AktüelGazeddablogHalil KarapaşaoğluCTP’de neler oluyor? – Halil Karapaşaoğlu

Bulutlar kara bir toprağa belenip… Gökyüzüne fırlatılmıştı… Başımdan aşağıya siyah bir tül bırakılmıştı… Bağırıyordu gök… Kulaklarımda çığlıkları birikerek taşıyordu… Göğün çığlıklarına bulanmıştı bastığım zemin… Ayaklarım titriyordu… Başımı kaldırıp, göğe baktım… Esaretten kurtulmuş, özgür bir insan gibi… Avuçlarımı açtım… Yağmur birazdan yağacaktı… *                                          *                                            * Asım Akansoy, 18 Mayıs 2019 tarihinde, Yenidüzen Gazetesi’nde “Nerede Kalmıştık?” başlığıyla bir yazı kaleme aldı… Sevgili Hasan Yıkıcı ile birlikte geçtiğimiz hafta yayınlanan bir podcast yaptı… Hem yazısında hem de kendisiyle yapılan...
Halil Karapaşaoğlu Halil KarapaşaoğluHaziran 20, 2019
Djumba Hotel & Cafe

Bulutlar kara bir toprağa belenip…

Gökyüzüne fırlatılmıştı…

Başımdan aşağıya siyah bir tül bırakılmıştı…

Bağırıyordu gök…

Kulaklarımda çığlıkları birikerek taşıyordu…

Göğün çığlıklarına bulanmıştı bastığım zemin…

Ayaklarım titriyordu…

Başımı kaldırıp, göğe baktım…

Esaretten kurtulmuş, özgür bir insan gibi…

Avuçlarımı açtım…

Yağmur birazdan yağacaktı…

*                                          *                                            *

Asım Akansoy, 18 Mayıs 2019 tarihinde, Yenidüzen Gazetesi’nde “Nerede Kalmıştık?” başlığıyla bir yazı kaleme aldı…

Sevgili Hasan Yıkıcı ile birlikte geçtiğimiz hafta yayınlanan bir podcast yaptı…

Hem yazısında hem de kendisiyle yapılan röportajda…

Çok ciddi bir iddia da bulundu…

“TC Lefkoşa Kalkınma ve İşbirliği Ofisi yani TC Yardım Heyeti’nin KKTC’nin paralel devleti olduğunu” söyledi…

KKTC’nin kendisinin ayakları üstünde durmasını engelleyen asıl yapının TC Yardım Heyeti olduğunu ifade etti…

Bunu artık konuşmamız gerektiğinin altını çizdi…

Ne yazık ki, basınımızda kimse bu konunun üzerine gitmedi…

Kimse, Akonsoy’a TC Yardım Heyeti’nin nasıl bir paralel devlet olduğunu, TC Yardım Heyeti’nin siyasi iradeye nasıl müdahale ettiğini, bunun örneklerinin neler olduğunu, sormadı…

Kendisinin yaşadığı deneyimleri aktarmasını, istemedi…

Kimse kendisine, bu paralel yapının buradaki siyasi iradeye müdahale edildiğinde neden daha önce bunu, partisinin ve kendisinin halka anlatmadığını sormadı…

Kimse, halkı bu anti demokratik müdahaleye karşı mücadeleye neden çağırmadıklarını sorgulamadı…

Kendisi de bunları örneklendirmedi…

Bunu ülkemizdeki birçok demokrat yıllardır dillendiriyordu aslında…

Bu ilk kez söylenmemişti…

Ancak Özker Özgür’den sonra CTP’nin içinden eski bir bakan ve 9 yıldır milletvekili olan bir kişi ilk kez dillendirmişti…

Hem de CTP’nin başkanı Tufan Erhürman’a rağmen…

*                                          *                                            *

Tufan Erhürman, Tatar’ın Türkiye’nin istediği hükümeti kurduk, açıklamasına karşın Tatar’ın Türkiye Cumhuriyetini zan altında bıraktığını ifade etmişti…

KKTC’nin kendi ayakları üzerinde durabileceğini sürekli bir şekilde dile getiriyordu…

Bir kez olsun, TC’nin buradaki hegemonyasına karşı tek bir cümle söylemedi…

Aksine başbakan olduğu dönemde AKP hükümetiyle istişare içinde uyumlu bir şekilde gittiklerini ifade ediyordu…

Erhan Arıklı daha da ileriye gidip, Tufan Hoca’nın cumhurbaşkanlığı seçiminde aday olup, ikinci tura kalması durumunda Tufan Hoca’yı destekleyeceklerini söylemişti…

Bunu Erhan Arıklı iki kez dillendirdi…

Tufan Hoca, ne münasebet, YDP gibi milliyetçi, ırkçı bir partinin desteğine ihtiyacım yok demedi…

Afrika Gazetesini taşlayanlar kimlerdi?

