AktüelEkolojiG7 Zirvesi’ne doğru: Zengin ülkeler denizaşırı doğal gaz yatırımıyla iklim taahhütlerini bozuyor

Yayınlanan rapora göre zengin ülkeler küresel güneyde bir fosil yakıt olan doğal gaz projelerini finanse etmek için iki yılda 16 milyar dolar harcadı. Bu miktar rüzgar ve güneş için ayrılan bütçenin dört katından fazlası.
Gazedda Kıbrıs Gazedda KıbrısHaziran 8, 2021
Gazedda_Patreon
Muzakere_CDF

G7 Zirvesi öncesinde yayınlanan yeni bir rapor zengin kuzey ülkelerinin güneydeki doğal gaz projelerini finanse ederek iklim taahhütlerini bozduğunu ortaya koydu.

Rapora göre bu ülkeler küresel ısıtmaya katkıda bulunan bir fosil yakıt olan doğal gaz projelerini finanse etmek için 2017 ile 2019 yılları arasında 16 milyar dolar harcadı.

Fosil yakıta bağımlı hale getiriliyor

Bu miktar rüzgar ve güneş enerjisi projeleri için ayrılan bütçenin neredeyse dört katından fazlasına denk geliyor. Daha temiz ve giderek daha ucuz hale gelen enerji alternatifleri olmasına rağmen düşük ve orta gelirli ülkeler fosil yakıt ekonomisine bağımlı hale getiriliyor.

Uluslararası Enerji Ajansı’nın raporuna göre küresel ısıtmayı endüstri öncesi döneme kıyasla 1.5 derece ile sınırlamak için hiçbir yeni petrol, doğal gaz ve kömür projesinin yapılmaması gerekiyor. Bu sebeple bu projelerin birçoğunun 30 yıllık dönemleri sona ermeden önce atıl varlıklar haline gelmeleri ise oldukça muhtemel.

Kamu finansmanlarının yüzde 48’ini ayırdılar

The Guardian’ın aktardığı rapora göre ABD, Japonya ve Çin küresel güneyde doğal gaz projeleri için kamu finansmanlarının yüzde 48’ini ayırdı. Dünya Bankası ise yüzde 12’lik bir pay ayırdı.

Çalışmanın baş yazarı Greg Muttitt, “Avustralya ve ABD gibi ülkeler sıvılaştırılmış doğal gaz ihracatlarını büyük ölçüde genişlettikçe, yeni gaz altyapısını destekleyen kamu parası, güney ülkelerinin ihtiyaçlarını karşılamalarına yardımcı olmaktan çok güçlü çıkarlara hizmet etmeye yönelik görünüyor” dedi.

‘Geçiş yakıtı’ olarak pazarlanmak isteniyor

Rapor yeni doğal gaz projelerinin Paris İklim Anlaşması ile tutarsız olduğuna vurgu yapıyor. 1,5 derece senaryosuna göre küresel doğal gaz tüketiminin 2050 yılına kadar yüzde 55 azalması gerekiyor. Projelerin birçoğunun ise 30 yıllık bir ömürleri oluyor.

Petrokimya endüstrisi uzun zamandır doğal gazın iklime petrol veya kömürden daha az zarar veren bir “geçiş yakıtı” olduğunu iddia ediyor. Ancak metan sızıntılarının neden olduğu hasar, emisyonları azaltmanın aciliyeti ve yenilenebilir enerji fiyatlarındaki düşüş bu argümanı baltalıyor.

Tüm fosil yakıtları kapsamalı

Birleşik Krallık gibi bazı ülkeler ve Avrupa Yatırım Bankası dahil olmak üzere uluslararası finansman kuruluşları Paris Anlaşması hedefleri doğrultusunda yeni doğal gaz ve petrol arayışı için denizaşırı fon desteğini sonlandırma kararı verdi.

Önümüzdeki hafta Cornwall’da yapılacak G7 zirvesi öncesinde kampanyacılar diğer büyük fon sağlayıcıları da aynısını yapmaya davet ediyor. 2020 yılında aralarında Dünya Bankası’nın da yer aldığı kalkınma bankaları fosil yakıt desteğinin yüzde 75’ini doğal gaz projelerine harcadı.

Geçtiğimiz hafta G7 çevre bakanları kömür projeleri için kamu finansmanının sona erdiğini duyurdu, ancak birçok bilim insanı ve sivil toplum aktivisti bunun tüm fosil yakıtları kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğini söylüyor.

Gazedda Kıbrıs

Gazedda Kıbrıs

Gazedda'yı hem yaşatabilmek hem de içeriklerini daha da zenginleştirebilmek için okuyucu katkısına ihtiyacımız var. Bağımsız ve özgür olmak, öyle kalmak ve bu sesi yaygınlaştırmak, daha fazla paylaşmak istiyoruz. Bunun da yolu sizlerin desteğinden, yani yurttaşların, Gazedda’yı sahiplenen insanların gönüllü oluşturacakları fondan geçmektedir. Gazedda’ya patreon üzerinden destek olabilirsiniz. https://www.patreon.com/gazedda

LGBT kitapcık