Suriye Kürtleri kritik bir eşikte; ya Özgür olacaklar ya da katliam ve çatışma girdabında ezilecekler. 20 Ocak günü SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi ve Suriye Cumhurbaşkanı Ahmet Şara arasında varılan 4 günlük ateşkes anlaşmasına rağmen Heseke ve Kobane’nin geleceği hala müzakereye açık. Müzakereye açıklık aynı zamanda çatışma zemini de yaratıyor. Ateşkese rağmen Haseke kırsalında yer yer çatışmalar var ve Kobane kuşatılmış durumda.
ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack daha dört gün önce (20 Ocak 2026’da) “Ortağimiz Artık SDG değil, Şam’dır” dedi! 2024’te “Kobane düştü, düşecek” diyen Türk Lider Recep Tayyip Erdoğan’ın sözlerinin gölgesinde Kürtlerin imdadına yetişen ABD 11 yıl sonra Kobane’yi düşürmek isteyenlere 5 Ocak günü Paris’te onay verdi. ABD’nin onayı olmasaydı Şara ve Erdoğan 6 Ocak’ta Halep’in Kürt mahallelerine ve ardından Fırat’ın doğusuna askeri hareket başlatır mıydı?
Hayır!
6 Ocak günü başlayan askeri harekatın Trump’un onayı ile gerçekleştiği açık! ABD Başkanı Donald Trump askeri harekata neden onay verdi?
Donald Trump daha 2019’da Suriye’den çekilme kararı vermişti ve bu kararını kamuoyu ile paylaşmıştı. Bunun üzerine Pentagon ve diğer güvenlik bürokrasisi Trump‘ın önüne bir harita koydular. O haritada SDG’nin kontrolünde bulunan Fırat’ın doğusundaki Petrol kuyuları, Su ve buğday vardı; SDG suriye’nin sahip olduğu ekonomik zenginliğin büyük kısmına hükmediyordu. Ve Trump’a şunu söylediler: ‘Eğer çekilirsek Esad bu kaynakların tümüne yeniden sahip olacak ve bu şekilde iktidarını sürdürecek.
Rusya’ya zafer hediye etmiş olacağız. Ancak şu tabloda Esad’ın ömrü kısa.‘ Donald Trump bundan etkilenmiş ve çekilme durdurulmuştu!
Sonuç: Petrolsüz, Susuz ve Buğdaydan yoksun kalan Esad’ın ekonomisi çöktü ve buna mutakıb 8 Aralık 2024’te Baas rejimi yıkıldı! Bu şekilde Lübnan Hizbullahı ve Hamas’ın önemli bir ortağı devre dışı bırakıldı. Bu ABD ve Israil için Iran’ı güçsüzleştirme ve kuşatma operasyonunda önemli bir kazanımdı. Baas rejiminin çöküşü ile paralel Rusya Suriye’deki hakimiyetini kaybetti.
Böylece ABD ve müttefiklerinin Suriye müdahalesi ile murat ettikleri hasıl oldu! Yeni bir safhadayız!
İran Şiya’ya karşı Musul’dan başlayarak Şam’a uzanan bir Sunni islamcı hat kuruluyor. Şam bunun için dizayn edildi. Türkiye uzun süredir Musul’a 20 km mesafedeki TSK (Türk silahlı Kuvvetleri)‘nin Başika askeri üssünde binlerce Sunni Cihatçı eğitiyor!
Bir iddiaya göre ABD’nin Suriye Özel temsilcisi Tom Barrack SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi’ye şunu söyledi: ‘Şam Yönetimi ile birlik ol ve Irak’ta Haşdi Şabi’ye karşı savaş.‘ Mazlum Abdi ise ‘bir mezhep çatışmasının içinde olmayacağım‘ diyerek bu öneriyi reddetti.‘ Dolaşıma sokulan bu iddianın adresi PYD Başkanlık Konseyi üyesi Salih Müslim! Ancak Müslim 24 Ocak günü MA (Mezopptamya ajansı)‘da yayınlanan röportajında “sözlerini“ yalanladı!
Bir başka iddia ise şu: ‘Şam-Ankara, Israil’e Şam’da temsilcilik, Golan’da garanti ve Suriye’nin güneyinde (Süveyda) hakimiyet izni verdi. Buna karşılık ABD-Israil-Fransa SDG’ye desteği kesmeyi taahhüt ettiler ve askeri operasyona onay verdiler.
Butün bunlar iddia…
Aynı iddia sahipleri şunu diyorlardı: ‘Koalisyon ve Şam, 7 bin kişilik ISIS tutuklusunu bırakacak ve Irak’taki Şii (Haşdi Şabi) milislerinin üzerine sürülecekler!‘
Ne oldu?
ISIS Karşıtı Koalisyon 7 Bin kişilik ISIS tutuklusunu Irak’a götüreceğini açıkladı. Hatta 150 kişilik ilk kafile sevk edildi.
Bölgeyi takip eden kimi analist ve yorumcuya göre ise ‘ABD’nin istediği gerçekleşti ve SDG’ye (Kürtler) ihtiyacı minimalize oldu; bitmedi ama azaldı! ABD SDG’ye artık yedek bir güç yani Şam’ı fren-kontrol görevi biçmek istiyor.
Nitekim 22 Ocak’ta Abdi ve Barrack Erbil’de yeniden bir araya geldiler görüşmeden yeni bir ön anlaşma çıktı.
Buna göre;
1-) 18 Ocak’ta kararlaştırılan SDG-Şam arasındaki ateşkes uzatıldı;
2-) SDG üç tümen şekilinde Şam ordusu içine entegre edilecek ve Heseke vilayeti ile Kobane idari özerkliğini koruyacak!
Şam ateşkese uyar mı veya ön anlaşma Barrack’ın Şam-Ankara görüşmelerinde bir değişikliğe uğrar mı?
Şunu biliyoruz: SDG (Kürtler), Ankara-Şam’ın yüksek dozdaki baskısına rağmen bunun aşağısında bir anlaşmayı kabul etmedi!
Diğer husus ise şudur: Ankara SDG’nin Şam “Ordusuna” gurup (Tabur) şeklindeki katılımına kesin olarak karşı; ‘SDG kendisini feshedecek ve orduya katılım bireysel olacak‘ diyor!
Ateşkes 15 gün daha uzatıldı ama anlaşma yok!
Çünkü Ankara-Şam’ın anlaşma niyeti yok; Rojava’daki askeri ve siyasi kurumları yok etme isteklerini gizlemiyorlar.
ABD çözüm için ısrar etmezse Suriye’yi ve Kürtleri ZOR GÜNLER bekliyor!



