AktüelPolitikaBrexit Britanya’daki Kıbrıslıların durumunu değiştirmeyecek

Birleşik Krallık’ta yaşayan, eğitim gören ve çalışan Kıbrıs vatandaşlarının durumu sadece yılsonuna kadar değil daha sonra da değişmeyecek.
Gazedda Kıbrıs Gazedda KıbrısŞubat 5, 2020
Nadir Görülen Hastalıklar Ağı

47 yıl sonra 3 Ocak 2020’de Avrupa Birliği’nden ayrılan Britanya Krallığı’nın bu yılın sonuna kadarki hedefi, Avrupa Birliği’yle sıfır kota ve ticarette sıfır gümrük tarifesi uygulamayı öngören iddialı bir anlaşma yapmak.

Brexit’le ilk kez bir üye devlet Avrupa Birliği’nden ayrıldı.

Kıbrıs Haber Ajansı’na (KHA) bir demeç veren Britanya’nın Kıbrıs Yüksek Komiseri Stephen Lillie, bundan sonra ne olacağını, iki ülkede yaşayan Kıbrıs ve Britanya vatandaşlarına neler uygulanacağını anlattı; tarihten gelen anlamlı ilişkilerin, bağların ve iki ülke arasındaki karşılıklı bağların altını çizdi. Lillie, Birleşik Krallığın Brexit’ten sonra bu bağların daha da güçlenmesini beklediğini söyledi.

BM Güvenlik Konseyi’nin UNFICYP kararını iyi, dengeli bir karar olarak niteleyen Lillie, Brexit’ten sonra ülkesinin siyasi eşitlikle, iki bölgeli, iki toplumlu bir federasyon çözümünü desteklemeye devam edeceğini, Nisan’da Kıbrıslıtürk toplumundaki ‘seçimler’den kısa süre sonra Kıbrıs için bir 5+1 görüşmesi yapılması gerektiğini belirtti; “Türkiye’nin Kıbrıs’ın uluslararası açıdan kabul edilmiş Münhasır Ekonomik Bölgesi’nde (MEB) sondaj yapmasını güçlü biçimde kınıyoruz ve gerilimin düştüğünü görmek istiyoruz” dedi.

Brexit

Yüksek Komiser Lillie, Brexit’le tamamen bağımsız egemen bir devlet oluyoruz. Sonra dünya sahnesinde liberal, özgür ticaret yapan, Batı değerlerinde, insan hakları için uluslararası sistem temelinde yasalarla ayakta duran çok aktif bir ülke olacağız” dedi.

“Bu itibarla Avrupa Birliği ile yakın işbirliğine devam edeceğiz ancak bu ilişki iki egemen eşit arasında bir ilişki olacaktır” şeklinde konuşan Britanya Yüksek Komiseri, Birleşik Krallığın yapmak istediği ilk şeyin gelecek ortaklıkları için Avrupa Birliği ile bir görüşme başlatmak olduğunu, bunun merkezinde, tek piyasa ve gümrük birliği dışında, sıfır kota, ticarette sıfır gümrük tarifesiyle iddialı serbest bir ticaret anlaşması olacağını vurguladı.

Lillie, Birleşik Krallığın Avrupa ile güvenlik ve dış politika gibi ortak çıkar konularında bir anlaşmaya varmayı arzuladığını söyledi.

“Avrupa Birliği’nde, bu kuruluştan ve kurumdan ayrıldığımızı anlamak çok önemlidir. Ancak biz coğrafya, tarih, kültürümüz ve değerlerimiz bakımından hala yerden göğe kadar Avrupa ülkesiyiz” diyen Britanya Yüksek Komiseri, ülkesinin Avrupa ülkeleriyle, ABD, Avustralya, Kanada ve Japonya gibi dünyadaki diğer dost ve ortak ülkelerle yakın çalışma içinde olmayı hedeflediğini kaydetti.

Stephan Lillie’ye göre 2020 sonuna kadarki dönem bir geçiş dönemi olacak. Birleşik Krallığın Avrupalı komşularıyla özgürce ticaret yapmaya devam etmeyi arzuladığını ifade eden Yüksek Komiser, “Özellikle Kıbrıs için mallarınızı ihraç etmeye, hellimin %46’sını Birleşik Krallığa ihraç etmeye devam edebilirsiniz” şeklinde konuştu ve şöyle devam etti:

“Hizmetlerle ilgili anlaşmalar yapmak istiyoruz çünkü açıkçası Birleşik Krallıkla Kıbrıs arasında hukuk, muhasebe ve diğer profesyonel hizmetler arasında üst düzeyde bir karşılıklı bağlantı vardır.

