• Künye
  • Dayanışma
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
Pazar, Mart 15, 2026
Bulamadık
Tümünü Gör
Gazedda
15 °c
Nicosia
13 ° Pts
13 ° Sal
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV
Bulamadık
Tümünü Gör
Gazedda
Bulamadık
Tümünü Gör

Aile Kutsaldır da, Kimin İçin?

Yaralar konuşulmadığında, sadece kuşaktan kuşağa yer değiştirir.

PERVİN AVCI PERVİN AVCI
15 Mart 2026
Okuma Süresi: 6 dk
A A
0
https://bsky.app/profile/gazeddakibris.bsky.socialhttps://www.threads.net/@gazeddakibris

Aile konusu kutsaldır. Hele bizim gibi “yakın” toplumlarda. Kutsal ama eve tıkılmış analar, sevgi yoksunu babalar ve bağımlı-özgüvensiz çocukların varlığı hep bir çekirdek ailenin gizli katmanı olarak türetir kendini de kimse ailelerin yarattığı travmalardan, kapalı kapılar ardında dönen fiziksel ve psikolojik şiddet vakalarından, bu “ganimet” adada dönen mal kavgalarından, dedikodulardan bahsetmez. Herkes sus-pus olur. Yeter ki yuvalar dağılmasın, aman yeter ki çekirdek ailemiz bozulmasın. Haa bir de çocuklarımız “öksüz” kalmasın.

Ama korunmaya çalışılan o kırık dökük, iletişimsiz, sevgisiz, ilgisiz kalıp; her şeyin aslında içten içe kuruduğu, kendi sorunlarını ürettiği, yavaş yavaş çürüyen o çekirdekten kimse söz etmez. Aman elalem ne der!

Bizim gibi küçük, birbirine çok yakın ve sıcak ilişkiler kurabilen toplumlarda aile fikri zamanla görünmez bir alana dönüşür. Aile önemlidir, hayatın merkezindedir, çoğu insan için kimliğin temel parçalarından biridir. Ama tam da bu yüzden aile içinde olan bitene bakmak çoğu zaman zorlaşır.

Ama burada bir parantez açmak gerekiyor. Çünkü Kıbrıs toplumunu tarif ederken “geleneksel Türk ailesi” gibi kalıpların içine yerleştirmek bana pek doğru gelmiyor. Bu ada, tarih boyunca üzerinden geçmiş onca farklı toplumun, kültürün ve siyasi kırılmanın izlerini taşıyor. Kah asimile edilmişiz, kah sorgulanmışız, kah dışlanmışız, bazen azınlık olmuşuz, bazen yetersiz bulunmuşuz. Ama bütün bunların içinden kendimize özgü bir ilişki biçimi de çıkarmışız.

Kıbrıs’ta insanların birbirine kolay ulaşabilmesi, çabuk ilişki kurabilmesi, o samimi ve sıcak sosyal dokuyu yaratabilmesi gerçekten kıymetli bir şey. Benim de bu adaya ait hissederken en çok sahiplendiğim taraflardan biri tam olarak bu: o kolay temas kurabilme hali, o insani sıcaklık.

Ama bütün bu romantizmden biraz uzaklaşıp soğukkanlı düşündüğümüzde başka bir şey de görüyoruz.

Aynı toplum, aile içinde olan bitene bakmayı pek sevmez. Bir şey olduğunda refleks hep aynıdır:
“Bizden değildir.”
“Nerelidir bunlar?”
“Kesin başka yerden geldiler.”
“Kimbilir çocuk kimlerle arkadaş oldu.”

Yani sorun hep dışarıdadır. Bizim mahallede olmaz. Bizim toplumumuzda hiç olmaz.

Bu yüzden belki de yıllarca kadın sığınma evi gibi temel bir ihtiyaç bile bu toplum için “öncelik” sayılmadı. Çünkü nasıl olsa bizim toplumumuzda böyle şeyler olmazdı. Olmadığı varsayılan şeyleri konuşmaya da gerek yoktu. Aileyi korumak gerekiyordu. Aile kutsaldı.

Ama kutsal ilan edilen şey bazen en çok saklanan şey oluyor.

Bütün bunlar aklıma Jim Jarmusch’un Father Mother Sister Brother filmini izlerken geldi (2025). Jarmusch’un sineması zaten yüksek sesli değildir. O dramatik patlamalardan çok, aradaki boşluklarla ilgilenir. Bu film de üç parçalı bir yapı kuruyor: “Father”, “Mother” ve “Sister Brother”. Hikâyeler Amerika, Dublin ve Paris arasında dolaşıyor ve üç ayrı aile parçasını izliyoruz. Kadro da Jarmusch sinemasına yakışır bir şekilde tuhaf ve güçlü bir karışım: Cate Blanchett, Charlotte Rampling, Tom Waits, Adam Driver, Vicky Krieps gibi isimler film boyunca farklı hikâyelerde karşımıza çıkıyor.

Ama film aslında oyuncuların kim olduğundan çok, onların birbirleriyle kuramadıkları ilişkilerle ilgileniyor.

