• Künye
  • Dayanışma
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
Salı, Nisan 21, 2026
Bulamadık
Tümünü Gör
Gazedda
21 °c
Nicosia
16 ° Çar
17 ° Per
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV
Bulamadık
Tümünü Gör
Gazedda
Bulamadık
Tümünü Gör

Su Değil, Bağımlılık Taşınıyor

Bağımlılık, beceriksizlik ve bunun üstünü örten hamaset. İşimiz, işiniz boru yada boru bizim işimiz!...

MERTKAN HAMİT MERTKAN HAMİT
21 Nisan 2026
Okuma Süresi: 3 dk
A A
0
https://bsky.app/profile/gazeddakibris.bsky.socialhttps://www.threads.net/@gazeddakibris

Alaköprü Barajı’ndan çıkıp denizin altından Geçitköy’e ulaşan su, yaklaşık 80 kilometre yol gidiyor. Oradan Mağusa’ya gelene kadar bir 100 kilometre daha kat ediyor. Pompalar, borular, vanalar ve benim aklımın ermeyeceği bir mühendislik becerisi sayesinde su, bir şekilde denizin kıyısındaki kente kadar ulaştırılabiliyor.

Deniz ötesinden su getirecek kapasite var, ama denizin dibinde duran kentin kendi denizinden su arıtıp bugünün ihtiyacını karşılayacak kapasiteyi geliştirme kabiliyeti yok. Teknoloji yok değil, ihtiyaç yok değil, deniz zaten orada. Eksik olan şey mühendislik ile ilgili değil.

Bugün bile Mağusa’da 1974’ten önce yapılmış bazı depolar hala güneydeki şebekeye bağlı. Suyun 180 kilometre yolculuk yapmasına gerek yok… Mesele neresiyle entegre olma niyetinin olması ile ilgili..

Bu adada teknik olarak başka bağlantılar kurmanın, alternatifler geliştirmenin, sistemi genişletmenin imkansız olmadığı ortada. Ama meselenin ne olduğunu herkes çok iyi biliyor. Deniz ötesinden gelen tek kaynağa bağlılığı neredeyse bir sadakat yemini gibi benimsemiş bir siyasal zihniyet var. Solu, sağını ayırmadan. Birileri can suyu derken, öbürü fasulyanın daha kolay kaynayacağını söylememişmiydi? Biri şükran edebiyatı ile kendini ifade etmiş bir başkası diplomatik bir dil kullansa teşekkürler ekselansları falan dese yaratılan uzun dönemli problem çözülür mü?

Başkalarının mega projelerinde figüran olmayı marifet sayarsanız, o projeye atılan her imzayı da birilerinin siyasi kariyer basamağına dönüştürürsünüz. Sonra da çıkıp “bu ülkenin tüm doğal kaynaklarında hak sahibiyiz” diye büyük büyük laflar edersiniz. Ama iş o kaynakları akılcı, pragmatik ve halkın gerçek ihtiyacına göre yönetmeye gelince bir anda ses kesilir. Çünkü mesele kaynak yönetimi değil; mesele, ihtilafı yönetmekten çıkar sağlayan siyasetin konforudur. Pragmatik çözüm üretirseniz, birilerinin dev projesinin gölgesini küçültmüş olursunuz. O yüzden borulara sadakatimiz tamdır…

Borulardan su akmayınca ne mi olur? Önce ince ince bir rahatsızlık başlıyor biraz homurdanmayla birleşik keskin bir ter kokusu gibi. Görmezden gelinecek. Sonra o koku büyüyecek öfke, bıkkınlık olacak. Seçim diyecekler susuzluktan kırılan kentte. Hayatın sağlıklı altyapı, su ve hizmetle döndüğünü unutup, çaresizlik soslu ideolojik sadakat nutukları dinleyeceğiz; kimse de çıkıp hesap sormaya cüret etmeyecek, herhangi bir sorunun da deniz ötesinden gelecek yardımla çözüleceği kabulü “anlaşmaların içinde yazıyor” diyecekler, herhangi bir soruna çözüm bulmuşlar gibi…

Efendinin projesine sadakat göstererek değil, bu adada yaşayan insanların ihtiyaçlarına göre bir yaşam düzeni kurarak yol alınır. Bunu yapamadığımız sürece, ister boruyu denizin altından geçir, ister dağın tepesinden dolaştır; ister uzaya fırtlatın vardığımız yer yine aynı olacak: bağımlılık, beceriksizlik ve bunun üstünü örten hamaset. İşimiz, işiniz boru yada boru bizim işimiz!…

Etiketler: bağımlılıkkıbrısprojesususuzluktürkiye
MERTKAN HAMİT

MERTKAN HAMİT

Tarihsever, ekonomist, Levant insanı...

50 Senedir Ara Bölge Olan Yer “kktc” Toprağı Olmuş
MERTKAN HAMİT

50 Senedir Ara Bölge Olan Yer “kktc” Toprağı Olmuş

MERTKAN HAMİT
15 Nisan 2026
İmparatorun Üsleri: Her Şeyi Söyleyip Hiçbir Şey Vaat Etme Sanatı
MERTKAN HAMİT

İmparatorun Üsleri: Her Şeyi Söyleyip Hiçbir Şey Vaat Etme Sanatı

MERTKAN HAMİT
25 Mart 2026
“Sıfır KDV” Meselesi…
MERTKAN HAMİT

“Sıfır KDV” Meselesi…

MERTKAN HAMİT
27 Ocak 2026
“Unutma” Emri
MERTKAN HAMİT

“Unutma” Emri

MERTKAN HAMİT
21 Ocak 2026
Devam Et
Gazedda

© 2026 Gazedda - Copyleft

  • Künye
  • Dayanışma
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

Bulamadık
Tümünü Gör
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV

© 2026 Gazedda - Copyleft

Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, bunu kabul ettiğinizi varsayarız. Gizlilik ve Çerezler Politikası sayfamızı ziyaret edin.