• Künye
  • Dayanışma
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
Çarşamba, Mart 4, 2026
Bulamadık
Tümünü Gör
Gazedda
13 °c
Nicosia
12 ° Per
12 ° Cum
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV
Bulamadık
Tümünü Gör
Gazedda
Bulamadık
Tümünü Gör

Kolonyalizmin Mirası: Britanya Üsleri

Kıbrıs’ta Britanya’nın iki “Egemen Üs Bölgesi”, sömürge yönetimi resmen biteli çok olsa da adada varlığını sürdürüyor. Bu sadece askerî bir mesele değil; kolonyal egemenliğin hukukla kalıcılaştırılması. Üsler, adanın siyasal-topografyasını bugün de yeniden üreten bir rejim.

Gazedda Gazedda
4 Mart 2026
Okuma Süresi: 19 dk
A A
0
https://bsky.app/profile/gazeddakibris.bsky.socialhttps://www.threads.net/@gazeddakibris

Kıbrıs’ta Büyük Britanya’ya ait iki büyük askerî üs Britanya sömürge dönemininin 1960’da resmen son bulmasından bugüne kolonyalizmin mirası olarak adadaki varlıklarını sürdürüyor.

Bu üslerin varlığı ve faaliyetleri; Zürih ve Londra Anlaşmaları, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Kuruluş Antlaşması ve Zürih ile Londra Anlaşmaları’nın eki niteliğindeki Kıbrıs – Yunanistan – Türkiye ve Birleşik Krallık İttifak Antlaşması ile hüküm altına alındı.

Bu metin, “üs” denen şeyin yalnızca tel örgü ve pist olmadığını; kolonyal egemenliğin hukukla kalıcılaştırılması, adanın coğrafyaya sabitlenen askerî işlevi ve bölgesel savaşların Kıbrıs’ta yeniden üretilen pratiği olduğunu gösteriyor.

Üslerin Kurulması: Bağımsızlıktan Önce Planlanan “Egemen Toprak”

İngiltere’nin Kıbrıs’ta bu askerî üsleri kurma süreci, Kıbrıslırumların sömürge idaresinden kurtuluş mücadelesinin (1955-1959) başlamasından önce başladı ve mücadele boyunca da çok yoğun biçimde sürdü. O dönemde İngiliz yönetimi altındaki Kıbrıs’ın tamamı İngiliz birlikleri tarafından kullanılabilecek bir alan olmasına rağmen, iki bütünleşik askerî üs oluşturulması gerekli görüldü. Büyük olasılıkla daha o tarihten itibaren bu üsler, adanın bağımsızlığından sonra da Kıbrıs’ta egemen Britanya toprağı olarak kalacak şekilde planlanmıştı.

Zaman zaman, özellikle II. Dünya Savaşı yıllarında, İngiltere savaş ihtiyaçları doğrultusunda Kıbrıs’ın çeşitli bölgelerini askerî üs olarak kullandı; Lefkoşa Uluslararası Havaalanı, Timbu (Ercan) ve Lakadamya yakınında inşa ettiği havaalanları, Polemidya kampı bunlara örnektir. Sonrasında, İngiliz askerî makamları diğer hususların yanında Kıbrıs’a bağımsızlık verilmesi olasılığını da değerlendirince, adada iki bölge seçti ve bu iki bölgede son derece modern ve kendi kendine yeten iki askerî üs inşa etti.

İttifak Antlaşması’nda belirlendiği üzere bu iki bölge şunlardır:

  • Ağrotur-Akrotiri, Piskopu-Episkopi, Paramal-Paramali (Limasol kazasında)
  • Dikelya, Pergama, Agios Nikolaos – İksilofagou (Larnaka – Mağusa kazalarında)

Belirtildiği üzere, Büyük Britanya’nın Kıbrıs adası üzerindeki egemenliği Kıbrıs Cumhuriyeti’ne devretmeyi kabul etmesi koşuluyla, bu iki bölgenin Britanya’nın tam egemenliği altında kalması öngörülmüştür.

