AktüelEkolojiİklim Hedefleri için kömürün 2040’a kadar sonlandırılması gerekiyor

Climate Analytics tarafından yayımlanan yeni bir rapora göre, kömürlü termik santrallardan kaynaklanan emisyonların önümüzdeki yıldan itibaren düşüşe geçmesi bekleniyor.
Gazedda Kıbrıs Gazedda KıbrısEkim 10, 2019
Djumba Hotel & Cafe

Rapor, küresel ısınmanın, uluslararası ölçekte kabul görmüş sınırlar dahilinde kalmasını sağlamak için, 2040 yılına kadar elektrik üretiminde kömürün payının sonlanması gerektiğine dikkat çekiyor.

2015 yılında hükümetler Paris Anlaşması’yla, sanayi devriminden bu yana artan küresel ısınmayı 1,5 derece ile sınırlamaya çalışacaklarını taahhüt etmişti. Bilim, kömürden vazgeçmenin bu hedefe ulaşmak için zorunlu olduğunu gösteriyor.

Bu konuda gerçekleştirilen analizler, kömürden çıkış tarihi olarak 2050 yılını belirlemişti. Paris Anlaşması kapsamında belirlenen hedeflere ulaşmak için gerekliliklerin güncellendiği yeni bilimsel çalışmalar, küresel ısınmayı 1,5 derece ile sınırlama hedefine ulaşabilmek için, hükümetlerin kömürü öngörülen tarihten 10 yıl önce terk etmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Analiz, aynı zamanda gelişmiş ülkelerin, dünyanın geri kalanından daha hızlı olarak, 2030 yılına kadar kömürden elektrik üretimini sonlandırması gerektiğini doğruluyor.

Yatırımcıların, kömür yatırımlarına dair temkinli tutumunun artmasıyla birlikte, yeni kömürlü termik santral proje stoğu 2015’ten bu yana %75 azaldı. 23 Eylül’deki Birleşmiş Milletler İklim Eylemi Zirvesi’nde de Genel Sekreter António Guterres, hükümetlere daha ilerici adımlar atmaları konusunda çağrıda bulunmuş, 2020 yılı itibarıyla yeni kömür santrallarına onay vermemelerini talep etmişti.

Ancak bu yeni analiz, yeni termik santral projelerinin iptalinin yetersiz olduğunu gösteriyor. İlerlemenin yetersizliği, önümüzdeki 10 yılda kömürden elektrik üretimindeki düşüşün çok daha hızlı biçimde gerçekleşmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Climate Analytics’de karbonsuzlaştırma stratejileri çalışmalarına öncülük eden raporun yazarlarından Paola Yanguas Parra, “2015 yılından bu yana gerek hükümetlerin ulusal ölçekteki kömürden çıkış planlarını kamuoyuna duyurması, gerekse yatırımcıların ve finans kuruluşlarının kömür finansmanını sınırlandıran kararları göz önünde bulundurulduğunda, ilerleme kaydedildiğini söylemek mümkün.” diyor.

Yanguas Parra “Yeni kömür projelerinin iptali, atıl varlık riskinin azaltılması açısından doğru yolda atılan önemli bir adım olsa da, termik santralların ekonomik ömürleri dolmadan kapatılması ve bu zamana kadar kullanımının önemli ölçüde azaltılması için hükümetlerin etkin şekilde mevzuat altyapısı geliştirmesi gerekiyor.” diyor.

Kömürden çıkış tarihinin iki faktör sebebiyle öne çekilmesi gerekiyor. Bunlardan ilki, hükümetlerin Paris İklim Zirvesi’nden bu yana kömür kullanımını azaltmayı önceliklendirmeyen tutumu. Diğeri ise, geçtiğimiz yıl Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) tarafından küresel ısınmayı 1,5 derece ile sınırlayabilmek için emisyonların düşüş hızına dair, 2015 yılındaki verilerden ve projeksiyonlardan daha net bir tablo ortaya koymuş olması.

