Ekonomi PolitikkoronavirusSeyreltilmiş eğitim pandemi ile mücadele aracı değildir

Eğitim Beklemez İnisiyatifi, Eğitim Bakanlığı ile sendikalar arasında gerçekleşen son dakika pazarlığının sonucu olarak alınan seyreltilmiş eğitim kararını kınayarak, tüm yazı “eğitim” adına tek bir politika üretmeyen tüm tarafların, kendi zümresel çıkarları için çocukları heba ettiğini açıkladı.
Gazedda Kıbrıs Gazedda KıbrısEylül 11, 2021
“insan_ticareti"
Gazedda_Patreon

Eğitim Beklemez İnisiyatifi, Eğitim Bakanlığı ile sendikalar arasında gerçekleşen son dakika pazarlığının sonucu olarak alınan seyreltilmiş eğitim kararını kınayarak, tüm yazı “eğitim” adına tek bir politika üretmeyen tüm tarafların, kendi zümresel çıkarları için çocukları heba ettiğini açıkladı.

İnisiyatif, alınan son kararlarla eğitimde fırsat eşitliğinin ortadan kaldırıldığını belirterek “Seyreltilmiş eğitim pandemi ile mücadele aracı değildir; yaratılan fırsat eşitsizliğini hazmeden ‘eğitimci’, gerçek bir ‘eğitimci’ değildir” ifadesini kullandı.

İnisiyatiften yapılan açıklamanın tamamı şöyle:

Üzgünüz çocuklar. Biz de sizin kadardık seneler önce. Üniversite sınavına hazırlandığımız senelerde, okul yerine dershaneye gitmek zorunda kalırdık; çünkü öğretmenlerimiz sendikasının öncülüğünde “özlük hakları” mücadelesi verirdi. Eğitim Bakanlığı reddederdi. Bir ara yol bulunana kadar bizler evlerde, sokaklarda ya da özel derslerde beklerdik. Eğlenceli gelirdi derslerin kaynaması, oysa zamanımızdan, geleceğimizden ve toplumumuzdan çalındığını göremedik.

Üzgünüz çocuklar, Büyüdük, bizler yetişkin olduk ama bu toplumda en büyük rant paylaşımlarının “eğitim” üzerinden olduğunu görmemize rağmen bunu değiştiremedik.

“Hak” savunusu yapmanın “ele geçirmek” olduğunu, arada ezilenlerin asıl özne olan siz çocuklar olduğunu bile bile, bu çarkların bizler de parçası olduk.

“Kolej” derdine, sizleri dershanelere, özel derslere gönderdik. Ekonomik gücü olan kamudaki öğretmenlerden, mümkünse kendi öğretmenlerinden “özel” ders aldı. Kısa vadeli düşündük. Oysa bunun da bu çarpık sistemin bir parçası olduğunu göremedik.

Üzgünüz çocuklar, Bazı öğretmenleriniz, gecesini gündüzüne katıp sizler için emek verdi. Dert edindi, mücadele etti, eğitti, okuttu. Bazı öğretmenleriniz ise sadece mesleği “yarım” gün olduğu için tercih etti.

Sistemi sizin faydanıza olacak şekilde geliştiremedik. Siyasetçiler işine geldiği gibi davrandı, değiştiremedik.

Derken bir pandemi fırtınası esti tüm dünyada. İlk, okullar kapandı. İşyerlerimiz daha kapanmadan okullarınızdan arandık. Hepimiz korktuk, çok korktuk. Uzaktan yakından eğitimin “e”sini içermeyen bir sisteme mahkum olduk. “Napalım, geçici” dedik, kabullendik.

Tüm dünya öğrenirken, biz öğrenmeyi reddettik

Biz çözüm üretmeyi beceremedik. Tüm dünya öğrenirken, biz öğrenmeyi reddettik. “Bu sefer olmaz, okullar kapanmaz” dedik ve sizi her zaman en güvendiklerimize, öğretmenlerimize emanet ettik. Pandemi fırtınası büyüdü, yönetemedik; sonuçta fatura yine size kesildi.

“Aşı yoksa eğitim yok dediler”, bizler sizleri evlere, bilgisayarlara, sokaklara, tamirci çıraklığına, sözde eğitime terk ettik. Gerçek kaynağı bildik, ama susmayı tercih ettik; çünkü bazı öğretmenlerimizin özel dersleri, ek gelirleri, dershaneleri vardı devam etmesi gereken… Okullar kapalı kalsın dedik.

