AktüelKentPolitikaRefikoğlu: “İskele de Girne gibi olacak”

“Biz küfür ve hakaretler içeren bir açıklama dışında bir şeyle karşılamadık. Bize zavallı diyorlar, evet biz zavallıyız çünkü yeşili korumak istiyoruz, orman arazilerini korumak istiyoruz, planlı kentler istiyoruz, alt yapısız şehirlerde yaşamak istemiyoruz, evet biz zavallıyız çünkü çocuklarımıza gelecek, nesillere planlı kentler bırakmak istiyoruz.” “Biz bu süreçte aklınıza gelebilecek tüm baskı, küfür ve aşağılamayı gördük. Ama kimse bu konuyu tartışmıyor, çıkıp da açıklama yapmıyor.” “İmar planlarını revize ederken bilgisizce seçim uğruna, çıkarlarınız uğruna revize ederseniz...
Gazedda Kıbrıs Gazedda KıbrısHaziran 26, 2019
Djumba Hotel & Cafe

“Biz küfür ve hakaretler içeren bir açıklama dışında bir şeyle karşılamadık. Bize zavallı diyorlar, evet biz zavallıyız çünkü yeşili korumak istiyoruz, orman arazilerini korumak istiyoruz, planlı kentler istiyoruz, alt yapısız şehirlerde yaşamak istemiyoruz, evet biz zavallıyız çünkü çocuklarımıza gelecek, nesillere planlı kentler bırakmak istiyoruz.”

“Biz bu süreçte aklınıza gelebilecek tüm baskı, küfür ve aşağılamayı gördük. Ama kimse bu konuyu tartışmıyor, çıkıp da açıklama yapmıyor.”

“İmar planlarını revize ederken bilgisizce seçim uğruna, çıkarlarınız uğruna revize ederseniz kuzey ve güney arasındaki fark ortaya çıkar.”

“Girne’de denize giremiyoruz. Girne’de sitelerin otelleri bir inceleyin hiçbirine giremiyoruz, zaten açsalar kapıyı yine giremeyeceğiz. Girne’de denize girilmez çünkü o bölgedeki otellerin bir çoğunun arıtması çalışmıyor, bozuktur ya da elektrikten dolayı çalıştırmıyorlar. Çıksınlar bunun yalan olduğunu verilerle ispat etsinler.”

“Bu arkadaşlarımız maalesef çıkar çevrelerine boyun eğer bu maddeleri önümüzde koydular.”

“Ayşegül hanımla beraber Mağusa’da çok güzel işlerle başladık ancak sonra içişleri bakanı ve ekibi tamamen bir hayal kırıklığı yarattı.”

 

Gündemin arka sıralarına yerleşse de Mağusa, İskele ve Yeniboğaziçi  İmar Planı süreci devam etmekte. Bu süreç içerisinde de özellikle kent hakkını savunan kesimler ile daha fazla inşaat isteyen kesimler arasında gerginlikle de açığa çıkmakta.

Şehir Plancılar Odası başkanı Merter Refikoğlu, geçmtiğimiz günlerde Kıbrıs TV’de HüseyinVedat Ağlamaz’ın konuğu idi.

Gerek imar planı süreci ile gerekse de kentlerin dönüşünüyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

İşte Refikoğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar.

 

 

“İki yıl önce Mağusa, Yeniboğaziçi ve İskele İmar Planı çalışmaları başladı. Bizim de destek verdiğimiz, katkı koymaya çalıştığımız çalışmalardı. Bu çalışmalar başladığı zaman maalesef sadece inşaat yapmakla para kazanamayacağımızın bilincinde değildik. Biz her toprak parçasına, deden kalama her toprağa inşaat yapılması gerektiğine dair bir anlayış var. Dünyada bunu benzeri yoktur. Girne’de bunu görüyoruz, bunun böyle olmayacağını görülüyoruz.”

*

“Bu saydığımız nedenlerden dolayı İmar Planı çalışmaları başladığında gidip başvurular yapıldı. Bunun üzerine emirname çıkartıldı. Aralık 2018’de bu emirname çıkarken 27 a ve 27 b diye yasa dışı ve emirnamenin kültürüne uymayan maddeler hazırladılar. Vizeye başvurmuş tüm dosyalara biz hak kazandıracağız dediler. Siz bir dosya hazırladığınız anda hak kazanacaksınız. Fakat bize hukuk der ki “siz sürecini ve işlemini tamamlamış bir dosyaya izin verebilirsiniz.””

