• Künye
  • Dayanışma
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
Cuma, Ocak 9, 2026
Bulamadık
Tümünü Gör
Gazedda
15 °c
Nicosia
13 ° Cts
14 ° Paz
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV
Bulamadık
Tümünü Gör
Gazedda
Bulamadık
Tümünü Gör

Kıbrıs’ın Gençleri İçin Zaman Daralıyor

Biz gençleri neye hazırlıyoruz?

Doruk Ekingen Doruk Ekingen
7 Ocak 2026
Okuma Süresi: 7 dk
A A
0
https://bsky.app/profile/gazeddakibris.bsky.socialhttps://www.threads.net/@gazeddakibris

Eğitim sisteminin yeniden reforme edilmesi gerekiyor. Bunu bir “temenni” gibi değil, giderek daralan bir zaman penceresi içinde, zorunlu bir devlet meselesi gibi konuşmamız lazım.

Üniversiteye ilk başladığımda ilk derslerimden birinde Moore’un Yasası’nı öğrenmiştim. O gün, “transistör sayısı artar, bilgisayar güçlenir” cümlesi kulağa teknik bir detay gibi gelmişti. Yeni bir hayata başlamıştım; heyecanım büyüktü ama Moore’un Yasası bana “hayatı değiştiren bir fikir” gibi görünmemişti. Bugün geriye dönüp bakınca şunu anlıyorum: Moore’un Yasası aslında sadece çiplerden bahsetmiyordu. Bilginin üretim ve yayılma hızının artacağından, dolayısıyla toplumun her alanının da buna ayak uydurmak zorunda kalacağından bahsediyordu.

Şimdi o hızın en görünür hali yapay zekâ.

Yapay zekâ bugün “gelecek” değil; şimdiki zaman. Yazı yazıyor, görüntü üretiyor, video montajlıyor, ses klonluyor, kod yazıyor. Bir zamanlar bir ekip ve aylar isteyen işler, bugün tek kişinin birkaç saatlik denemesiyle “olur gibi” hale geliyor. Bu durum sadece teknoloji meraklılarını ilgilendiren bir mesele değil. Bu, Kıbrıs’ta doğan, büyüyen, üniversiteye giden ya da gidemeyen her gencin hayatına dokunan bir gerçeklik.

Çünkü iş gücü piyasası değişiyor, eğitim aynı yerde duruyor.

23 Aralık 2025 tarihinde Reuters’ın yorumunda şu vurgu vardı: Yapay zekâ özellikle giriş seviyesi beyaz yaka işleri sıkıştırıyor; mezunların “başlangıç basamağı” dediğimiz işler daralıyor ve bu da üniversite diplomasının ekonomik karşılığını tartışmaya açıyor. Reuters Aynı dönemde Birleşik Krallık’ta ilan verileri üzerinden yapılan okumalar da benzer bir tabloyu gösteriyor: iş ilanlarında düşüş var; özellikle entry-level / graduate ilanlarında sert gerilemelerden söz ediliyor. The Guardian

Peki Kıbrıs’ta bu neye dönüşür?

Kıbrıs gibi küçük ekonomilerde dönüşüm genelde daha sert hissedilir. Çünkü çeşitlilik azdır, sektörler sınırlıdır, yeni iş alanları kendiliğinden filizlenmez. Eğer eğitim sistemi “dünya değişirken” aynı müfredatı, aynı ezberi, aynı sınav mantığını sürdürürse; gençler ya göç eder ya da hayata geç başlayıp geç kalmış hisseder. Bu, sadece bireysel bir dram değil; ülkenin geleceğini eriten bir sızıntıdır.

Üstelik yapay zekâ yalnızca “teknik işleri” değil, “yaratıcı işleri” de sarsıyor. Yazarlar, çizerler, tasarımcılar, video üreticileri artık bambaşka bir rekabetin içindeler. Yaratıcılık bitmedi; ama yaratıcı işlerin üretim hızı ucuzladı, içerik çoğaldı, kalite–özgünlük ayrımı daha zorlaştı. Bu da “yaratıcı alanda kariyer” hayalinin önüne yeni bir duvar örüyor.

