaması, programın okul saatleri içerisindeki faaliyetlerini fiilen dondurdu. İki Toplumlu Eğitim Teknik Komitesi’nin Kıbrıslırum eş başkanı Michalinos Zembilas da Aralık 2025’te bu gecikmenin siyasi irade konusunda soru işaretleri yarattığını söyledi. Genelge nihayet 18 Şubat 2026’da yayımlandı ve programın Kıbrıs Cumhuriyeti kontrolündeki okullardaki faaliyetlerinin yeniden önünü açtı. 

Imagine’ın Kıbrıslıtürk öğrenciler için askıya alınması, Ersin Tatar döneminde Kıbrıs sorununda yaşanan daha geniş geriye gidişin küçük ama son derece simgesel örneklerinden biriydi. Türkiye’nin Tatar lehine müdahalesinin gölgesinde gerçekleşen 2020 seçimlerinin ardından federasyon zemininden uzaklaşıldı; 1990’ların iki ayrı egemen devlet söylemi yeniden siyasetin merkezine yerleşti. Barışa, temasa ve ortak yaşama dayanan Imagine’ın da böylesi bir dönemde çocuklara kapatılması benim açımdan tesadüf değildi.

Beş yıllık Tatar döneminin ardından, 19 Ekim 2025’te Tufan Erhürman seçildi. Tatar’ın temsil ettiği ayrılıkçı siyasetten yorulan ve Kıbrıs sorununda yeniden diyalog, temas ve çözüm zemini arayan toplumun önemli bir kesimi Erhürman’a umut bağladı. Benim için ise bu yeni dönemin ilk somut sınavlarından biri başından beri Imagine’dı. 

Erhürman’ın Kıbrıs sorununa ilişkin genel tutumunu, müzakere sürecini ya da göreve geldiğinden bu yana izlediği siyaseti bu yazının dışında bırakıyorum. Burada çok daha dar, çok daha somut ve bana göre çok daha basit bir meseleyle ilgileniyorum: Kıbrıslıtürk çocukların Imagine barış eğitimi programına yeniden katılabilmelerinin önündeki engel neden hâlâ kaldırılmadı?

Burada KTÖS’e de bir soru yöneltmek gerekiyor. Tatar döneminde Imagine’ın askıya alınmasına açıkça karşı çıkan, programı yıllarca savunan ve okulları katılmaya çağıran KTÖS’ün, Erhürman döneminde aynı konuda neden daha görünür bir tutum almadığı da sorulmaya değer. Benim ulaşabildiğim kamuya açık açıklamalarda, Erhürman’ın göreve gelmesinden bu yana KTÖS’ün Imagine’ın yeniden başlatılması için doğrudan bir çağrısına rastlamadım. Üstelik sendika Mayıs ayında Erhürman’ın diyalog ve temas yönündeki çabalarını olumlu değerlendirdi, Haziran ayında da Erhürman’ın sendikalarla yaptığı Kıbrıs sorunu toplantısını “yararlı ve verimli” olarak nitelendirdi. Imagine’ın bu görüşmelerde gündeme gelip gelmediğini bilmiyoruz. Ama yıllarca savunulan böylesi bir barış eğitimi programının hâlâ askıda olduğu bir dönemde, bu sessizliğin de açıklanmaya ihtiyacı var.

Erhürman’ın kendi sözleriyle, “Masada değil, masanın dışında yaptıklarımızla da değerlendirileceğiz.” Haklı. Imagine tam da o masanın dışında atılması gereken somut adımlardan biri. Bunun için yeni bir müzakere sürecinin başlamasını ya da Kıbrıs sorununun büyük başlıklarında uzlaşma sağlanmasını beklemeye gerek yok. Kıbrıslıtürk çocukların programa yeniden katılmasının önünü açmak, bugün alınabilecek somut bir siyasi karardır.

Erhürman’ın siyasal iletişiminde çocukların özel bir yeri var. Nerede bir çocuk görse kucağına alıyor, onlarla fotoğraf çektiriyor, çocuklara ve onların geleceğine önem verdiğine sürekli atıfta bulunuyor. Tam da bu nedenle, Kıbrıslıtürk çocukların diğer toplumdan yaşıtlarıyla temas kurmasına, birbirlerini tanımasına ve barış eğitimi almasına imkân sağlayan Imagine’ın hâlâ askıda olması daha da büyük bir çelişkiye dönüşüyor.

Çünkü çocukları sevmek yalnızca onlarla fotoğraf çektirmekle, onları kucağa almakla ya da geleceklerinden söz etmekle ölçülmez. Çocukların geleceğine gerçekten önem vermek, onların korkularla, önyargılarla ve birbirlerinden kopuk biçimde büyümelerine seyirci kalmamayı da gerektirir. Barış eğitimi tam da bunun içindir. Imagine’a geri dönmek bu nedenle sembolik bir jest değil; çocukların nasıl bir Kıbrıs’ta büyümesini istediğimize dair son derece somut bir siyasi tercihtir.

Üstelik Imagine meselesi Erhürman’ın gündemine hiç girmemiş de değil. 22 Ocak’ta, “Cumhurbaşkanlığı olarak biz kendi çalışmalarımızı yürütüyoruz. Bu projeyle ilgili hiçbir önyargım yok” dedi. 12 Şubat’ta ise Cumhurbaşkanlığı bünyesinde programın yeniden başlatılması için teknik ve altyapı çalışmalarının başlatıldığı, bu çalışmalar tamamlandıktan sonra Imagine’ın yeniden hayata geçirilmesinin beklendiği kamuoyuna yansıdı. Aradan yedi aydan fazla zaman geçti. Kıbrıslıtürk çocuklar hâlâ Imagine’a dönemedi.