Hikâyelerde yetişkin çocuklar var, yaşlanan ya da çoktan ölmüş ebeveynler var, bir de aralarında yılların biriktirdiği tuhaf bir mesafe var. Kimse bağırmıyor. Büyük yüzleşmeler yok. Ama herkesin içinde bir şeylerin eksik olduğu hissi dolaşıyor.

Jarmusch’un kamerası tam o eksiklikle ilgileniyor.

Söylenmeyen cümlelerle.
Yarım kalmış hesaplaşmalarla.
Bir türlü adı konulamayan kırgınlıklarla.

Yani film aslında şu sorunun etrafında dolaşıyor: Bir insan anne babasını gerçekten ne kadar tanıyabilir?

Ya da daha zor bir soru: Bir insan çocukluğunu gerçekten ne kadar geride bırakabilir?

Bu noktada aklıma tuhaf bir şekilde Türk dizileri geliyor. Özellikle de Serenay Sarıkaya ve Kıvanç Tatlıtuğ’un oynadığı Aile (Show TV, 2023–2024) dizisi. Kabul ediyorum, benim de epey kabarık bir Türk dizisi arşivim var. Bugünün tabiriyle tam bir guilty pleasure.

Ama o dizide bir sahne vardı ki aklımda kaldı. Serenay Sarıkaya’nın canlandırdığı psikolog karakter, partnerinin annesiyle konuşurken kabaca şöyle bir şey söylüyordu: çocuklar, anne babalarının üzerlerinde bıraktıkları yaraları çoğu zaman hayatları boyunca iyileştirmeye çalışırlar.

Bu cümle bana hep gerçekçi gelmiştir.

Çünkü çocukluk gerçekten de biten bir dönem değil. İnsan büyür ama çocuklukta öğrenilen duygular büyümez. Orada kalır. Sonra insan yetişkin olur, ilişki kurar, sever, kırılır, öfkelenir ve bir noktada fark eder ki verdiği tepkilerin yarısı aslında çok eskiden kalma.

Belki de bu yüzden aile meselesi bu kadar hassas.

Çünkü aile sadece sevgi değil. Aynı zamanda beklenti, hayal kırıklığı, kontrol, suçluluk ve bazen de hiç konuşulmayan bir öfke.

Ama biz bunları konuşmayı pek sevmiyoruz.

Biz daha çok reklamlardaki aileleri seviyoruz. Pazar kahvaltılarında gülen insanlar, birbirine sarılan anne babalar, çocuklarının saçını okşayan babalar, sofrada herkesin birbirini anlayarak konuştuğu o steril aile görüntüsü.

Gerçek hayatta ise aile çoğu zaman çok daha karmaşık bir şey.

Bazen sevgiyle hasarın aynı evde birlikte yaşadığı bir yer.

O yüzden belki de mesele aileyi kutsal ilan etmek değil.
Mesele, aileyi konuşulabilir kılmak.

Çünkü aileler de hata yapar.
Anne babalar da çocuklarını yaralayabilir.
Çocuklar da o yaralarla büyür.

Ve o yaralar konuşulmadığında, sadece kuşaktan kuşağa yer değiştirir.

Referans Notları

  1. Jim Jarmusch, Father Mother Sister Brother (2025), ABD / İrlanda / Fransa. Yönetmen: Jim Jarmusch. Oyuncular: Cate Blanchett, Adam Driver, Charlotte Rampling, Vicky Krieps, Tom Waits.
  2. Aile (TV Dizisi), Show TV, 7 Mart 2023 – 30 Ocak 2024. Başroller: Serenay Sarıkaya, Kıvanç Tatlıtuğ.
  3. Yazı görseli: Edward Hopper, Automat (1927), tuval üzerine yağlıboya.
Etiketler: aileedebiyateleştirifelsefekıbrıssanat
PERVİN AVCI

PERVİN AVCI

İletişim, medya ve film alanında eğitim almıştır. Dijital kültür, hafıza ve çağdaş yaşam pratiklerine dair metinlerinde kişisel deneyimi düşünsel sorgulamayla bir araya getirir. Farklı disiplinlere merak duyan, yaşam ve öğrenme hevesini canlı tutmaya çalışan bir bireydir.

Dünya Yerinden Oynar
PERVİN AVCI

Dünya Yerinden Oynar

PERVİN AVCI
8 Mart 2026
Sirat: Çölün Ortasında Bir Sınav
PERVİN AVCI

Sirat: Çölün Ortasında Bir Sınav

PERVİN AVCI
1 Mart 2026
Karar Ver(eme)mek
PERVİN AVCI

Karar Ver(eme)mek

PERVİN AVCI
22 Şubat 2026
Oslo’da İnsan Olmak: Kırılganlığın Anatomisi
PERVİN AVCI

Oslo’da İnsan Olmak: Kırılganlığın Anatomisi

PERVİN AVCI
15 Şubat 2026
Devam Et
Gazedda

© 2026 Gazedda - Copyleft

  • Künye
  • Dayanışma
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

Bulamadık
Tümünü Gör
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV

© 2026 Gazedda - Copyleft

Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, bunu kabul ettiğinizi varsayarız. Gizlilik ve Çerezler Politikası sayfamızı ziyaret edin.