AktüelEkolojiŞirketler sebep oldukları metan gazı sızıntıları hakkında yalan söylüyor

Yapılan incelemede 2017 yılında yapılan doğal gaz sondajları sonucunda 1.1 milyon tonun üzerinde metan gazının açığa çıktığı tespit edildi. Bu miktar devlete rapor edilen miktarın 16 katı.
Gazedda Kıbrıs Gazedda KıbrısMayıs 16, 2020
Şiddete Karşı Yan Yana - LTB

Yeni yapılan bir araştırma, Pensilvanya‘daki doğal gaz sondajları sırasında ortaya çıkan metan gazının şirketlerin bildirdiği miktarın çok daha üzerinde olduğunu ortaya koydu.

Çevresel Savunma Fonu (EDF) tarafından yapılan incelemede 2017 yılında yapılan doğal gaz sondajları sonucunda 1.1 milyon tonun üzerinde metan gazının açığa çıktığı tespit edildi. Bu miktar devlete rapor edilen miktarın 16 katı.

Hopey: Bu durum kabul edilemez

Pittsburgh Post-Gazette’den Don Hopey‘in haberine göre EDF kıdemli danışmanı Dan Grossman yaptığı basın açıklamasında “Doğal gaz işletmelerinin her yıl Pensilvanyalıların soluduğu havaya milyonlarca ton metan yayması kabul edilemez” dedi.

EDF’nin Temmuz 2018’de yapmış olduğu bir çalışma, ABD’nin dört bir yanındaki gaz kuyularından sızan gaz kaçaklarının 2015’te ABD Çevre Koruma Dairesi‘nin (DEP) öngördüğünün yüzde 60 üzerinde olduğunu ortaya koymuştu.

Tahminlerin iki katı

Yeni inceleme, 2017 verilerinin ve EDF’nin 2018’de 140 uzmanla birlikte hazırlamış olduğu emisyon modellerine dayanıyor. Bu çalışma, Pensilvanya’nın metan emsiyonunun 2017’de, 2015’teki tahminlerin iki misli olduğunu ortaya koyuyor.

EDF’den Hillary Hull da son yapılan bilimsel çalışmayı ve en iyi datayı kullanmanın, kendilerine, ülkenin petrol ve metan gazı emisyonu miktarını en doğru biçimde kavrama imkanını verdiğini söyledi.

2030’da 13 milyon tona ulaşabilir

Yeni çalışma ayrıca, düzenlemeler geliştirilmezse 2030 yılına kadar ülkedeki gaz emisyonlarının 13 milyon tona ulaşacağını öngörüyor.  Katı önlemler alınması halinde ise bu miktar 6.5 milyon tona kadar düşebilir.  Var olan düzenlemelerin azaltılması durumunda ise emisyonların miktarı 19 milyon tonu bulabilir.

Sondaj şirketleri, hava kirliliğinin halk sağlığı üzerindeki etkisinin ölçülebilmesi için emisyon miktarını DEP’e raporlamakla yükümlü. Ancak Carnegie Mellon Universitesi‘nden Allen Robinson‘a göre, 2018’deki modelleme, resmin eksik olduğunu söylüyor.

Karbondioksitten 80 kat güçlü

EDF, doğal gazın temel bileşeni olan metan gazının, karbondioksitten 80 misli güçlü bir sera gazı olduğunun altını çiziyor. Bu bileşen küresel ısınmayı hızlandırıyor, rahatsızlıkları ve hastalıkları arttırıyor, virüslerin yayılmasına yol açıyor ve insanları Covid-19 gibi hastalıklara daha açık hale getiriyor.  

DEP sözcüsü Lauren Fraley, DEP’in metan salımını düşürmek için yeni bir düzenleme üzerinde çalıştığını, düzenlemenin bu ayın sonunda yayınlanmasının umulduğunu söyledi. Düzenleme, metan emisyonlarının yılda 75 bin tondan fazla düşürülmesini öngörüyor.

‘Siyasi irade şart’

Grossman’a göre devletin, kamu sağlığını koruyacak ve hükümetin iklim değişikliğiyle mücadele vaatlerini karşılayabilecek katı ve nihai bir düzenleme yapması hayati önem taşıyor. Ancak Trump yönetimi, geçen sonbaharda, tam tersi istikamette gidilebileceğinin sinyallerini vermiş, metan gazıyla ilgili federal düzenlemelerin de devre dışı bırakılabileceğini açıklamıştı.

Robinson’a göre, asıl mesele, yapısal yöntemlerin uygulamaya geçirilmesi için siyasi iradenin ortaya konulması. Ancak görünen o ki, Trump yönetiminin önceliği bu değil.

Gazedda Kıbrıs

Gazedda Kıbrıs

Gazedda'yı hem yaşatabilmek hem de içeriklerini daha da zenginleştirebilmek için okuyucu katkısına ihtiyacımız var. Bağımsız ve özgür olmak, öyle kalmak ve bu sesi yaygınlaştırmak, daha fazla paylaşmak istiyoruz. Bunun da yolu sizlerin desteğinden, yani yurttaşların, Gazedda’yı sahiplenen insanların gönüllü oluşturacakları fondan geçmektedir. Gazedda’ya patreon üzerinden destek olabilirsiniz. https://www.patreon.com/gazedda

Music will never ends..