Kıbrıslırumların İngiliz boyunduruğundan kurtuluş için yürüttüğü silahlı mücadelenin sonuna gelindiğinde, bu iki askerî üs yalnızca inşa edilmiş değil, aynı zamanda tam kapasiteyle faaliyetteydi. Kıbrıs’a bağımsızlık verilmesine ilişkin müzakerelerde İngiltere, bu üslerin varlığını ve kesintisiz işleyişini resmen güvence altına aldı. Bununla birlikte, üslerin toplam yüzölçümü, faaliyetleri için sağlanacak kolaylıklar ve bu üslerle ilgili diğer ciddi meselelerin; bağımsız Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluşuna dair nihai anlaşmadan sonra ayrıca müzakere edilip düzenlenmesi gündeme getirilmişti.

Kıbrıs ile İngiltere arasında sonrasında yürütülen müzakereler sonucunda, adadaki Britanya üslerinin toplam alanının 99 mil kare olması ve bu alanın Kıbrıs’ta egemen Britanya toprağı teşkil etmesi karara bağlandı. Buna paralel olarak İngiltere, üslerin işleyişiyle bağlantılı olarak Kıbrıs Cumhuriyeti’nin geri kalan topraklarında da serbest intikal/ulaşım (yol–liman–havaalanı), Kıbrıs hava sahasında askerî uçuş, seyrüsefer yardımcıları kurma, iletişim sistemleri ve yayın/frekans kullanımı, belirli bölgelerde faaliyetlerin denetimi (inşaat, radyo-elektrik ekipmanı, uçak/gemi/araç hareketi), gümrük–göç işlemlerinde özel düzenlemeler gibi bir dizi hak ve kolaylık elde etti.

Kıbrıs Cumhuriyeti Topraklarında Elde Edilen Ayrıcalıklar

  • Serbest intikal ve altyapı kullanımı: Üslerin işletimi için İngiliz birliklerinin/konvoylarının Kıbrıs Cumhuriyeti (ROC) yolları, limanları ve çeşitli tesislerini kullanabilmesi; lojistik akışın “aksatılmaması” esası.
  • Hava sahası ve askerî uçuş kolaylığı: Üs faaliyetleriyle bağlantılı olarak askerî uçuşların yürütülmesi; ROC hava sahasıyla kurulan pratik erişim rejimi.
  • Seyrüsefer yardımcıları ve işaretleme: Deniz/hava seyrüseferini destekleyen işaretleme ve yardımcı sistemlerin (ışıklar vb.) kurulması/sökülmesi için tanınan yetki ve kolaylıklar.
  • Haberleşme altyapısı ve frekans kullanımı: Kıbrıs Cumhuriyeti topraklarında iletişim hatları kurma/işletme; yayın ve haberleşme amaçlı radyo frekanslarının kullanımı; kablo/hat döşeme gibi altyapı ayrıcalıkları.
  • Çevresel “güvenlik/işletim” kontrolü: Üslerin güvenliği ve “etkin işletimi” gerekçesiyle, üs dışındaki belirli çevre alanlarda faaliyetlere (inşaat, radyo-elektronik ekipman işletimi, araç/gemi/uçak hareketleri vb.) yönelik kontrol ve sınırlama düzenekleri.
  • Liman ve ikmal kolaylıkları: Liman/iskele/rihtım kullanımında kesintisizlik; ikmal süreçlerinde pratik öncelik ve işletim kolaylığı; kapasite yetersizliğinde ihtiyaçların UK personel/ekipmanı ile karşılanabilmesi.
  • Gümrük–vergisel muafiyet ve ayrı prosedürler: “Force” kapsamındaki ekipman ve belirli tedarik kalemlerinde gümrük kolaylıkları; bazı kalemlerde muafiyetler; ilgili giriş-çıkış ve kontrol prosedürlerinde özel düzenlemeler.
  • Posta/telgraf gibi kurumsal servisler: Üs personeli ve bağımlıları için belirli haberleşme/posta-telgraf hizmetlerini işletme ayrıcalıkları.
  • Yetki ve güvenlik rejimi kırılması: Üslerin güvenliğiyle bağlantılı durumlarda, ROC toprağında da hissedilen özel yetki/uygulama pratikleri (özellikle “site/tesis” mantığıyla kurulan istisna alanları).