Avrupa Birliği’nin dünyadaki ülkelerde birçok serbest ticaret anlaşması var ama biz daha istekli olmak istiyoruz. Avrupa Birliği ile bir sıfır tarife rejimi olabilir.

Daha açık olalım. Bu, Gümrük Birliği üyeliği, bir tek piyasa üyeliği, AB ile bir düzenleyici uyum, bir serbest ticaret anlaşmasıdır.

Yılsonuna kadar tek piyasa ve gümrük birliği dâhil AB kurallarına uyacağız. Dolayısıyla Kıbrıs malları şimdiki gibi tarifeler olmadan Birleşik Krallığa gidebilecek. Bu yılın sonunda tarife ve kota olup olmayacağı Avrupa Birliği’ne, AB’nin sıfır tarife, sıfır kota kararına bağlı olacak.”

İngiltere’de yaşayan Kıbrıslılar

İnsanların serbest dolaşımıyla ilgili olarak Lillie, bu yılın sonuna kadar Kıbrıs’ta yaşayan Britanya vatandaşlarının durumunun aynen devam edeceğini, Birleşik Krallık’ta yaşayan, eğitim gören ve çalışan Kıbrıs vatandaşlarının durumunun da sadece yılsonuna kadar değil daha sonra da değişmeyeceğini bildirdi.

AB vatandaşları için Birleşik Krallık’taki çevrimiçi anlaşma planını hatırlatan Yüksek Komiser, 9000 Kıbrıs vatandaşının kayıtlı olduğunu kaydetti.

Lillie, “Gelecek yıl Haziran’a kadar bu kaydı yaptırabilecekler ve daha sonra şimdi olduğu gibi Ulusal Sağlık Sistemi NHS’ye erişim dâhil Birleşik Krallık’ta yaşayabilecek, çalışabilecek ve eğitim görebilecekler” şeklinde konuştu.

Geçici ziyaretler, turist ve iş gezileriyle ilgili olarak Kıbrıslıların kimliklerini kullanarak seyahat edebileceklerini, tüm havaalanlarında Birleşik Krallık ve Avrupa Birliği kanallarını kullanabileceklerini duyuran Stephan Lillie, Birleşik Krallığın küresel olarak açık görüşlü bir toplum olduğunu, dolayısıyla kepenkleri indirmediğini ifade etti.

Kıbrıs’ta yaşayan Britanyalılardan söz eden Lillie, adanın hükümet kontrolündeki bölgesinde ikamet eden 70.000 Britanyalı, adanın Türk işgali altındaki bölgesinde ikamet eden 13.000 Britanyalı bulunduğuna dikkat çekti.

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kontrolündeki bölgede ikamet eden Britanya vatandaşlarının geri çekilme anlaşmasıyla korunduğunu ve bu yılın sonunda İçişleri Bakanlığı’nın verdiği bir MEU 1 veya MEU 3 ikamet kartı alarak ikamet eden olarak kaydedileceklerini duyuran Lillie, bu kişilerin sınırlama olmadan adaya gelip gidebileceklerini, Kıbrıs’ta ikamet eden diğer kişiler gibi GESİ olarak bilinen yeni ulusal sağlık planına girebileceklerini açıkladı.

Geri çekilme anlaşmasının Kıbrıs’ın Türk işgali altındaki bölgesinde yaşayanları kapsamadığına, bu yılın sonuna kadar böyle bir şans olmadığına, bu kişilerin adaya serbestçe girip çıkabileceklerine ve Yeşil Hattı geçebileceklerine dikkat çeken Yüksek Komiser, Kıbrıs hükümetinin gelecekte Yeşil Hat düzenlemesini nasıl uygulayacağı üzerinde önerileri olduğu için bu yılın sonunda ne olacağının pek belirgin olmadığını vurguladı.

