AktüelKıbrıs SorunuBM raporunda “federal çözüm” vurgusu

Cumhurbaşkanlığı, BM’nin “federal çözüm” vurgusu yapmasına tepki göstererek, "BM Genel Sekreteri’nin İyi Niyet Misyonu ve BM Barış Gücü Operasyonları raporlarını onayladığı karar, raporlarla çelişmektedir" denildi.
Gazedda Kıbrıs Gazedda KıbrısOcak 30, 2021
“insan_ticareti"
Gazedda_Patreon

Cumhurbaşkanlığı, BM’nin “federal çözüm” vurgusu yapmasına tepki göstererek, “BM Genel Sekreteri’nin İyi Niyet Misyonu ve BM Barış Gücü Operasyonları raporlarını onayladığı karar, raporlarla çelişmektedir” denildi.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin son kararında yeniden Kıbrıs için “federal çözüm” vurgusu yapıldı. Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamayla, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin bugün almış olduğu ve BM Genel Sekreteri’nin İyi Niyet Misyonu ve BM Barış Gücü Operasyonları raporlarını onayladığı kararın çelişkili olduğu belirtilerek, Kıbrıs Türk tarafının yaratıcı, yapıcı ve kararlı bir şekilde katılacağı 5+BM gayri resmi görüşmesindeki tutumunu etkilemeyeceği vurgulandı.

BM Genel Sekreteri Guterres’in her iki raporunda da Kıbrıs Türk tarafı ve Kıbrıs Rum tarafının müzakere zeminine dair iki ayrı pozisyonu bulunduğunu kayda geçirdiği ve tarafların gayri resmi görüşmeye resmi müzakereleri başlatacak ortak zemin olup olmadığını anlama amacıyla gideceklerini ifade ettiği belirtilirken, “BM Güvenlik Konseyi ise bahse konu kararında yarım asrı aşkın bir süredir başarısızlığa uğrayan zemine atıf yapmakta, yıllardır hapsolunan kabul edilemez statükoyu kırarak uzlaşı zeminini hazırlayacak açılımları sınırlamaktadır” denildi.

Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklama şöyle:

“Kıbrıslıtürk tarafının tutumu etkilenmeyecek”

“Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin bugün almış olduğu ve BM Genel Sekreteri’nin İyi Niyet Misyonu ve BM Barış Gücü Operasyonları raporlarını onayladığı karar, raporlarla çelişmektedir. Kararda yer alan çelişkili ifadeler, Kıbrıs Türk tarafının yaratıcı, yapıcı ve kararlı bir şekilde katılacağı 5+BM gayri resmi görüşmesindeki tutumunu etkilemeyecektir.

Sayın Genel Sekreter, her iki raporunda da Kıbrıs Türk tarafı ve Kıbrıs Rum tarafının müzakere zeminine dair iki ayrı pozisyonu bulunduğunu kayda geçirmiş ve tarafların gayri resmi görüşmeye resmi müzakereleri başlatacak ortak zemin olup olmadığını anlama amacıyla gideceklerini ifade etmektedir. BM Güvenlik Konseyi ise bahse konu kararında yarım asrı aşkın bir süredir başarısızlığa uğrayan zemine atıf yapmakta, yıllardır hapsolunan kabul edilemez statükoyu kırarak uzlaşı zeminini hazırlayacak açılımları sınırlamaktadır.

“BM statükonun sürdürülmesi için uğraş veren rum liderliğini teşvik ediyor”

Bu karar iki tarafın ortak zemin hedefiyle Garantör Devletler ve BM’yle birlikte katılacakları gayri resmi görüşmenin yapılış felsefesiyle de örtüşmemektedir. Karara dair çekincelerimiz Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından Genel Sekreter’le yaptığı görüşmesinde muhatabına iletilmiştir. Hatırlanacağı üzere, BM Genel Sekreteri gayri resmi görüşmeye dair beklentisini resmi müzakerelerin başlamasını sağlayacak ortak müzakere zemininde bir uzlaşının çıkması olarak çeşitli platformlarda dile getirmiştir.

BM Güvenlik Konseyi hemen hemen her kararında adadaki statükonun sürdürelemez olduğunu vurgulamakta ancak kararlarında ifade edilenler statükonun sürdürülmesi için büyük uğraş veren ve bundan faydalanan tek taraf olan Rum liderliğini teşvik etmektedir.

“Rum liderliğini olumsuz yönde cesaretlendirme ve gerilimi arttırmaya teşvik eder nitelikte…”

Benzer durum Rum tarafının tahakkümcü tutumundan dolayı Doğu Akdeniz Bölgesinde arttırdığı gerginlik için de geçerlidir. İki tarafa da ait olduğu ilgili tüm taraflarca kabul edilen ada etrafındaki hidrokarbonlara dair Kıbrıs Türk tarafının işbirliği önerileri halen masadadır. BM Güvenlik Konseyi’nin bölgedeki güven ve istikrarı doğrudan etkileyen bu konuda tarafları vakit kaybetmeden işbirliği yapmaya çağırmak yerine, bu konuyu da olası bir uzlaşının ertesine atma çabası Rum liderliğini olumsuz yönde cesaretlendirme ve gerilimi daha da arttırmaya teşvik eder niteliktedir.

Sayın Cumhurbaşkanımız’ın Kapalı Maraş’ın açılması konusunda aldığı inisiyatifle başlayan sürece dair BM Güvenlik Konseyi kararında yer alan talihsiz ifadeler de statükonun muhafazasına yöneliktir. Kıbrıs Türk tarafının Kapalı Maraş’ın açılması yönünde tüm adanın menfaatine olacak şekilde attığı adımı, Taşınmaz Mal Komisyonu marifetiyle uluslararası hukuk çerçevesinde kararlılıkla ileriye taşıyacağını bu vesileyle bir kez daha vurgularız.

“Cumhurbaşkanı, gerçekçi ve kalıcı bir uzlaşı için yeni bir zemin ortaya koymuştur”

Kıbrıs müzakere süreçleri ayrıntılı olarak incelendiğinde gelinen noktada yarım asrı aşkın bir süredir devam eden ve her yöntemin denendiği süreçlerde artık neyin olmayacağının ortaya çıktığı aşikardır. Bu gerçekler ışığında Sayın Cumhurbaşkanımız kazan-kazan mantığıyla adil, gerçekçi ve kalıcı bir uzlaşı için yeni bir zemin ortaya koymuştur.”

Sürdürülebilir uzlaşı için gerekli, adamız ve içinde bulunduğumuz siyasi coğrafyanın objektif gerçekleri ile uyumlu olduğuna inandığımız egemen eşitlik ve aralarında işbirliğine dayalı iki devletli yapıcı uzlaşı vizyonumuzun ileri götürülmesi için girişimlerimiz devam edecektir.”

Gazedda Kıbrıs

Gazedda Kıbrıs

Gazedda'yı hem yaşatabilmek hem de içeriklerini daha da zenginleştirebilmek için okuyucu katkısına ihtiyacımız var. Bağımsız ve özgür olmak, öyle kalmak ve bu sesi yaygınlaştırmak, daha fazla paylaşmak istiyoruz. Bunun da yolu sizlerin desteğinden, yani yurttaşların, Gazedda’yı sahiplenen insanların gönüllü oluşturacakları fondan geçmektedir. Gazedda’ya patreon üzerinden destek olabilirsiniz. https://www.patreon.com/gazedda

LGBT kitapcık