koronavirusDışarıdan gelen herkes karantinaya alınmalı

Covid 19 hastalarının tedavisini gerçekleştiren ekibin önemli isimlerinden olan Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Göğüs Hastalıkları Klinik Şefi Dr. Mustafa Akansoy, kişisel sosyal medya hesabından açıklama yaparak, bundan sonraki süreçte dışarıdan gelen herkesin karantinaya alınması gerektiğini açıkladı.
Gazedda Kıbrıs Gazedda KıbrısEylül 27, 2020
Nadir Görülen Hastalıklar Ağı

Covid 19 hastalarının tedavisini gerçekleştiren ekibin önemli isimlerinden olan Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Göğüs Hastalıkları Klinik Şefi Dr. Mustafa Akansoy, kişisel sosyal medya hesabından açıklama yaparak, bundan sonraki süreçte dışarıdan gelen herkesin karantinaya alınması gerektiğini açıkladı. Aksi halde, bu önlem alınmazsa Covid 19’un toplumu kırıp geçireceğini, sonra yine kapanacağımızı ve ekonominin yine zarar göreceğini ifade eden başarılı doktor, vaka sayısının azalmasının bu şekilde devam etmesi halinde yaşayacaklarımızı detaylı bir şekilde madde madde açıkladı.

İşte ilgili paylaşımın tam metni:

KORONA İLE MÜCADELE PLANI: ‘ AÇ KAPA ARTEMA’

( SESLİ OTELCİLER VE  SESSİZ ÜNİVERSİTELER)

     Mart 2020’de başlayan korona vakalarını tedavi edip  iki  aydan kısa sürede  sıfır vakaya ulaştık. Sağlık çalışanları başarının temeli olarak anılsa da, bence başarının en büyük sahibi  HALKIMIZDIR. Neden? Çünkü  çok iyi saklandılar, iki ay süreyle evlerinde kaldılar. Evet, bu bir başarıydı, ama ekonomimiz ciddi  bir darbe almıştı. Pek çok iş yerinin kapandığını gördük, evlere hapsolduğumuz iki aylık süre boyunca bazı insanlarımızın açlık sınırına düştüğünü gözlemledik. Diğer yandan gerek devletin gerek şahsi girişimler sayesinde ihtiyaç sahiplerine yardım eli uzatıldı. Özellikle de şahsi girişimlerin olması toplumsal duyarlılık açısından çok önemliydi, hepimize güven verdi.

     Mayıs ayında koronayı sıfırlamış bir toplum olarak gururluyduk,  Haziran ayında ise sanki korona hiç yokmuş gibi yaşamaya başladık, Temmuz 2020’de uçak ve gemi seferlerinin başlayacağı duyuruldu.  İşin içinde olan biz sağlıkçıları sıkıntılı düşünceler sardı,  düşünceler planlara, planlar toplantılara, toplantılar da kararlara dönüştü.  Yüzde yüz aynı fikirde olmasak da, genelde toplum sağlığını ön planda tutarak kararlar almaya çalıştık. Haziran 2020’den her toplantıda uçak ve gemi ile gelenlerin mutlaka karantinaya alınmasını savundum.

    Vaka sayıları eylül ayına girdiğimizde ciddi bir artış gösterdi. Bunun üzerine yurtdışından gelenlere karantina uygulamasına geçilmesiyle,  temas takip ekiplerinin etkin çalışması ve karantina tedavi ekibindeki  doktorların, karantina servislerindeki hemşirelerin özverili çalışmaları sayesinde  son bir haftada  vaka sayısı sert bir şekilde düşüşe geçti.  Morallerimiz de aksine yükselişe geçti.

     Ağustos  ayının ikinci yarısından sonra,  her iki akciğerleri tutan zatürre vakalarının sayısında artış saptadık.  Vakaların çoğunu karantina servislerinde tedavi ettik, etmeye de devam ediyoruz. Yoğun bakıma alınan hastalarımızın durumları iyi, hayati tehlikeyi atlattılar.

     Korona virüse karşı dünyada kullanılan ilaçların güncel takiplerini yaptık, bu sefer korona virüse bağlı zatürre tanılı hastalarımız çok  fazla olmasına rağmen   yeni tedavi rejimleri  ile  başarı sağladık. Karantina servislerinde yatan  hastalar her gün doktorlalar tarafından  muayene edildi,  bu sayede kötüleşen hastalar fark edildi,  bazılarını tedavi değişiklikleri ile rahatlattık.  Bazı hastalarımızın ise hızla kötüleştiğini izledik , erkenden yoğun bakım ünitesine alındılar.  Yoğun tedaviler ve takipler ve ileri tıbbi müdahaleler sonucu hayati tehlikeyi atlattılar. Bu nedenle, yoğun bakımcı  doktor ve hemşirelerimizi tebrik ediyorum.

