AktüelPolitikaYorumÇelişkiler Sarmalı Kıbrıs – Mete Hatay

"Bir türlü sorumluluk almadığımız, "barış söylemlerini" günlük hayata taşımadığımız ve tek taraflı yapacağımız adımlarla bile biraz olsun Rumların güvenini kazanamadığımız için ve bu tuhaf kaygan zeminde takılıp kaldığımız sürece, taraflar bizi hep "ortanın çocuğu" muamelesine tabi tutacaklardır. Arada bir "yeter" falan diyerek başımızı kaldırmaya kalkışsak bile."
Gazedda Kıbrıs Gazedda KıbrısEkim 14, 2019
Gazedda_Patreon
Muzakere_CDF
SOS_Reklam

Kıbrıs’ta kolayına hiç bir siyasetçi “işgale son” diyemez çünkü -varsa, yoksa- 1974’ten sonra kuzeyde oluşmuş bu sürerdurumun işbirlikçisiyiz.

Bu yüzden hep “ortada” dolanırız, arada sırada geçici “kahramanlıklarla” veya çıkışlarla kendi kendimizi tatmin etmeye çalışsak da.

Ne demiş Erdoğan “o makam benim sayemde var.” Doğru değil mi? KKTC denilen şey 1974’ün sonucu değil mi? Biz de onun memurları, milletvekilleri, şusu bususu değil miyiz? İki bölgeli Federasyon isterken arkamızı Türkiye’ye dayandırmıyor muyuz? Rum mallarının üzerinde otururken, Siyasi eşitlik isterken vesaire! Bundan dolayı da Türkiye ile olan bu asimetrik ilişkide “kesin tavır” almamız çok zor oluyor.

Çünkü biliyoruz ki, Türkiye’ye “git” dedikten sonra Rumlar bize kolayına ayrı bölge, siyasi eşitlik vesaire vermek istemeyeceklerdir. “Git” demeden de Rumları Türkiye’nin “turuva atı” olmadığımızı nasıl ikna edeceğiz? Bunlar çok zor sorular biliyorum. Fakat üzerinde durulması zamanı çoktan geldi ve geçti. Bir de çok kötü alıştık Türkiye’nin gölgesinde, Rum tarafından şunu bunu talep etmeyi.

Bu alışkanlıktan bir türlü vaz geçemiyoruz. Örneğin ille de “Dönüşümlü Başkanlık” alacayık diye, tümden kaybedeceğiz “adil” bir anlaşma yapma fırsatını. Çok geç kalmış da olabiliriz. Bu gidişle, Türkiye sayesinde “bu memleketin efendisi” olmayı beklerken, mülteci olarak sığınmak zorunda kalabiliriz bir yerlere. Barış süreçlerini sadece müzakere masası olarak gördüğümüz ve barış inşasına umursamaz kaldığımız ortada.

Bir türlü sorumluluk almadığımız, “barış söylemlerini” günlük hayata taşımadığımız ve tek taraflı yapacağımız adımlarla bile biraz olsun Rumların güvenini kazanamadığımız için ve bu tuhaf kaygan zeminde takılıp kaldığımız sürece, taraflar bizi hep “ortanın çocuğu” muamelesine tabi tutacaklardır. Arada bir “yeter” falan diyerek başımızı kaldırmaya kalkışsak bile.

Gazedda Kıbrıs

Gazedda Kıbrıs

Gazedda'yı hem yaşatabilmek hem de içeriklerini daha da zenginleştirebilmek için okuyucu katkısına ihtiyacımız var. Bağımsız ve özgür olmak, öyle kalmak ve bu sesi yaygınlaştırmak, daha fazla paylaşmak istiyoruz. Bunun da yolu sizlerin desteğinden, yani yurttaşların, Gazedda’yı sahiplenen insanların gönüllü oluşturacakları fondan geçmektedir. Gazedda’ya patreon üzerinden destek olabilirsiniz. https://www.patreon.com/gazedda

LGBT kitapcık