AktüelKentHatay: Surlariçi sonradan zenginlerin kakafonik balosuna döndü

Araştırmacı-Yazar Mete Hatay, Surlariçi‘nde bangır bangır hoparlörlerle ses kirliliği yapanları eleştirerek, bunun, görmemişlerin, sonradan zenginlerin kakafonik balosu olduğunu ifade etti.
Gazedda Kıbrıs Gazedda KıbrısHaziran 28, 2021
“insan_ticareti"
Gazedda_Patreon

Araştırmacı-Yazar Mete Hatay, Surlariçi‘nde bangır bangır hoparlörlerle ses kirliliği yapanları eleştirerek, bunun, görmemişlerin, sonradan zenginlerin kakafonik balosu olduğunu ifade etti.

Hatay, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Pandemiden dolayı Surlariçi’nin çok kötü günler geçirdiğini söyleyen Hatay, ” Bu tüm kuralları ortadan kaldırma hakkını kimseye vermez” dedi.

Surlariçi’nin yaşaması oraya gelip kalıcı yaşam kurarak olacağını söyleyen Hatay,” Bu şekilde koskoca kötü bir kakafonik açık hava discosu olan yere kim gelip yaşayacak ? Her yıkılan ev eksotik bir disco olamaz” dedi

Kendisinin de dj’lik de yaptığını söyleyen Hatay, müziğin belli bir saygı çerçevesinde yapılması gerektiğini ifade ederek, her yerin Bodrum ya da Ayia Napa olamayacağı, her mekanın disco olmadığını söyledi.

Hatay’ın paylaşımının tamamı şu şekilde:

Akşam Surlariçi’nde bir restorana gitmeye kalktım. Dehşete kapıldım. Doğrudur aylardır buraları Pandemi ve kapanmalardan dolayı çok kötü günler geçirdi ama bu tüm kuralları ortadan kaldırma hakkı vermez kimseye.

En küçük kafeden tut barlara kadar tecno müzik yarışması yapılıyordu akşam. Akşamki manzaraya baktığımda, yerleşim yerinin yanı mı, cami yanı mı olmasına bakmadan bangır bangır hoparlörlerle ses kirliliği yapan, adeta görmemişlerin, sonradan zenginlerin kakafonik balosu vardı.

Zavallım kerpiç evler çökecek zannettim. Bu yetmezmiş gibi herkes araba park yeri aramaya çıkmış, östo yüro müzikleri açmış dönüyordu o dar sokaklarda. Şehrin yeni nesil tarafından keşfi beş altı yıl önce olmuştu.

İlk gelenler çevreyle esnafla , orada yaşayanlarla birlikte uyum içerisinde hareket ederek gelmişlerdi, çevreye çok önem veriyorlardı. Kültür elçileriydi. Küçük sanat atölyeleriyle, artist cafelerle adeta orada geçmiş ve bugüne bir köprü yaratmışlardı.

Şimdilerde ise arsız, kapitalist istekleri doyurmaya gelen çekirge sürüsüne benzer bir saldırıya dönüştü bu geri dönüş. Butik otellerin, cafelerin, restoranların, hatta nitelikli müzik yapan alternatif barların yerine, bangır bangır müzik yapan ve sokakları zapteden, komşu müesseseye saygı duymayan bir hale dönüştü. Umarım bu Covid sonrası geçici bir hevestir.

Dereboyunu durmadan niteliksiz ses kirliliği yapan cash makinesine dönüştüren bu mentalite şu an yıkılmakta olan Surlariçini doldurmuş. Ben djlik de yapan biriyim. Ama müzik belli bir saygı içerisinde yapılması gerekir. Her yer Bodrum ya da Ayia Napa olamaz. Her mekan disco olamaz. Her disco da Surlariçine uygun olamaz.

Geç kalmadan bir gözden geçirelim yoksa sonrada pişmanlık fayda etmez. Surlariçi’nin yaşaması oraya gelip kalıcı yaşam kurarak olur. Bu şekilde koskoca kötü bir kakafonik açık hava discosu olan yere kim gelip yaşayacak ? Her yıkılan ev eksotik bir disco olamaz.

Gazedda Kıbrıs

Gazedda Kıbrıs

Gazedda'yı hem yaşatabilmek hem de içeriklerini daha da zenginleştirebilmek için okuyucu katkısına ihtiyacımız var. Bağımsız ve özgür olmak, öyle kalmak ve bu sesi yaygınlaştırmak, daha fazla paylaşmak istiyoruz. Bunun da yolu sizlerin desteğinden, yani yurttaşların, Gazedda’yı sahiplenen insanların gönüllü oluşturacakları fondan geçmektedir. Gazedda’ya patreon üzerinden destek olabilirsiniz. https://www.patreon.com/gazedda

LGBT kitapcık