• Künye
  • Dayanışma
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
Cumartesi, Ağustos 15, 2026
Bulamadık
Tümünü Gör
Gazedda
32 °c
Nicosia
28 ° Paz
27 ° Pts
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV
Bulamadık
Tümünü Gör
Gazedda
Bulamadık
Tümünü Gör

200 Anıt, 15 Yıl, İki Toplum: Kültürel Mirasın Açtığı Ortak Yol

Kiliseleri ve çan kulelerini restore eden aynı eller, camileri ve minareleri de restore ediyor.

Gazedda Gazedda
15 Ağustos 2026
Okuma Süresi: 10 dk
A A
0
https://bsky.app/profile/gazeddakibris.bsky.socialhttps://www.threads.net/@gazeddakibris

Kıbrıs’ta siyasal müzakereler yıllardır aynı çıkmazların çevresinde dönerken, iki toplumun birlikte çalışabildiği alanlar sessizce başka bir hikâye anlatıyor. Kültürel Miras Teknik Komitesi de bu alanların en somut örneklerinden biri. Yaklaşık 15 yılda adanın dört bir yanında 200’ü aşkın kilise, cami, manastır, mezarlık, su kemeri ve arkeolojik alanın korunmasına katkı sağlayan Komite, yalnızca yapıları restore etmiyor; bölünmenin giderek silikleştirdiği ortak tarihsel hafızayı da görünür kılıyor.

Komitenin Kıbrıslı Rum eş başkanı Sotos Ktoris, Politis’ten Andri Daniil’e verdiği söyleşide yürütülen çalışmaların son durumunu, Apostolos Andreas Manastırı’ndaki restorasyonu ve iki toplumun kültürel mirası birlikte korumasının taşıdığı siyasi ve toplumsal anlamı anlatıyor. Ktoris’e göre, kiliseleri ve çan kulelerini restore eden ellerin camileri ve minareleri de restore etmesi, Kıbrıs’ın geçmişine ve geleceğine ilişkin en güçlü mesajlardan birini oluşturuyor.

Söyleşi, teknik komitelerin toplumlararası güvenin inşası, iş birliği kültürü ve birlikte yaşama iradesi açısından neden önemli olduklarını da gösteriyor. Ktoris’in sözleri, kültürel miras üzerinden yürüyen bu ortak çalışmayı yalnızca bir restorasyon faaliyeti olarak değil, Kıbrıs’ın yeniden birleşme ihtimaline dair canlı bir deneyim olarak okumaya çağırıyor.

Andri Daniil | Politis

Şu anda hangi anıtlarda koruma çalışmaları yürütülüyor ve önümüzdeki aylara ilişkin programınız nedir?

Kültürel Miras Teknik Komitesi bu dönemde, Kıbrıs genelindeki kiliseleri, camileri ve mezarlıkları kapsayan bir koruma programı yürütüyor. Apostolos Andreas Manastırı’nın yanı sıra Vokolida/Bafra’daki Ayios Yeorgios, Gastria/Kalecik’teki Panayia Faneromeni, Singrasi/Sınırüstü’ndeki Ayios Prokopios, Mağusa’nın Engomi/Tuzla köyündeki Apostolos Varnavas, Garava’daki Ayia İrini ve Ayios Yeorgios-Ayorgi, Paleosofos/Malatya’daki Ayia Paraskevi, Kalopsida/Çayönü’ndeki Timios Prodromos, Larnakas tis Lapithou/Kozan’daki Ayios Dimitrianos kiliseleri ile Lefka/Lefke’deki Panayia Akentous Kilisesi ve yanındaki okulda çalışmalar sürüyor.

Aynı zamanda Lefka/Lefke’deki su kemerlerinde ve Koilani/Gilan Camisi’nde çalışmalar yürütülüyor. Önümüzdeki günlerde Pirga ve Kato Arodes camilerinde de çalışmaların başlaması bekleniyor. Komitenin önümüzdeki aylara ilişkin programında çok sayıda kilise, cami ve başka anıt bulunuyor. Bunlardan bazıları ihale, bazıları ise mimari çalışmaların hazırlanması aşamasında.

Apostolos Andreas’ta son aşama

Apostolos Andreas Manastırı’nın restorasyonu ne zaman tamamlanacak? Çalışmalar hangi aşamada?

Çalışmalar artık son aşamaya geldi. Öngörülemeyen herhangi bir sorun çıkmaması hâlinde eylül ayı içinde tamamlanmaları bekleniyor.

