AktüelGazeddablogNikolaos StelyaTarihi kaçakçılığı deşifre ediyoruz – Nikolaos Stelya

Kıbrıs ile tüm dünya kamuoyu son saatlerde Covid 19 salgınını unutup, adayı çalkalayan büyük kaçakçılık olayına odaklandı. Amerikan DEA olmak üzere, birçok yabancı hükümetin, servisin yakından takip ettiği kaçakçılık olayına iki toplum lideri ile bir Belediye Başkanı karışmış durumda.
Nikolaos Stelya Nikolaos StelyaNisan 17, 2020
Şiddete Karşı Yan Yana - LTB

Kıbrıs Kıbrıs olalı böyle olay yaşamadı

Karantina yazıları 3*

Nikolaos Stelya**

Kıbrıs ile tüm dünya kamuoyu son saatlerde Covid 19 salgınını unutup, adayı çalkalayan büyük kaçakçılık olayına odaklandı. Amerikan DEA olmak üzere, birçok yabancı hükümetin, servisin yakından takip ettiği kaçakçılık olayına iki toplum lideri ile bir Belediye Başkanı karışmış durumda.

Gazetemizin çok emin kaynaklardan elde etmiş olduğu en son, taze, kıtır kıtır bilgilere göre Covid 19 belasını ada siyasetçilerinden bir grup fırsata çevirmek için kolları sıvadı. Çok yoğun kovuşturma sürecinin başlatılmış olduğu kaçakçılık olayında olaya ismi karışanların ne türlü bir çıkar peşinde oldukları ise şu ana dek açıklığa kavuşturulmuş değil.

‘Kurulacak olan federasyonun işlevsel olması şartı ile’

En son, taze ve oldukça ham bilgilere göre tarihi kaçakçılık olayı geçtiğimiz haftanın sonlarına doğru start aldı. Adanın güneyinde, halen kurtartılmamış Leymesun civarındaki bir fabrikada Covid 19 ile mücadelede kullanılmak üzere Chloroquine hapları üretimi başlatılmış durumda.

Kıbrıs Türk tarafı bu haplardan 2000 adet elde etmek üzere, güneyde ‘torbacı’ olarak bilinen, ‘Heisenberg’ kod adlı Nikaros ile temas kurdu. Heisenberg kuzeyden gelen talebe ‘kurulacak olan federasyonun işlevsel olması şartı ile’ türünden kodlu, olumlu yönde bir yanıt verdi. Ve böylece tarihi kaçakçılık olayı start olmuş oldu.

Kıbrıslı Türklerin DNA’sı ile oynayacaklardı

Kuzeyde hapları teslim alacak ‘Gus’ kod adlı Mustafa ve ‘Jesse’ kod adlı Mehmet’in bilmedikleri bir durum daha söz konusu idi. Rum tarafı çok özel laboratuvar ortamında kuzeye verilecek olan hapların kimyası ile oynamış, hapların içerisine Kıbrıslı Türklerin DNA’sını sarsacak türden ‘yan maddeler’ eklemişti. Böylece uluslararası komplo çok farklı boyutlar edinmiş oluyordu.

Son, çok emin, gereğinden fazla teyit edilmiş bilgilere göre, sinsi Rumların hapların içerisine kattıkları şu ana dek tam olarak çözümlenemeyen madde Kıbrıslı Türkleri trafik kurallarına uyan, her türlü avı yasaklayan, komünel demokrasi deneyinde bulunan, klasik müzik delisi, kitap müptelası, polyamourous (çok sevişici) veganlara dönüştürecekti.

Yeşil Hatta çok gizli buluşma

Heisenberg ile Gus arasında hapların alışverişi ile ilgili ikinci temas, yerel medyanın ve Kıbrıs Türk liderliğinin öne sürdüğü gibi telefon yolu ile gerçekleşmedi. Amerikan DEA’nın ve ünlü El Chapo’nun yakalanıp ABD’ye paketlenme sürecine dahil olan ajanların da tespit ettiği üzere, ikinci temas Yeşil Hatta, meskûn bir bölgede, yarı yıkılmış bir binada gerçekleşti. Buluşma noktasına Heisenberg bir viski şişesi ile gecenin geç vakitlerinde, Gus ile Jesse ise kuzeyden biralar, kebaplar, tavuk şişler, hellimler ve lahmacunlar ile intikal etti.

