AktüelEkonomiKıbrıs Sorunuİngiltere Küçük ve Denktaş’a yarım milyon sterlin ödedi

Birleşik Krallık Kıbrıslı Türklerin daha sonra talepte bulunmamaları için Küçük ve Denktaş’a yarım milyon sterlin ödedi.
Gazedda Kıbrıs Gazedda KıbrısAğustos 21, 2019
Djumba Hotel & Cafe

Birleşik Krallık Kıbrıslı Türklerin daha sonra talepte bulunmamaları için Küçük ve Denktaş’a yarım milyon sterlin ödedi.

Britanya hükümetinin, Kıbrıslı Türk liderler Fazıl Küçük ve Rauf Denktaş’a, Kıbrıs Türk toplumunun daha sonra talepte bulunmaması için 1,5 milyon sterlinlik anlaşmanın bir parçası olarak ortak bir hesaba yarım milyon pound yatırdığı belirtildi.

Kıbrıs Haber Ajansı’na açıklamalarda bulunan Avukat Achilleas Demetriades, düzenlemeler içerisinde Kıbrıs Cumhuriyeti Kuruluş Anlaşması’nın ilgili ek bölümünün ve paranın nereden geldiğini belirten ödeme faturasıyla iki Kıbrıslı Türk politikacının imzasının bulunduğunu bildirdi.

Avukat Demetriades bu açıklamayı, kuruluş Evkaf’ın başkanı İbrahim Benter’in iddiaları üzerine yaptı.

Açıklaması Kıbrıs Türk medyasında yer alan Benter, Maraş’ın büyük bir bölümünün, dini bağışların yapıldığı üç vakıftan oluşan Evkaf’a ait olduğunu iddia etmişti.

Avukat Demetriades, Xenides-Aresti davasında Evkaf’ın, Aresti’nin malının bu kuruluşa ait olduğunu öne sürdüğünü ancak bunun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde reddedildiğini söyledi.

Tellerle çevrili Maraş’ta evi olanlara, Taşınmaz Mal Komisyonu’na başvurup mallarının tamiri ve kayıplarının giderilmesi için Türkiye’yi zorlamalarını isteyen Demetriades, eski sömürge yönetiminin, bağımsızlık düzenlemeleri yapılırken Türk iddialarını sona erdirmek için Kıbrıs Türk toplumuna, başkanının Dr. Fazıl Küçük’ün olduğu Evkaf Yüksek Konseyi’ne verilenler dâhil büyük miktarda bir para, 1,5 milyon sterlin verildiğini vurguladı.

Paranın 1 Ağustos 1960’ta verildiğini, Küçük ve Denktaş’ın 500 bin sterlini ortak bir hesapta aldıklarını, kalan 1 milyon sterlinin de Türk Cemaat Meclisine verildiğini anlatan Demetriades, Kıbrıs Türk toplumuna ve Dr. Küçük’e verilen parayla ne yapıldığı sorusuna yanıt verdi ve “Bu miktarın Kıbrıs Türk toplumunun bütün taleplerinin ödenmesinde kullanıldığı açıktır. Ancak öyle görünüyor ki bu para gerçekten ihtiyaçlı olanlara gitmedi” şeklinde konuştu.

Bunun Kıbrıs Türk toplumunun araştırması ve paranın nereye harcandığının görülmesi gereken bir konu olduğunu kaydeden Demetriades, konuyu araştırdığını, Evkaf mallarının eski sömürge yönetimi tarafından yağmalandığını, 1958-1959 arasında kurulan bir komitenin, sömürge hükümetinin Evkaf mallarını hükümet dairesinin bir parçasıymış gibi ele aldığını ispatladığını ifade etti.

Avukat Demetriades, bu nedenle Kıbrıslı Türklerin bağımsızlık görüşmelerinde, Britanya’nın zarar olarak 4 milyon sterlin ödemesinde ısrar ettiklerini; ancak zorlu pazarlık sonucu rakamın 1,5 milyon sterline düştüğünü belirtti.

Achilleas Demetriades, düzenlemelerin iki tarafın vardığı uzlaşmayı feshetmediğine işaret etti; Ek ‘U’nun Kuruluş Anlaşması’nın bir parçası olduğunu ve parayı Britanya’dan almak için Dr. Küçük ve Denktaş tarafından düzenlendiğine dikkat çekti.

Vali, Dr. Küçük ve Denktaş’tan mektubun metninde, paragraf 1’de ‘Büyük Britanya Birleşik Krallığı ve Kuzey İrlanda Hükümeti, Kıbrıs’taki Türk toplumuna hibe olarak Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası altında kurulan Türk Cemaat Meclisi’nin yetkisinde olan eğitimde, Vakıf mallarına, kültürde ve benzeri amaçlarda kullanılmak üzere 1.500.000 sterlin vermeye karar verdiler’ denildi.

Mektupta Vali, “Kıbrıs’ın bağımsızlığından sonra iki yıl paragraf 1’de belirtilen Türk Cemaat Meclisi’ne içerisinde gerekli amaçlar için taksitler halinde 1 milyon sterlinlik bölümü Birleşik Krallığın hemen ödenmesini önerdi” dendi.