Bu çalışmalar, Apostolos Andreas Manastırı’nın restorasyonunun ikinci aşamasını oluşturuyor. Bu aşama, manastır kompleksinin denize doğru uzanan en alt bölümündeki Orta Çağ kilisesinin, kiliseye ulaşımı sağlayan yolların ve çevresinin yanı sıra ayazma ile ayazmaya ulaşım yolunun korunmasını kapsıyor.

Proje ayrıca 1919 yılında inşa edilen ve Theodoros Fotiadis tarafından tasarlanan kanadın restorasyonunu da içeriyor. Manastır kompleksinin merkezinde bulunan ve muhtemelen 1898 yılında inşa edilen sekizgen sarnıcın korunarak yeniden kullanıma açılması için de çalışmalar yürütülüyor. Buna ek olarak, kompleksin projenin ilk aşamasında restore edilen bölümlerinde bakım ve onarım çalışmaları gerçekleştiriliyor.

Komitenin rolü

Kültürel Miras Teknik Komitesi, en başarılı iki toplumlu iş birliği örneklerinden biri midir? Çalışmalarınızın bugünkü bilançosu nedir ve son yıllardaki en önemli başarılarınız nelerdir?

Kültürel Miras Teknik Komitesini farklı kılan, geçmişin yaralarının hâlâ açık olduğu ve iki toplum arasındaki karşılıklı güvensizliğin sürdüğü bir ortamda, somut ve anlamlı bir iş birliği örneği olarak faaliyet göstermesidir.

Kültürel mirasın onlarca yıl boyunca siyasi bir çekişme alanına dönüştürüldüğü ve her toplumun anıtların tahrip edilmesinden diğerini sorumlu tuttuğu düşünüldüğünde, bu durum daha da büyük bir önem kazanıyor.

Komite farklı bir yol açtı. Kıbrıslı Rumlar ile Kıbrıslı Türkler ilk kez çatışmacı yaklaşımı bir yana bırakıp anıtları kurtarmaya odaklanmayı seçtiler. Aynı masanın etrafında oturdular; konuştular, öncelikleri birlikte belirlediler ve uzlaşı ile karşılıklı saygıya dayalı süreçlerle karar aldılar.

Komite, yaklaşık 15 yıl içinde Kıbrıs genelinde 200’ü aşkın anıtın kurtarılmasına katkıda bulundu. Bunlar, adanın yüzyıllara uzanan çok kültürlü tarihini yansıtan kiliseler, manastırlar, camiler, savunma yapıları, su kemerleri, arkeolojik alanlar ve başka anıtlardır.

Aynı zamanda yerel toplumlarla yakın iş birliği içinde, Müslüman ve Hristiyan mezarlıklarının restorasyonu ve düzenlenmesine yönelik geniş kapsamlı bir program yürütülüyor.

Restorasyon programına alınan Kıbrıslı Rumlara, Kıbrıslı Türklere ve diğer toplumlara ait kültürel miras anıtları arasında bir denge gözetiliyor mu?

Teknik Komite bütün anıtlara aynı özen ve saygıyla yaklaşıyor. Bu nedenle çalışma programının Kıbrıs’taki bütün toplumların kültürel mirasının ihtiyaçlarına karşılık vermesini amaçlıyoruz.

Projelerin seçilmesi ve öncelik sırasına konulması karmaşık bir süreçtir. Bu süreçte her anıtın yapısal durumu, kültürel, arkeolojik ve dinî değeri, Kıbrıs’taki toplumların kimliğinde sahip olduğu özel yer, ilgili çalışmaların ne ölçüde tamamlandığı ve gerekli kaynakların bulunup bulunmadığı gibi çok sayıda farklı unsur dikkate alınıyor.

Bizim için her anıt, Kıbrıs’ın kültürel miras mozaiğinin ayrılmaz bir parçasıdır. İster Kıbrıslı Rumlara, Kıbrıslı Türklere, Ermenilere, Marunilere veya Latinlere ait olsun, taahhüdümüz aynıdır: Hepsini hiçbir ayrım gözetmeden korumak ve gelecek kuşaklara aktarmak.

Kıbrıslı Rumlar ile Kıbrıslı Türklerin ortak kültürel mirası korumak için gösterdiği ortak çaba hangi mesajları veriyor?