Bu “ayrıcalıklar” tek tek bakıldığında teknik ayrıntılar gibi görünür: yol, liman, frekans, kablo, gümrük, prosedür… Ama toplamda kurdukları şey, kolonyalizmin klasik mirası olan “egemenlik adacıkları”nın (üslerin) yalnızca kendi sınırlarında değil, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin geri kalan coğrafyasında da bir gölge rejim üretmesidir. Üs “içeride” sabit bir egemen toprak parçası değil; dışarıya taşan lojistik, haberleşme ve güvenlik ihtiyaçları üzerinden adanın gündelik hayatını, altyapısını ve hareketliliğini sürekli yeniden şekillendiren bir mekanizmadır. Bellek açısından kritik olan da tam burada başlar: Kolonyal geçmiş, “tarihte kalmış” bir yönetim biçimi değil; uçuş koridorundan imar sınırına, liman akışından frekans spektrumuna uzanan bir dizi görünmez düzenleme ile bugün hâlâ işleyen bir siyasal-topografya üretir.

Üslerin İşleyişi: “Sorunsuz” Süreklilik ve Bölgesel Komuta

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluşundan (1960) bugüne kadar, Kıbrıs’taki Britanya askerî üsleri ve tesisleri kesintisiz biçimde ve kayda değer bir sorun yaşanmaksızın faaliyet göstermektedir. Bu üs ve tesislerde, sayıları her zaman sabit olmamakla birlikte, Kıbrıs’tan hem Rum hem Türk işçi ve memur istihdam edilmiştir ve halen edilmektedir.

Kıbrıs’taki Britanya üslerinin komutanı, Orta Doğu bölgesindeki Kraliyet Hava Kuvvetleri (RAF) güçlerinin hava komutanıdır ve Birleşik Krallık’ın havacılık bakanlığına bağlıdır.

Kıbrıs’taki Britanya tesisleri içinde en önemlisi, Ağrotur-Piskobu’daki devasa ve son derece modern üsstür.

Piskobu, Ağrotur, Dikelya: Karargâhlar, Pistler, Haberleşme

  • Piskobu’da; Egemen Üs Bölgeleri Komutanlığı’nın, Britanya Kuvvetleri Kıbrıs’ın, Kıbrıs Kara Kuvvetleri’nin (Ordu) ve RAF (Kraliyet Hava Kuvvetleri) Kıbrıs’ın karargâhları bulunur.
  • Ağrotur’da; askerî havaalanı ve ilgili imkânlar ile tuz gölündeki haberleşme tesisleri yer alır.
  • Dikelya’da; Garnizon Karargâhı ile birlikte Kraliyet Mühendisleri gibi bir dizi Ordu birimi bulunur; ayrıca bir atölye ve ikmal deposu ile Pergama ve Agios Nikolaos’taki kamplar da burada yer alır.
  • Dikelya’da Kingsfield diye adlandırılan küçük bir iniş pisti de bulunmaktadır.

Kıbrıs’taki Britanya Ordusu birlikleri

  • Piskobu’da bir karargâh; Piskobu ve Dikelya’da garnizon karargâhları.
  • Piskobu’da konuşlu bir piyade taburu. Birliğin personeline, bakmakla yükümlü oldukları kişiler de eşlik eder.
  • Piskobu’da konuşlu bir zırhlı araçlar birliği.
  • Yaklaşık yarım piyade taburu Dikelya’da konuşludur; diğer yarısı UNFICYP’te görev yapar.
  • Doğu egemen üs bölgesinde Muhabere (haberleşme) Alayı.
  • Kraliyet Mühendisleri ve Kraliyet Muhabere birlikleri gibi destek hizmetleri; Alouette helikopterli Kara Havacılık birlikleri; Kraliyet Ulaştırma Birliği; Kraliyet Ağır Topçu Birliği; Kraliyet Askerî Polisi.
  • 62’nci Kraliyet Mühendisleri Destek Birimi (Kıbrıs) ve 10’uncu Liman Birimi; ikmal sevkiyatı, hava ve deniz arama-kurtarma ve diğer görevler için çeşitli özel araçlar bulunduran Kraliyet Ulaştırma Birliği.