Bu durum dört önemli tarihi ön plana çıkarıyor.

  • Küresel ölçekte kömür kaynaklı emisyonların 2020 yılı itibarıyla düşüşe geçmesi,
  • Küresel ölçekte elektrik üretiminde kömürün payının 2030 yılına kadar 2010 seviyesine göre %80 azaltılması,
  • OECD ülkelerinin kömür kullanımını 2030 yılına kadar tamamen sonlandırması,
  • 2040 yılına kadar tüm kömürlü termik santralların kapatılması gerekiyor.

Hükümetler, önümüzdeki yıl boyunca bu analizi ulusal beyanlarını dönüştürmek için kullanma fırsatına sahipler. Bu süre zarfında Paris Anlaşması kapsamında verdikleri Ulusal Katkı Beyanı’nı (NDC) gözden geçirip güçlendirmeleri gerekiyor.

Climate Analytics CEO’su ve raporun yazarlarından Bill Hare, “BM Genel Sekreteri Guterres, İklim Eylemi Zirvesi’ni kömüre odaklama konusunda kesinlikle haklıydı. Paris Anlaşması’nın hedeflerini ulaşılabilir kılmanın en önemli adımı, kömür kullanımının sonlandırılması.” diyor.

Hare “Paris Anlaşması’nda belirtildiği üzere hükümetlerin, NDC’lerini 2020 yılına kadar güçlendirmeleri kritik önem taşıyor. Bu iyileştirilmiş katkı beyanları; kömürün sonlandırılması, fosil yakıt teşviklerinin kaldırılması ve yenilenebilir enerji ile enerji verimliliği için destek mekanizmaları oluşturma konusunda net taahhütler içermek zorunda” diye ekliyor.

Gazedda Kıbrıs

Gazedda Kıbrıs

Gazedda ne şirketlerin reklamlarıyla ne de siyasi partilerin katkılarıyla yaşıyor. Gönüllülerin emeği ve okuyucuların katkılarıyla üretmeye devam ediyoruz. Gazedda'yı hem yaşatabilmek hem de içeriklerini daha da zenginleştirebilmek için okuyucu katkısına ihtiyacımız var. Gazedda’nın daha da güçlenerek yoluna devam etmesi okuyucularının onu sahiplenmesinden geçmektedir. Kolektif yayıncılık ilkesiyle yayınlarını sürdüren Gazedda, yine aynı kolektif anlayış ile ihtiyaçlarını karşılamak, dayanışma kültürünü geliştirmek istemektedir. Gazedda’nın kazanç uğruna ne diğer tüm gazetelerin sahip olduğu şekliyle reklam piyasasına girmesi, ne de kendisine bir güç odağı bulup yamanması düşünülebilir. Kısacası bağımsız ve özgür olmak, öyle kalmak ve bu sesi yaygınlaştırmak, daha fazla paylaşmak istiyoruz. Bunun da yolu sizlerin desteğinden, yani yurttaşların, Gazedda’yı sahiplenen insanların gönüllü oluşturacakları fondan geçmektedir. Gelin Gazedda için, Gazedda’nın okuyucularının dayanışma katkılarıyla bir fon oluşturalım. Tamamen müşterek, katılımcı ve demokratik bir şekilde Gazedda’ya, barış gazeteciliğine, kolektif yayıncılığa sahip çıkalım. Gazedda’ya patreon üzerinden destek olabilirsiniz. https://www.patreon.com/gazedda

Music will never ends..

Gazeddakıbrıs yurttaş gazeteciliği anlayışı ile yayın yapan, yurttaştan yana taraf olan ve gazetecilikte meslek etiği ilkelerine inanan bir yayın organıdır.
Gazeddakıbrıs unutulanları, unutturanlara inat hatırlatandır.
Gazeddakıbrıs her koşulda barıştan yanadır.
Gazeddakıbrıs yurttaşın kendisi, O’nun sözüdür.

Gazeddakıbrıs, 2019©