AktüelPolitikaRöportaj“Dağlarda gördüğümüz bayraklar bize bir aidiyet hissi uyandırıyor mu?”

Tacan Reynar ile yaptığımız podcast programında öne çıkanları derledik ve yazıya döktük… Programı dinlemek için: Tacan Reynar: Başka acılar üzerine hayat inşaa etmeye çalıştık ve yanıldık – Hiçbir yerden haberler Tacan Reynar ile hayat, anlam, kimlik ve politika üzerine sohbet “Federe devletin son neslindenim. Hepimizin varoluşsal kaygıları var. ‘Biz kimiz’i bulabilmemiz için ‘ben kimim’i mi bulamazı lazım. Özellikle 82 doğumlulara baktığımızda bu noktaya nasıl geldiğimizi sorguluyoruz.  Özellikle kimlikle ilgili sıkıntılarımız çok belirsiz. Dürüst olmamız lazım....
Gazedda Kıbrıs Gazedda KıbrısHaziran 25, 2019
Djumba Hotel & Cafe

Tacan Reynar ile yaptığımız podcast programında öne çıkanları derledik ve yazıya döktük…

Programı dinlemek için:

Tacan Reynar: Başka acılar üzerine hayat inşaa etmeye çalıştık ve yanıldık – Hiçbir yerden haberler

Tacan Reynar ile hayat, anlam, kimlik ve politika üzerine sohbet

“Federe devletin son neslindenim. Hepimizin varoluşsal kaygıları var. ‘Biz kimiz’i bulabilmemiz için ‘ben kimim’i mi bulamazı lazım. Özellikle 82 doğumlulara baktığımızda bu noktaya nasıl geldiğimizi sorguluyoruz.  Özellikle kimlikle ilgili sıkıntılarımız çok belirsiz. Dürüst olmamız lazım. Örneğin dağlarda gördüğümüz bayraklar bize bir aidiyet hissi uyandırıyor mu? Bunu sorgulamak lazım. O bayrak gerçekten hayatımızı feda edebileceğimiz ya da gerçekten sevdiğimiz bir devleti simgeleyen bir şey mi? Bunu sormalıyız ve kendimize karşı dürüst olmalıyız.”

* **

“KKTC zaten illegalite üzerine kurulmuş bir devlet. Bir çok ihlalin bu devletin temellerine işledi. Başka bir Kıbrıslının göz yaşı ve acları üzerine bir sevinç inşaa etmeye çalıştık ve yanıldık.”

***

“82’den bugüne ben maallesef bu devlete bir aidiyet hissetmiyorum. Bu benim veya herhangi birinin suçu değil. Kurumsal yapıya dair bir sıkıntı bu.”

“Aslında her şeyin temeli kendi ülkeni sevmekle başlıyor. İrademizin bir şekilde kurumsallaşamaması bir şekilde yönetiliyor oluşumuzdan dolayı öz güvenimizi kaybettik.”

“En büyük etkisi göçü yaşamış olmak. Bütün aidiyetler geride bırakıp geldik bu noktaya. Yeşil Hat çizildikten sonra bütün aidiyetlerimizi bıraktık. Kıbrıs’ın kuzeyine kimliksiz geldik. Şu anda KKTC’ci gençliğin evrildiği noktada bu kimlik bunalımından kaynaklı. Aslında inanmıyorlar devlete ama kendilerini tanımlamak için KKTC’yi savunuyorlar.”

***

“Bizim yeni milliyetçiliklere ihtiyacımız yok. Yeterince çektik milliyetçiliklerden.”

***

“Bir çocuk neden bu suçları işliyor? ‘Annem babam bana harçlık vermiyor, sokaklarda yatıyorum, çalmak zorunda olduğum için çalıyorum’ diyor. 16 yaşına geldiğinde benden önce bir kaç kez cezaevine gönderildi. Islah evi yok ülkede mecburen ceza evine gidiyorsun. O çocuğu yargıladığımda teminata bağladık hapis cezası vermedik. BU toplumsal bir problem, devlet olduğunu iddia eden aygıtın görevi. Surlariçine bu insanlar yerleştirildi ama hiçbir sosyaş politika üretilmedi. Son dönemde belediyenin çabalarıyla çocuklara yönelik bir şeyler yapılıyor. Çok güzel. Ama devlet yeteriz.”