Ağrotur’daki Kraliyet Hava Kuvvetleri (RAF)

  • Wessex Mark 2 helikopterleriyle donatılmış 84 No’lu Filo; genel olarak arama-kurtarma görevini yürütür ve UNFICYP’e destek sağlar.
  • Havaalanı savunması için RAF Akrotiri 34’üncü Alayına bağlı bir filo.
  • Ağrotur’daki RAF Prenses Mary Hastanesi.
  • RAF haberleşme birimleri.
  • Birleşik Krallık’tan yaklaşık 4.000 asker, adada sürekli bulunan birliklere ek olarak, her yıl Kıbrıs’ta eğitim görür.
  • RAF Ağrotur ayrıca Birleşik Krallık’tan Kıbrıs’ı ziyaret eden RAF birliklerinin ve RAF Almanya’nın birliklerinin eğitimine de imkân sağlar. Eğitim, gerçek mühimmatla hava ateşini de kapsar.
  • Ağrotur yarımadasının yaklaşık 25 mil güneyinde, hava ve deniz ulaşım hatlarından arındırılmış, bu tür atışlar için uluslararası düzeyde tanınan bir eğitim bölgesi bulunmaktadır.
  • Britanyalı avcı-önleme uçak filoları, bu tür tatbikatları yürütmek üzere her seferinde beş haftalığına Ağrotur üssünü ziyaret eder; bir yıl içinde toplam süre 45 haftaya ulaşır. Uçaklar, Olimpos’taki radar birimi tarafından kontrol edilir.
  • Ayrıca Birleşik Krallık’tan gelen Jaguar, Harrier, Buccaneer, Victor, Nimrod ve C130 gibi uçaklarla da eğitim yapılır; Ağrotur aynı zamanda Britanyalı uzun menzilli uçuşların uğrak noktalarından biridir.

Britanyalılar Ağrotur üssünü, Britanya ile Afrika, Orta Doğu ve Uzak Doğu arasında paha biçilmez bir durak olarak görür. Örnek olarak; Zimbabve – Rodezya’daki seçimleri izleme gücünün sevkinde üssün kullanılmasını, İran’daki devrim öncesinde yabancı uyrukluların taşınmasını, Beyrut’tan ilk tahliyeyi ve Lübnan’daki çok uluslu güçte yer alan Britanya askerî birliğinin sevk ve idamesini sayarlar.

Kıbrıs’taki Britanya üsleri ayrıca, Birleşmiş Milletler’in Kıbrıs’taki Barış Gücü (UNFICYP) 1964’te adada konuşlandırıldığından bu yana, söz konusu güce operasyonel yardım, ikmal hizmetleri ve bir subay-er kadrosu sağlamaktadır.

UNFICYP’te görev yapanlar dışında Kıbrıs’ta 4.000 Britanyalı asker bulunduğu tahmin edilmektedir. Bunlara, Birleşik Krallık merkezli 460 sivil (öğretmenler ve kamu görevlileri gibi) destek verir. Eşleri ve çocuklarıyla birlikte üslerde yaşayan Britanyalıların toplam sayısı yaklaşık 10.000’dir. Üslerde yaklaşık 3.800 Kıbrıslı istihdam edilmektedir; bunların 472’si UNFICYP için çalışmaktadır.

İngilizler ayrıca BFBS (British Forces Broadcasting Service) adlı radyo istasyonunu 24 saat esasına göre işletmektedir. İstasyon; haber, müzik ve çeşitli başka programlar yayınlar ve yukarıda anılan Kıbrıs Cumhuriyeti Kuruluş Antlaşması hükümlerine tabidir.

Olimpos’un tepesindeki, karakteristik kubbeleriyle Britanyalılara ait radar istasyonu, RAF’ın dünya genelindeki en yüksek istasyonudur. Dünyanın en güçlü radarlarından biri olarak kabul edilir ve Orta Doğu’daki en önemli askerî tesislerden birini oluşturur.

Üslerin Aktif Olarak Dahil Olduğu Operasyonlar: Kıbrıs’tan Çıkan Savaş Hattı

1991 Körfez Savaşı

Körfez Savaşı sırasında RAF Akrotiri:

  • Hava operasyonları için ileri üs olarak kullanıldı.
  • Irak’a yönelik operasyonlarda lojistik merkez oldu.