Gus Heiseberg’e kuzey ekibinin varışını haber vermek üzere, önceden kararlaştırıldığı gibi üç kez tavuk sesi çıkardı. Ancak Heisenberg viskisi ile meşgul olduğu için Yeşil Hat’taki tavuk seslerini duymasını oldukça uzun zaman aldı.

Bu esnada tanınmamak için Amerikan rap sanatçıları gibi düşük bel kot pantolon, bir sürü zincir, beysbol şapkası giyen Jesse Gus’a sürekli “yo, yo, hey adamım, çok huylandım, Heisenberg bizi satmış olmasın” dediği işitildi.

3 saatlik ‘gıtgıtgıdak’lamadan sonra en nihayetinde Heisenberg Gus ve Jesse’yi fark etti ve böylece pazarlık safhasına geçildi. Üç şüpheli hapların tesliminin ertesi gün Yeşil Hat’ta Heisenberg’in karavan aracının Gus’ın yasadışı işlerde kullandığı, Jesse’yi ait çöp aracına yanaşması sureti ile gerçekleştirilmesini kararlaştırdı. Üç şahıs şüphe çekmemek için teslimin güpegündüz gerçekleştirilmesi konusunda da mutabık kaldı.

Çöp aracı arıza çıkardı

2000 hapın teslimi önceden belirlendiği üzere öğlen saatlerinde Yeşil Hatta gerçekleştirildi. Teslim öncesinde Jesse’nin çöp aracının hararet yapması, egzozundan çıkan garip seslerin tüm Lefkoşa’yı neredeyse sığınaklara yönlendirilmesi nedeniyle teslimat gecikmeli şekilde gerçekleştirildi.

Gus ve Jesse’nin hapları Heisenberg’den teslim alması ve kuzeye taşıması sonrasındaysa, DEA, İnterpol, bir sürü ıvır zıvır servis ile temas halinde olan hükümet güçleri olayın aydınlanması için devreye girdi ve seferber oldu.

Jesse ‘Saray’a sığındı

Kovuşturma süreci nedeniyle Jesse’nin çok korktuğu, facebook profiline Casa de Papel’den kareler koyduğu ve Gus’un malikane olarak kullandığı ‘Saray’a sığındığı gelen son bilgiler arasında.

Heisenberg ise kendi malikanesi, güneydeki ‘Saray’ında viskisi ile alakadar olmaya devam ediyor.

*Korona moronadan nalları dikmeden evvel mutlaka ama mutlaka okunması zaruri, dünya edebiyat literatür tarihine mihenk taşı olarak geçecek olan, güçücük bir adanın ortasındaki bir köyde hapis kalmayı başaran ileri bir dehanın** yazı serisi. Arkası gelecek. Arkanız sağlam yani. İyi okumalar.

**Dehamızın herhangi bir dinle, ulus, devlet olguları ile yakından ve uzaktan alakası bulunmamaktadır. Her şeyi sorgulamaktadır. Hatta kendisini bile 24 saat sorguladığı konuşulmaktadır. Karamsarın tekidir. Düztabanlığı meşhurdur. Kimlik olarak bir tek Fenerbahçeliliği kullanır ama o da iflas ettiğinden, tam anlamıyla kimliksizdir.

Nikolaos Stelya

Nikolaos Stelya

Nikolaos Stelya 1982 yılında İstanbul'da doğdu.Orta öğrenimi İstanbul'da tamamladıktan sonra, yüksek öğrenimini Atina'da sürdürdü. Stelya 2004 yılında, Panteion Üniversitesi'nin İletişim, Medya ve Kültür Lisans Programından ve 2006 yılında aynı üniversitenin Siyaset Bilimi ve Tarih Bölümünü'nün Osmanlı Tarihi Yüksek Lisans Bölümü'nden başarı ile mezun oldu. 2011 yılında Stelya aynı bölümde '1918-1938 döneminde Türkiye'de Siyasi Partiler' konulu doktora çalışmasını sonlandırdı. Stelya 2009 yılından beri Kathimerini Gazetesinin Kıbrıs Türk ve Türkiye masası editörü görevini sürdürmektedir. 2012-2015 döneminde, Stelya'nın Kürt Sorunu ve Kıbrıs Sorunu eksenli kitap çalışmaları Türkçe ve Yunanca olarak okuyucularıyla buluştu. Stelya ana dil düzeyinde Türkçe ve Yunanca ve profesyonel düzeyde İngilizce bilmektedir.

Music will never ends..