“Lüksün verdiği budalalık içinde surlar içindeki insalarla empati yapamıyoruz.”

***

“Bir mağusalı olarak benim yıllardır ister istemez duygusal bir bağ var. Şehrimizin yarısı kapalı. Şehir bölünmüş durumda. Her yanından geçtiğinizde eksiklik hissediyorsunuz. Ne olursa olsun açılsın istiyorsunuz. Ancak bu son gelişmelerde sevinemedim. Bunu sorguladım. Bu hükümet programında federal çözüm ve birleşik Kırbısıs idealinin çöktüğü ve iki devletlilik bir hedef var Bu Maraş adımını da barış veya federasyon için attığını düşünmüyorum. Güneyde sontaj çalımşmaları var. Türkiye ciddi şekilde ilgileniyor. Ve bizsiz ilgileniyor. Sıcak savaşa doğru giden bir durum var orada. Akıncı’nın ekarte edilmesiyle de bizim irademizin dışında bir plan dönüyor. Bunn da bir adımı Maraş kartı. Çok başarılı olabileceklerini düşünmüyorum açıkcası. Güneydeki liderliğe de pek güvenmiyorum. Temkinli olmak lazım bu süreçte.”

***

“Halkın Kıbrıs sorununa bakışı akıncı ile aynı. Ama hükümet aynı görüşte değil. Aksi fikirde olanlar bu hükümeti kuranlar ve buna maşa olanlar. Sadece akıncının değil kıbrıslı türklerin iradesini de hiçe sayıyorlar. Şu anda yeni bir taksim sürecine girdiğimizi görüyoruz.”

Gazedda Kıbrıs

Gazedda Kıbrıs

Gazedda ne şirketlerin reklamlarıyla ne de siyasi partilerin katkılarıyla yaşıyor. Gönüllülerin emeği ve okuyucuların katkılarıyla üretmeye devam ediyoruz. Gazedda'yı hem yaşatabilmek hem de içeriklerini daha da zenginleştirebilmek için okuyucu katkısına ihtiyacımız var. Gazedda’nın daha da güçlenerek yoluna devam etmesi okuyucularının onu sahiplenmesinden geçmektedir. Kolektif yayıncılık ilkesiyle yayınlarını sürdüren Gazedda, yine aynı kolektif anlayış ile ihtiyaçlarını karşılamak, dayanışma kültürünü geliştirmek istemektedir. Gazedda’nın kazanç uğruna ne diğer tüm gazetelerin sahip olduğu şekliyle reklam piyasasına girmesi, ne de kendisine bir güç odağı bulup yamanması düşünülebilir. Kısacası bağımsız ve özgür olmak, öyle kalmak ve bu sesi yaygınlaştırmak, daha fazla paylaşmak istiyoruz. Bunun da yolu sizlerin desteğinden, yani yurttaşların, Gazedda’yı sahiplenen insanların gönüllü oluşturacakları fondan geçmektedir. Gelin Gazedda için, Gazedda’nın okuyucularının dayanışma katkılarıyla bir fon oluşturalım. Tamamen müşterek, katılımcı ve demokratik bir şekilde Gazedda’ya, barış gazeteciliğine, kolektif yayıncılığa sahip çıkalım. Gazedda’ya patreon üzerinden destek olabilirsiniz. https://www.patreon.com/gazedda

Music will never ends..

Gazeddakıbrıs yurttaş gazeteciliği anlayışı ile yayın yapan, yurttaştan yana taraf olan ve gazetecilikte meslek etiği ilkelerine inanan bir yayın organıdır.
Gazeddakıbrıs unutulanları, unutturanlara inat hatırlatandır.
Gazeddakıbrıs her koşulda barıştan yanadır.
Gazeddakıbrıs yurttaşın kendisi, O’nun sözüdür.

Gazeddakıbrıs, 2019©