Birleşik Krallığın Kıbrıs Yüksek Komiseri Stephan Lillie, “Şimdiki düzenlemelerin mükemmel çalıştığını düşünüyoruz. Britanya vatandaşları Yeşil Hattı her iki taraftan doğrudan geçiyorlar. Dolayısıyla bunun değişmesi için bir neden yok. Kıbrıs hükümeti de aynı görüştedir” dedi.

Kıbrıs’taki Britanya Egemen Üslerinde yaşayan Kıbrıs vatandaşları konusunda da Stephen Lillie, bir değişiklik olmayacağını, çünkü onların da geri çekilme anlaşması protokolüyle korunduklarını, AB kurallarının da orada uygulanmaya devam edeceğini ve Britanya Egemen Üslerinin gümrük birliğinin bir parçası olacağını kaydetti.

Uluslar Topluluğu statüsü mü olacağı sorusuna Lillie, şu an için hiçbir AB vatandaşı için kuralların değişmeyeceğini, dolayısıyla Kıbrıs ve Malta gibi Uluslar Topluluğu vatandaşları ve Uluslar Topluluğu vatandaşı olmayanlar arasında ayırım gerekmediğini belirtti.

Kıbrıs vatandaşlarının Birleşik Krallık üniversiteleri harçları konusunda da Stephan Lillie, Birleşik Krallık’ta bu akademik yılda, Eylül-Ekim 2020, eğitime başlayacak öğrencilerin şimdiki statüde olacağını ancak şu an gelecek yılın (2021-2022) durumunu bilmediklerini bildirdi.

Britanya ve Kıbrıs arasındaki ilişkinin, iki ülkenin AB’ne katılmalarından önce geldiğine işaret eden Lillie, “Birleşik Krallık ve Kıbrıs arasında tarihten gelen, halklar arasındaki ilişkiler, yasal sistem, kurumlar, dil, Kıbrıslıların Britanya eğitimini sevmeleri, Britanya halkının Kıbrıs plajlarını sevmeleri gibi birçok bağlantı vardır” şeklinde konuştu.

Tüm bunların AB’ndeki ayrılmadan etkilenmeyeceğini ifade eden Yüksek Komiser, “İki ülke arasındaki ilişkilerin gelişeceğine, daha güçlü daha da güçlü olacağına çok inanmaktayım” dedi.

Britanya Yüksek Komiseri, Kıbrıs ve Birleşik Krallık arasındaki ilişkinin çok önemli olduğuna ve ileriye yönelik olması, birlikte eğitim ve bilim gibi daha fazla şeyler yapılabilecek alanları düşünmek gerektiğine dikkati çekti.

Britanya ve Kıbrıs üniversiteleri arasında uygulamada olan büyük işbirliği programları olduğunu hatırlatan Stephan Lillie, güvenlik konusunda birlikte daha fazla şeyler yapılabileceğini, Britanya Güçleri, Kıbrıs Milli Muhafız Ordusu ve Ürdün Ordusu arasında gerçekleştirilen ortak tatbikatı hatırlattı; “Brexit’ten etkilenmeyen büyük bir gündem var” dedi.

Kıbrıs sorunu

Birleşik Krallığın AB’nden ayrılmasından sonra da Kıbrıs sorununun çözümünü güçlü biçimde desteklemeye devam edeceğini ve bunun için çalışacağını ifade eden Stephen Lillie, Kıbrıs sorununun her zaman Doğu Akdeniz bölgesinde bir sorun olduğunu belirtti ve hidrokarbon araştırmaları etrafındaki gerginliğin altını çizdi.

Birleşik Krallığın Birleşmiş Milletlerle, siyasi eşitlikle iki bölgeli, iki toplumlu federal bir çözüm temelinde çalıştığını kaydeden Lillie, bazı kişilerin değindiği ‘yeni görüşler, yeni öneriler’ konusunda da Yüksek Komiser, çözüm için esas planın her zaman orada olduğunu, iki bölgeli, iki toplumlu federasyon olduğunu vurguladı.

2017’de İsviçre’nin Crans – Montana kasabasında Kıbrıs’la ilgili konferans öncesi ve sırasında birçok temel zemin çalışması yapıldığını, doldurulması gereken birçok ayrıntılı noktalar bulunduğunu belirten Stephan Lillie, Kıbrıslı Türklerin seçiminden hemen sonra bir 5+1 toplantısı bağlamında başlaması gereken büyük bir müzakere fırsatı bulunduğundan söz etti; sonuçta Kıbrıs sorununu çözmenin tek yolunun müzakereler olduğuna dikkat çekti.