     Ayaktan Tanı Tedavi Binasının Pandemi Merkezi olması ile kapatılan Göğüs Hastalıkları Servisinin yeni yeri açılmıştır. Korona olmayan  akciğer hastalıkları sorunu olan hastalarımızın hizmetine açılmıştır,  yatışı yapılan her hastaya ve refakatçisine PCR  testi yapılıyor, negatif oldukları kanıtlanıyor, bu arada Göğüs Servisinde yatan hastalarımızı korumak için  hasta ziyaretleri  yasaklanmıştır.

     İlkinde tam kapandık, koronayı sıfırladık, ama ekonomimiz zarar gördü. İkincisinde ise  vaka sayısı giderek arttı, uçak ve gemi seferleri durduruldu veya gelen herkes karantinaya alındı,  vaka sayısı hızla azaldı. Şimdi düşünelim.  Önlemler alınmasa korona toplumu kırıp geçirecek, sonra gene tam kapanacağız, ekonomi gene zarar görecek. Bu durumda en  makul  hareket tarzı gelenleri karantinaya alarak  yaşamımıza devam etmektir. 

     1980’lerin sonunda Şener Şen’in  başrol oynadığı ‘Artema’ reklamı ;  korona ile savaşta temel stratejimiz olmalıdır. Reklamın sloganı: ‘ Aç kapa Artema.’ idi.  Yani tam kapatma veya tam açılma ile gidilirse ekonomi batar, ancak kontrolü bir şekilde  yerine göre biraz açıp biraz kapatırsak  yeni normal şartlar altında yaşantımıza devam ederiz, ekonomi önceki gibi olmayacak ,  hiç değilse  çarkların dönmesi sağlanacak.

     Vaka sayısının azalması  böyle devam ederse  bizi neler bekler:

1- Okul öncesi, ilkokul, orta ve liseler  açılabilir. Bunu yaparken tedbirli olmalıyız.  Özellikle küçük çocuklara, ilkokul çocuklarına tuvalet sonrası  el temizliği tekrar tekrar anlatılmalıdır. Korona pozitif olan hastalar genel 14 – 20 gün sonra burun ve boğazdan alınan örneklerde negatif olmaktadır, diğer yandan idrar ve dışkı örneklerinde 36 güne kadar pozitiflik devam edebilmektedir.

2- İlk korona sıfırlandıktan sonra, toplum olarak tedbirsizce hareket ettik, maskesiz dolaşmaya başladık, mesafenin neredeyse sıfır olduğu eğlence mekanlarına aktık.  Bu şekilde devam edersek bütün emeklerimiz boşa gider, biliniz istedim.

3- Koronayı  bir kez geçirdim, tamamdır demeyin; çünkü  literatürde ikinci kez koronaya yakalanan vakalar bildirilmeye başlandı.

4- Süreç boyunca  iki grubu izlemeye çalıştım. Birincisi otelcilerdir, bu insanlar birbirlerinin rakibi olmasına karşın,  korona sürecinde  birlik olmuşlar ve beraber hareket etmeye başlamışlardır. Ama   esas izlemeye çalıştığım ve  bir türlü  göremediğim  üniversitelerdir.  Bu süreç boyunca otelcilerin göstermiş olduğu birlik ve beraberliği  üniversitelerimiz gösterememişlerdir.  Vaka sayısının çok az olduğu ülkemizde üniversite öğrencilerinin ülkemize gelmesi ekonomimiz için son derece önemlidir. Gelen öğrenciler üniversitelerin yurtlarında (kapasiteye göre)  karantinaya alınabilirler, önümüzdeki 3-4 ay içerisinde kademeli olarak ülkemize getirilebilirler. Öğrenciler gelmezse ne olur diye uzunca yazmaya gerek yok, en başta esnaf etkilenir, sonra toplumun bütün kesimleri etkilenir. ‘ GÜVENLİ ADA’  sloganını  ülkemize gelecek  ünirversite öğrencileri için kullanılması gerekir, kumarcılar için değil.

Saygılarımla,

Dr. Mustafa Akansoy

Göğüs Hastalıkları Klinik Şefi

Gazedda Kıbrıs

Gazedda Kıbrıs

Gazedda'yı hem yaşatabilmek hem de içeriklerini daha da zenginleştirebilmek için okuyucu katkısına ihtiyacımız var. Bağımsız ve özgür olmak, öyle kalmak ve bu sesi yaygınlaştırmak, daha fazla paylaşmak istiyoruz. Bunun da yolu sizlerin desteğinden, yani yurttaşların, Gazedda’yı sahiplenen insanların gönüllü oluşturacakları fondan geçmektedir. Gazedda’ya patreon üzerinden destek olabilirsiniz. https://www.patreon.com/gazedda

Music will never ends..