“Bu arkadaşlarımız maalesef çıkar çevrelerine boyun eğer bu maddeleri önümüzde koydular.”

“Üç ay normal dosyalar 6 ay daha karmaşık dosyalar için eğer vizeden geçmezse bekleyeceksiniz dediler.”

“Hükümetimiz yine hızlı bir şekilde değişiklik yaparak 3 ayı 6 ay, 6 ayı da 9 ay yaptık dedi.”

“Siz bu zamanı kaydırınca vizedeki tüm dosyalar hak kazanabilir duruma geldi. Nitekim bunu mahkemeye verdik ve ara emrini aldık.”

“Bu üç aydan sonra çıkmış tüm dosyaların işlemini durdurdu.”

“Biz bu süreçte aklınıza gelebilecek tüm baskı, küfür ve aşağılamayı gördük. Ama kimse bu konuyu tartışmıyor, çıkıp da açıklama yapmıyor.”

“Hukuksuz ve yasa dışı olduğuna inandığımız bir konuda mahkemeye gittik ve haklı bulunduk.”

“Biz küfür ve hakaretler içeren bir açıklama dışında bir şeyle karşılamadık. Bize zavallı diyorlar, evet biz zavallıyız çünkü yeşili korumak istiyoruz, orman arazilerini korumak istiyoruz, planlı kentler istiyoruz, alt yapısız şehirlerde yaşamak istemiyoruz, evet biz zavallıyız çünkü çocuklarımıza gelecek, nesillere planlı kentler bırakmak istiyoruz.”

“Şu an çevreci ve uzman arkadaşlarım bana Girne’de , Mağusa’dan İskele’ye kadar denize girme diyorlar. Gireceksen Karpaz’da, Tatlısu’da gir diyorlar.”

“Bunun sebebi de zavallı olmayan arkadaşların ganimet kültüründen kaynaklı her buldukları arsaya ve torağa inşaat yapma hırsıdır. Hiç yeşil alanları, alt yapıyı kanalizasyon sistemini düşünmeden yapılan inşaatlardır.”

“Artık insanların uyanması lazım. Üç beş senede insanlar çok şey öğrendi bu süreçlerle ilgili. Korkusuz bir şekilde bu konuların üzerine gideceğiz ki insanlar daha fazla öğrensin.”

“Lefkoşa İmar Planı hem kuzey hem de güney için eş zamanlı başlandı ve yapıldı.  Mustafa Akıncı’nın belediye başkanlığı sırasında ve onaylandı. Şimdi 20 yıl geçti aradan. Gidip bakın aynı imar planının gitirildiği noktayı çok net görüyorsunuz. Eğer plana uymazsanız standartlara uymazsanız kuzey ve güney Lefkoşa’nın arasındaki farkı da görürsünüz. Aradaki farkı beş yaşındaki bir çocuk bile bilir.”

*

“İmar planlarını revize ederken bilgisizce seçim uğruna, çıkarlarınız uğruna revize ederseniz kuzey ve güney arasındaki fark ortaya çıkar.”

“8. yıla geldik Lefkoşa imar planı hala revize edilmedi. Beyarmuzu imar planı bitirileli 3 yıl oldu. Güney ile ayı anda başladı, onlar 2 yıldır uyguluyor. Muhtar arazilerinin imara kapatılmasını istemediği için imar planını yürürlüğe koymuyorlar Düşünebiliyor musunuz, muhtar istemedi diye!”

“Lefke’de Bağlıköy’ün korunması için emirname çalışmaları yapıldı bitti ama uygulamaya geçilmedi.”

“Neden çünkü hükümetlerin hedefi imar planı yapmak değil çıkar çevrelerini mutlu etmektir. Bu emirnamelerin yürürlüğe girmesini çıkar odakları istemiyor.”

“Bizim nüfusumuzun gelişini gidişini kontrol etmemiz lazım, iş gücünü kontrol etmemiz lazım, ihtiyaçları planlamak lazım. Cevabı çok basittir ama vermeyiz. Bunların cevabını verdikten sonra ülkedeki boş konutlara ve yarım inşaatlara baktığımız zaman manzarayı görürüz.”