2003 Irak Savaşı

Irak Savaşı sırasında:

  • İngiliz ve koalisyon uçakları Akrotiri’den kalkış yaptı.
  • İkmal ve destek görevleri yürütüldü.

2006 Lübnan Tahliyeleri

İsrail–Hizbullah savaşı sırasında:

  • Lübnan’daki İngiliz vatandaşları tahliye edildi.
  • Akrotiri geçiş ve toplama merkezi oldu.

2011 Libya Operasyonu

NATO’nun Libya müdahalesi kapsamında:

  • İngiliz savaş uçakları Akrotiri’den havalandı.
  • NATO’nun hava harekâtına destek verildi.

2014’ten itibaren Suriye ve IŞİD operasyonları

IŞİD’e karşı operasyonlar kapsamında:

  • RAF uçakları Akrotiri’den Suriye ve Irak’a uçuş yaptı.
  • İstihbarat ve gözetleme görevleri yürütüldü.

“Askerî Olmayan Kalkınma”: 2014 Anlaşması

2014’te Kıbrıs Hükûmeti ile Büyük Britanya, Britanya Üsleri’nin bir bölümünün ticari kullanım için geliştirilmesine izin verilmesi konusunda anlaştı. Bu anlaşma 16 Mayıs 2022 tarihinde yürürlüğe girdi. Yayımlanan ilgili açıklama şöyleydi:

“Kıbrıs Cumhuriyeti Hükûmeti ile Birleşik Krallık Hükûmeti, Üslerde Askerî Olmayan Kalkınma’ya ilişkin olarak 2014’te imzalanan ikili Düzenleme’nin uygulanmasının 16 Mayıs 2022 tarihinde başlatıldığını duyurur. Bu anlaşma, iki Devlet arasındaki uzun soluklu ikili ilişkilerde önemli bir dönüm noktasını teşkil etmekte; altı on yılı aşkın süredir paylaştığımız yakın iş birliğini ve bağları yansıtmaktadır.
Çevresel konulara ilişkin müzakerelerin ve istişare döneminin tamamlanması, Üsler bölgelerinde daha fazla kalkınma fırsatına imkân tanıyacak yeni Askerî Olmayan Kalkınma planının uygulanmasının başlangıcını işaret etmektedir; bu plan, bir imar planlamasıdır.
İki Hükûmet tarafından, çevre ve iş dünyası grupları ile yerel topluluklarla istişare edilerek şekillendirilen bu yeni imar sistemi, Üsler içinde arazi ve mülklerin geliştirilmesine ilişkin mevcut birçok kısıtlamanın kaldırılması anlamına gelmektedir.
Kıbrıs Cumhuriyeti’ndekilere benzer imar bölgeleri ve süreçleri, Üslerin askerî ihtiyaçları ve güvenlik meseleleriyle ilgili alanlar hariç olmak üzere, 16 Mayıs 2022’den itibaren Üslerde de uygulanacaktır. Tüm arazi ve mülk sahiplerinin hakları, ikamet yeri gözetilmeksizin güvence altına alınmayı sürdürecek; çevresel açıdan hassas bölgeler ise korunacaktır.
Eşlik eden haritalarla birlikte yeni politika, nihai hâliyle 16 Mayıs 2022’de yayımlanacak ve kamuoyunun erişimine açık olacaktır. Mülk sahipleri, 16 Mayıs 2022’den itibaren yeni planlama çerçevesinde imar ve konut izinleri için başvuruda bulunabilecektir. Ayrıca, yayımdan itibaren dört aylık bir süre boyunca kamuoyu, imar bölgelerine ilişkin itiraz sunma hakkına sahip olacaktır.
Düzenlemenin uygulanması, iki Devletin Kuruluş Antlaşması’ndan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirme ve Britanya Üsleri bölgelerinde mevcut ve gelecekteki sakinlerin ve genel olarak mülk sahiplerinin refahını koruma konusundaki bağlılığının kanıtıdır.”

