GazeddablogkoronavirusÖzür dilerim – Dr. Bülent Dizdarlı

Uçuşlar serbest bırakılmış. Nisandan sonra aşılanmış kişilerin karantinasız ülkeye alınması planlanıyormuş.
Gazedda Kıbrıs Gazedda KıbrısŞubat 22, 2021
Nadir Görülen Hastalıklar Ağı
LGBT kitapcık

Bu makale ilk kez 22 Şubat tarihinde Dr. Bülent Dizdarlı’nın kişisel sosyal medya hesabından yayımlanmış, yazarın izniyle okurlarımızın bilgisine getirilmiştir.


Uçuşlar serbest bırakılmış.

Nisandan sonra aşılanmış kişilerin karantinasız ülkeye alınması planlanıyormuş.

Aşılanma tamamlanmadan bunun ne kadar yanlış olduğunu haykıran Hekimlere rağmen bu yapılıyormuş.

Covid- 19 sürecince ailemden iki kaybım oldu. Biri ana biri baba tarafından. Onlar birer rakam değildi.  Bahse konu tedbirler zamanında alınsa hâlâ bizimle olurlardı. 

O zaman,

Bu saatten sonra özür dilerim ey bu yazının muhatapları. Hepinizden özür dilerim!

Ocak 2020’de  “Bu hastalığa karşı tedbir almaya başlayalım, eninde sonunda bize de gelecek” dediğimizde bizi “felaket tellalı” ilan edip  “Ortalığı boşuna bulandırıyorlar, bu hastalık bize gelmez” diyen dünya alimi dehalardan özür dilerim.

Geçen yıl sağlık çalışanlarının gayreti ve şansın da yaver gitmesiyle vakaları sıfırladığımızda “Başarı Öyküleri” yazan gururlu kişilere “Yok daha bitmedi. Dünya da bitmeden bizde bitmez” deyip, onların ifadesiyle kıskançlığımızı (!) dillendirdiğimiz için özür dilerim.

“Alt yapımız zayıf, bir pandemi hastanesi lazım“  dediğimizde önce ikna olmayan, “Her şeyimiz yeterlidir” diyenlerden, toplumsal baskı karşısında “kırk beş günde hastaneyi yapacağız” diyenlerden özür dilerim. Ama esasen hastanenin yapılması için verilen süreyi saymaya başlayıp sonda da “moraller bozuyorsun “ Diyenlere inandığım için  şiddetle özür dilerim.

Durup dururken bir şekilde, “Sakın hazır olmadan kapıları açmayın açarsak vakalar tekrar patlar, bu kez şansımız yanımızda olmayabilir” dediğim için de, bizi dinlemeyip bayramda karantinasız giriş yaptırtan onurlu insanlardan da özür dilerim.

Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde yaşananları bir kenara koyalım, sonrasında ki hükümet ve meclis başkanlığı krizlerini yaratarak , hatta büyük partinin kurultayına müdahale ederek , yönetenlerin çalışmasına engel (!) olduğumuz için özür dilerim.

Pandemi hastanesini bir türlü açamayıp, Türkiye’nin gelip 60 günde bunu yapmasını seyreden, yetkin yüksek kabiliyetli insanlardan da özür dilerim. Zira o dönemde de ahmakçasına “Tamam inşaatı Türkiye yapıyor, gelin bari personelini tamamlayalım” diye saçmalamıştık.

“Girne’de bir üniversite hastanesini aldık yıl sonunsa kadar bu şehre yepyeni hastane kazandıracağız” diyenlere, “Yahu yıl biteli nerdeyse iki ay oluyor daha çivi çakmadınız” diye hatırlatma yaptığımız için özür dileriz

Ocak ayında yılbaşını kapatın diye beyhude yırtındığımız için özellikle özür dilerim. Çok şükür ki akıllı büyüklerimiz bize kulak asmadılar. Ya bizi dinleselerdi, şu anda uçan ekonomimiz yerlerde sürünecekti. Şatafat içinde yaşayan halkımız perişan olacaktı. Şükürler olsun ki ön görüleri güçlü yönetenlerimiz var. Onların kafalarını karıştırdığımız için özür dilerim

Lapta ve Alsancak’ta vakalar başlayınca belediye başkanlarıyla beraber yerel kapanma talep ettik. Yani Başkanları bilmem ama ben gerçekten özür dilerim Yoksa bizim dediğimiz yapılsa ve hastalık sınırlı bölgede durdurulsa, dünya bize ne derdi, değil mi ama? Yok yok çok utanıyor binlerce özür diliyorum.

Hastalık giderek yoğunlaştığında 21 gün kapatın diye ortaya atıldığımız için de ayrıca dilerim.

Sonunda zamanıdır deyip kapanmayı geç de olsa gerçekleştirdiğinizde “Bu da artık yetmez kapanırken ne yapacağınızı, ve açılmayı da planlayın“  diye gereksiz (!) düşüncelerle ortalığı bulandırdığımız için özür dilerim

Bizler, “Organize olalım” diye gafilce konuşmalar yaparken, “Bizim A, B C planlarımız vardır , henüz A planındayız , gerekirse B planına geçeceğiz” diyen ve ilk sıkışmada, “Kontrolü kaybettik Herkes kendini kurtarsın” söylemini patlatan başarılı sağlık bakanımızla, “Aşıların geliş tarihini bilmeyen ama 5000 koyunun gelişini” müjdeleyen ultra başbakanımızdan özür dilerim…

“Aşı planlaması yapmalıyız” diye ukalalık ettiğimiz için özür dilerim.

 “Plan hazırdır” diye hava basıp, Yaşlıları hastaları aşı kuyruklarında tutup adeta bulaşmayı teşvik eden büyüklerimizden bilhassa özür dilerim.

İlk aşı uygulamasında yapılan organizasyon bozukluğunu gözünüze soktuğumuz için özür dileriz ama ben daha çok da ikinci aşılamada ilk günlerdeki uygulama ile bunu düzelttiğinizi sanıp size “Bravo” dediğim için özür dilerim.

Ortalık telaşe iken , ekrandan sağlık çalışanlarına övgüler yağdırırken , durulduğunda ağzından köpükler çıkararak hakaret edenlerden de özür dilerim.

Bir ay evvel “Dünyanın en iyi sağlık bakanına sahibiz” diyerek , çok geçmeden onu görevden alan başbakandan iyi mi bilecektim ben ?

Ve ey halkım,

Yarattığın kağıttan kahramanlara yol göstermeye çalıştığımız için özür dilerim.

Dozerlerle gömülen iki büyüğüm. En çok mezarlarınıza toprak atamadığım için sizden özür dilerim.

Pişmanım! Hepinizden özür dilerim!

Gazedda Kıbrıs

Gazedda Kıbrıs

Gazedda'yı hem yaşatabilmek hem de içeriklerini daha da zenginleştirebilmek için okuyucu katkısına ihtiyacımız var. Bağımsız ve özgür olmak, öyle kalmak ve bu sesi yaygınlaştırmak, daha fazla paylaşmak istiyoruz. Bunun da yolu sizlerin desteğinden, yani yurttaşların, Gazedda’yı sahiplenen insanların gönüllü oluşturacakları fondan geçmektedir. Gazedda’ya patreon üzerinden destek olabilirsiniz. https://www.patreon.com/gazedda

Music will never ends..