• Künye
  • Dayanışma
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
Çarşamba, Ocak 7, 2026
Bulamadık
Tümünü Gör
Gazedda
9 °c
Nicosia
14 ° Per
13 ° Cum
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV
Bulamadık
Tümünü Gör
Gazedda
Bulamadık
Tümünü Gör

The T Word, (E)(r)e(t)(o)r(i)(k)  

Türkiye'nin ortadan ikiye bölünmesi size ne hissettirirdi?

Levent Atikoğlu Levent Atikoğlu
5 Ocak 2026
Okuma Süresi: 5 dk
A A
0
https://bsky.app/profile/gazeddakibris.bsky.socialhttps://www.threads.net/@gazeddakibris

Geçen gün bir internet canlı yayınına konuk oldum; yayında Türkiye’den bağlananlar da vardı. “İşgal” kelimesi telaffuz edilir edilmez maskeler düştü. Biri Ankara’ya gidip imza toplayacağını, suyumuzu kestireceğini söyledi; bir başkası yarın Türk bayraklarıyla Kıbrıs’a çıkarma yapacağını, bir kez daha “fetih” sahneleyeceğini ilan etti. Bir diğeri ise lafı dolandırmadı: ağzımıza işeyecekmiş. 

Ben de “hepsi kabul” dedim, yapın; musta(hak)tır bize. 

Ama şunu ekledim: O zamana kadar burada bir tane bile Kıbrıslı Türk bulamayabilirsiniz; çünkü siz, sizin zihniyetinize tek bir ses çıkarmayan kuklalarla işbirliğinizi ve nüfus mühendisliği görevinizi çoktan, tam efektif biçimde tamamlamış olacaksınız.

Türkçe konuşan Kıbrıslı, Kıbrıs’ı bütünüyle sevenler, kalmayacak. O “zevki” Kıbrıs’ta yaşayan Türkiyeli yerleşimcilerle, Pakistanlılarla, Türkmenistanlılarla, KKTC yurttaşı yapılmış başkalarıyla; çok kültürlü bir harmoni ve sözde “kucaklama”yla yaşayacaksınız. Güneye sıçrama planına dahil olursanız, başka zevkleri de tadacaksınız. 

Modern Türk kolonyalizmi tam olarak budur: aynı anda hem kurtarıcı hem cellat olmak. Bu refleksler tesadüf değil, Kıbrıs’a bakış baştan aşağı kolonyaldir. Bu ada onların zihninde yaşayanların yurdu değil, eşit yurttaşların mekânı hiç değil, kendi icat ettikleri “vatan”, “özgürlük” ve “güvenlik” söylemi içinde her türlü tasarrufun meşru sayıldığı bir arazidir. 

Canlı yayında “siz hangi ırktansınız ki?” diye üstten, üstün bir yerden yönetme gerekçeleri sıralandı. “Kaç yüzyıldır siz adadasınız ki?” 

Ruhu alınmış, tarihi saptırılmış bir kıyım alanı gibi konumlanan bu noktada Kıbrıslılar ve burayı “yurt bilenler” nefes alan ama özne olmasına izin verilmeyen varlıklar, tüm bu “lütuflara” rağmen nankör ve isyankar. Neden acaba?

Bir Kıbrıslı Rum arkadaş da çıkıp “Kıbrıslılar hiçbir zaman kendi kendilerini yönetemediler, birilerinin onları yönetmesi lazım, bu böyle geldi böyle gider” dedi. 

Dil faşist, tavır barbar, hayal gücü sınırsız. Daha kötüsü, bu tahakküm dili giderek politik bir erotizme dönüşüyor: tehdit, aşağılama ve sahiplenme aynı cümlede birleşiyor; insan özne olmaktan çıkarılıp nesneye indirgeniyor, itaat “koruma” vaadiyle pazarlanıyor, tahakküm hazla süsleniyor.

Kendini “kardeş”, “koruyucu”, “kurtarıcı” diye pazarlayan ama tam da bu sıfatlarla öldüren bir efendilik hali bu. Aynı kişiler bir yandan Rumlardan “kurtardığı” gibi İsraillilerden gelip bizi “kurtarmaya” da hazır olduğunu söylüyor; 

Türkiye’ye sütten çıkmış ak kaşık muamelesi çekerek, milli bağları kutsayarak. 

Yani sürekli başkalarının öldüreceğini söyleyip ölümle korkutarak, seni bizzat kendisi öldürmek isteyen bir akıl. Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası ve toprak bütünlüğünün Yunanistan darbe yapınca “iptal edildiğini” de tek nefeste ekliyorlar; ardından: “Sizi birilerinin yönetmesi lazım. Biz gidersek Rumlar sizi keser.” 