UNFICYP

UNFICYP’le ilgili kararın ‘iyi, dengeli, ada üzerinde UNFICYP’in çalışmasını umarız destekleyecek ve bazı şeylerin ileriye taşınmasına yardımcı olacak bir karar olduğunu ifade eden Lillie, “Ama gelin hatırlayalım, karar uygulanırsa iyidir. Şimdi konu farklı dâhil taraflar kararı uygulamak için ne yapacaklar” dedi.

UNFICYP’in statüsünün her 6 ayda bir yeniden gözden geçirilmesi prosedürünü sorgulayan görüşleri yorumlaması istenen Yüksek Komiser, UNFICYP’in Kıbrıs’ta hayati öneme sahip olduğunu söyledi ve şöyle devam etti:

“Kıbrıs’ta durum esasında istikrarsızdır, silahlı güçler ada etrafında birbirlerine ters düşüyorlar. Geçen yıl UNFICYP’in değerini artıran bir dizi şey gerçekleşmiştir. Ancak hiç kimse UNFICYP’i hafife almamalıdır. UNFICYP Kıbrıs sorununa çözüm değildir. Çalışmasını bu nedenle incelemeliyiz. Şu an bunu 6 ayda bir yapmaktayız. Uzun zamandan beri düzenleme budur.

Bir başka soruyu da yanıtlayan Lillie, Kıbrıs Türk toplumunun BM kararları için müzakerelerin bir parçası olamayacağını, çünkü onların BM’nin bir üyesi değil bir toplum olduklarını, ancak iki tarafın, onların görüşleriyle beslendiğini ve onların görüşlerinin Güvenlik Konseyi için çok belirgin olduğunu belirtti.

Doğrudan uçuşlar ve ticaret

Bazı Kıbrıslıtürk politikacıların Kıbrıs’ın kuzeyine doğrudan uçuşlarla ilgili taleplerini yorumlaması istenen Lillie, bunun Brexit’le ilgili olmadığını söyledi.

“Buna engelin Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatı ve Montreal Anlaşması ve yasal kısıtlamalar olduğunu, ancak bu biz AB’nden ayrılınca değişmeyecektir” diyen Stephan Lillie, Kıbrıs Türk toplumu ve Birleşik Krallık arasında doğrudan ticaret talebine de değindi; Kıbrıslı Türklerin bununla ilgili ne önerdiklerini bilmediğini ancak Birleşik Krallığın şu anki önceliğinin AB, ABD ve diğer büyük ticari ortaklarla serbest bir ticari anlaşmayı görüşmek olduğunu bildirdi.

Türkiye’nin sondaj faaliyeti

Türkiye’nin Kıbrıs’ın Münhasır Ekonomik Bölgesi’nde (MEB) bulunan Blok 8’deki sondaj faaliyetleriyle ilgili son girişimlerini yorumlaması istenen ve bunun beklenip beklenmediği sorulan Lillie, Kıbrıs’ın sondaj programının başlamasından beri Türkiye’nin karşı tedbirler alacağını söylediğini ve bu yönde ilerlediğini, açıkçası aynen de öyle olduğunu söyledi.

Stephan Lillie, “Türkiye’nin Kıbrıs’ın uluslararası tanınan MEB’ndeki sondajını güçlü biçimde kınıyoruz ve bunun, gerginliğin sona erdiğini görmek istiyoruz. Sonunda hidrokarbon anlaşmazlığını çözmenin en iyi yolu Kıbrıs sorununu tümden çözmektir” şeklinde konuştu.

Kıbrıs Haber Ajansı

Gazedda Kıbrıs

Gazedda Kıbrıs

Gazedda'yı hem yaşatabilmek hem de içeriklerini daha da zenginleştirebilmek için okuyucu katkısına ihtiyacımız var. Bağımsız ve özgür olmak, öyle kalmak ve bu sesi yaygınlaştırmak, daha fazla paylaşmak istiyoruz. Bunun da yolu sizlerin desteğinden, yani yurttaşların, Gazedda’yı sahiplenen insanların gönüllü oluşturacakları fondan geçmektedir. Gazedda’ya patreon üzerinden destek olabilirsiniz. https://www.patreon.com/gazedda

Music will never ends..