AktüelGazeddavideo‘Polis, suçluymuşum gibi beni kelepçeledi’

Kıbrıs’ta eğitim gören Afrika kökenli bir öğrenci, Girne Amerikan Üniversitesi yanında bulunan bir Turkcell dükkanından aldığı kulaklıkların sahte olduğu fark etmesi üzerine, para iadesi ya da orijinal kulaklık alabilmek için dükkana tekrar gittiğini ve polisler tarafından tutuklandığını iddia etti.
Gazedda Kıbrıs Gazedda KıbrısAğustos 31, 2021
“insan_ticareti"
Gazedda_Patreon

Kıbrıs’ta eğitim gören Afrika kökenli bir öğrenci, Girne Amerikan Üniversitesi yanında bulunan bir Turkcell dükkanından aldığı kulaklıkların sahte olduğu fark etmesi üzerine, para iadesi ya da orijinal kulaklık alabilmek için dükkana tekrar gittiğini ve polisler tarafından tutuklandığını iddia etti.

YouTube’da Dark Facies adlı bir kanal, Kıbrıs’ta bulunan uluslararası öğrencilerin yaşadığı sorunları yayınlamaya başladı. Dün akşam saatlerinde yayınlanan bir videoda, Kıbrıs’ta öğrenim gören, sahne adı ‘Africanzo Mathew’ olan uluslararası bir öğrencinin, sahte kulaklıklarını değiştirmek için kulaklıkları aldığı dükkana tekrar gitmesinin ardından tutuklanmasını anlattı. 

Mathew, anlattığı hikayesinde, ‘Samsung Galaxy Bud’ marka kulaklık almak için Girne’de bulunan Mahmut Gençaylı adlı Kuzey Kıbrıs Turkcell işletmesine gittiğini ve normalde 120 Dolar civarında olan kulaklıkları 600 TL’ye faturasıyla birlikte alarak eve geldiğini anlattı. Mathew, eve döndüğünde kulaklığı denemeye çalıştığını ancak kulaklığın orijinal olmadığını fark etmesi üzerine ertesi gün faturasıyla beraber yeniden dükkana gittiğini söyledi. 

Alışverişi yaptığı çalışana durumu anlatması üzerine, çalışanın kendisine dükkanda orijinal kulaklık olmadığını ve para iadesi yapılamayacağını da söylediğini belirtti. 

Yaşanan olay üzerine Mathew, Türkiye’deki Turkcell ofisiyle iletişime geçtiğini ve oradaki görevlinin kendisine dükkanın fotoğraf ve videosunu çekerek, kendilerine göndermesini talep ettiğini belirtti. Bunun üzerine dükkanın dışında ve içinde kayıt yapmaya başlayan Mathew ile iş yeri çalışanları arasındaki tartışmanın da devam ettiğini belirten Mathew, iş yeri çalışanlarının dükkana o andan itibaren polis çağırdığını da sözlerine ekledi. 

Polisin dükkana gelmesinin ardından kaydı kapatmasını rica ettiğini ve kendisinin bu talebe uyduğunu da ifade eden Mathew, polisin telefonu istemesi üzerine telefonunu vermeyeceğini söylediğini de aktardı. 

Polisin kendisine herhangi bir soru sormadığını da ifade eden Mathew, polise telefonu vermemesi halinde tutuklanacağının kendisine bildirildiğini söyledi. 

‘Polis, suçluymuşum gibi beni kelepçeledi’

Mathew sözlerine şöyle devam etti: 

‘’2016 yılından beri adada ikamet izniyle yaşıyorum. Herhangi yasa dışı bir işim yok. Dolayısıyla korkum da yoktu. Bunu söylemeliyim. Polis, suçluymuşum gibi ellerimi kelepçeleyerek arabaya götürdü. Beni öyle görmüş olsaydınız, hırsızlık yaptığımı düşünürdünüz. Polis merkezine götürülmem ardından 2 saat boyunca merkezde bekletildim. 2 saat boyunca yanıma biri dahi gelmedi. 2 saat boyunca ellerim kelepçeli oturmamın adından beni iki saat boyunca başka bir odaya götürüp su dahi vermeden oraya kilitlediler. Arkadaşlarım polis merkezine gelmeden önce Turkcell ofisine gittiler. Orada herhangi bir zarar verip vermediğimi kontrol ettiler. 

‘Avukatımı aramak istedim, izin vermediler’

Avukatımı aramak istediğimi söyledim ancak arayamacağımı söylediler. Daha sonra yanıma gelen polis beni başka bir odaya alarak, tutuklanma sebebimin fotoğraf ve video çekmek olduğunu söyledi. Video ve fotoğraf çekmem gerektiğinin bana Türkiye’deki Turkcell tarafından söylendiğini kendilerine ilettim. 

‘Nezaret tam anlamıyla rezalet’

Ardından beni aşağıya götürdüler. Orası tam anlamıyla rezalet! Orası, nezaret olmak için gerçekten rezalet bir yer. Düşmanımın bile oraya girmesini istemem. Tuvaletler çok kötü kokuyor, yataklar çöp gibi. Herhangi bir saatte avukatımı aramama izin vermediler.’’

Bir gece boyunca nezarette beklemesinin ardından, çalıştığı işyerindeki işvereninin olaya müdahale ettiğini de söyleyen öğrenci, nezarette kaldığı süre boyunca herhangi bir şey yemediğini de sözlerine ekledi. 

‘Kahve için 100 TL ödedim’

Mathew, nezarette soğuktan üşüdüğü için kahve istediğini de belirterek, bir bardak kahve için 100 TL ödeme yaptığını da söyledi. 

Serbest bırakılacağı zaman polis güçlerinin kendisine yazılmış bir ifade verdiğini ve onu imzalamasını istediğini de söyleyen Mathew, ifadenin görülmesi halinde, ifadeyi kendisinin yazmadığının belli olduğunu da kaydetti. İfadeyi okumasının ardından, kendi söylediklerinin orada yazılı olduğunu fark ettiğini de belirten Mathew, ardından ifadeyi imzaladığını söyledi. 

Videoyu izlemek için: 

Gazedda Kıbrıs

Gazedda Kıbrıs

Gazedda'yı hem yaşatabilmek hem de içeriklerini daha da zenginleştirebilmek için okuyucu katkısına ihtiyacımız var. Bağımsız ve özgür olmak, öyle kalmak ve bu sesi yaygınlaştırmak, daha fazla paylaşmak istiyoruz. Bunun da yolu sizlerin desteğinden, yani yurttaşların, Gazedda’yı sahiplenen insanların gönüllü oluşturacakları fondan geçmektedir. Gazedda’ya patreon üzerinden destek olabilirsiniz. https://www.patreon.com/gazedda

LGBT kitapcık