Bu bölüm, “egemen üs toprağı”nın yalnızca askerî değil; arazi, mülkiyet, imar, çevre ve yerel topluluk üzerinden de yeniden düzenlenen bir rejim olduğunu göstermektedir.

Üslerin Kırılganlığı: 1986 Saldırısı ve 2026 Drone Saldırısı

1986 Saldırısı

3 Ağustos 1986 tarihinde Ağrotur Britanya Üsleri, Arapların Britanya Üsleri’nin çeşitli noktalarına yönelik olarak düzenlediği bir misilleme saldırısının odağı oldu. Saldırı, bina tesislerinde hasara yol açtı ve aralarında iki Britanyalı kadın askerin de bulunduğu üç kişinin yaralanmasıyla sonuçlandı.

New York Times’ın 5 Ağustos 1986 tarihli haberine göre, “militanlar, Britanya hava üssüne ve asker aileleriyle dolu bir plaja (Ağrotur) havan ve roketlerle saldırdı. Libya yanlısı bir grup, Libya’ya yönelik Amerikan saldırısına misilleme olarak saldırının sorumluluğunu üstlendi. Nitekim 1986 Nisan’ında Britanyalılar, Trablus ve Bingazi’de Libya’ya yönelik saldırılar için ABD Hava Kuvvetleri’ne Ağrotur Britanya Üsleri’ni üs olarak kullandırmıştı.” İki gün sonra New York Times, “Unified Nasserite Organization” adlı örgütü açığa çıkardı; bu örgüt, Nasır felsefesini (“Nasırcılık”) ve Libya lideri Albay Muammer Kaddafi’yi destekleyen birkaç Arap milliyetçisi fraksiyonun birleşmesinin ürünüydü.

Drone ile İkinci Saldırı

2 Mart 2026 Pazartesi günü sabaha karşı, Shahed-136 tipi bir drone saldırısı Ağrotur Üsleri’ndeki Britanya RAF hava üssünü vurdu. Resmî açıklamalara göre insansız hava aracı (drone) tesisin içine çarptı; yaralanma yaşanmadı, hasar sınırlı kaldı. Üs yüksek alarm seviyesine geçirildi ve öngörülen güvenlik önlemleri devreye alındı; personele güvenli noktalarda kalmaları talimatı verildi. Aynı gün öğle saatleri civarında, üsleri hedefleyerek Kıbrıs’a yaklaşan iki drone daha tespit edildi; bu araçlar kıyıya ulaşmadan önce Britanya’ya ait Eurofighter tipi uçaklar tarafından etkisiz hâle getirildi.

Ağrotur üssüne drone atılması, ABD ile İsrail’in İran’a karşı düzenlediği ortak askerî saldırıların ardından patlak veren daha geniş jeopolitik gerilimin parçası olarak gerçekleşti. Bu saldırılar arasında İran’ın en üst lideri Ayetullah Hamaney’in öldürülmesi ile İran’ın askerî ve sivil altyapısına yönelik geniş çaplı saldırılar da yer aldı. İran, İsrail’in ötesindeki ülkeleri de hedef alarak karşılık verdi; bu ülkeler ABD’nin ve Kıbrıs örneğinde Britanya’nın askerî üslerine ev sahipliği yapıyordu.

Kolonyal Süreklilik: “Üs”ün Kıbrıs’a Bıraktığı Üç Miras

1) Hukukî Egemenlik Adacıkları

Üslerin varlığı, kuruluş metinleriyle kalıcılaştırılmış bir egemenlik düzeni yaratır: Kıbrıs Cumhuriyeti kurulurken, adanın içindeki iki bölgenin Britanya’nın tam egemenliği altında kalması öngörülür; ardından bu bölgelerin toplamı olan “99 mil kare”lik alan, Kıbrıs’ta egemen Britanya toprağı olarak tescil edilir. Bu, bağımsızlıkla birlikte kapanması beklenen kolonyal dönemin, hukuk üzerinden ada içinde “sabit” iki egemenlik adası halinde devam etmesi anlamına gelir.