Bir başka kırılma: yıllarca “çocuğunu bilgisayar mühendisliğine yönlendir, geleceği garanti” denildi. Oysa bugün yazılım dünyası da değişiyor. Yapay zekâ kod yazıyor, hata ayıklıyor, prototip çıkarıyor. “Kodlama bitti” demek kolaycı olur; ama gerçek şu: Yazılım işi artık daha az “mekanik yazma”, daha çok “sistem kurma, doğrulama, güvenlik, mimari ve problem tanımı” işine dönüyor. Başlangıç seviyesi işlerin daralması da bu yüzden daha görünür hale geliyor.

Tam burada Kıbrıs için kritik soru geliyor:
Biz gençleri neye hazırlıyoruz?

Eğer cevabımız hâlâ “ezber”, “test”, “not” ve “diploma” ise; 5–10 yıl sonra sadece işsizlik değil, bir de toplu bir hayal kırıklığı konuşacağız.

Ama gelecek karanlık olmak zorunda değil.

Her ülke yapay zekâdan aynı şekilde etkilenmeyecek. Her ülkenin ihtiyaçları farklı. Kıbrıs’ın ihtiyaçları da çok net: enerji, altyapı, denetim, teknik bakım, kamu düzeni, afet hazırlığı, sağlık, çevre. Yapay zekâ bu alanlarda “insanın yerini almak” için değil, insanın kapasitesini büyütmek için kullanılabilir. Sağlıkta erken teşhis, mühendislikte simülasyon ve optimizasyon, enerji yönetiminde verimlilik, denetimde risk analizi… Bunların hepsi gerçek fırsatlar.

Ve Kıbrıs’ın en büyük avantajı gözümüzün önünde: güneş.

Avrupa Komisyonu’nun Horizon yayınında Kıbrıs için “yılda 3.300+ saat güneş” vurgusu yapılırken, buna rağmen fosil yakıta bağımlılığın sürdüğü söyleniyor. Research and innovation Bu şu anlama geliyor: Yenilenebilir enerji Kıbrıs’ta bir “ideal” değil, zorunlu bir kalkınma hattı. Şebeke güçlendirme, enerji depolama, güç elektroniği, bakım-onarım, sistem entegrasyonu… Bunlar bir ülkenin hem enerji bağımsızlığını hem de istihdamını büyütecek alanlar.

Eğitim reformu da tam buraya oturmalı.

Eğitimde reform” derken kastettiğim şey, müfredatı iki sayfa güncelleyip birkaç başlık eklemek değil. Reform, önce sistemi nitelikli hale getirmekle başlar: yeterli bütçe ayrılmadan, okul binaları güçlendirilmeden, laboratuvarlar kurulmadan, cihaz–donanım sağlanmadan, internet ve altyapı standardı yükseltilmeden, öğretmen kadrosu güçlendirilmeden ve öğretmenlerin sürekli gelişimi için gerçek bir plan yapılmadan “dönüşüm” sadece bir slogandan ibaret kalır. Teknolojiye uyum, ancak güçlü bir temel üzerinde anlamlıdır.

İkinci mesele ise, ülkemizin ihtiyaçlarına göre tasarlanmış kendi eğitim sistemimizin olmasıdır. Başka yerlerden kopyalanan modeller değil; Kıbrıs’ın gerçeklerine cevap veren bir yapı… Enerji, altyapı, çevre, sağlık, denetim, afet hazırlığı gibi alanlarda yetişmiş insan gücü üretmeyen bir eğitim sistemi, gençleri hayata hazırlamaz; onları yalnızca sınavlara hazırlar. Bu yüzden eğitim, bilimi ve eleştirel düşünceyi merkeze koymalı: ezberden çok neden–nasıl sorularını, doğru cevaptan çok doğru yöntemi, itaatten çok sorgulamayı öğretmelidir. Çünkü yapay zekâ çağında değerli olan, bilgiyi tekrarlamak değil; bilgiyi anlamlandırmak, test etmek ve yeni çözümler üretebilmektir.