Tüm bu dil, hem tehdidi üretiyor hem de o tehdide karşı tek güvenli liman olarak kendilerini sunuyorlar; kolonyalizmin en eski numarası: hem cellat hem kurtarıcı olmanın konforu.

Bu dil on yıllardır sürüyor; yüzsüzce, hadsizce, süreklilikle. Peki kim gerçekten buna dur dedi, kim diyebildi, kim normalleştirdi, manipüle etti? 

İnsan onuruna, iradeye, eşitliğe, coğrafi kimliğe zerre saygısı olmayan bu retoriğe kim gerçek bir ses çıkardı? 

Adına “kardeşlik”, “barış”, “güvenlik” deniyor. 

Kesin o suyu; çıkarma da yapın; kim kesecekse kessin; ağzımıza da işeyin. Artık mesele kim tehdit ediyor değil, kimlerin buna alıştığı, kimlerin sessiz kaldığı, kimlerin bunu normalleştirip sistematik olarak nemalandığı. 

Bu düzenin kurulmasına, sürdürülmesine ve yeniden üretilmesine izin verenler: Kıbrıslılar. 

Burada ya da diasporada hâlâ iradeden, haysiyetten, itirazdan bir kırıntı kaldıysa, mesele başkalarını işaret etmek değil, aynaya bakmak; çünkü işgal ve kolonizasyon önce dilde başlar, sonra sessizlikle kalıcılaşır. 

Tüm bunlar olurken, bırakın yıllardır sistematik olarak bu konuda radikal, köklü bir değişim yapmayı, buna çanak tutan sözde muhalefetin, 2026’da iktidar olunca memleketi kurtaracağı yalanları ve yeniden doğacak bir toplum ve yurt vaat etmesi heralde iktidar olma hırsının ve memleketin kökünü kurutup kendi bireysel zenginliklerine zenginlik katma iştahının zirve yapmış halidir herhalde.

Canlı yayında sağır kulaklara daha fazla konuşmanın anlamı olmadığı için son bir soru bıraktım: Kıbrıs’ın bölünmesine bu üstten, tehditkâr ve polito-erotik dili reva gören bir zihniyet için, Türkiye’nin ortadan ikiye bölünmesi size ne hissettirirdi?

Etiketler: bölünmeişgalkıbrıstahakkümtürkiye
Levent Atikoğlu

Levent Atikoğlu

"Sevgiyi memleketine sığdıramayan çocuk, Gün batımını keşkeli konuşmalara kattı gece gece. On kişinin durduramadığı burun kanamam durdu, Bir oğlak can verince"

“AB Yurttaşlık Birimi”
Levent Atikoğlu

“AB Yurttaşlık Birimi”

Levent Atikoğlu
29 Aralık 2025
“Hassas” Kadınlar, “Eşit Kurucu” Erkekler
Levent Atikoğlu

“Hassas” Kadınlar, “Eşit Kurucu” Erkekler

Levent Atikoğlu
25 Aralık 2025
İki Eksik Parmak, Eksik Bir Vicdan Ve Suç Ortaklığı
Levent Atikoğlu

İki Eksik Parmak, Eksik Bir Vicdan Ve Suç Ortaklığı

Levent Atikoğlu
16 Aralık 2025
Bir Hafıza Savaşı: Kimler Mağdur, Yoksul, Sessiz?
Levent Atikoğlu

Bir Hafıza Savaşı: Kimler Mağdur, Yoksul, Sessiz?

Levent Atikoğlu
10 Aralık 2025
Devam Et
Gazedda

© 2025 Gazeddakıbrıs - Copyleft

  • Künye
  • Dayanışma
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

Bulamadık
Tümünü Gör
  • Ana Sayfa
  • HABER
    • KIBRIS
    • DÜNYA
    • İKLİM KRİZİ | EKOLOJİ
    • KİTAP & KÜLTÜR & SANAT
    • KORONAVİRÜS
  • MULTİMEDYA
    • GAZEDDAPOD
    • GAZEDDAWEBTV
  • KARŞI AKIM
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
    • YAZARLAR
      • GAZEDDA YAZARLARI
      • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • DÜNYADAN YAZARLAR
    • RÖPORTAJ

© 2025 Gazeddakıbrıs - Copyleft

Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, bunu kabul ettiğinizi varsayarız. Gizlilik ve Çerezler Politikası sayfamızı ziyaret edin.