2) Savaş Lojistiğinin Coğrafyası

Ağrotur’un Britanya tarafından Afrika, Orta Doğu ve Uzak Doğu arasında “paha biçilmez bir durak” olarak tanımlanması, Kıbrıs’ı bölgesel savaşların ve krizlerin lojistik hattına yerleştirir. Tahliyeler, sevkiyatlar, gerçek mühimmatla yapılan eğitimler ve Olimpos’taki radar biriminin sağladığı kontrol, bu coğrafyayı kriz anlarında devreye giren bir arka plan olmaktan çıkarıp sürekli işleyen bir savaş altyapısına çevirir. Bu savaş altyapısı, 1991 Körfez Savaşı’ndan başlayıp 2003 Irak Savaşı, 2006 Lübnan tahliyeleri, 2011 Libya Operasyonu ve 2014’ten itibaren Suriye/IŞİD operasyonları boyunca Akrotiri’nin rolü üzerinden somutlaşır.

3) Gündelik Hayatın Askerîleştirilmesi ve Normalleşme

Üslerin 1960’tan bugüne kesintisiz ve “kayda değer bir sorun yaşanmaksızın” işlemesi, kolonyal mirası gündelik hayatın içine yerleştirerek görünmezleştirir: Üslerde Rum ve Türk işçi ve memurların istihdam edilmesi; üslerde yaşayan Britanyalıların (aileleriyle birlikte) toplamının yaklaşık 10 bin olması; BFBS’in 24 saat yayın yapması; UNFICYP’e operasyonel yardım, ikmal ve personel sağlanması… Bütün bunlar, üs rejimini “olağan” ve süreklileşmiş bir idari-ekonomik düzen gibi çalıştırır. Ancak bu normalleşme her sarsıntıda bozulur: 1986 saldırısı ve 2026’daki drone saldırısı, Kıbrıs’ın “savaşın dışında” değil, tam tersine savaşın güzergâhında ve hedefleme haritasında olduğunu yeniden görünür kılar.

Kapanış: Bugünün Gerçeği

Bu hikâyede “miras” kelimesi, nostaljik bir geçmiş anlatısı olarak değerlendirilmemelidir. Miras, bugün: imar planı, mülkiyet, çevre, istihdam; radar kubbeleri; pistler; eğitim bölgeleri; savaş tahliyeleri; ve Mart 2026’da olduğu gibi, drone’ların Kıbrıs’a yaklaşırken yarattığı o tanıdık cümlede yeniden karşımıza çıkar: “Güvenlik Protokolleri Devrede.”

Kaynak: Büyük Kıbrıs Ansiklopedisi, Politis, Fileleftheros
Via: Nuri Sılay
Etiketler: afrikaBritanyaegemeningiltereirankıbrıslibyaorta doğuüsuzak doğu
Gazedda

Gazedda

Sınırların ötesine bakan özgür bir kolektif. | A free collective looking beyond borders. | Μια ελεύθερη συλλογικότητα που κοιτάζει πέρα από τα σύνορα.

Kıbrıslıların İkinci Dünya Savaşı Hikâyesi
BELLEK & TARİH

Kıbrıslıların İkinci Dünya Savaşı Hikâyesi

Gazedda
22 Şubat 2026
Lefkoşa’nın Hafızası: Kıbrıslı Ermenilerin Gasp Edilen Kulübü
BELLEK & TARİH

Lefkoşa’nın Hafızası: Kıbrıslı Ermenilerin Gasp Edilen Kulübü

Gazedda
10 Şubat 2026
Kıbrıs’ın Yağmalanan Hafızası: Luigi Palma di Cesnola ve Kolonyal Arkeoloji
BELLEK & TARİH

Kıbrıs’ın Yağmalanan Hafızası: Luigi Palma di Cesnola ve Kolonyal Arkeoloji

Gazedda
8 Ocak 2026
Resim: Hambis Tsangaris
BELLEK & TARİH

Goncolozlar

Gazedda
6 Ocak 2026
Devam Et
Gazedda

© 2026 Gazedda - Copyleft

  • Künye
  • Dayanışma
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

Bulamadık
Tümünü Gör
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV

© 2026 Gazedda - Copyleft

Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, bunu kabul ettiğinizi varsayarız. Gizlilik ve Çerezler Politikası sayfamızı ziyaret edin.