Erhan Arıklı orada değil miydi?

Bir gazeteci, Asım Akansoy’a sizin mensubu olduğunuz partinin başbakanı şöyle açıklamalar yaptı, siz bu konuda neler düşünüyorsunuz, sizin parti başkanınız yalan mı söylüyor yoksa siz mi yalan söylüyorsunuz, diye soru sorabilirdi…

Tufan Hoca’ya Akonsoy’un iddiaları hakkında düşünceleriniz nelerdir? diye de sorulabilirdi.

Bu soruların hiçbiri sorulmadı, bu iddiaların hiçbiri manşetlere taşınmadı…

*                                          *                                            *

CTP ile siyasi görüşlerim hiçbir zaman örtüşmedi…

Hatta CTP’nin özellikle 2000’li yılların başında üstlenmiş olduğu liderliğin toplumsal muhalefeti bitirdiğini, toplumsal muhalefeti kurtuluşa sürükleyebilecekken, AKP ile birlikte işbirliğine gittiği için büyük bir hayal kırıklığı olarak görüyorum…

Talat ve Erdoğan arasında geçen telefon görüşmesinin kayıtlarını unutmamak lazım…

İktidara geldikten sonra yaptıkları icraatlar diğer yanda…

Ancak CTP bu ülkenin önemli partilerinden biri…

Toplumsal muhalefeti hâlâ elinde tutuyor…

Demokratik Kitle Örgütlerinin neredeyse hepsini ele geçirmiş durumda, sendikalardan tutunda diğer alanlarda mücadele eden örgütlerin tansiyonunu kontrol ediyor…

Buna karşı muhalifler CTP’nin dışında ayrı bir örgütlenme yaratamamış, Demokratik Kitle Örgütlerindeki liderliği ele geçirememiş durumda…

Bundan dolayı, CTP hâlâ bu ülkenin önemli partilerinden biri…

*                                          *                                            *

CTP’nin içinde özellikle Akansoy’un açıklamalarından sonra belli oluyor ki, fikir ayrılığı söz konusudur…

Önceleri böyle bir fikir ayrılığından bahsetmek mümkün değildi…

Akansoy, TC Yardım Heyeti karşısında direnişten ve özgürleşmeden bahsederken…

Erhürman, TC ile uyum ve istişare içinde hareket etmeyi savunuyor…

CTP’de neler oluyor?

Bu iki farklı görüş neyi ifade ediyor?

2004 yılında Talat’ın başbakanlığı döneminden başlayarak, TC elçiliği ve AKP hükümetiyle uyum içinde hareket eden ve liderliğine Erhürman geldiği bir paralel partiden bahsedebilir miyiz?

Yani AKP’nin CTP içinde kadroları var mı?

Akansoy yaptığı bu açıklamaların arkasında duracak mı?

CTP’nin içinde işgal karşıtı siyasi bir koridor açılması için girişimlerde bulunacak mı?

Bu girişimlerde bulunur ve başarısız olursa hâlâ CTP milletvekili olarak partide kalacak mı?

*                                           *                                            *

Son günlerde gürleyen ama yağmayan havaları gördük…

Birazdan yağmur yağacak…

Zeytin ağaçlarının kökleri belki su dolacak…

Belki bu yaz ağaçlara su taşımak zorunda kalmayacak birileri…

Birileri hayatında ilk kez esaretten kurtulmuş, özgür bir insan gibi avuçlarını açacak…

Avuçlarından özgürlük yolları dolup dolup taşacak…

Yağmur birazdan yağacaktı…

Yağmur gerçekten birazdan yağacak mıydı?

Yoksa bütün bu olanlar bir yanılsama mıydı?

Bu yazı ilk olarak Afrika gazetesinde yayınlandı

Halil Karapaşaoğlu

Halil Karapaşaoğlu

Halil Karapaşaoğlu 1985 yılında Kıbrıs’ta doğdu. 2008 yılında, Doğu Akdeniz Üniversitesi, İngiliz Dili Edebiyatı ve İnsani Bilimler bölümünden mezun oldu. 2018 yılında, Doğu Akdeniz Üniversitesi, Radyo, TV ve Sinema bölümünde, mastere başladı. 2013 yılında ilk şiir kitabı “Acı Biberli Aşk”ı yayınladı. “Ahir Zaman Âlemi” isminde yeni şiir dosyası yayınlanmayı beklemektedir.

Music will never ends..

Gazeddakıbrıs yurttaş gazeteciliği anlayışı ile yayın yapan, yurttaştan yana taraf olan ve gazetecilikte meslek etiği ilkelerine inanan bir yayın organıdır.
Gazeddakıbrıs unutulanları, unutturanlara inat hatırlatandır.
Gazeddakıbrıs her koşulda barıştan yanadır.
Gazeddakıbrıs yurttaşın kendisi, O’nun sözüdür.

Gazeddakıbrıs, 2019©