Üzgünüz çocuklar. Sizleri birbirinize kırdırdık. Ekonomik gücü olanlarımız, özel okullara, ek derslere koştuk. Sizi bir “uzaktan” eğitimden, diğer “uzaktan” eğitime koşturduk. Koşmayı, oynamayı, şakalaşmayı, kavga etmeyi, hata yapmayı, özür dilemeyi unutturduk.

Okulları açın dedik, dinletemedik

Gücü olmayanlar, vakti olmayanlarımız ya seyrettik ya da göz yumduk. Sokağa düştünüz, bir işyerine çırak oldunuz. Çünkü aşı yoksa, sizler yoktunuz. Çünkü aşı yoksa eğitim olmazdı, olamazdı. Olmadı!

Sonra sizlerin gözlerinde sönen ışığı gördük. Okulları açın dedik, dinletemedik. Test yoktu, yetersizdi, dert edinmediler, bir şey olmaz dediler ve her yeri açıp sizi umursamadılar…

Bir etkimiz olur belki dedik. Kapı kapı gezdik. Bize, aşı varsa seyreltilmişe bile gerek yok, dediler. Biz işimizin başında olmak istiyoruz, açılmasından yanayız dediler. Okullar yapıyoruz, her şey yolunda dediler. Olmadığını biliyorduk ama en “eksik” okulun bile sizin gözlerinizdeki ışığı canlandıracağını da biliyorduk. Üzgünüz çocuklar…

Sendikalar yüzümüze baka baka yalan söyledi

Üzgünüz çünkü, Elimize yüzümüze bulaştırdık! Üzgünüz çünkü “sendikalar” yüzümüze baka baka yalan söyledi ve bizler de onların samimiyetine inandık. Üzgünüz çünkü yetkililer, son anda yine geri adım attılar ve sizin yenilginizi dert etmediler. Siz yine rant kavgalarının malzemesi oldunuz.

Üzgünüz çocuklar; çünkü, görevleri sizi yetiştirmek olan “eğitimciler”, kendi konforlarına sizleri harcadılar. Siz öğrenmeseniz de, sokakta olsanız da, bilgisayar bağımlısı olsanız da, kilo alıp sağlık sorunu yaşasanız da onlar yarım gün çalışmalıydı. Siyasetçiler koltuklarında oturmalıydı.

Üzgünüz çocuklar, kalbiyle, yüreğiyle, emeğiyle ve özveriyle emek veren o güzel yürekli, eğitimci öğretmenlerinizi ayrı tutarak, bir kısım “öğretmen” ve yetkili sizi kendi politikalarına “meze” ettiler. Bu da siz çocuk ve gençlerin tarihinde dursun. Utanıyoruz, üzgünüz.

“Kendi zümresel çıkarları için çocukları heba ettiler”

Eğitim Beklemez İnisiyatifi olarak, Eğitim Bakanlığı ile sendikalar arasında gerçekleşen son dakika pazarlığının sonucu olarak seyreltilmiş eğitim kararını kınar, tüm yazı “eğitim” adına tek bir politika üretmeyen tüm tarafların, kendi zümresel çıkarları için çocukları heba ettiğini bildiğimizi bir kez daha yüksek sesle dile getiririz. Seyreltilmiş eğitim pandemi ile mücadele aracı değildir; yarattığınız fırsat eşitsizliğini hazmeden her “eğitimci”, gerçek bir “eğitimci” değildir.

Geride kalan GERÇEK eğitimciler, sonraki seçim yerine toplumun GELECEĞİNİ düşünen politikacı/bürokratlar ve kendi çocuğu dışında başka çocukların da geleceğini düşünen tüm duyarlı veliler ile beraber, daha iyisi için mücadele edeceğimizi ve gelişmelerin takipçisi olmaya devam edeceğimizi bildirir; Kıbrıs Türk toplumunun geleceğini yok etme girişiminizi tarihin affetmeyeceğini hatırlatırız!

Gazedda Kıbrıs

Gazedda Kıbrıs

Gazedda'yı hem yaşatabilmek hem de içeriklerini daha da zenginleştirebilmek için okuyucu katkısına ihtiyacımız var. Bağımsız ve özgür olmak, öyle kalmak ve bu sesi yaygınlaştırmak, daha fazla paylaşmak istiyoruz. Bunun da yolu sizlerin desteğinden, yani yurttaşların, Gazedda’yı sahiplenen insanların gönüllü oluşturacakları fondan geçmektedir. Gazedda’ya patreon üzerinden destek olabilirsiniz. https://www.patreon.com/gazedda

LGBT kitapcık