*

“2004’den beri şuursuzca inşaata devam ediyoruz. Diğer bölgeler de Girne gibi olacak. İskele gibi Yeniboğaziçi gibi. Özellikle o bölgede yaşayanlar, lütfen ayağa kalkın çalışmaları yakından izleyin. Aldığımız duyumlara göre bazı odalarda planlar çizilmekte. Bizim üzerimizde büyük baskı var. Lütfen ben arazimi iş insanına satayım mantığı ile hareket ederseniz bir tarım arazisi bile kalmayacak. Şu an birinci derecede tarım arazileri üzerinde bile binalar yükselmekte.”

“Girne’de denize giremiyoruz. Girne’de sitelerin otelleri bir inceleyin hiçbirine giremiyoruz, zaten açsalar kapıyı yine giremeyeceğiz. Girne’de denize girilmez çünkü o bölgedeki otellerin bir çoğunun arıtması çalışmıyor, bozuktur ya da elektrikten dolayı çalıştırmıyorlar. Çıksınlar bunun yalan olduğunu verilerle ispat etsinler.”

*

“Yaklaşık 10 bine yakın bina inşaatı izni alındı Mağusa, İskele bölgesinde. Sahildeki sahil koruma yasasının değiştirileceğini duyuyoruz. Bunları biliyorum eminim.”

“Ganimetçi, çıkarcı, rantçı olduğumuz için İskele’nin gözümle gördüğüm çalışmada önümüzdeki 250 yılın inşaatlarının yapılması için düğmeye basıldı. İskele Girne olacak eğer bunu engelleyemezsek. Bölgeli eğer sadece kendi arazisini düşünürse ilerde çok daha kötü günler göreceğiz. Bölgeli gözünü açmazsa, sadece kendisini düşünürse İskele’yi de kaybedeceğiz.”

“Ayşegül hanımla beraber Mağusa’da çok güzel işlerle başladık ancak sonra içişleri bakanı ve ekibi tamamen bir hayal kırıklığı yarattı.”

 

Gazedda Kıbrıs

Gazedda Kıbrıs

Gazedda ne şirketlerin reklamlarıyla ne de siyasi partilerin katkılarıyla yaşıyor. Gönüllülerin emeği ve okuyucuların katkılarıyla üretmeye devam ediyoruz. Gazedda'yı hem yaşatabilmek hem de içeriklerini daha da zenginleştirebilmek için okuyucu katkısına ihtiyacımız var. Gazedda’nın daha da güçlenerek yoluna devam etmesi okuyucularının onu sahiplenmesinden geçmektedir. Kolektif yayıncılık ilkesiyle yayınlarını sürdüren Gazedda, yine aynı kolektif anlayış ile ihtiyaçlarını karşılamak, dayanışma kültürünü geliştirmek istemektedir. Gazedda’nın kazanç uğruna ne diğer tüm gazetelerin sahip olduğu şekliyle reklam piyasasına girmesi, ne de kendisine bir güç odağı bulup yamanması düşünülebilir. Kısacası bağımsız ve özgür olmak, öyle kalmak ve bu sesi yaygınlaştırmak, daha fazla paylaşmak istiyoruz. Bunun da yolu sizlerin desteğinden, yani yurttaşların, Gazedda’yı sahiplenen insanların gönüllü oluşturacakları fondan geçmektedir. Gelin Gazedda için, Gazedda’nın okuyucularının dayanışma katkılarıyla bir fon oluşturalım. Tamamen müşterek, katılımcı ve demokratik bir şekilde Gazedda’ya, barış gazeteciliğine, kolektif yayıncılığa sahip çıkalım. Gazedda’ya patreon üzerinden destek olabilirsiniz. https://www.patreon.com/gazedda

Music will never ends..

Gazeddakıbrıs yurttaş gazeteciliği anlayışı ile yayın yapan, yurttaştan yana taraf olan ve gazetecilikte meslek etiği ilkelerine inanan bir yayın organıdır.
Gazeddakıbrıs unutulanları, unutturanlara inat hatırlatandır.
Gazeddakıbrıs her koşulda barıştan yanadır.
Gazeddakıbrıs yurttaşın kendisi, O’nun sözüdür.

Gazeddakıbrıs, 2019©