Erhürman 22 Ocak’taki aynı açıklamada, “Nikos Hristodulidis hiçbir şekilde bu konuyu masaya getirmedi” diyerek Hristodulidis’ten bu yönde bir öneri gelmediğinin özellikle altını çizdi. Liderler arasındaki görüşmeler bakımından bu doğru olabilir. Ancak Hristodulidis Imagine konusunda sessiz değildi. 

Hristodulidis, Birleşmiş Milletler’e sunduğu değerlendirmede, Kıbrıslıtürk tarafının Ekim 2022’de aldığı askıya alma kararını geri çevirmemesini eleştirdi; Imagine’ın binlerce öğrenci ve yüzlerce öğretmeni bir araya getirdiğini ve barış ile uzlaşı kültürünün geliştirilmesine önemli katkı sunduğunu vurguladı. Dolayısıyla mesele Hristodulidis’in Imagine hakkında hiçbir tavır almamış olması değil. Asıl soru şu: Kıbrıslıtürk öğrencilerin programa katılımını askıya alan Hristodulidis olmadığına göre, bu kararın kaldırılması için onun konuyu liderler masasına getirmesi neden gerekli olsun? Imagine’a dönmek için Hristodulidis’in talebine değil, 2022’de alınan kararı tersine çevirecek siyasi iradeye ihtiyaç var. 

Mesele bu arada Birleşmiş Milletler’in de gündemine taşındı. 4 Mart’ta üç BM Özel Raportörü iki tarafa ayrı ayrı mektup gönderdi. Erhürman’a gönderilen mektupta, Kıbrıslıtürk makamlarının Imagine’dan 2022’den beri süren çekilmesinden “ciddi endişe” duyulduğu belirtilerek programın eski çalışma düzenine yeniden dönmesi istendi. Kıbrıs Cumhuriyeti’ne gönderilen mektupta ise 2025-2026 eğitim yılı için Imagine genelgesinin gecikmesi ve programa yönelik yanlış bilgilendirme ile ayrıştırıcı söylemler sorgulandı. Kıbrıs Cumhuriyeti hükümeti BM’ye verdiği yanıtta Imagine’ın kendi eğitim vizyonuyla uyumlu olduğunu savundu; genelgenin 18 Şubat’ta yayımlandığını, okulların yeniden programa katılabildiğini ve hâlihazırda katılım bulunduğunu bildirdi.

O halde sorulması gereken soru oldukça basit: Ne bekleniyor? 2022’de alınan ve Kıbrıslıtürk çocukların Imagine’a katılımını engelleyen karar neden hâlâ kaldırılmadı? Aylar öncesinde başladığı söylenen teknik ve altyapı çalışmaları neden sonuçlandırılamadı? Eğer ortada teknik değil siyasi bir engel varsa, bu engel nedir ve kimden kaynaklanıyor?

Eğer engel Ankara’dan kaynaklanıyorsa, Ankara’nın yönettiği kuzeydeki hükümet ve Eğitim Bakanlığı aracılığıyla bu programı engelliyorsa, bunun da açıkça söylenmesi gerekir. Kıbrıslıtürk çocukların bir barış eğitimi programına katılabilmesi için dahi Ankara’nın onayı gerekiyorsa, o zaman çok daha büyük bir soruyla karşı karşıyayız: Imagine konusunda kendi kararını hayata geçiremeyen bir Kıbrıslıtürk liderliği, nasıl bir siyasi iradeden bahsedebilir?

Sonuç olarak Erhürman’ın, göreve geldiğinden bu yana programın neden hâlâ yeniden başlatılamadığını açıklaması gerekiyor.

Çünkü barış eğitimi ertelenebilecek tali bir mesele değildir.

Çocukların birbirlerini tanımadan, birbirleriyle temas kurmadan ve aynı adada birbirlerinden kopuk büyüdükleri her ay, kaybedilmiş zamandır.

Ve dahası, Imagine’a yeniden dönmek de artık tek başına yetmez.

Siyasal iletişimde çocukları bu denli kullanan Tufan Erhürman’ın, kendi döneminde çocukların barış eğitiminden neredeyse bir yıl daha mahrum kalmasının siyasi sorumluluğunu üstlenmesi ve bunun için özür dilemesi de gerekir.

Etiketler: barış eğitimiimaginekıbrıs sorunutufan erhürman
NURİ SILAY

NURİ SILAY

Aktivist/Vicdani Retçi

Muratağa, Sandallar ve Atlılar: Katliam ve Yüzleşme
BELLEK & TARİH

Muratağa, Sandallar ve Atlılar: Katliam ve Yüzleşme

NURİ SILAY
19 Ağustos 2026
Dokuz Aylıkken Kaybettiği Babasını 47 Yıl Sonra Toprağa Verdi
NURİ SILAY

Dokuz Aylıkken Kaybettiği Babasını 47 Yıl Sonra Toprağa Verdi

NURİ SILAY
16 Ağustos 2026
Ateşkesin İçinde Büyüyen İşgal
BELLEK & TARİH

Ateşkesin İçinde Büyüyen İşgal

NURİ SILAY
11 Ağustos 2026
Kıbrıs 1974: Herkes Her Şeyi Biliyordu
BELLEK & TARİH

Kıbrıs 1974: Herkes Her Şeyi Biliyordu

NURİ SILAY
19 Temmuz 2026
Devam Et
Gazedda

© 2026 Gazedda - Copyleft

  • Künye
  • Dayanışma
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

Bulamadık
Tümünü Gör
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV

© 2026 Gazedda - Copyleft