Bizim lisede ve üniversitede daha fazla matematik görmemiz “matematik seviyoruz” diye değil; yapay zekâyı, sensörü, sistemi, şebekeyi, veriyi anlayabilmek için. Gençlerin “kullanıcı” değil, “kurucu ve denetleyici” olabilmesi için.

Bir diğer konu staj. Kıbrıs’ta yıllardır staj, çoğu zaman bir formalite gibi görülüyor. Oysa yeni dünyada tecrübe, en kıymetli para birimi. Her lise öğrencisinin gerçek bir staj görmesi gerekiyor. Özel sektörün liselerle birlikte hareket etmesi gerekiyor. Devletin bunu zorunlu ve takip edilebilir bir sisteme bağlaması gerekiyor. Çünkü okulun verdiği bilgi hızla eskirken, işin içinde öğrenilen disiplin daha kalıcı.

Regülasyon ve denetim boyutu da unutulmamalı. Kamu, doğru düzenlemeleri getirirse hem güvenliği hem istihdamı artırır. Örneğin inşaat, iş güvenliği, kalite kontrol, standart uygunluğu gibi alanlar “devlet ciddiyeti” ister. Bu alanlar gelişirse hem hayat kurtarır hem de gençlere yeni meslek kapıları açar.

Kıbrıs’ın gençleri için üç şey şart:

  1. Temel bilim ve teknik okuryazarlık: Matematik, fizik, veri okuma, sistem düşüncesi.
  2. Uygulamalı eğitim: Stajın zorunlu, gerçek ve takip edilebilir hale gelmesi.
  3. Ülke ihtiyacına odaklanan alanlar: Enerji altyapısı, şebeke, yenilenebilir enerji, denetim, bakım-onarım, çevre ve sağlık teknolojileri.

Biz bu adımları atarsak, yapay zekâ Kıbrıs’ta işsizliği büyüten bir dalga değil; üreten bir topluma dönüşmenin aracı olur.

Atmazsak?

O zaman Kıbrıs’ta yetişen gelecek nesillerin “iş bulma ihtimali” değil, ülkede kalma ihtimali konuşulur. Gençlerin bugün ülkede neden kalmadığı sorusu aslında oldukça açık; ancak bunu bu yazıda değil, ayrı bir yazıda ele almak daha doğru olur.

Etiketler: bilgidönüşümeğitimyapay zeka
Doruk Ekingen

Doruk Ekingen

(PhD) Doktora Araştırmacısı | CyLingo Kurucusu

Zehirleniyoruz
Doruk Ekingen

Zehirleniyoruz

Doruk Ekingen
19 Aralık 2025
Kaybolan Kelimelerin Peşinde Bir Yolculuk – Cylingo
Doruk Ekingen

Kaybolan Kelimelerin Peşinde Bir Yolculuk – Cylingo

Doruk Ekingen
14 Aralık 2025
Devam Et
Gazedda

© 2025 Gazeddakıbrıs - Copyleft

  • Künye
  • Dayanışma
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

Bulamadık
Tümünü Gör
  • Ana Sayfa
  • HABER
    • KIBRIS
    • DÜNYA
    • İKLİM KRİZİ | EKOLOJİ
    • KİTAP & KÜLTÜR & SANAT
    • KORONAVİRÜS
  • MULTİMEDYA
    • GAZEDDAPOD
    • GAZEDDAWEBTV
  • KARŞI AKIM
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
    • YAZARLAR
      • GAZEDDA YAZARLARI
      • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • DÜNYADAN YAZARLAR
    • RÖPORTAJ

© 2025 Gazeddakıbrıs - Copyleft

Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, bunu kabul ettiğinizi varsayarız. Gizlilik ve Çerezler Politikası sayfamızı ziyaret edin.