AktüelEkolojiHollanda Yüksek Mahkemesi’nden iklim krizine karşı emsal karar

Sivil toplum kuruluşu Urgenda tarafından hükümet aleyhinde açılan dava sonuca bağlandı. Karara göre hükümetler iklim krizine karşı üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeli.
Gazedda Kıbrıs Gazedda KıbrısAralık 23, 2019
Şiddete Karşı Yan Yana - LTB

Dünyanın dört bir yanında insanların, hükümetlerin iklim krizine karşı acilen harekete geçmesini talep ederken, Hollanda Yüksek Mahkemesi çığır açan bir karar verdi. Mahkeme, tüm hükümetlerin sera gazı emisyonlarını azaltmak amacıyla üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerekliliğini vurguladı.

Yeşil Gazete’nin haberine göre, Cuma günü verilen karar, Avrupa’nın iklim adaleti konusunda önde gelen sivil toplum kuruluşlarından Urgenda’nın, Hollanda hükümeti aleyhindeki iklim davasının nihai kararı olmasının yanı sıra kurumun üçüncü yasal zaferi. Bu karar, 2015’de Lahey Bölge Mahkemesi’nde ve 2018’de Lahey Temyiz Mahkemesi’nde alınan olumlu kararların bir devamı niteliğinde.

Hükümet iklim krizinden sorumlu

20 Aralık’ta Hollanda Yüksek Mahkemesi, hükümetin 2020 yılında ülke ölçeğindeki emisyonların 1990 yılına kıyasla en az %25 azaltılması gerektiği yönünde alt mahkemelerde verilen kararı onadı. Yüksek Mahkeme, Hollanda hükümetinin iklim krizinin sorumluluğunu üstlenmemesi sebebiyle, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ndeki yükümlülüklerini ihlal ettiğini belirtti.

Yüksek Mahkeme’nin kararı sonucunda Hollanda hükümeti, 2020’ye kadar %25 emisyon azaltım hedefine ulaşmak için ek önlemler almak zorunda. Bu durum, 2015 ve 2016 yıllarında devreye giren kömürlü termik santrallerin kapatılmasını gerektirebilir. BM Çevre Programı, kararın açıklanmasından yaklaşık bir ay önce, Paris Anlaşması’nın hedeflerine ulaşmak için emisyon azaltımının beş kat artırılması gerekliliğini doğrulamıştı.

Minnesma: Emisyonları azaltmak mümkün

Hukuki kararla ilgili olarak, Urgenda’nın direktörü Marjan Minnesma “Yargıtayın önemli kararından son derece memnunuz. Gelecek yılın sonuna kadar emisyonların %25 azaltılması hala mümkün. Urgenda’nın da aralarında yer aldığı 750 kurum, hükümetin bu hedefe ulaşmak için alabileceği 50 önlemi içeren bir liste sundu. Üzerimize düşen görevi yapmaya hazırız. Hükümetin kararı bir an önce hayata geçirmesini bekliyoruz” dedi.

Robinson: Karar, mücadelenin önünü açacak

Eski BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri ve eski İrlanda Cumhurbaşkanı Mary Robinson, Madrid’de gerçekleşen BM İklim Değişikliği 25. Taraflar Konferansı sonrasında sera gazı emisyonlarının azaltılmasına yönelik çabaların ivme kazanması gerektiğinin netlik kazandığını söyledi. Robinson, Hollanda mahkemesi tarafından verilen bu kararın, bu mücadelenin önünü açtığını söyledi.

Urgenda tarafından kazanılan dava, Hollanda’nın iklim politikasını değiştirdi. Hukuki zafer aynı zamanda Belçika, Fransa, İrlanda, Almanya, Yeni Zelanda, İngiltere, İsviçre, Norveç ve Avrupa Birliği’nin de aralarında bulunduğu iklim değişikliği konusunda hükümetlere karşı açılmış ve milyonlarca insanın desteklediği hukuki mücadelelere de ilham verdi.

Özlüer: Küresel çevre hukuku mümkün

Ekoloji Kolektif’nden Avukat Fevzi Özlüer ise mahkeme kararını  “Halkların ve canlıların iklim adaleti hakkını koruyan bu yurttaş davası, küresel çevre hukukunun mümkün olabileceğine dair umudu canlı tutmuştur” şeklinde değerlendirdi.  Özlüer açıklamasını şu sözlerle sürdürü:

Aynı zamanda, çevre hukukunun devletler arasında ikili veya uluslararası kuruluşlar temelinde işleyen çoklu müktesebatında ciddi bir aşınmayı temsil ettiği Kyoto ve Paris İklim anlaşmalarının hemen ardından ihtiyaç duyulan güçlü siyasal aktörü göstermesi açısından önemlidir. Davaya salt bir stratejik dava, iklim krizine karşı ulusal düzeyde hukuki bir propaganda aracı olarak bakmak davanın etki ve önemini azaltacaktır.

Bu dava, küresel çevre hukukunun mümkün olmasına dair yol ve yönteme dair ipuçlarını vermesi açısından anlamlı ve önemlidir. Davanın argümanlarının, hukuki pozitivizmin sınırlarını zorlayan özgünlüklerini bir yana bırakacak olursak politik sonuçları itibariyle; küresel eşitsizliklere dikkat çeken yönünün daha önemli ve anlamı olduğu açıktır. Dava, yeni bir küresel ekolojik hukuki düzenin, devletler arasında ve küresel organizasyonların müzakereleriyle değil, adaletsizliğin mağduru toplum kesimleri ve onların örgütlerinin küresel ve ulusal mücadeleleri ile kurulacağını ispatlamıştır

Gazedda Kıbrıs

Gazedda Kıbrıs

Gazedda'yı hem yaşatabilmek hem de içeriklerini daha da zenginleştirebilmek için okuyucu katkısına ihtiyacımız var. Bağımsız ve özgür olmak, öyle kalmak ve bu sesi yaygınlaştırmak, daha fazla paylaşmak istiyoruz. Bunun da yolu sizlerin desteğinden, yani yurttaşların, Gazedda’yı sahiplenen insanların gönüllü oluşturacakları fondan geçmektedir. Gazedda’ya patreon üzerinden destek olabilirsiniz. https://www.patreon.com/gazedda

Music will never ends..