Bu ortak çabanın önemi, anıtların kurtarılmasının çok ötesine geçiyor. Kıbrıslı Rumlar ile Kıbrıslı Türkler olarak 15 yıldır ortak bir vizyon temelinde her gün birlikte çalışıyoruz. Ortak vizyonumuz, dinî veya etnik kimliği ne olursa olsun Kıbrıs’taki bütün anıtların ortak kültürel mirasımızın ayrılmaz bir parçası olduğudur.

Bu deneyim bize samimi diyaloğun, karşılıklı saygının, her toplumun hassasiyetlerini anlamanın ve uzlaşmaya hazır olmanın, en zor siyasi koşullarda bile anlamlı bir iş birliğine yol açabileceğini öğretti.

Aynı zamanda komitenin çalışmaları, onlarca yıllık bölünmenin ardından özellikle genç kuşakların kolektif hafızasında büyük ölçüde silikleşen, Kıbrıs’a ilişkin tartışılmaz bir tarihsel gerçekliği de ortaya çıkardı: Bu ülkenin tarihi, tek boyutlu milliyetçi anlatıların çoğu zaman sunduğundan çok daha iç içe geçmiş ve çok kültürlüdür.

Kurtardığımız anıtlar, yüzyıllarca süren bir arada yaşamın, etkileşimin ve ortak tarihsel yolculuğun canlı tanıklarıdır. Ancak en güçlü simge, günlük çalışmalarımızın kendisinde bulunuyor. Kiliseleri ve çan kulelerini restore eden aynı eller, camileri ve minareleri de restore ediyor. Bu görüntü, komitenin mesajını belki de her şeyden daha iyi özetliyor.

İşgal altındaki ve özgür bölgelerde bunca zaman geçirdiğiniz bu “yolculuk” size kişisel olarak neler hissettirdi?

Kültürel Miras Teknik Komitesine katılımım, benim için derin ve özel bir deneyim oldu. Bana Kıbrıs’ın her köşesini tanıma ve bu ülkeye aynı derin sevgiyi duyan her iki toplumdan Kıbrıslı Rumlar ve Kıbrıslı Türklerle tanışma fırsatı verdi.

Kiliselerin restorasyonuyla ilgilenen Kıbrıslı Türklerle ve camilere aynı saygı ve ilgiyi gösteren Kıbrıslı Rumlarla tanıştım. Ancak bu yolculukta beni en fazla duygulandıran, insanların köylerindeki kiliseyi ya da camiyi restore edilmiş hâliyle yeniden gördükleri anlardır. İşte o zaman yalnızca anıtları kurtarmadığımızı anlıyoruz. Anıları ve bu ülkenin ruhunun bir parçasını da kurtarıyoruz.

Bu deneyimler sayesinde, Kıbrıs’ın geleceğinin toplumlararası çatışmaların mirasına esir kalmaması; onun yerine, aynı derecede gerçek olmasına rağmen daha az öne çıkarılan tarihsel birlikte yaşam deneyimi üzerine inşa edilmesi gerektiğine daha derinden inanmaya başladım.

Bugün, geçmişin travmalarını ve bölünmelerini kesin olarak aşmak ve Kıbrıs’ın gelecek kuşak Kıbrıslı Rumlar ve Kıbrıslı Türkler için ortak vatan olarak kalmasını sağlamak istiyorsak, Avrupa Birliği içindeki federal bir devlette bir arada yaşamanın tek seçenek olduğuna daha güçlü biçimde inanıyorum.

Teknik komitelerde bütün bu yıllar boyunca kaydedilen ilerlemenin güven inşası için bir örnek oluşturabileceğine ve müzakerelerin siyasi boyutunu olumlu etkileyebileceğine inanıyor musunuz?

Teknik komitelerin çalışmalarının tek başına Kıbrıs sorununun çözüm sürecini belirleyici biçimde etkileyebileceğini iddia etmek safça olurdu. Kıbrıs sorunu, iç ve uluslararası boyutları, jeopolitik uzantıları ve ağır tarihsel yükü bulunan karmaşık bir siyasi mesele olmaya devam ediyor.

Üstelik mevcut koşullarda iki toplum, ulaşılması hedeflenen çözümün biçimi ve müzakere sürecinin yeniden başlamasını sağlayabilecek yöntem konusunda ciddi görüş ayrılıklarını sürdürüyor.

Ancak bu, teknik komitelerin çalışmalarının siyasi önem taşımadığı anlamına gelmiyor. Aksine, değerleri iletişim kanallarını açık tutmalarında, iş birliği ilişkilerini geliştirmelerinde ve her iki toplumun insanlarının yararına somut sonuçlar üretmelerinde yatıyor.