Vali önerisinde devamla, “Ancak Türk toplumunun acil gereksinimlerini karşılamak için Birleşik Krallık 500.000 sterlinlik miktarı Lefkoşa Türk Bankası’na adınıza, Evkaf’ın rızası ve iki liderin imzası koşuluyla yatırdı” ifadesine yer verdi.

Mektupta ‘Evkaf Yüksek Konseyi dâhil Türk toplumunun Birleşik Krallık hükümetinden veya Kıbrıs sömürge hükümetinden, Kıbrıs yönetimi veya Kıbrıs Cumhuriyeti kuruluşuyla bağlantılı veya ortaya çıkacak mali iddiası kalmadığına ve bundan sonra Türk toplumu adına böyle bir iddia olmayacağına teyidinizi de talep ederim’ denildi.

Demetriades, ‘aksi takdirde’ ve ‘Türk toplumu adına veya tarafından bundan sonra böyle iddialar olmayacak’ ifadelerinin öneminin altını çizdi ve Evkaf’ın bugünlerde iddialarını neye dayandığını sordu.

Avukat Achilleas Demetriades, “Bu ek düzenlemenin yasal temelini ispatlamaktadır ve makbuz bunun gerçekleştiğinin bir ispatıdır” şeklinde konuştu.

Evkaf’ın 2004 ve 2005’teki Xenides Aresti davasında, Aresti’nin mallarının kuruluşa ait olduğu iddialarını örnek gösteren ve mahkeme tarafından bu iddianın reddedildiğini anlatan Demetriades, o zamandan bu yana Evkaf’ın hikâyesini değiştirdiğini ve tellerle çevrili şehirdeki malın kendisine ait olduğu yönünde bir mahkeme kararı bulunduğunu iddia ettiğini, kendilerinin bunu kabul etmediklerini belirti.

Avukat Demetriades, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde beklemede olan bir davanın Evkaf’ın iddialarını bir kez daha inceleyeceğini ve mesnetsiz olacağını ispatlayacağını, davanın 9 Eylül’de görüşüleceğini bildirdi.

Demetriades, “Umarım, Kıbrıs Cumhuriyeti, konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önüne getirenin vatandaşı olduğu nedeniyle, mahkemeye yetkili olarak katılacaktır” dedi.

Avukat Achilleas Demetriades, masaya uygun tazminat ödemesi için Tapu Sicil değerlendirmesini koyacağına inandığını vurguladı; Türk tarafının, Kıbrıs’ın hükümet kontrolü altındaki piyasa fiyatlarını değil, kuzey Kıbrıs için geçerli olan tahminleri ortaya koyduğunu hatırlattı.

Avukat Demetriades, Mağusa’da malı olanlardan, mülkiyet belgelerini ve otel sahiplerinin Taşınmaz Mal Komitesi’ne başvurarak mallarının restorasyonu ve kullanım kaybı için tazminat talep ederek Türkiye’yi zorlamalarını istedi.

Gazedda Kıbrıs

Gazedda Kıbrıs

Gazedda ne şirketlerin reklamlarıyla ne de siyasi partilerin katkılarıyla yaşıyor. Gönüllülerin emeği ve okuyucuların katkılarıyla üretmeye devam ediyoruz. Gazedda'yı hem yaşatabilmek hem de içeriklerini daha da zenginleştirebilmek için okuyucu katkısına ihtiyacımız var. Gazedda’nın daha da güçlenerek yoluna devam etmesi okuyucularının onu sahiplenmesinden geçmektedir. Kolektif yayıncılık ilkesiyle yayınlarını sürdüren Gazedda, yine aynı kolektif anlayış ile ihtiyaçlarını karşılamak, dayanışma kültürünü geliştirmek istemektedir. Gazedda’nın kazanç uğruna ne diğer tüm gazetelerin sahip olduğu şekliyle reklam piyasasına girmesi, ne de kendisine bir güç odağı bulup yamanması düşünülebilir. Kısacası bağımsız ve özgür olmak, öyle kalmak ve bu sesi yaygınlaştırmak, daha fazla paylaşmak istiyoruz. Bunun da yolu sizlerin desteğinden, yani yurttaşların, Gazedda’yı sahiplenen insanların gönüllü oluşturacakları fondan geçmektedir. Gelin Gazedda için, Gazedda’nın okuyucularının dayanışma katkılarıyla bir fon oluşturalım. Tamamen müşterek, katılımcı ve demokratik bir şekilde Gazedda’ya, barış gazeteciliğine, kolektif yayıncılığa sahip çıkalım. Gazedda’ya patreon üzerinden destek olabilirsiniz. https://www.patreon.com/gazedda

Music will never ends..

Gazeddakıbrıs yurttaş gazeteciliği anlayışı ile yayın yapan, yurttaştan yana taraf olan ve gazetecilikte meslek etiği ilkelerine inanan bir yayın organıdır.
Gazeddakıbrıs unutulanları, unutturanlara inat hatırlatandır.
Gazeddakıbrıs her koşulda barıştan yanadır.
Gazeddakıbrıs yurttaşın kendisi, O’nun sözüdür.

Gazeddakıbrıs, 2019©