Teknik komiteler siyasi müzakerelerin yerini alamaz. Ancak güvenin inşa edilmesi, iş birliği kültürünün geliştirilmesi ve iş birliğinin iki toplumun da yararına sonuçlar ürettiği inancının güçlendirilmesi gibi, çözümü daha mümkün hâle getirecek koşulların oluşmasına katkıda bulunabilirler. Bu hiç de önemsiz değildir.

İki lidere mesaj

Teknik Komitedeki iş birliğinden edindiğiniz deneyime dayanarak iki lidere bir mesaj verme fırsatınız olsaydı, bu mesaj ne olurdu?

Teknik Komitede geçirdiğim bu yıllar bana bir şey öğrettiyse, o da Kıbrıslı Rumlar ile Kıbrıslı Türklerin bugün ayrı yaşıyor olsalar bile farklı yollar izlemeyi sürdürürlerse uzun vadede varlıklarını sürdüremeyecekleridir.

Kıbrıslı Rumların güvenliği ve uzun vadede varlıklarını sürdürebilmeleri, Kıbrıslı Türklerin ayrı bir siyasi ve demografik varlığa sahip bir toplum olarak varlıklarını sürdürebilmelerine bağlıdır. Aksi hâlde Kıbrıs’ın kuzeyi kesin ve geri döndürülemez biçimde Türkiye’ye entegre olacak ve bunun bütün Kıbrıslılar için sonuçları hesaplanamayacak kadar ağır olacaktır.

Diğer yandan Kıbrıslı Türklerin ayrı bir toplum olarak varlıklarını sürdürebilmeleri, özerkliklerini ve kimliklerini bağımlılık ve hegemonik ilişkiler olmadan güvence altına alabilecekleri ortak bir Avrupa devleti çerçevesinde Kıbrıslı Rumlarla birlikte yaşamalarına bağlıdır.

İki lider, geçmişin yüklerini aşma ve Kıbrıs için yeni bir yol çizme imkânına sahip yeni bir kuşağa mensuptur. İleri görüşlülük, siyasi cesaret ve kararlılıkla federal bir çözüm için gerekli yakınlaşmaları arayabilirler.

Zaman yeniden birleşmeden yana işlemiyor. Kaçırılan her fırsat yeniden birleşmeyi daha da zorlaştırıyor ve nihai taksimi biraz daha yaklaştırıyor. Böyle bir gelişme, bütün Kıbrıs’ın ve iki toplumun geleceğini baltalayacaktır. Başarısızlığın bedelini gelecek kuşaklar ödeyecektir.

Kaynak: Çeviri: Gazedda
Etiketler: barışkıbrıskıbrıs sorunukültürel mirasKültürel Miras Teknik KomitesiSotos Ktorisyeniden birleşme
Gazedda

Gazedda

Sınırların ötesine bakan özgür bir kolektif. | A free collective looking beyond borders. | Μια ελεύθερη συλλογικότητα που κοιτάζει πέρα από τα σύνορα.

Melis Karabulutoğlu: Artık Ev Kavramını Tek Bir Yerle Tanımlamıyorum
SÖYLEŞİ

Melis Karabulutoğlu: Artık Ev Kavramını Tek Bir Yerle Tanımlamıyorum

HAKAN ÇOBAN
8 Temmuz 2026
Mustafa Mıstıki Araz: “Dinlemezsek Birbirimizi, Anlayamayız” 
SÖYLEŞİ

Mustafa Mıstıki Araz: “Dinlemezsek Birbirimizi, Anlayamayız” 

HAKAN ÇOBAN
17 Mayıs 2026
Ardel Biran: Kıbrıs’tan Avrupa Sahnelerine Uzanan Bir Yolculuk
SÖYLEŞİ

Ardel Biran: Kıbrıs’tan Avrupa Sahnelerine Uzanan Bir Yolculuk

HAKAN ÇOBAN
13 Mayıs 2026
Prag’da Bir Mimar: Yusuf İkinci
SÖYLEŞİ

Prag’da Bir Mimar: Yusuf İkinci

HAKAN ÇOBAN
28 Nisan 2026
Devam Et
Gazedda

© 2026 Gazedda - Copyleft

  • Künye
  • Dayanışma
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

Bulamadık
Tümünü Gör
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV

© 2026 Gazedda - Copyleft